<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888</id><updated>2011-06-07T23:16:06.470-07:00</updated><category term='Çalışırken Beslenme'/><category term='Çocuklukta Beslenme'/><category term='Beslenme İle İlgili'/><category term='Gençlikte Beslenme'/><category term='Besin Özleri'/><category term='Vejetaryen Beslenme'/><category term='Hamilelikte Beslenme'/><category term='Diyabetik Beslenme'/><category term='Özel Besinler'/><category term='Hamilelik Öncesi İdeal Kiloya Ulaşın'/><category term='Menopozda Beslenme'/><category term='Omega Yağ Asitleri'/><category term='Kilo Almak İçin'/><category term='Kilo Almak İçin Yapılması Gerekenler'/><title type='text'>Kilo Almak |  Kilo Vermek | Keten Tohumu | Diyet | Kilo Alma |</title><subtitle type='html'>Kilo Almak | Kilo Alma | Kilo Vermek | Keten Tohumu | Diyet | Zayıflama | Rejim</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default?start-index=101&amp;max-results=100'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>117</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-5651179444459786229</id><published>2008-07-15T00:06:00.000-07:00</published><updated>2008-07-15T00:08:32.253-07:00</updated><title type='text'>Anne adayları ne kadar kilo almalı?</title><content type='html'>Hamilelik döneminde önemli olanın çok kilo almak değil, sağlıklı beslenmek olduğunu söyleyen uzmanlar anne adaylarını uyarıyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anne adaylarının hamilelik sırasında aldığı aşırı kilolar doğum sonrasında da peşlerini bırakmıyor. Bu nedenle bu özel dönemde sağlıklı beslenmek ve gerektiği kadar kilo almak çok önemli. Doğal olarak, gebelik ilerledikçe iştah da artıyor ve bu iştah artışı anne adayının ve bebeğin yeterli derecede besin almasını sağlıyor. Anne adayı nasıl beslenmelidir ve ne kadar kilo alırsa normaldir? Hamilelikte kilo artışıyla ilgili olarak Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Gökmen İyigün bilgi veriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NE KADAR KİLO ALINMALI?&lt;br /&gt;Gebeliğin doğasında anne adayında ortaya çıkan iştah artışı ve sonrasında gelen kilo artışı vardır. Bu iştah artışı anne adayının ve bebeğinin yeterli derecede besin almasını sağlayan doğal bir yoldur. Gebe bir kadın aldığı günlük kaloriyi artırmalıdır. Bir çok hamile kadın hamilelik öncesinde aldığı kaloriden günlük 300 kalorilik bir artışa ihtiyaç duyar ve hamileliği süresince de kilo alır. Boyu ve kilosu orantılı bir kadın için hamilelik süresince alınması gereken ortalama kilo 12.5 olup bu değer önerilen 11 ila 16 kilo arasındadır. Fakat boyu kilosuyla orantılı olmayan daha zayıf olan kadınlar için önerilen kilo artışı 18 kg.’dır. Şişman kadınlar için önerilen kilo artışı 7 ila 11 kg.’dır. Şişman kadınlar hamilelik süresince ne diyet yapmalı, ne de kilo kaybetmeye çalışmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;EMZİRME İÇİN GEREKEN ENERJİ&lt;br /&gt;Annedeki kilo artışı hamilelik süresince anne ve bebek arasında ayrı bir şekilde paylaşılır. Annede yağ, hamileliğin erken dönemlerinde depolanır ve gebeliğin ortalarında besin depolanması en yüksek seviyeye ulaşır. Bu erken depolanma işleminin, hamileliğin son 10 haftasında hızla büyüyecek olan bebek için gerekli olabilecek enerjiyi sağlamak için yapıldığı düşünülmektedir. Hamileliğin son döneminde bebeğin hızlı gelişimi için ihtiyaç duyulacak enerji ve anne adayının artan metabolik ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla gebeliğin ortalarında plasental büyümede ve organların ağırlıklarında hızlı bir artış yanında kan yapımında da hızlanma görülür. Hamileliğin erken döneminde depolanan ve hamilelik süresince kullanılmayan yağ deposu emzirme için gerekli olan enerji ihtiyacını karşılamak için kullanılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SAĞLIKLI BESLENİN&lt;br /&gt;Sağlıklı beslenme, fazla kilo almadan gerekli besin ve kaloriyi almak için iyi bir yoldur. Örneğin; patates cipsleri, soda ve çikolata yerine meyve, yoğurt ve şekersiz tahıl yemek gerekli besinleri almak için ideal bir yoldur. Gebeliğin ilk üç ayında, yani 1. trimestr döneminde 1.3 kg. ila 3.6 kg. ve bundan 1 hafta sonra da 400-450 gr. Alınması en idealidir. En hızlı kilo artışı son 3 ay içerisinde olur. Bebek doğduktan 1 ya da 2 hafta sonra yaklaşık olarak 8-9 kilo kaybetmelisiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer gebelik süresince aşırı kilo almadıysanız hamilelik öncesi kilonuza 4-6 ay içinde geri dönmeniz oldukça normaldir. Nadiren de olsa bazı kadınlarda gebeliğin son haftalarında sıvı birikimi görülür. Bu sıvı birikimi bir haftada aşırı kilo almaya ve ayaklarda ve yüzde ödem oluşmasına sebep olabilir. İşte bu nedenlerden dolayı doktorunuz her hafta sizi muayene ederek kilo artışınızı ve sağlığınızı kontrol etmelidir.'&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-5651179444459786229?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/5651179444459786229/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=5651179444459786229' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/5651179444459786229'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/5651179444459786229'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2008/07/anne-adaylar-ne-kadar-kilo-almal.html' title='Anne adayları ne kadar kilo almalı?'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-1593734351911664876</id><published>2008-07-15T00:04:00.000-07:00</published><updated>2008-07-15T00:06:55.947-07:00</updated><title type='text'>Kilo Almak İçin...</title><content type='html'>Kilo almaya yardımcı ürünler var mı? Evet, kilo almaya yardımcı ürünler var; aminasit preparatları gibi. Ancak, bu tür tabletler bilinçli bir şekilde kullanılmalı. Ayrıca, arı poleni veya kişideki eksikliğe bağlı olarak doğru mineral ve vitamin takviyeleri de kullanılabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Kilo alırken bunun orantılı olması için nelere dikkat edilmeli? Bu tamamen kişinin kemik ve kas yapısıyla ilgili. Doğru kilo alımlarında yağ dokusunun artmasının yerine, aynı oranda kas yapısının artması ve vücut yağının da normal seviyeye gelmesi önemli. Hafif egzersizler alınan kilonun dengeli dağılımına yardımcı olur. Ama kişinin fizyolojik özellikleri, genetik yapısı, hareketliliği de bu konuda bir etken olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Kilo aldıran özel bir karışım var mı? Her kişinin vücut yapısı nasıl kilo verirken farklı ise, kilo almada da kişiye özeldir. Bu nedenle, kişiye özgü hazırlanmış bir program ile başarıya ulaşılabilir. Hazır meyve suyu yerine taze sıkılmış bir meyve suyunu tüketmek, hazır reçel yerine ev yapımı doğal bir reçel tüketmek kişi için daha besleyici olacaktır. Tatlı olarak sütlü veya meyveli tatlılar tüketilebilir. Bu tatlıların üzerine ceviz, badem veya fındık eklenebilir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-1593734351911664876?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/1593734351911664876/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=1593734351911664876' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/1593734351911664876'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/1593734351911664876'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2008/07/kilo-almak-iin.html' title='Kilo Almak İçin...'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-3450699734672030517</id><published>2008-04-15T19:05:00.002-07:00</published><updated>2008-04-15T19:07:14.710-07:00</updated><title type='text'>Diyabetik Beslenme</title><content type='html'>Diyabet hastalığı karbonhidrat metabolizmasındaki aksaklıktan ortaya çıkmaktadır.&lt;br /&gt;Vücuda alınan besinlerin kırılıp vücudun ana enerji kaynağı olan glikoza çevrilmesi gerekmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Glikozun, hücrelere nüfuz edebilmesi için pankreastaki beta hücrelerinin salgıladığı insülin hormonuna ihtiyacı vardır. Diyabet hastalarının pankreasları ya çok az insülin salgılar ya da hiç salgılamaz veya vücut, salgılanan insüline tepki vermez ve glikoz kanda kalır, hücrelere aktarılamaz. Hücrelere aktarılamayan bu glikozun kanda dolaşımı kalp, göz, böbrek ve sinir hastalıklarına yol açabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diyabet hastalarının beslenmesi aslında düşünülenin aksine hiç de o kadar zor değildir. Yapmaları gereken hepimizin yapması gerekenden çok da farklı değildir; kendilerine dikkat etmek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diyabet hastalığının tedavisinde dikkat edilmesi gereken belli başlı dört husus vardır. Zaten bunlar sağlıklı bir yaşam için herkesin göz önünde bulundurması gereken hususlardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1) İdeal vücut kilosunun korunması:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Büyükten küçüğe, kadın erkek herkesin dikkat etmesi gereken genel geçer sağlık kuramı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2) Diyabetik bir diyet uygulamak:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğru diyeti uygulamak, diyabet hastaları için çok önemlidir. Hastaların uygulayacakları diyet kişiye göre değişebilir. Diyetin yapısını değiştirebilecek hususlar kişinin yaşı, cinsiyeti, fiziksel ve zihinsel aktivite miktarı, mevcut kilosu ve vücut yapısı olarak sıralanabilir. Genelde vücuda alınan karbonhidrat miktarı %50 civarında olmalıdır. Diyabet hastalarının aldıkları karbonhidrat miktarına dikkat etmeleri gerekir çünkü vücuda alınacak karbonhidratlar kandaki şeker miktarıyla doğru orantılıdır. Alınan karbonhidrat ne kadar düşük olursa kandaki şeker miktarı da o kadar düşük olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diyabet hastaları arzu ettikleri zaman istedikleri kadar soda, çay, kahve ve light veya şekersiz içeceklerden içebilirler. Şeker yerine tatlandırıcı kullanılmış şekerlerden yiyip, şekersiz veya tatlandırıcılı sakız çiğneyebilirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3) Düzenli egzersiz:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Düzenli egzersiz yapmak, günün belli saatlerini kendimize ayırıp formumuzu korumamız, zihinsel ve bedensel dinginliğimiz için çok önemlidir. Bu kural diyabet hastaları için de geçerlidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4) Gerek duyulduğunda insülin tedavisi:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazı diyabet hastalarının insülin tedavisine de ihtiyaçları vardır ama bu tüm diyabet hastaları için gerekli değildir. İnsülin direkt deri altına enjekte edilir; hap şeklinde alınması mümkün değildir; çünkü midedeki sindirim enzimleri vücuda alımı gerçekleşmeden insülini parçalar.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-3450699734672030517?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/3450699734672030517/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=3450699734672030517' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/3450699734672030517'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/3450699734672030517'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2008/04/diyabetik-beslenme_15.html' title='Diyabetik Beslenme'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-8756878349150096009</id><published>2008-04-15T19:05:00.001-07:00</published><updated>2008-04-15T19:05:44.222-07:00</updated><title type='text'>Serious MASS nedir?</title><content type='html'>Serious MASS, istediğiniz fiziğe kavuşmanız için gerekli içeriği fazlasıyla sunar.Her serviste en kaliteli karbonhidratlardan elde edilmiş tam 1250 Kalori. Serious MASS’ın formülasyonu ayrıca çok güçlü bir protein karışımı (Peynir altı suyu protein konsantresi, Kazeinat ve Yumurta Albümini) + Glutamin + Creatine + Choline + Inositol  ile güçlendirilmiştir.Sağlıklı antreman için ihtiyacınız olan şey sağlıklı ve dengeli  beslenmedir. Serious MASS’in benzersiz içeriği çok güçlü bir vitamin-mineral profili ile tamamlanmıştır. &lt;br /&gt; Nasıl kullanılır?&lt;br /&gt;2 ölçek ürünü 400 ml su veya az yağlı süte karıştırıp antreman öncesi için.&lt;br /&gt;Kullanmadan önce beslenme uzmanına danışmanızı tavsiye ederiz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-8756878349150096009?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/8756878349150096009/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=8756878349150096009' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/8756878349150096009'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/8756878349150096009'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2008/04/serious-mass-nedir.html' title='Serious MASS nedir?'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-2039514314454186788</id><published>2008-04-15T19:04:00.000-07:00</published><updated>2008-04-15T19:05:13.681-07:00</updated><title type='text'>BESLENME İLE İLGİLİ TAVSİYELER</title><content type='html'>1- Daha çok Protein yeyin :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kasın yapılaşması ve fonksiyonlarını yerine getirebilmesi açısından ilave olarak alınan protein, kandaki şeker seviyesi düştüğünde ağırlık antremanlarında metabolizma tarafından yakıt olarak kullanılır.Tavuk,hindi,balık,yağsız et,yumurta beyazı ve yağsız süt gibi düşük yağlı hayvansal gıdalar seçin.En iyi sonuçlar için, antremandan sonraki bir saat içinde 30-40 gr protein tüketin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vücudun protein ihtiyacını tam manası ile karşılamak için temel amino asitleri bünyesinde fazlası ile bulunduran hayvansal kaynaklı proteinler tercih edin.Eğer vejeteryan iseniz, gereken proteini çeşitli besinlerden sağlayabilirsiniz.Bu arada sadece hayvansal kaynaklı besinlerde bulunan B12 vitaminini de ihtiyacınız kadar almaya özen gösterin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2- Antremandan sonra daha çok Karbonhidrat tüketin :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağırlık kaldırdığınızda vücudunuz yakıt olarak karbonhidrat şekeri kullanır.Antremandan sonra kanbonhidrat alımını arttırmanız kaslara tekrar glikojen yüklenmesini hızlandırır.Bu size günün geri kalanı için enerji sağlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3- Bir antremandan sonra basit şeker tüketin :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Basit şekerler (fruktoz=meyve şekeri) etkili insülin salgılayıcılarıdırlar.Dinlenme anında, yüksek insülin seviyesi daha fazla yağ depolanması anlamına gelmektedir.Fakat egzersizden hemen sonra yüksek insülin seviyeleri, daha hızlı iyileşmeye ve daha fazla kas gelişimine imkan sağlarlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4- Bir günde üç büyük öğün yerine altı küçük öğün yeyin :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sağlam bir besin desteği sağlar ve yağ depolamasını hızlandıracak aşırı yüklemeyi önler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5- Her öğünde Lifli birşeyler yeyin :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lifli besinler, daha az insülin ve daha fazla yağ kaybına sebep olacak karbonhidratlardan gelen şeker sindirimini yavaşlatır. Bu ayrıca yağ emilimini sınırlandıran sindirim sürecinide yavaşlatır. Düşük kalorili lifli besinler; baklagiller ve sebzelerdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6- Günün son öğününde karbonhidrat alımını yarıya indirin :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vücudunuzun karbonhidratlara tepki olarak geceleyin insülin salımını arttırır.Yüksek insülin seviyesi yağ depolanmasıyla doğru orantılıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7- Son öğününüzden kıstığınız karbondihidratları ya günün ilk öğününde yada antreman sonrası öğünde alın : &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu iki öğün ki günün en önemli öğünleridir, karbondihidratların yağa dönüşme olasılığının en az olduğu zamanlardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;8- Kafein, L-Carnitin ve Hidroksisitrik asit'i deneyin :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk ikisi yağ yakımını hızlandırır, üçüncüsü ise yağ depolanmasını durdurur; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kafein : &lt;br /&gt;Dokulara daha çok oksijen sağlayarak aerobik dayanıklılığı arttırır ; Ayrıca metabolizmanın ilk adımı olan doğal andrenalin salgılanma oranını arttırır Aerobik çalışmasından önce bir fincan kahve için.&lt;br /&gt;(150 - 300 mg kafein) &lt;br /&gt;L-Carnitine :&lt;br /&gt;Vücudunuza yağı yakmasında yardımcı olan bir katelizördür. Aerobik egzersizleri boyunca karbondihidrat depolarının azalması sonucu yağ hücreleri kana yağ asitleri salar.Bunlar kas dokusuna L-Carnitine ile taşınır ve yakıt olarak kullanılır. Kardio egzersizinden önce 1000 mg L-Carnitine alın.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Hidroksisitrik asit :&lt;br /&gt;Meyvelerden elde edilen doğal bir bileşiktir bir seferde çok fazla karbondihidrat tüketmek ATP-Sitrat lyase olarak adlandırılan ve vücut yağının oluşmasına yardımcı olan bir enzimin salgılanmasına sebep olur.HCA yağ depolanmasını zorlaştırarak geçici olarak bu enzimi engeller.Her öğünden 20 dak. önce 1000 mg alın.  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeterli Miktarda Sıvı Almanın Kolay Yolları :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1- Egzersizden 30 dakika evvel 2-3 bardak su için ve egzersiz sırasında her 30 dakikada bir bardak su için.Egzersizden hemen sonra 2-3 bardak daha için.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2- Sıvı alımını bir güne yayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3- Her gün 2 bardaktan fazla çay yada kahve içmeyin.Kafein su kaybını ve dehidrasyonu artırır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4- Bir günde iki kutudan fazla gazlı içecek tüketmeyin.Bunlar extra kafein içerirler ve içlerindeki şeker su emilimini engeller.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aktif Bir İnsanın Besin Piramidi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yağ: %10-%35&lt;br /&gt;Kaynaklar: Et çeşitleri, tereyağı, tüm yağlar (balıklardan elde edilen omega-3 yağ asitleri dahil)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Protein: %25-%35&lt;br /&gt;Kaynaklar: Yumurta beyazı, tavuk göğsü, hindi göğsü, balık, yağsız biftek, düşük yağlı günlük besinler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karbonhidrat: %50-%65&lt;br /&gt;Kaynaklar: Yulaf ezmesi, lifli besinler, pirinç, tahıl, meyve ve sebzeler.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-2039514314454186788?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/2039514314454186788/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=2039514314454186788' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/2039514314454186788'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/2039514314454186788'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2008/04/beslenme-ile-ilgili-tavsiyeler.html' title='BESLENME İLE İLGİLİ TAVSİYELER'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-8661206836342483175</id><published>2008-04-15T19:03:00.000-07:00</published><updated>2008-04-15T19:04:08.521-07:00</updated><title type='text'>KİLO ALMA</title><content type='html'>Kilo alma çabaları da aynı kilo verme kuralları gibidir. Burada da bilimsel kuralları uygulamak ve kilo vermede olduğu gibi yavaş kilo alınmasını hedeflemek önemlidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Araştırmalara göre bir sporcunun kilo kazanması haftada 300-600 gr civarında olmalıdır. Bunun aşağısı veya yukarısı pek iyi sonuçlar vermemektedir. Bunun için temelde, genel olarak günlük enerji gereksinimine ilave edilecek 1000 kalori fazlalık yeterli olacaktır. Egzersiz programlarında çalışma açısından da, her kas grubu için az hareket, az set ve tekrarlar uygulanacaktır. Beslenmeye gereğinden fazla yer vermek ise, gereksiz yağ birikme sorunu yaratacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Burada amaç kas kütlesinin artmasını sağlamaktır. Bu nedenle kilo artışı, uygulanmakta olan sporla birlikte yürütülürse sağlıklı ve verimli olacaktır. Aksi halde fazla kalori alımından dolayı sağlanan kilo artımı yağlanma sorunu yaratacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kilo verme programlarında olduğu gibi, kilo alma çalışma ve tekniklerinde de önemli olan temel unsur öğün sıklığı ve beslenme maddelerinin çeşididir. Mutlaka iyi bir kahvaltı ile güne başlanmalı ve 3 ana öğün dışında iki kez de ara öğün alınmalıdır. Bu öğünler de genellikle çeşitli besinlerden alınan kaliteli protein ve karbonhidrat içeren yiyeceklerden oluşmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bitkisel proteinlerde, vücut için hayati önemi olan amino asitler bulunmadığından, hayvansal proteinlerce zengin bir beslenme uygulanmalıdır. Ancak maddi sorunlar nedeniyle, hayvansal proteinlere ağırlık verilememesi durumunda, beslenmeyi en azından günde 1 kilo kadar sütle takviye edip, buna 1 yumurta ilavesi ile bu eksiklik giderilebilir. Vejeteryenler'in ise sportif aktiviteleri bu nedenle sorun olabilir. Bunu gidermek için, fındık, ceviz gibi kuru yemişleri, tahıl, baklagiller ve çeşitli kök bitkileri birarada beslenme programlarına alarak, eksik amino asitleri tamamlayıcı bir, çeşitli gıda uygulamasına gidebilirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Büyüme çağında spor yapanlarda ise beslenme daha çok önem kazanmaktadır. Aileler genellikle çocuklarının spor yaptığını düşünerek düzgün ve çeşitli besinler içeren sofralar hazırlarlar. Fakat aile yaşantısı düzenli olmayan yetişme çağındaki sporcular tek yönlü dengesiz beslenme alışkanlıkları ile karşı karşıya kalırlar. Örneğin sandviçler, hamburger, lahmacun, tost vb. gibi yiyecekler temel besin haline gelmektedir. Hatta normal aile yaşantısı olanlar dahi bu tür beslenme alışkanlıklarını sürdürmektedirler. Bu durumlarda dahi beslenme mutlaka protein içeren yiyeceklerle takviye edilerek, eğitici ve yöneticilerin de konuyu takip etmek suretiyle, beslenmenin normal hudutlar içine alınmasını sağlamaya çalışarak takip etmesi mümkündür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunların dışında yiyeceklerin mutlaka temiz ve beklememiş olması, vitamin içeriğinin de korunmuş olması çok önemlidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kilo almak için beslenme ürünleri :&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-8661206836342483175?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/8661206836342483175/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=8661206836342483175' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/8661206836342483175'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/8661206836342483175'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2008/04/kilo-alma.html' title='KİLO ALMA'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-6639619354579319456</id><published>2008-04-05T19:25:00.000-07:00</published><updated>2008-04-05T19:26:48.662-07:00</updated><title type='text'>Özel Besinler</title><content type='html'>&lt;strong&gt;Yağsız Kas Geliştirme&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Kas kütlenizi geliştirmek iki şeye bağlıdır. İlk olarak toplam kalori alımını arttırmalısınız böylece daha yoğun ağırlık antremanına yakıt sağlamak için yeterli enerjiye sahip olursunuz ikinci olarak yeni kas dokuları oluşumu için daha fazla protein almalısınız.&lt;span class="fullpost"&gt; &lt;br /&gt;Yağsız bir kas kütlesi elde etmek için beslenme oranınız; %50 karbondihidrat, %35 protein, %15 yağ olmalıdır. Uygun miktar kalori alımını belirlemek için aşağıdaki yöntemleri takip edin. Şunu aklınızdan çıkarmayın ki, bu kurallar %12 yada daha az oranlı vücut yağına sahip erkekler için dizayn edilmiştir. Vücut yağınız daha da yüksekse o zaman ilk olarak yağlardan kurtulmaya konsantre olun. Vücut yağınız daha az olduğunda, kalori alımını arttırabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Daha Fazla Kas Geliştirmek İçin Özel Besinler&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Ne yediğinize çok dikkat etseniz bile fizik ve performansınızı geliştirmek için ekstra yollarda vardır. Aşağıdaki ürünler mümkün olduğu kadar çok kas gelişmesine yardım ederler.  &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-6639619354579319456?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/6639619354579319456/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=6639619354579319456' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/6639619354579319456'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/6639619354579319456'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2008/04/ozel-besinler.html' title='Özel Besinler'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-4531419493801395307</id><published>2008-04-05T19:23:00.002-07:00</published><updated>2008-04-05T19:25:39.100-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Besin Özleri'/><title type='text'>Besin Özleri</title><content type='html'>Temel gıda maddelerinin haricinde çok daha önemli ve değerli besin özleri vardır. Bu da daha çok amatör yada profesyonel spor yapanları yakından ilgilendiren bir konudur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;L-KARNİTİN :&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;Özellikle yağ maddelerinin değişiminde önemli fonksiyon ve işlevlere sahiptir. Bu nedenle hem spor yaparken hem de diyet uygularken büyük anlam taşımaktadır.&lt;span class="fullpost"&gt; Vücut yağ yakmak istediği zaman derhal yağ deposunu harekete geçirir ve böylece enerji üretmeye başlar. Vücudun enerji üretmeye başladığı yerler Mitokhondria dediğimiz küçük enerji santral hücreleridir. İnsan vücudu bu transfer mekanizmasını, yağı tek başına hücre duvarından ve Mitokhondria enerji santralinden geçirirken mükemmel şekilde tamamlar. Karnitin adeta yağı sırtında taşıyarak hücrelerin içine yerleştirir. Karnitin, vücut tarafından alınan besinlerin bünyesinde bulunan amino asitlerden oluşturulur ve ayrıca bazı besinlerde özellikle "et" içinde hazır bulunmaktadır. Bu yüzden carnus=et olarak bilinir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki neden özellikle ilave olarak Karnitin?&lt;br /&gt;Normal şartlar altında kendine has hazırlanmış ürünlerin veya diğer besinlerin içermiş olduğu Karnitin yeterlidir. Ama diyet halinde iken insanın bünyesinde yükselen yağ gelişim maddeleri vücuttan Karnitin eksikliğinden dolayı daralarak (zor) atılır. Bunun sebebi, vücudun kendine ait Karnitin rezervinin yetersiz kalmasıdır. Bu nedenle ilave olarak alınması gereken Karnitin yağın transferini üstlenmiş olur ve vücutta rezervde olan karbonhidrat miktarı korunur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;JELATİN :&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;Jelatin, yüksek derecede Hidroksiprolin içerikli bir proteindir. Kıkırdak, katılgan dokular, deri, saç ve tırnaklar için esas yardımcı ve destekleyici bir nevi amino asittir. Gerçi vücut amino asitleri kendi bünyesinde oluşturmaktadır ama bunların uygun bir şekilde anabolizma edilmesi gerekmektedir. Antreman sırasında eklem problemlerinin çözümüne ve kıkırdak yenilenmesine oldukça destek sağlar. Ayrıca yapılaşma proteinlerine yüksek derecede yardımcı olur. Kollagen-Protein'den oluşan Hidrolisat diye adlandırılan maddelerin Jelatin içinde bulunmasına dikkat ediniz. Çünkü vücut tarafından daha kolay ve daha iyi bir şekilde değerlendirilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;LESİTİN :&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Lesitin' in anlamı yağ çeşitleri ile bağlantılıdır (Fosfolipide). Hücrelerin yapılaşmasını sağlar ve böylece beyin ve sinir sistemlerinin fonksiyonlarına büyük fayda ve destek sağlar. İnsan vücudu bu özü kendi bünyesinde üretebilir veya alınan gıdalardan tedarik eder. Strese karşı ve yoğun antreman sonrası gıdalarla alınmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;KREATİN :&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;Araştırmalar sonucunda yaban kedilerinin kas hücrelerinde yüksek derecede Kreatin-Fosfat üretilmekte olduğu belirlenmiştir. Bu anlayışı insanlara aktarmak gerekirse yoğun spor yapan ve vücut geliştirme ile uğraşan kişiler için büyük bir anlam taşımaktadır. Vücut, karbonhidrat ve yağ yakarken ayırdığı enerjiyi kendi bünyesinde depolayarak Adenosin-tri-fosfat (ATP) yapımında kullanır. ATP moleküllerinin bölünmelerinden elde edilen enerji vücudun enerjiye ihtiyaç duyduğu bölgede kullanılır. Yoğun çalışma veya spor sonrası ATP kasların ihtiyaçlarına cevap veremez ve acilen Kreatin-Fosfat gereksinimi doğar. İlave olarak alınan Kreatin kendini hemen depolar ve ihtiyaç esnasında kullanıma girer. Kreatin alımından sonra depolanan Kreatin-Fosfat miktarında artma gözlenir ve bu da derhal kas hücrelerine giderek daha uzun ve ağır olan antremanlarda başarılı ve performanslı bir gelişim sağlar. Amerika ve İsveç' te yapılan araştırmalar göstermiştir ki, Kreatin-Fosfat miktarındaki artma antreman seviyelerinde %30 yükselme sağlamakta ve çok daha kısa zamanda yağ bağlamadan kaslarda ortalamanın üzerinde bir gelişme gözlenmektedir.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-4531419493801395307?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/4531419493801395307/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=4531419493801395307' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/4531419493801395307'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/4531419493801395307'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2008/04/besin-ozleri.html' title='Besin Özleri'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-7280666276577860955</id><published>2008-04-05T19:23:00.001-07:00</published><updated>2008-04-05T19:23:55.648-07:00</updated><title type='text'>Şişmanlama Diyeti</title><content type='html'>SABAH&lt;br /&gt;2 orta dilim ekmek, 2 kibrit kutusu kadar beyaz veya kaşar peynir, 4-5 adet zeytin, 2 yemek kaşığı kadar pekmez veya reçel, domates, salatalık, biber.&lt;br /&gt;&lt;span class="fullpost"&gt; &lt;br /&gt;ARA&lt;br /&gt;1 su bardağı süt (2 yemek kaşığı pekmez ile), 5 adet tuzlu bisküvi, 1 adet meyve.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ÖĞLE&lt;br /&gt;1 kase domates çorbası (kaşarlı), 1 porsiyon etli sebze yemeği, 1 porsiyon pilav veya makarna, 2 orta dilim ekmek, 1 kase yoğurt, 1 adet meyve.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ARA&lt;br /&gt;1 porsiyon fıstıklı tel kadayıf.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AKŞAM&lt;br /&gt;1 kase çorba, 1 porsiyon kurubaklagil yemeği, 1 porsiyon pilav veya makarna, 100 gram ızgara et, ton balıklı salata, 2 orta dilim ekmek, meyve.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GECE&lt;br /&gt;1 su bardağı süt (2 yemek kaşığı pekmezle), 4-5 adet bisküvi, meyve. &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-7280666276577860955?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/7280666276577860955/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=7280666276577860955' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/7280666276577860955'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/7280666276577860955'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2008/04/sismanlama-diyeti_05.html' title='Şişmanlama Diyeti'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-5101123219255060184</id><published>2008-04-05T19:22:00.001-07:00</published><updated>2008-04-05T19:22:39.927-07:00</updated><title type='text'>Kilo Alma Diyeti</title><content type='html'>Yaz geldi mi etraf diyet önerilerinden geçilmez oluyor. Gazetelerde zayıflama üzerine yazı dizileri, bedava el kitapçıkları, Hollywood diyetleri, Hülya Avşar tarifleri vs. vs. vs… Ama herkesin derdi kilo vermek mi? Hiç zayıflıktan şikayet eden yok mu? &lt;span class="fullpost"&gt; &lt;br /&gt;Tabii ki var! Kilo vermek ne kadar zorsa bazı insanlar için bunun tam tersini yapmak da ayrı bir sorundur. Bu yazımızda sağlıklı kilo alma yöntemlerinden bahsedeceğiz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Günlük beslenme programınızı yaparken, miktarı az, enerji değeri yüksek yiyecekleri tercih etmeniz gerekir. Örneğin 1 kase sütlü tatlının içine 2 yemek kaşığı eklenmiş ceviz , porsiyon miktarını değiştirmez ama enerjisini artırmış olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. Enerji ihtiyacımızı özellikle protein, vitamin ve mineral değeri yüksek olan yiyeceklerle karşılamalıyız. Kahvaltılarımızın vazgeçilmez içeceği olan çay yerine bir tatlı kaşığı pekmez ile hazırlanmış süt veya taze sıkılmış meyve suyu tüketerek, sabah içeceğimizin hem kalori hem de besin değerini yükseltmiş oluruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. Yemeklerinizde bol baharat kullanın. Özellikle kırmızı biber , nane , kimyon iştahınızın açılmasını sağlar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4. Yemeklerden önce veya yemeklerle birlikte su içmeyin. Çünkü yemeklerle birlikte alınan su erken doymanızı sağlar. Günlük almanız gereken 2 litre suyu yemeklerden sonra veya öğün aralarında tercih edin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5. Sağlıklı kilo artışını abur cubur yiyeceklerle değil besin değeri yüksek gıdalar ile sağlamak en doğru yoldur. &lt;br /&gt;Örneğin, balık , süt , yoğurt , peynir sıklıkla tüketmeniz gereken gıdalar arasında olmalıdır.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-5101123219255060184?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/5101123219255060184/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=5101123219255060184' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/5101123219255060184'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/5101123219255060184'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2008/04/kilo-alma-diyeti.html' title='Kilo Alma Diyeti'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-4858398936244853174</id><published>2008-04-04T16:30:00.000-07:00</published><updated>2008-04-04T16:31:03.834-07:00</updated><title type='text'>Diyet İlkeleri</title><content type='html'>Diyet boyunca kararlı ve sabırlı olmalısınız! &lt;br /&gt;Her şeyin başı sağlıklı olmaktır ve bu da ancak uzun bir süreç içerisinde mümkündür. &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;   &lt;br /&gt;Belli bir tarz dahilinde, genellikle kilo vermek amacı ile yapılan yeme ve içme davranışlarının tümüne diyet diyoruz. Bazı durumlarda kilo almak için ya da vücuda giren besinlerin miktarını düzenlemek için de diyet uygulanmaktadır.&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genellikle vücuttaki fazla yağ miktarını azaltmak ve vücut ölçülerini istenilen kıvama getirmek için belli bir plana bağlı kalarak yediklerimize dikkat ederiz. Bu amaca yönelik birçok farklı zayıflama diyeti bulunmaktadır. Bunların içinden bünyenize en uygun olanını bulmalısınız. Unutmayın, herkesin metabolizması ve hayat tarzı farklıdır. Bunun sonucu olarak da herhangi bir tanıdığınız için mucizeler yaratmış bir diyet, sizin vücudunuzda aynı etkiyi göstermeyebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilimsel Diyet Prensipleri&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başarılı bir zayıflama diyeti, vücuda alınan kalori ile vücuttan atılan kalorinin hesap edilip, yemek yeme düzeninin ona göre kurulmasından geçer. Vücuda alınan kalori vücudunuzun yaktığından daha az ise zaman içinde vücuttaki yağlar yakılmaya başlanacak ve bu da kilo kaybıyla sonuçlanacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kalori dengesini sağlamak, vücuda alınan besinleri sınırlamak veya besinlerin dağılımını kontrol etmekle mümkündür. İştahınızı etkileyen teknikler fazla yemek yeme isteğinize etki ederek vücuda alınan kalori miktarını sınırlayabilir. Midenizi dolduran ve tokluk hissi veren besinlerle, birtakım iştah kapatıcı bitkisel ilaçlarla ve egzersiz yaparak sağlıklı bir şekilde kilo verebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Egzersiz ve form tutma programlarının temeli, vücuttan atılan kalori miktarına etki etmektir. Sağlıklı bir diyetle uygulandığında düzenli egzersizin kilo kaybına olan katkısı kanıtlanmış bir gerçektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günlük aldığınız kalori miktarı, harcadığınız kalori miktarından 500 kalori eksik olduğu takdirde, 1 haftanın sonunda 454 gr. yağ yakmış olursunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zayıflama diyetlerinde, kas erimesini önlemek için ağırlık çalışabilir veya protein ağırlıklı beslenebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kalori hesabı yaparken tek tip beslenme yerine, her besin grubundan yeterli miktarda aldığınızdan emin olmalısınız. Meyve, sebze, Mavi Yeşil Yağsız süt ve diğer süt ürünlerini tüketmeyi asla ihmal etmemelisiniz.  &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-4858398936244853174?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/4858398936244853174/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=4858398936244853174' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/4858398936244853174'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/4858398936244853174'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2008/04/diyet-ilkeleri.html' title='Diyet İlkeleri'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-8654010144202567687</id><published>2008-04-04T16:28:00.000-07:00</published><updated>2008-04-04T16:30:13.054-07:00</updated><title type='text'>Doğru Uzmanı Bulma</title><content type='html'>Diyet yaparken bir uzman bize nasıl yardımcı olabilir? &lt;br /&gt;Hepimiz az çok diyet prensiplerini, diyet yaparken nelere dikkat etmemiz gerektiğini biliyoruz. Ama yardım şart! &lt;span class="fullpost"&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kilo vermek başlı başına planlı ve programlı olmayı gerektiren bir süreçtir. Diyet yapmaya karar verdikten sonra bir diyetisyenin yardımıyla almanız ve almamanız gereken besinlerin bir listesini oluşturabilirsiniz. Hangi besinlerden ne kadar almalısınız? Uzman kişi sizin için en uygun olan diyeti bulmaya yardımcı olur, bunu bir programa oturtur, hatta zaman zaman gereğinden fazla kilo vermenizi önleyebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğru bir uzman, size sizin tercihleriniz üzerinden bir plan hazırlar. Bunun için size kişisel tercihlerinizle ilgili bir çok soru soracaktır. Hangi yiyeceklerden hoşlandığınızı, hangilerinden sakındığınızı, beslenme alışkanlıklarınızı, çalışma saatlerinizi gözüne alarak sizin için en verimli diyeti hazırlayıp uygulamanıza yardımcı olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diyetisyenlerin size yardımcı olabilmeleri için onlara karşı dürüst olmanız gerekmektedir. Genellikle sizden günlük yediklerinizin bir listesini isterler. Bu listeyle neyi ne kadar uyguladığınızı tespit edip, listede yolunda gitmeyen bir şeyler olduğunda sizinle listeyi tekrar gözden geçirip, yeni alternatifler sunarlar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diyetisyenler, standart diyetler yerine kişiye özel diyet listeleri hazırlarlar. Bu kilo vermenin en önemli ilkelerinden biridir. En az kaloriyi alarak değil, yapınıza en uygun olan diyeti uygulayarak zayıfladığınızda, kilo vermek sizin için bir işkence olmaktan çıkar. Hem sağlıklı hem de motivasyonunuzu yüksek tutarak istediğiniz forma kavuşabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdiye kadar kendi başınıza bir takım diyetler uyguladıysanız ve elle tutulur bir başarı gösteremediyseniz neden bir uzmanın yardımına başvurmayasınız?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başarılı olamayışınız birçok faktöre bağlı olabilir. Bu faktörler biyolojik veya psikolojik olabilir. Diyetisyeniniz öncelikle sizden bazı tıbbi testler isteyecektir. Testlerin sonucuna göre; eğer kilo veremeyişiniz biyolojik nedenlere bağlıysa bu durum göz önüne alınarak diyetisyeniniz tarafından sizin biyolojik yapınıza en uygun diyet programı belirlenecektir. Kilo veremeyişiniz psikolojik nedenlerden kaynaklanıyorsa, bu nedenler gündeme getirilerek onlar üzerinden bir program hazırlanacaktır. Varsa motivasyon eksikliğiniz giderildiğinde, en doğru şekilde fazla kilolardan kurtulmanız için artık hiçbir bahaneniz kalmayacak!&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-8654010144202567687?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/8654010144202567687/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=8654010144202567687' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/8654010144202567687'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/8654010144202567687'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2008/04/doru-uzman-bulma.html' title='Doğru Uzmanı Bulma'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-456248977483015187</id><published>2008-04-03T15:47:00.000-07:00</published><updated>2008-04-03T15:49:41.443-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Vejetaryen Beslenme'/><title type='text'>Vejetaryen Beslenme</title><content type='html'>Hayat tarzı olarak vejetaryen beslenme Vejetaryen beslenme genel olarak et yememek olarak bilinse de kendi içinde bir çok çeşide ayrılır&lt;br /&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Nedir?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Vejetaryen beslenme genel olarak et yememek olarak bilinse de kendi içinde bir çok çeşide ayrılır. Veganlar hayvansal hiç bir gıdayı yemezler, bunlara süt, peynir ve bal gibi gıdalar da dahildir. Lakto-, ovo-, lakto-ovo vejetaryenlerin yiyecek grupları Latince kelimelerden anlaşılır. Lakto süt, ovo ise yumurta demektir. Lakto vejetaryenler süt ürünleri, ovo vejetaryenler yumurta, lakto-ovo vejetaryenler ise süt ürünleri ve yumurtayı birlikte tüketebilirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Makrobiotik beslenme Çin tedavi yöntemleri ile aynı felsefeyi paylaşır. Makrobiotik olarak beslenen insanlar işlenmemiş yiyecekleri tüketir ki bunlara un ve tatlandırıcılar da dahildir. Diğer bir vejetaryen sınıfı fruteryen olarak adlandırılır. Bu kişiler sadece bitkisel kaynaklı, bitkiye zarar vermeden elde edilmiş ürünleri yerler. Bu çeşit beslenmede yenebilecek ürünlere bir kaç örnek meyve, kuruyemişler ve çekirdeklerdir. Bunlara ek olarak zaman zaman vejetaryen beslenmeyi seçenler de vardır. Gittikçe artan vejetaryen yanlısı sağlık haberlerinin bu gelişmede büyük payı olduğu kaçınılmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayat tarzı olarak vejetaryen beslenme:&lt;br /&gt;Eğer vejetaryen olarak istiyorsanız ve çeşidine karar veremiyorsanız, neden vejetaryenliği çekici bulduğunuza karar vermeniz gerekir. Her yeni vejetaryen motivasyonlarını düşünüp hayat tarzına en uygun düşeni seçmeye dikkat etmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vejetaryen beslenmede en önemli problem alınan protein miktarında azalma olarak dile getirilir. Hayvansal gıdalardaki proteinler tam proteinler olarak adlandırırlar ve insan vücudu için gerekli olan bütün amino asitleri içerirler. Bitkisel proteinler ise gerekli olan amino asitlerin hepsini içermezler. Bu yüzden bir kaç bitkisel gıdanın birleşimiyle gerekli protein bütünlüğü sağlanır. Bu tür birleşimin klasik örneği arpa, çavdar, yulaf gibi tahıllar mercimek, fasulye ve bezelye gibi baklagillerle eşleştirilir ve böylece tam protein elde edilmiş olur. &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-456248977483015187?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/456248977483015187/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=456248977483015187' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/456248977483015187'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/456248977483015187'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2008/04/vejetaryen-beslenme.html' title='Vejetaryen Beslenme'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-1955212648588429833</id><published>2008-04-03T15:45:00.000-07:00</published><updated>2008-04-03T15:46:26.012-07:00</updated><title type='text'>Alkol Şişmanlatır mı</title><content type='html'>Bütün alkollü içeceklerin yüksek kalorileri vardır. &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;   &lt;br /&gt;Alkolün 1 gramı 7 kalori verir ki, bu yaklaşık 1 gram yağın kalorisine eşittir. Ayrıca alkolün kendi enerjisi yanında, beraberinde tüketilen cips, kuruyemiş, meze vb. yiyeceklerin de yüksek kalorili olmaları kilo almayı kolaylaştırmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;Bazı gerçekler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Egzersiz sonrası alınan alkol direkt kalçalarda stok edilir. &lt;br /&gt;Kilolu insanlarda alkol tüketimi kilo almayı çabuklaştırmaktadır. &lt;br /&gt;Alkolden alınan kalori özellikle göbek bölgesinde stoklanmaktadır. &lt;br /&gt;Düz bir karın istiyorsanız alkol tüketimine dikkat etmelisiniz.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;mavi-yesil.com.tr  &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-1955212648588429833?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/1955212648588429833/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=1955212648588429833' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/1955212648588429833'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/1955212648588429833'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2008/04/alkol-imanlatr-m.html' title='Alkol Şişmanlatır mı'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-7965601576952377615</id><published>2008-04-03T15:44:00.000-07:00</published><updated>2008-04-03T15:45:28.864-07:00</updated><title type='text'>Obezite Riskini Azaltma Önerileri</title><content type='html'>Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünden yapılan açıklamada, şişmanlığın birçok hastalığa zemin oluşturan, önlenmediği takdirde yaşam süresini ve kalitesini olumsuz yönde etkileyen önemli bir sağlık sorunu olduğu belirtildi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ülkede şişmanlığın görülme sıklığının gittikçe arttığı ve sağlık üzerindeki etkilerinin ciddi boyutlara ulaştığı vurgulanarak, şişmanlığın kan basıncını ve kolesterolü yükselttiği, kalp damar hastalıkları, felç, şeker hastalığı, bazı kanser türleri, solunum yetersizlikleri ile kemik ve eklem hastalıklarının ortaya çıkış hızını artırdığı kaydedildi. &lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakanlık tarafından 2004 yılında yapılan “Sağlıklı Beslenelim, Kalbimizi Koruyalım” araştırmasına göre, erkeklerin yüzde 21.2'sinin, kadınların ise yüzde 41.5'inin obez olduğu kaydedilerek, aynı araştırmaya göre ülkede düzenli fiziksel aktivite yapanların oranının sadece yüzde 3.5 olduğu bildirildi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Obezite riskini azaltmaya yönelik uyarılar:&lt;br /&gt;-Yiyecek alışverişi tok karnına yapılmalı,&lt;br /&gt;-Yenmemesi gereken ve yüksek enerjili besinler satın alınmamalı,&lt;br /&gt;-Alışverişe liste hazırlayıp çıkılmalı,&lt;br /&gt;-Boş zamanlarda yiyecek atıştırmak yerine egzersiz yapılmalı,&lt;br /&gt;-Öğün atlamadan sık aralıklarla azar azar yemek yenilmeli,&lt;br /&gt;-Göz önünde yiyecek bulundurulmamalı,&lt;br /&gt;-Yemekte küçük, salatada büyük tabak, servis yapılırken ise küçük kepçe seçilmeli,&lt;br /&gt;-Tabağa yenecek kadar yemek alınmalı,&lt;br /&gt;-Yemekler mümkün olduğunca yavaş ve iyi çiğnenerek yenmeli,&lt;br /&gt;-Yemek yerken başka aktiviteler yapılmamalı,&lt;br /&gt;-Akşam yemeğinden sonra bir şey yenmemeli,&lt;br /&gt;- Etli yemeklere yağ konulmamalı, yemeklerdeki yağ miktarı azaltılmalı, kızartma yerine haşlama yöntemi tercih edilmeli &lt;br /&gt;- Bol su içilmeli. &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-7965601576952377615?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/7965601576952377615/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=7965601576952377615' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/7965601576952377615'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/7965601576952377615'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2008/04/obezite-riskini-azaltma-nerileri.html' title='Obezite Riskini Azaltma Önerileri'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-7607510981769161942</id><published>2008-04-03T15:42:00.001-07:00</published><updated>2008-04-03T15:42:59.166-07:00</updated><title type='text'>Gençlikte Beslenme</title><content type='html'>Gençlikte beslenme, çocukluktakinden farklılıklar gösterir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vücudun ihtiyacı olan enerjinin karşılanmasında, güne kahvaltıyla başlayıp, gün sonuna kadar düzenli olarak üç öğün beslenmek önemlidir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Artık vücut yavaş yavaş gelişimini tamamlamaya başlamaktadır; bu gelişimi desteklemek için de ekstra besin takviyesine ihtiyaç duyulmaktadır. Genç kızlarda 10–11 yaşlarında başlayan ergenlik süreci, yoğun olarak 12 yaşında kendini gösterir ve süreç genelde 15 yaşında tamamlanır. Genç erkeklerde bu süreç biraz daha farklıdır; ergenlik sürecine 12–13 yaşlarında giren erkek çocukları, süreci en yoğun 14 yaşında hissederler ve bu süreç onlar için 19 yaşında tamamlanır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaş ilerledikçe çocuklarda kalori ihtiyacını belirleyen yaş faktörüne bir yenisi eklenir; cinsiyet. Cinsiyet faktörü, genel olarak erkek çocukların kız çocuklara oranla daha fazla kaloriye ihtiyaç duyması şeklinde açıklanır. Bunların yanı sıra, gelişme döneminde gençlerin alması gereken kalori miktarını etkileyen faktörler arasında, gencin vücut ölçülerini ve fiziksel aktivitelerde harcadığı kalori miktarını da sayabiliriz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erkek Günlük ortalama kalori ihtiyacı&lt;br /&gt;11-14 yaş 2500 kalori&lt;br /&gt;15-18 yaş 3000 kalori&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kız Günlük ortalama kalori ihtiyacı&lt;br /&gt;11-14 yaş 2200 kalori&lt;br /&gt;15-18 yaş 2200 kalori&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ergen vücut bu yoğun gelişme sürecinden geçerken, ana besin gruplarının yanı sıra yeterli miktarda demir ve kalsiyuma da ihtiyaç duyacaktır. Kemiklerde gerekli miktarda kalsiyum stokunu sağlamak için, 9-18 yaş arası gençlerin kalsiyum içeren besinler tüketmesi teşvik edilmelidir. Süt ve süt ürünlerinin günde üç porsiyon alınması, gereken kalsiyum ihtiyacını sağlayacaktır. Süt ve süt ürünlerini tercih etmeyenler, kalsiyum ihtiyaçlarını yeşil sebzelerden, soya ürünlerinden ve diğer kalsiyum takviyeli yiyecek ve içeceklerden karşılayabilirler. Vücudun ihtiyacı olan enerjinin karşılanmasında, güne kahvaltıyla başlayıp, gün sonuna kadar düzenli olarak üç öğün beslenmek önemlidir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yapılan araştırmalar kahvaltının bilişsel ve fiziksel performans üzerinde ne denli etkili olduğunu göstermektedir. Kahvaltısını edip okula giden öğrencinin, kahvaltı etmeden okula giden bir diğer öğrenciye kıyasla okulda daha aktif olduğu, dersi daha iyi anladığı ve gün içerisinde katıldığı sportif ve diğer fiziksel aktivitelerde daha iyi performans sergilediği gözlenmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gençlerin beslenme alışkanlıklarında ana öğünler kadar ara öğünler de yer tutmaktadır. Çocuklukta ara öğün ihtiyacı; bir oturuşta gereken oranda besin tüketilememesinden ve bir sonraki öğüne kadar tekrar acıkılmasından doğmaktadır. Gençlerde durum çocukluktakinden daha farklıdır. Hızla gelişmekte olan, aktif gençler çok fazla enerjiye ihtiyaç duyabilirler. Günlük enerji ihtiyaçlarını karşılamak için düzenli olarak aldıkları doyurucu öğünlerin yanında, öğün aralarında ekstra enerji alma ihtiyacı hissedebilirler.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-7607510981769161942?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/7607510981769161942/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=7607510981769161942' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/7607510981769161942'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/7607510981769161942'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2008/04/genlikte-beslenme.html' title='Gençlikte Beslenme'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-1656326630906150900</id><published>2008-04-03T15:41:00.001-07:00</published><updated>2008-04-03T15:41:42.645-07:00</updated><title type='text'>Çocuklukta Beslenme</title><content type='html'>Çocuklara doğru beslenme alışkanlıkları nasıl kazandırılabilir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki çocuklarımıza doğru beslenme alışkanlığını nasıl kazandırabiliriz? Öncelikle onlara farklı besinleri sevdirmemiz gerekecektir. Tükettikleri besini fiziksel aktiviteyle dengelemelerini sağlamalıyız. Diyetlerinde çeşitli tahıl gruplarına yer vermeli, onları değişik sebze ve meyve çeşitleriyle tanıştırmalıyız. Yağ oranı yüksek yiyeceklerle beslenmelerini engellemeliyiz. Onlar için seçtiğimiz besinlerdeki şeker ve tuz oranının dengeli olmasına dikkat etmeliyiz. Ayrıca bedensel gelişimlerini tamamlamaları için aldıkları besinlerin kalsiyum ve demir oranlarının gereken miktarda olmasına özen göstermeliyiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğru örnek doğru sonuç&lt;br /&gt;Dikkat etmemiz gereken bir diğer konu da çocuğumuza nasıl örnek olduğumuzdur. Ailenin diğer fertlerinin de doğru şekilde beslenmesi, çocuk üzerinde olumlu bir etki yaratacak, ve doğru beslenme alışkanlıklarını daha kolay kazanmasını sağlayacaktır. Farklı konularda, çocuğunuza onun yanında olduğunuzu hissettirdiğiniz gibi, beslenmeyle ilgili konularda da onu yalnız bırakmadığınızda sonuç; başarı olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kalori hesabı&lt;br /&gt;Kalori hesabı yapmak dengeli beslenme için atılması gereken adımların başında gelir. Her ne kadar çocuklukta yapılacak kalori hesabı, ilerleyen yaşlarda yapılması gereken kalori hesabı kadar önemli olmasa da, bu değerlerin bilinmesinde fayda vardır. Çocuklar genelde gün içerisinde harcadıkları kaloriyle bu dengeyi sağlarlar ama yolunda gitmeyen bir şeyler olduğunda, tedbiri elden bırakmamak gerekir. Çocuklukta kalori cetveli çocuğun yaşına bağlı olarak değişir. Aşağıda çocukların yaşlarına göre alması gereken günlük kalori miktarını görebilirsiniz. Unutulmaması gereken bunun ortalama bir tablo olduğu ve çocuktan çocuğa farklılıklar gösterebileceğidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaş Günlük ortalama kalori ihtiyacı&lt;br /&gt;0-5 ay 650 kalori&lt;br /&gt;6-12 ay 850 kalori&lt;br /&gt;1-3 yaş 1300 kalori&lt;br /&gt;4-6 yaş 1800 kalori&lt;br /&gt;7-10 yaş 2000 kalori&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-1656326630906150900?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/1656326630906150900/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=1656326630906150900' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/1656326630906150900'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/1656326630906150900'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2008/04/ocuklukta-beslenme.html' title='Çocuklukta Beslenme'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-2151043694951809508</id><published>2008-04-03T15:40:00.000-07:00</published><updated>2008-04-03T15:41:18.596-07:00</updated><title type='text'>Hamilelikte  Beslenme</title><content type='html'>Beslenmenin gebeliğin seyrinde ve sonucunda çok büyük etkileri vardır. Hamile olsun ya da olmasın kişinin sağlıklı bir yaşam sürdürebilmesinin temelinde doğru ve yeterli beslenme yatar. Hamile kadınlarda beslenme ayrı bir öneme sahiptir. Gelişmekte olan bebeğinizin gereksinimlerini karşılamak ve onun sizin dışınızdaki yaşama yeterli olarak hazırlanmasını sağlamanın dışında rahat ve sorunsuz bir hamilelik ve lohusalık dönemi geçirmek için de doğru beslenmeniz gerekir.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Ciddi beslenme bozukluğu olan kadınlardan doğan bebeklerin sonraki yaşamlarında problemler yaşadığı bilinmektedir. Hamilelik süreci temel besin kaynakları olan karbonhidrat, protein, yağlar ile vitamin ve mineral gereksinimlerinin arttığı bir dönemdir. Buna bağlı olarak gereksinim duyduğunuz kalori miktarında da bir miktar artış söz konusudur. Ancak bu artış hiçbir zaman aşırı yemenizi gerektirecek kadar değildir. Gebe olan ile olmayan kadınlar arasındaki kalori gereksinimi farkı sadece 300 kaloridir ve bu her öğünde 1-2 kaşık fazla yenilerek karşılanabilecek bir farktır.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Önemli olan fazla miktarda yemek ve kilo almak değil, gerekli olan maddeleri dengeli ve yeterli miktarda almaktır. Zaman zaman hamile kadınların ellerine diyet örnekleri verildiğine ve örneğin hergün 3 tane köfte, 2 tane yumurta, 5 bardak süt gibi önerilerde bulunulduğuna tanık oluyoruz. Bu uygulamaların hiçbir bilimsel geçerliliği olmadığı gibi sadece göz boyamaya yöneliktir. Ancak bir beslenme uzmanı tarafından ayarlanmış doğru ve dengeli diyetler her durumda gerekli olmamakla birlikte zaman zaman özel şartlarda yararlı olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tekrar belirtmek gerekirse hamilelikte eskilerin deyimi ile iki canlı olduğun için fazla yemelisin sözü doğru değildir. Önemli olan dengeli ve düzenli beslenmektir.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Gebeliğin erken dönemlerinde bulantı ve kusma sorunu yaşayan ve bu nedenle yeterli şekilde beslenemeyen ve hatta kilo kaybeden anne adaylarına sıklıkla rastlamaktayız. Daha önceden ciddi bir beslenme bozukluğu ve gebeliğin erken dönemlerinde aşırı kilo kaybı yoksa bu durum gelişmekte olan bebek tarafından kolaylıkla tolere edilebilir. Ancak bulantı ve kusmalara bağlı ciddi beslenme bozukluğu yaşayan ve nerdeyse hiçbir şey yiyip içemeyen anne adaylarının hastaneye yatırılarak damar yolu ile beslenmesi gerekli olabilir ancak bu son derece nadir karşılaşılan bir durumdur.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Öğün sayısı&lt;br /&gt;Hamilelikte beslenme söz konusu olduğunda ilk planda önerilen günlük öğün sayısında değişikliğe gidilmesidir. Hamile olmayan kişilerde önerilen günde 3 öğünün bu dönemde 5'e çıkarılması yararlıdır. Bu hem erken dönemdeki bulantı ve kusmalar ile baş etmeye yardımcı olur hem de son dönemlerde yaşanan yanma ve şişkinliği azaltır. Üç temel ve iki hatta gerekirse üç ara öğün hamilelikteki uygun öğün şeklidir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fast food&lt;br /&gt;Fast food olarak tabir edilen diet şekli genel olarak besin değeri fazla olmayan ancak kalorisi yüksek bir tarzıdır. Yüksek oranda yağ ve katkı maddesi içerdiğinden hamilelikte önerilmez. Beslenme söz konusu olduğunda gerekli miktar ve kullanılabilecek miktar deyimleri önemlidir. Gerekli miktar normal fonksiyonu sürdürebilmek için alınması gereken en düşük miktarı belirtir. Kullanılabilecek miktar ise ortalama gereksinimin kişilere ve toplumlara uyarlanmış standardize edilmiş miktarlardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Enerji ve Kilo Artışı&lt;br /&gt;Gebelikte kalori 3 nedenden dolayı gereklidir. Bunlar gebeliğe bağlı yeni dokuların yapımı, bu dokuların idame ettirilmesi ve gebe vücudun hareketi için gerekli olan enerjinin sağlanmasıdır.Gebe bir kadın gebe olmayana göre günde yaklaşık fazladan 300 kaloriye ihtiyaç duyar. Bu da yaklaşık %15'lik bir artış yani 2300 kalori/gün'dür. Günlük kalori gereksinimindeki artış sadece %15 iken bazı maddelerin gereksinimindeki artış 2 katına kadar çıkabilir. Bu durum fazla beslenmenin değil dengeli beslenmenin önemini açıkça ortaya koymaktadır. &lt;br /&gt;Gebelikteki kalori tüketimi ilk 3 ayda en az düzeydeyken bu dönemden sonra hızlı bir artış gösterir. İkinci 3 ayda bu kaloriler başlıca plasenta ve embryo gelişimini karşılarken son 3 ayda ise temel olarak bebeğin büyümesine harcanır. Normal sağlıklı bir kadında tüm gebelik boyunca önerilen kilo artışı 11-13 kg'dır. Bu 11 kilonun 6 kilosu anneye, 5 kilosu ise bebeğe ve ona ait oluşumlara (plasenta, amniyon sıvısı) aittir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karbonhidratlar&lt;br /&gt;Vücudun kalori gereksinimi 3 temel enerji kaynağı olan proteinler, yağlar ve karbonhidratlardan sağlanır. Eğer karbonhidratlar yetersiz alınırsa vücudunuz enerji sağlamak için proteinleri ve yağları yakmaya başlar. Böyle bir durumda 2 sonuç ortaya çıkabilir. Birincisi bebeğinizin beyin ve sinir sitemi gelişimini sağlayacak yeterli protein olmaz, ikincisi ise ketonlar ortaya çıkar. Ketonlar yağ metabolizmasının ürünü olan asitlerdir ve bebeğin asit baz dengesini bozarak beyin gelişimini olumsuz yönde etkileyebilirler. Bu nedenle hamilelikte karbonhidrattan fakir diyet önerilmez. Pirinç, un, bulgur biri kompleks karbonhidrat kaynakları anne için enerji kaynağı olmanın yanısıra B grup vitaminleri ve çinko, selenyum, krom, magnezyum gibi eser elementleri bol miktarda ihtiva ederler. Karbonhidratlar fazla miktarda tüketildiğinde ise bebek açısından ekstra bir yarar sağlamadıkları gibi sadece anne adayının aşırı kilo almasına neden olurlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Protein&lt;br /&gt;Proteinler hücrelerin temel yapı taşlarıdırlar ve amino asit denilen yapılardan oluşurlar. Doğada toplam 20 çeşit amino asit vardır. Amino asitlerin bir kısmı vücutta diğer maddelerden üretilebilirken esansiyel amino asit adı verilen 8 tanesi vücutta üretilemez ve mutlaka besinler yolu ile dışarıdan alınmaları gerekir. Hayvansal proteinler bu 8 amino asidin tümünü de içerdiğinden komplet proteinler olarak adlandırılırlar ve beslenmede son derece önemlidirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Proteinleri saç telinden tırnağa kadar vücutta bulunan tüm hücrelerin yapı taşı oldukları gibi beyin ve sinir sisteminin gelişimi içinde yaşamsal öneme sahiptirler. Bu nedenle hamile kadınların günde 60-80 gram protein almaları önemlidir. Proteinin ana kaynağı hayvansal gıdalardır. Et, kümes hayvanları ve balık komplet proteinler içerirler. Bunun yanısıra süt ve süt ürünleri de hayvansa protein gereksiniminin karşılanması açısından yeterli olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Süt ve süt ürünleri&lt;br /&gt;Gebe bir kadın güçlü kemikler ve dişler için bebeğe gerekli olan kalsiyum ve diğer elementleri sağlamak maksadıyla en az 1-2 bardak süt içmelidir. D vitamini takviyeli sütler varsa bu çok daha iyi olur.Gaz ve hazımsızlık nedeni ile (laktoz intoleransı) süt içilemeyen durumlarda bunun yerine peynir ya da yoğurt yenebilir. Kalsiyum alımının yetersiz olması durumunda dışarıdan verilecek ilaçlar ile destek sağlanabilir. &lt;br /&gt;Et, balık, kümes hayvanları, yumurta, kurubaklagiller. Bu gıdalar vitamin ve mineral yanında protein de sağlarlar. Gebe kadında ve bebeğinde doku gelişimi ve yeni doku oluşumu için protein şarttır. Bu tür gıdalardan günde 3 öğün alınmalıdır.Baklagiller öğünün protein değerini arttırmak için peynir, süt ya da etle birlikte alınabilir. Yağlar ve tatlılar Bu grup gıdalar margarin, tereyağ, şekerlemeler, tatlılar, hafif içkiler, snack tabir edilen gıdalar, salata sosları, bitkisel yağlar gibi besinleri içerir. Bu türden gıdalar öğünlerde tek başına alınmamalı sadece kalori açığını gidermek için yenmelidir. Vitamin ve mineral desteği, demir ve folik asit. Hamile kadınlara pekçok vitamin ve minerali içeren ilaçları vermek rutin ancak gerekliliği hala daha tartışılan bir uygulamadır. Dengeli ve doğru beslenen hamile bir kadında dışarıdan vitamin desteği şart değildir. En iyisi vitamin ve mineralleri doğal gıdalar ile almaktır. Düzgün beslenildiği taktirde medikal desteğe gerek olmaz. Ancak demir ve folik asit bu durumun istisnasıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Folik asit bebeğin beyin ve sinir sistemi gelişimi için kilit öneme sahip olduğundan hamile kalmadan önce alınmaya başlanması gerekir. Gebelikteki artmış demir gereksinimi doğal yollardan karşılanamaz. Bu nedenle özellikle gebeliğin 2. yarısından sonra dışarıdan verilen demir ilaçları ile destek yapılır. Türk toplumunda demir eksikliği anemisi çok sık görüldüğünden gebeliğin başında yapılan kan sayımında anemi saptanması durumunda gebeliğin en başından itibaren desteğe başlanabilir. Gebelikte demir kullanımının bir başka önemi de kansızlık olmasa dahi hem anne adayının hem de bebeğin demir depolarını yeterli şekilde doldurmak için gerekli olmasıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Su&lt;br /&gt;Su hamilelikte alınmasına özel önem gösterilmesi gereken belki de en önemli besin maddesidir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tuz&lt;br /&gt;Geçmişte gebelikde tuz tüketiminin kısıtlanmasının gerektiği düşünülmekteydi. Günümüzde ise bunun gerekli olmadığı normal miktarda gıdalar ile alınan tuzun yeterli olduğu ve kısıtlamaya gidilmemesi gerektiği kabul edilmektedir. Hamile bir kadın günde 2 gram tuz almalıdır. Yetersiz ya da aşırı tuz alımı anne adayının sıvı elektrolit dengesini olumsuz şekilde etkiler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vejeteryan diyet&lt;br /&gt;Sakıncalı olmakla birlikte belirli kurallara uyulmak kaydıyla gebelik sırasında Vejeteryan diyet devam edilebilir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-2151043694951809508?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/2151043694951809508/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=2151043694951809508' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/2151043694951809508'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/2151043694951809508'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2008/04/hamilelikte-beslenme.html' title='Hamilelikte  Beslenme'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-2863102454851246282</id><published>2008-04-03T15:39:00.002-07:00</published><updated>2008-04-03T15:40:43.495-07:00</updated><title type='text'>Diyabetik Beslenme</title><content type='html'>Diyabet hastalığı karbonhidrat metabolizmasındaki aksaklıktan ortaya çıkmaktadır. Vücuda alınan besinlerin kırılıp vücudun ana enerji kaynağı olan glikoza çevrilmesi gerekmektedir. Glikozun, hücrelere nüfuz edebilmesi için pankreastaki beta hücrelerinin salgıladığı insülin hormonuna ihtiyacı vardır. Diyabet hastalarının pankreasları ya çok az insülin salgılar ya da hiç salgılamaz veya vücut, salgılanan insüline tepki vermez ve glikoz kanda kalır, hücrelere aktarılamaz. Hücrelere aktarılamayan bu glikozun kanda dolaşımı kalp, göz, böbrek ve sinir hastalıklarına yol açabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diyabet hastalarının beslenmesi aslında düşünülenin aksine hiç de o kadar zor değildir. Yapmaları gereken hepimizin yapması gerekenden&lt;br /&gt;çok da farklı değildir; kendilerine dikkat etmek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diyabet hastalığının tedavisinde dikkat edilmesi gereken belli başlı dört husus vardır. Zaten bunlar sağlıklı bir yaşam için herkesin göz önünde bulundurması gereken hususlardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1) İdeal vücut kilosunun korunması :&lt;br /&gt;Büyükten küçüğe, kadın erkek herkesin dikkat etmesi gereken genel geçer sağlık kuramı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2) Diyabetik bir diyet uygulamak :&lt;br /&gt;Doğru diyeti uygulamak, diyabet hastaları için çok önemlidir. Hastaların uygulayacakları diyet kişiye göre değişebilir. Diyetin yapısını değiştirebilecek hususlar kişinin yaşı, cinsiyeti, fiziksel ve zihinsel aktivite miktarı, mevcut kilosu ve vücut yapısı olarak sıralanabilir. Genelde vücuda alınan karbonhidrat miktarı %50 civarında olmalıdır. Diyabet hastalarının aldıkları karbonhidrat miktarına dikkat etmeleri gerekir çünkü vücuda alınacak karbonhidratlar kandaki şeker miktarıyla doğru orantılıdır. Alınan karbonhidrat ne kadar düşük olursa kandaki şeker miktarı da o kadar düşük olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diyabet hastaları arzu ettikleri zaman istedikleri kadar soda, çay, kahve ve light veya şekersiz içeceklerden içebilirler. Şeker yerine tatlandırıcı kullanılmış şekerlerden yiyip, şekersiz veya tatlandırıcılı sakız çiğneyebilirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3) Düzenli egzersiz :&lt;br /&gt;Düzenli egzersiz yapmak, günün belli saatlerini kendimize ayırıp formumuzu korumamız, zihinsel ve bedensel dinginliğimiz için çok önemlidir. Bu kural diyabet hastaları için de geçerlidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4) Gerek duyulduğunda insülin tedavisi :&lt;br /&gt;Bazı diyabet hastalarının insülin tedavisine de ihtiyaçları vardır ama bu tüm diyabet hastaları için gerekli değildir. İnsülin direkt deri altına enjekte edilir; hap şeklinde alınması mümkün değildir; çünkü midedeki sindirim enzimleri vücuda alımı gerçekleşmeden insülini parçalar.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-2863102454851246282?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/2863102454851246282/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=2863102454851246282' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/2863102454851246282'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/2863102454851246282'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2008/04/diyabetik-beslenme.html' title='Diyabetik Beslenme'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-8450720666083309900</id><published>2008-04-03T15:39:00.001-07:00</published><updated>2008-04-03T15:39:56.996-07:00</updated><title type='text'>Şişmanlama Diyeti</title><content type='html'>Yaz geldi mi etraf diyet önerilerinden geçilmez oluyor. Gazetelerde zayıflama üzerine yazı dizileri, bedava el kitapçıkları, Hollywood diyetleri, Hülya Avşar tarifleri vs. vs. vs… Ama herkesin derdi kilo vermek mi? Hiç zayıflıktan şikayet eden yok mu? &lt;br /&gt;Tabii ki var! Kilo vermek ne kadar zorsa bazı insanlar için bunun tam tersini yapmak da ayrı bir sorundur. Bu yazımızda sağlıklı kilo alma yöntemlerinden bahsedeceğiz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Günlük beslenme programınızı yaparken, miktarı az, enerji değeri yüksek yiyecekleri tercih etmeniz gerekir. Örneğin 1 kase sütlü tatlının içine 2 yemek kaşığı eklenmiş ceviz , porsiyon miktarını değiştirmez ama enerjisini artırmış olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. Enerji ihtiyacımızı özellikle protein, vitamin ve mineral değeri yüksek olan yiyeceklerle karşılamalıyız. Kahvaltılarımızın vazgeçilmez içeceği olan çay yerine bir tatlı kaşığı pekmez ile hazırlanmış süt veya taze sıkılmış meyve suyu tüketerek, sabah içeceğimizin hem kalori hem de besin değerini yükseltmiş oluruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. Yemeklerinizde bol baharat kullanın. Özellikle kırmızı biber , nane , kimyon iştahınızın açılmasını sağlar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4. Yemeklerden önce veya yemeklerle birlikte su içmeyin. Çünkü yemeklerle birlikte alınan su erken doymanızı sağlar. Günlük almanız gereken 2 litre suyu yemeklerden sonra veya öğün aralarında tercih edin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5. Sağlıklı kilo artışını abur cubur yiyeceklerle değil besin değeri yüksek gıdalar ile sağlamak en doğru yoldur. &lt;br /&gt;Örneğin, balık , süt , yoğurt , peynir sıklıkla tüketmeniz gereken gıdalar arasında olmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte sizin için örnek bir şişmanlama diyeti:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SABAH&lt;br /&gt;2 orta dilim ekmek, 2 kibrit kutusu kadar beyaz veya kaşar peynir, 4-5 adet zeytin, 2 yemek kaşığı kadar pekmez veya reçel, domates, salatalık, biber.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ARA&lt;br /&gt;1 su bardağı süt (2 yemek kaşığı pekmez ile), 5 adet tuzlu bisküvi, 1 adet meyve.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ÖĞLE&lt;br /&gt;1 kase domates çorbası (kaşarlı), 1 porsiyon etli sebze yemeği, 1 porsiyon pilav veya makarna, 2 orta dilim ekmek, 1 kase yoğurt, 1 adet meyve.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ARA&lt;br /&gt;1 porsiyon fıstıklı tel kadayıf.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AKŞAM&lt;br /&gt;1 kase çorba, 1 porsiyon kurubaklagil yemeği, 1 porsiyon pilav veya makarna, 100 gram ızgara et, ton balıklı salata, 2 orta dilim ekmek, meyve.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GECE&lt;br /&gt;1 su bardağı süt (2 yemek kaşığı pekmezle), 4-5 adet bisküvi, meyve.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-8450720666083309900?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/8450720666083309900/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=8450720666083309900' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/8450720666083309900'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/8450720666083309900'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2008/04/sismanlama-diyeti.html' title='Şişmanlama Diyeti'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-9122362703824734123</id><published>2008-04-03T15:36:00.000-07:00</published><updated>2008-04-03T15:39:13.663-07:00</updated><title type='text'>Nasıl Kilo Alabilirim?</title><content type='html'>Kilo alma çabaları da aynı kilo verme kuralları gibidir. Burada da bilimsel kuralları uygulamak ve kilo vermede olduğu gibi yavaş kilo alınmasını hedeflemek önemlidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Araştırmalara göre bir sporcunun kilo kazanması haftada 300-600 gr civarında olmalıdır. Bunun aşağısı veya yukarısı pek iyi sonuçlar vermemektedir. Bunun için temelde, genel olarak günlük enerji gereksinimine ilave edilecek 1000 kalori fazlalık yeterli olacaktır. Egzersiz programlarında çalışma açısından da, her kas grubu için az hareket, az set ve tekrarlar uygulanacaktır. Beslenmeye gereğinden fazla yer vermek ise, gereksiz yağ birikme sorunu yaratacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Burada amaç kas kütlesinin artmasını sağlamaktır. Bu nedenle kilo artışı, uygulanmakta olan sporla birlikte yürütülürse sağlıklı ve verimli olacaktır. Aksi halde fazla kalori alımından dolayı sağlanan kilo artımı yağlanma sorunu yaratacaktır.&lt;br /&gt;Kilo verme programlarında olduğu gibi, kilo alma çalışma ve tekniklerinde de önemli olan temel unsur öğün sıklığı ve beslenme maddelerinin çeşididir. Mutlaka iyi bir kahvaltı ile güne başlanmalı ve 3 ana öğün dışında iki kez de ara öğün alınmalıdır. Bu öğünler de genellikle çeşitli besinlerden alınan kaliteli protein ve karbonhidrat içeren yiyeceklerden oluşmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bitkisel proteinlerde, vücut için hayati önemi olan amino asitler bulunmadığından, hayvansal proteinlerce zengin bir beslenme uygulanmalıdır. Ancak maddi sorunlar nedeniyle, hayvansal proteinlere ağırlık verilememesi durumunda, beslenmeyi en azından günde 1 kilo kadar sütle takviye edip, buna 1 yumurta ilavesi ile bu eksiklik giderilebilir. Vejeteryanların ise sportif aktiviteleri bu nedenle sorun olabilir. Bunu gidermek için, fındık, ceviz gibi kuru yemişleri, tahıl, baklagiller ve çeşitli kök bitkileri bir arada beslenme programlarına alarak, eksik amino asitleri tamamlayıcı bir, çeşitli gıda uygulamasına gidebilirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Büyüme çağında spor yapanlarda ise beslenme daha çok önem kazanmaktadır. Aileler genellikle çocuklarının spor yaptığını düşünerek düzgün ve çeşitli besinler içeren sofralar hazırlarlar. Fakat aile yaşantısı düzenli olmayan yetişme çağındaki sporcular tek yönlü dengesiz beslenme alışkanlıkları ile karşı karşıya kalırlar. Örneğin sandviçler, hamburger, lahmacun, tost vb. gibi yiyecekler temel besin haline gelmektedir. Hatta normal aile yaşantısı olanlar dahi bu tür beslenme alışkanlıklarını sürdürmektedirler. Bu durumlarda dahi beslenme mutlaka protein içeren yiyeceklerle takviye edilerek, eğitici ve yöneticilerin de konuyu takip etmek suretiyle, beslenmenin normal hudutlar içine alınmasını sağlamaya çalışarak takip etmesi mümkündür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunların dışında yiyeceklerin mutlaka temiz ve beklememiş olması, vitamin içeriğinin de korunmuş olması çok önemlidir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-9122362703824734123?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/9122362703824734123/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=9122362703824734123' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/9122362703824734123'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/9122362703824734123'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2008/04/nasl-kilo-alabilirim.html' title='Nasıl Kilo Alabilirim?'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-5326605059560941049</id><published>2008-04-02T08:36:00.002-07:00</published><updated>2008-04-02T08:37:37.802-07:00</updated><title type='text'>Diyet Hataları</title><content type='html'>Diyet yapıp kilo vermek isterken en fazla yapılan hataları sizler için derledik.&lt;br /&gt;Uzman kontrolünde diyet yapmayan kişiler zayıflama süreçlerinde almaları gerekenden fazla kalori alıp kendilerini diyet yapıyor sanabilirler. Bunun için diyetinizin size özel olduğundan emin olun. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1: HIZLI YEMEK&lt;br /&gt;Hızlı yemek yeme yarışmaları dışında, rekor kırmak istermişçesine hızlı yemek yemenin kimseye yararı yok. Hızlı yaşam ve iş çevremiz hepimizi aceleci kişiliklere çevirmiş olsa da yemek zamanı kişiye özeldir, her öğün yavaş ve küçük lokmalar halinde tüketilmelidir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2: ÖĞÜN ATLAMAK&lt;br /&gt;Araştırmalar kahvaltı yapmayanların, yapanlara oranla daha kilolu olduklarını gösteriyor. Öğün atlayarak daha başarılı kilo verilecektir yönünde yanlış bir inanış var. Ancak gerçek şu ki günde 3 öğünden az yiyenler, gün sonunda çok daha fazla kalori alır. Güne kalorisi dengeli, lif oranı yüksek, besleyici bir öğünle başlayıp, az az ve sık sık beslenmeye devam edin. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3: SIVI NASILSA DEYİP GEÇMEK&lt;br /&gt;Alkol, kremalı tatlı kahveler, meyve konsantreleri, şekerli çaylar ve meşrubatlar sinsice kilo alımını hızlandırabilecek, besin değeri düşük ve yüksek kalorili içeceklerdir. Yapılan bir çalışma, Amerikalıların günlük kalorilerinin ortalama yüzde 21’ini meşrubatlardan aldıklarını gösteriyor. İçecekler tokluk duygusu vermediğinden daha fazla yemeye teşvik eder. Unutmayın, küçük değişiklikler büyük kalori tasarrufu yapmanıza yardımcı olabilir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4: BÜYÜK PORSİYONLAR&lt;br /&gt;Mide doygunluğundan çok, göz doygunluğuna dikkat edin. Restoranlarda, izlediğimiz reklam ve filmlerde büyük ebatlarda yenen yemekleri görmeye alışan beynimiz, evde de bu ebatları aramaya yönelebilir. Öncelikle mide kapasitenize uygun, makul porsiyonlarda yemeği, ekstra büyük menüler seçmemeyi, restoranların küçük bir ekstra ile verecekleri promosyonlara hayır demeyi öğrenin. İhtiyacınızdan fazlasını yemeyin, yemek sonrası duyabileceğiniz rahatsızlığı anımsayın. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5: SAĞLIKSIZ EKSTRALAR&lt;br /&gt;Diyet yapmanın salata ve sebze yemek ile diyet kola içmekten ibaret olduğunu düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Güzelliğin zayıf olmaktan geçtiği inancının yaygın olduğu günümüzde değişen yemek kültürümüz, restoran mönülerinde salataları ana yemek olarak görmeye başlamamıza neden oldu. Ancak eklenen ekstra soslar ve malzemelerle mükellef bir ana yemeğin kalorisine ulaşabilecek salatalarınızı doğru süslemeniz gereğini unutmayın. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6: ŞUURSUZCA YEMEK“Şuursuz yemek yeme” adeta bir hafıza kaybı yaşayıp bilinçsizce bulunan yemeklere saldırmaktır. Yemek yemek nefes almak gibi kişilerin fizyolojik ihtiyaçları için vazgeçilmez bir ihtiyaçtır ve zevk alma duyusu olarak kullanılmamalı. Her ekstra kaçamağın, karın ve bel bölgenizde çıkacak ekstra katlar olarak size döneceğini unutmayın. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7: ŞOK DİYETLERE İTİBAR ETMEK&lt;br /&gt;Büyük vaatlerle hızla yayılan medyatik diyetlerin başında düşük karbonhidrat içeriği olan programlar geliyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özellikle Amerikan halkının 10 milyondan fazlasının kalbini feth eden bu diyetler uzun vadede baş ağrısı, mide bulantısı, sersemlik ve kendini yorgun hissetme halleri yaratabilir. Bu tarz tek tip kalori kısıtlı diyetler uzun vadede kişilerde kalori atakları yaratarak, yoğun kalorili besinlere saldırılara neden olabilir. Bu nedenle en doğru yanıtı, kişiye özel diyetlerle alabilirsiniz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;8: NASILSA KİLO VEREMİYORUM DEMEK&lt;br /&gt;Tartı ibresi düşüşü göstermeyince pek çok kişi hemen çok ciddi kalori kısıtlamaları yaparak kilo kaybı sağlamaya çalışır. Oysa ki günlük alınan kaloriyi çok fazla düşürdüğümüz zaman vücut direnç gösterebilir ve yağ kaybı yavaşlayabilir. Bu durumda enerji alımını düşürmekten çok, harcamayı artırmak daha faydalı bir etki yaratacaktır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;9: DIŞARIDA YERKEN İPİN UCUNU KAÇIRMAK&lt;br /&gt;Yemek fizyolojik ihtiyacımız olduğu kadar aynı zamanda sosyal içerikli keyif alınan bir ihtiyaçtır. Özellikle kadınların çalışma hayatına daha fazla dahil olması, dışarıda yemek yeme sıklığını da artırdı. Buradaki en önemli nokta her dışarıda yemek olayını şölene çevirmemek, makul ve doğru seçimler yaparak diyet yolundaki başarı ivmesini düşürmemektir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;10: KENDİNİZİ İNANMAMAK&lt;br /&gt;Merdivenin en uç noktasını görmek zorunda değilsiniz, önemli olan her adımda hedefe yaklaşıyor olduğunuzu bilmekte. Diyetinizdeki sinsi hataları bertaraf ederek hedefe ulaşmak için küçük başarılardan keyif almalı, takdir etmeli ve kendinize inanmalısınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diyette olduğunuzu düşünmeyin. Kalorileri ve diyet yemeklerini düşünmekten çok, beslenme biçiminizde yapmakta olduğunuz hataları ve size kilo aldıran suçluları tespit etmeye çalışın. Sürekli diyette olduğunuzu düşünmek, yemeğe karşı kuşkucu olmanıza, yeme atakları geliştirmenize ve erken havlu atmanıza neden olabilir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-5326605059560941049?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/5326605059560941049/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=5326605059560941049' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/5326605059560941049'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/5326605059560941049'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2008/04/diyet-hatalari.html' title='Diyet Hataları'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-8695587168064447472</id><published>2008-04-02T08:36:00.001-07:00</published><updated>2008-04-02T08:36:43.968-07:00</updated><title type='text'>Doğal yoldan kilo verme</title><content type='html'>Yazın gelmesiyle birlikte sıkı rejim listeleri de görünür yerlere asılıp, uygulanmaya başlarken; uzmanlar, kilo vereyim derken sağlıktan olunmaması konusunda uyarılarda bulunuyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazın gelmesiyle birlikte hemen sıkı rejimlere başladınız değil mi? Fakat bunu yapayım derken bitkin düşebilir, tatilin tadını çıkarmaktan mahrum kalabilirsiniz. Dönemlik sıkı rejimler uygulayıp ani şekilde kilo verebilirsiniz ama birkaç püf noktaya dikkat ederseniz hem doğal olarak zayıflayacaksınız hem de kilonuz sabit kalacak. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzmanlar, sağlıklı kilo verebilmek için üç öğün yerine altı öğün yemek yenilmesini, ancak porsiyonların küçültülmesini öneriyor. Sık aralıklarla beslenmenin, gereğinden fazla yemeyi ve kaçamakları önlediğini vurgulayan uzmanlar, “Çünkü sık sık beslendiğiniz için açlık hissi duymazsınız. Acıkmayı önlediğinden, sonraki öğüne çok acıkmamış olarak ulaşacağınız için daha az besinle doyarsınız” diyorlar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzmanlar, yağsız et yemeye özen gösterilmesi gerektiğini belirterek, “Daha fazla sebze, mevye ve tahıl grubunu tercih edin. Kırmızı et yerine derisiz tavuk, hindi ve balığın beyaz etlerini tüketin” önerisinde bulunuyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yağ oranı düşük besinlerin tercih edilmesi gereğine işaret eden uzmanların diğer önerileri ise şöyle: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yağı alınmış yoğurt yiyin. Yemekten kalkar kalkmaz dişlerinizi fırçalayın. Yemeğe küçük bir kase dolusu çorba veya salatayla başlayın. Erken yemek yiyin. Özellikle sabah kahvaltılarında karnınızı iyice doyurun. Gece yememeye özen gösterin. Lifli sebzelere ağırlık verin. Fazla kalori veren yiyeceklerden ve çikolata dahil şekerlemelerden uzak durun. Yemeklere koyduğunuz yağ miktarını azaltın. Yemeklerin suyundan daha çok posa kısmını tercih edin. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bol sebze ve meyve tüketin. Cips, yağlı patlamış mısır, yağlı kraker, börek, çörek, pasta vb. yiyecekleri tüketmekten kaçının veya seyrek ve az miktarda tüketin. Bol bol su için. Kızartma yerine fırın, haşlama ya da ızgara yiyecekler tercih edin. Krema yerine un, nişasta, patates kullanın. Sıvı yağı tercih edin. TV izlerken yemek yeme huyundan vazgeçin. Ayakta değil masada yemek yiyin. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzmanlar, hareket etmenin çok önemli olduğunu da kaydederek, “Asansör yerine merdiven kullanmayı alışkanlık haline getirin. Oturduğunuz yerde kol ve bacak hareketleri yapın. Her zaman hızlı tempoyla yürüyün. Okurken ve televizyon izlerken dik oturun. Düzgün durmak, daha çok kalori yakmanızı sağlar” ifadesini kullanıyorlar.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-8695587168064447472?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/8695587168064447472/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=8695587168064447472' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/8695587168064447472'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/8695587168064447472'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2008/04/doal-yoldan-kilo-verme.html' title='Doğal yoldan kilo verme'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-7892156066623513088</id><published>2008-04-02T08:35:00.000-07:00</published><updated>2008-04-02T08:36:11.843-07:00</updated><title type='text'>Sağlıklı yaşamak için öneriler</title><content type='html'>1- Kepekli ürünler tüketin. Haftada dört kez kepek içeren ekmek, makarna ya da kabuklu pirinç tüketmek kanser riskini yüzde 40 azaltıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2- Sebze-meyve, özellikle de domates, kırmızı üzüm, brokoli yiyenlerde kalp krizi, kanser ve şeker hastalığı riski düşüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3- Hamburger, patates kızartması vs. gibi yiyecekleri tüketmeden önce kalp hastalıklarının üçte birinin bu yiyecekler yüzünden ortaya çıktığını hatırlayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4- Kansere karşı doğal bir koruyucu olan selenyum fındık, fıstık, balık, tahıl gibi ürünlerde bol miktarda bulunuyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5- Düzenli olarak balık yemek kalp riskini azaltıyor, ayrıca balıkta bulunan yağlar bağışıklık sisteminizi güçlendiriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6- Araştırmalar günde iki fincan kahvenin kolon kanser riskini yüzde 25, safra kesesinde taş riskini yüze 45 azalttığını gösteriyor. Ancak kahvenin çok fazla tüketilmesi yüksek tansiyona neden olabiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7- Yeni bir araştırmaya göre, kilolu insanların aldıkları her yeni kilo ömürlerini 20 hafta kısaltıyor. Fazla kiloları vermek kalp, kanser, eklem iltihabı hastalıklarından koruyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;8- Egzersiz yapmak ve yağı, tuzu azaltmak kolesterolü düşürüyor, bu da kalp krizi ve felçten korunmanızı sağlıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;9- Böğürtlen bakterilerin dişe yapışmalarını engelleyerek diş eti hastalığı riskini azaltırken, elma, portakal, havuç, ıspanak gibi lifli yiyecekler de dişleri güçlendiriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;10- Su içmeyi ihmal etmeyin: Günde beş bardak su içen kişilerde kolon kanseri riski yüzde 50 azalıyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-7892156066623513088?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/7892156066623513088/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=7892156066623513088' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/7892156066623513088'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/7892156066623513088'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2008/04/salkl-yaamak-iin-neriler.html' title='Sağlıklı yaşamak için öneriler'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-3211292516582909301</id><published>2008-04-02T08:32:00.002-07:00</published><updated>2008-04-02T08:33:31.516-07:00</updated><title type='text'>Sağlıklı Kilo Almak</title><content type='html'>Sağlıklı bir şekilde kilo almak için neler yapmalı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neden kilo almak istenir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;•Yaşlılar, iştahsız oldukları için ya da sağlıklı yiyecekleri alamadıkları veya hazırlayamadıkları için sık sık istem dışı kilo kaybederler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;•Ciddi bir hastalıktan dolayı kilo ve kas kaybetmiş olabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;•Çok zayıf olduğunuz için biraz kilo aldığınızda daha iyi görünebileceğinizi düşünüyor olabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;•Sporcular daha iyi performans gösterebilmek için kas geliştirmek ve kilo almak isteyebilirler. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herkes Kolayca Kilo Alabilir mi? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer sağlıklı ama zayıfsanız ve yüksek kalorili bir diyet uyguladığınızda bile kilo alamama problemi yaşıyorsanız ailenizin bireylerini inceleyin. Ailenizin genetik yapısı vücut tipinizin oluşumunda etkilidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vücut, antrenmanlarla ve diyet uygulamasında yapılacak bir kaç değişiklikle bir seviyeye kadar değiştirilebilir. Bir maraton koşucusunun vücudunu hiçbir zaman bir amerikan futbolu savunma oyuncusunun vücuduna dönüştüremez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir hastalık ya da ameliyat sonrası kaybettiği kiloları geri almak isteyen birisi, normalde zayıf olan birisinden daha kolay kilo alabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nasıl Kilo Alabilirim? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kilo almak isteyen ortalama bir insan büyük porsiyonlu ve yüksek kalorili yiyecekler yemelidir. Hafif egzersizler, iştahınızı açılmasını ve yağ yerine kas olarak kilo almanızı sağlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Normalde bir günde tükettiğiniz kaloriden 500 kalori daha fazla tüketerek başlayabilirsiniz. Bazı kişilerin ekstradan yaklaşık 1000 kalori tüketmesi gerekebilir. Gıdaların ambalajındaki besin tablosuna bakarak yiyeceklerin ne kadar kalori içerdiğini öğrenebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Gün içinde fırsat buldukça bir şeyler atıştırın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Genellikle yüksek kalori içeren gıdaları tüketin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Öğünlerde normal porsiyondan daha fazlasını yemeyi deneyin. Eğer iştahsızsanız yüksek kalorili ama küçük porsiyonlu gıdaları daha sık tüketmeye çalışın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Yağdaki kalori diğer bütün yiyeceklerdekinden daha fazladır: 1 çay kaşığı yağ 45 kalori içerir. Diyetinize; bitkisel yağlar, yumuşak margarinler, fıstık ezmesi ve avokado eklemek fazla yemek yemeden kalori alabilmenizi sağlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doymuş yağlar yemeyin. Kolestrolünüzü ve diğer zararlı kan yağlarınızı yükseltirler.( günlük süt ürünlerinin tümü, tavuk derisi, sosis, ekşi krema, tereyağı, yağlı et, ve çeşitli işlenmiş atıştırmalık yiyecekler.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Yüksek kalorili bir diyet uyguluyor olsanız bile bunu, tam tahıllar, meyve ve sebzeler gibi işlenmemiş karbonhidratlarla ve yağsız süt, derisi ayıklanmış kümes hayvanı eti, balık, yumurta beyazı, fasulye, yağsız biftek gibi yağsız protein ürünleriyle destekleyerek sağlıklı hale getirebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sporcular İçin Kilo Alma Yolları &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kas yapabilmenin bilinen tek ve güvenli yolu egzersiz yapmaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Piyasadaki protein destekleri kilo almanıza yardımcı olmayacağı gibi diyetinize gereğinden fazla protein ekler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer destekleyici bir sıvı ürün satın alacaksanız bu ürünün, ihtiyacınız olan ekstra kaloriyi protein olarak değil karbonhidrat olarak içerdiğinden emin olun. Gereğinden fazla protein almanız kas büyümesini arttırmaz çünkü vücudunuzda protein deposu yoktur. Ekstra protein almanın en iyi yolu daha büyük porsiyonda yüksek proteinli gıdalar almaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karbonhidratlı gıdalar; tahıllar, meyveler, sebzeler, süt, yoğurttur ve bunlar kas yapımı için tercih edilen yakıtı sağlarlar. Eğer yeterince karbonhidrat almazsanız kaslarınız, spor yaparken iyi çalışmaz ve egzersiz sonrasında normal haline çabuk dönüşemez.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-3211292516582909301?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/3211292516582909301/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=3211292516582909301' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/3211292516582909301'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/3211292516582909301'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2008/04/salkl-kilo-almak.html' title='Sağlıklı Kilo Almak'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-2780860257159992700</id><published>2008-04-02T08:32:00.001-07:00</published><updated>2008-04-02T08:32:43.596-07:00</updated><title type='text'>ŞİŞMANLAMA DİYETİ</title><content type='html'>Yaz geldi mi etraf diyet önerilerinden geçilmez oluyor. Gazetelerde zayıflama üzerine yazı dizileri, bedava el kitapçıkları, Hollywood diyetleri, Hülya Avşar tarifleri vs. vs. vs. Ama herkesin derdi kilo vermek mi? Hiç zayıflıktan şikayet eden yok mu? Tabii ki var! Kilo vermek ne kadar zorsa bazı insanlar için bunun tam tersini yapmak da ayrı bir sorundur. Bu yazımızda sağlıklı kilo alma yöntemlerinden bahsedeceğiz. &lt;br /&gt;1. Günlük beslenme programınızı yaparken, miktarı az, enerji değeri yüksek yiyecekleri tercih etmeniz gerekir. Örneğin 1 kase sütlü tatlının içine 2 yemek kaşığı eklenmiş ceviz, porsiyon miktarını değiştirmez ama enerjisini artırmış olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. Enerji ihtiyacımızı özellikle protein, vitamin ve mineral değeri yüksek olan yiyeceklerle karşılamalıyız. Kahvaltılarımızın vazgeçilmez içeceği olan çay yerine bir tatlı kaşığı pekmez ile hazırlanmış süt veya taze sıkılmış meyve suyu tüketerek, sabah içeceğimizin hem kalori hem de besin değerini yükseltmiş oluruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. Yemeklerinizde bol baharat kullanın. Özellikle kırmızı biber, nane, kimyon iştahınızın açılmasını sağlar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4. Yemeklerden önce veya yemeklerle birlikte su içmeyin. Çünkü yemeklerle birlikte alınan su erken doymanızı sağlar. Günlük almanız gereken 2 litre suyu yemeklerden sonra veya öğün aralarında tercih edin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5. Sağlıklı kilo artışını abur cubur yiyeceklerle değil besin değeri yüksek gıdalar ile sağlamak en doğru yoldur. Örneğin, balık, süt, yoğurt, peynir sıklıkla tüketmeniz gereken gıdalar arasında olmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte sizin için örnek bir şişmanlama diyeti:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SABAH&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2 orta dilim ekmek, 2 kibrit kutusu kadar beyaz veya kaşar peynir, 4-5 adet zeytin, 2 yemek kaşığı kadar pekmez veya reçel, domates, salatalık, biber.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ARA&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1 su bardağı süt (2 yemek kaşığı pekmez ile), 5 adet tuzlu bisküvi, 1 adet meyve.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ÖĞLE&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1 kase domates çorbası (kaşarlı), 1 porsiyon etli sebze yemeği, 1 porsiyon pilav veya makarna, 2 orta dilim ekmek, 1 kase yoğurt, 1 adet meyve.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ARA&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1 porsiyon fıstıklı tel kadayıf.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AKŞAM&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1 kase çorba, 1 porsiyon kurubaklagil yemeği, 1 porsiyon pilav veya makarna, 100 gram ızgara et, ton balıklı salata, 2 orta dilim ekmek, meyve.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GECE&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1 su bardağı süt (2 yemek kaşığı pekmezle), 4-5 adet bisküvi, meyve.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-2780860257159992700?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/2780860257159992700/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=2780860257159992700' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/2780860257159992700'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/2780860257159992700'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2008/04/imanlama-diyeti.html' title='ŞİŞMANLAMA DİYETİ'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-5885007469778410968</id><published>2008-04-02T08:31:00.000-07:00</published><updated>2008-04-02T08:32:07.728-07:00</updated><title type='text'>Kilo Almak Için Püf Noktalari</title><content type='html'>Çevremizde kilo vermek isteyenlerin aksine kilo almak isteyenlerin de karsimiza çiktigina tanik olmusuzdur. Öncelikle enerji tüketiminin enerji harcamasindan az oldugu durumlarda kilo alamama durumu ile karsilasilacagini belirtmekte yarar var. Bu durumun yani sira kilo alamamanin birkaç sebebi olabilir: Kisi sigara içiyorsa bu durum besinlerin gerçek kokusunu ve tadini algilamasina mani olarak istahini baskilayabilir. Bagirsak kurtlari tüketilen besinleri sizinle paylasir. Gaita (diski) testi ile bagirsaklarda parazit olup olmadigi test edilebilir. Bir de hormonal nedenlere bagli olarak kilo alamama durumu gerçeklesebilir. Tiroit hormonlari ve böbreküstü bezlerinin çalisma durumu bu soruna yol açabilir. Fazla kilo nasil kalp - damar hastaliklarina yol açiyorsa, asiri zayiflik da böylesi bir sonuca, adet düzensizliklerine, kansizliga vs yol açabilir. O nedenle kilo almak için asagidaki önerilere dikkat etmekte yarar vardir:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Ana ögünlerinizde besin çesitliligine önem verin. 4 temel besin grubunu (et ve türevleri, süt ve süt ürünleri, tahil grubu, sebze ve meyveler) bir arada tüketin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Mümkünse süt - yogurt miktari arttirin. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Sütünüze nesquik, seker, bal veya tercihen pekmez ilave edin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Yogurdunuza toz seker veya pudra sekeri ekleyin. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Aralarda hamburger yenilmesi, sekerli limonata veya taze sikilmis meyve suyu içilmesi de kilo almaya yardimci olmaktadir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Ayrica yagli tohumlar (findik, yerfistigi, badem, ceviz) ve kuru meyveler kilo alma konusunda oldukça önemlidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Muhallebi üzerine 1 - 2 kasik findik veya ceviz içi konulmasi hacim olarak bir artis saglamazken besin içerigi ve enerji açisindan önemli bir artis saglamaktadir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Ayrica kabak tatlisi, meyve jölesi, komposto, hosaf, sütlü tatlilar (dondurma, sütlaç, muhallebi, kazandibi, puding), tahin - pekmez gibi tatlilar da saglikli bir sekilde kilo almanizi saglayacaktir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Özellikle yatmadan önce tatli yemeye özen gösterin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Makarnanin üzerine sos, peynir, yogurt, kiyma gibi ilaveler yapilmasi kilo almaya yardimci olabilmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Seker, kolesterol, tansiyon yüksekligi, karaciger yaglanmasi veya safra kesesinin alinmasi gibi bir probleminiz yoksa, her gün bir adet haslanmis yumurta yiyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Ögünlerde yagda kizartilmis, çok yagli yemekler yer almamalidir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Yiyeceklerinizi haslama, izgara yapma, bugulama veya firinda pisirme yöntemleri ile hazirlayin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Kati margarinlerden ve tereyagindan uzak durulmasi gerekmektedir. Tercihen zeytinyagi, misirözü yagi, soya yagi, kanola, bitkisel karisim yaglar veya findik yagi gibi bitkisel sivi yaglar kullanilmalidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Zayifligin bir nedeni de psikolojik oldugu için ferah, rahat ve temiz bir ortamda yemek yenilmesi gerekmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Yemekler çok hizli bir sekilde yenilmemelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Sadece yasamak için yemeyin, biraz da yemek için yasayin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Tikanmaya yol açmamasi adina yemekle birlikte çok fazla sivi almayin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Mümkünse ögün atlanmamali, günde 6 ögün beslenilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Ögünler 3 ana, 3 ara ögün seklinde olmalidir. Ögün aralari 2 - 3 saat kadar olmalidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Sigarayi içiyorsaniz birakin.&lt;/&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-5885007469778410968?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/5885007469778410968/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=5885007469778410968' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/5885007469778410968'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/5885007469778410968'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2008/04/kilo-almak-iin-pf-noktalari.html' title='Kilo Almak Için Püf Noktalari'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-508649468657242203</id><published>2008-04-02T08:30:00.000-07:00</published><updated>2008-04-02T08:31:08.479-07:00</updated><title type='text'>Polenli Macun (Kilo Almak İçin)</title><content type='html'>Ürün Tanıtımı &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Kilo almaya yardımcı olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Sindirim sistemini düzenler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-İştah açıcıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Besin değeri yüksek bir besleyicidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Kemikleri geliştirir vücuda zindelik verir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-3 Yaş üzeri çoçukların gelişmesinde aktif rol oynar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Demir potasyum fosfor ve magnezyum eksikliğini giderir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Bağırsak paraziylerini döker.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KULLANIM ŞEKLİ:Yemeklerden 20 dk önce 4 öğün aç karnına 1 tatlı kaşığı alınması tavsiye edilir&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-508649468657242203?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/508649468657242203/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=508649468657242203' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/508649468657242203'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/508649468657242203'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2008/04/polenli-macun-kilo-almak-iin.html' title='Polenli Macun (Kilo Almak İçin)'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-2062621859021169886</id><published>2007-12-31T06:40:00.000-08:00</published><updated>2007-12-31T06:41:15.342-08:00</updated><title type='text'>Mide bandının zayıflatmak dışında faydaları var mıdır</title><content type='html'>Mide bandının zayıflatmak dışında faydaları var mıdır?&lt;br /&gt;Laparoskopik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Halil Coşkun &lt;span class="fullpost"&gt; &lt;br /&gt;&lt;object width="450" height="404"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.uzmantv.com/getswf/n0TQMM4CvNT" /&gt;&lt;param name="WMode" value="Transparent"&gt;&lt;param name="allowNetworking" value="all"/&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"/&gt;&lt;embed src="http://www.uzmantv.com/getswf/n0TQMM4CvNT" wmode="transparent" width="450" height="404" name="player" type="application/x-shockwave-flash" allowScriptAccess="always" allowNetworking="all" /&gt;&lt;/object&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-2062621859021169886?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/2062621859021169886/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=2062621859021169886' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/2062621859021169886'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/2062621859021169886'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2007/12/mide-bandnn-zayflatmak-dnda-faydalar.html' title='Mide bandının zayıflatmak dışında faydaları var mıdır'/><author><name>Sessiz</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-3749135338955770064</id><published>2007-12-31T06:39:00.000-08:00</published><updated>2007-12-31T06:40:06.847-08:00</updated><title type='text'>Doğum kontrol hapları kilo almaya sebep olur mu</title><content type='html'>Doğum kontrol hapları kilo almaya sebep olur mu?&lt;br /&gt;Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Sedat Karaosmanoğlu &lt;span class="fullpost"&gt; &lt;br /&gt;&lt;object width="450" height="404"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.uzmantv.com/getswf/CdTdMPeEAHs" /&gt;&lt;param name="WMode" value="Transparent"&gt;&lt;param name="allowNetworking" value="all"/&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"/&gt;&lt;embed src="http://www.uzmantv.com/getswf/CdTdMPeEAHs" wmode="transparent" width="450" height="404" name="player" type="application/x-shockwave-flash" allowScriptAccess="always" allowNetworking="all" /&gt;&lt;/object&gt; &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-3749135338955770064?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/3749135338955770064/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=3749135338955770064' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/3749135338955770064'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/3749135338955770064'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2007/12/doum-kontrol-haplar-kilo-almaya-sebep.html' title='Doğum kontrol hapları kilo almaya sebep olur mu'/><author><name>Sessiz</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-8879237667127270294</id><published>2007-12-31T06:38:00.000-08:00</published><updated>2007-12-31T06:39:11.250-08:00</updated><title type='text'>Akupunktur ile zayıflayan biri sonradan yine kilo alabilir mi</title><content type='html'>Akupunktur ile zayıflayan biri sonradan yine kilo alabilir mi?&lt;br /&gt;Akupunktur Uzmanı Dr. Faruk Öncel&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="450" height="404"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.uzmantv.com/getswf/qd0QMr00m0H" /&gt;&lt;param name="WMode" value="Transparent"&gt;&lt;param name="allowNetworking" value="all"/&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"/&gt;&lt;embed src="http://www.uzmantv.com/getswf/qd0QMr00m0H" wmode="transparent" width="450" height="404" name="player" type="application/x-shockwave-flash" allowScriptAccess="always" allowNetworking="all" /&gt;&lt;/object&gt; &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-8879237667127270294?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/8879237667127270294/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=8879237667127270294' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/8879237667127270294'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/8879237667127270294'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2007/12/akupunktur-ile-zayflayan-biri-sonradan.html' title='Akupunktur ile zayıflayan biri sonradan yine kilo alabilir mi'/><author><name>Sessiz</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-2210103344073428718</id><published>2007-12-31T06:37:00.000-08:00</published><updated>2007-12-31T06:38:23.155-08:00</updated><title type='text'>Sigarayı bıraktıktan sonra mutlaka kilo alınır mı</title><content type='html'>Sigarayı bıraktıktan sonra mutlaka kilo alınır mı?&lt;br /&gt;Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Çağatay&lt;span class="fullpost"&gt; &lt;br /&gt;&lt;object width="450" height="404"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.uzmantv.com/getswf/e0M0QQrM83Z" /&gt;&lt;param name="WMode" value="Transparent"&gt;&lt;param name="allowNetworking" value="all"/&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"/&gt;&lt;embed src="http://www.uzmantv.com/getswf/e0M0QQrM83Z" wmode="transparent" width="450" height="404" name="player" type="application/x-shockwave-flash" allowScriptAccess="always" allowNetworking="all" /&gt;&lt;/object&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-2210103344073428718?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/2210103344073428718/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=2210103344073428718' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/2210103344073428718'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/2210103344073428718'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2007/12/sigaray-braktktan-sonra-mutlaka-kilo.html' title='Sigarayı bıraktıktan sonra mutlaka kilo alınır mı'/><author><name>Sessiz</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-7989432883567078306</id><published>2007-12-31T06:36:00.000-08:00</published><updated>2007-12-31T06:37:31.451-08:00</updated><title type='text'>Sigarayı bıraktıktan sonra kilo almamak için neler yapılabilir</title><content type='html'>Sigarayı bıraktıktan sonra kilo almamak için neler yapılabilir?&lt;br /&gt;Psikolog Murat Koç &lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="450" height="404"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.uzmantv.com/getswf/pd0d00vOPam" /&gt;&lt;param name="WMode" value="Transparent"&gt;&lt;param name="allowNetworking" value="all"/&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"/&gt;&lt;embed src="http://www.uzmantv.com/getswf/pd0d00vOPam" wmode="transparent" width="450" height="404" name="player" type="application/x-shockwave-flash" allowScriptAccess="always" allowNetworking="all" /&gt;&lt;/object&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-7989432883567078306?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/7989432883567078306/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=7989432883567078306' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/7989432883567078306'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/7989432883567078306'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2007/12/sigaray-braktktan-sonra-kilo-almamak.html' title='Sigarayı bıraktıktan sonra kilo almamak için neler yapılabilir'/><author><name>Sessiz</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-2912024654474163410</id><published>2007-12-31T06:35:00.000-08:00</published><updated>2007-12-31T06:36:39.100-08:00</updated><title type='text'>Diyet sonrası yeniden kilo almamak için ne yapabiliriz</title><content type='html'>Diyet sonrası yeniden kilo almamak için ne yapabiliriz?&lt;br /&gt;Obezite Danışmanı Bilim Doktoru Haluk Saçaklı &lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="450" height="404"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.uzmantv.com/getswf/Nr0PV0ME1L8" /&gt;&lt;param name="WMode" value="Transparent"&gt;&lt;param name="allowNetworking" value="all"/&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"/&gt;&lt;embed src="http://www.uzmantv.com/getswf/Nr0PV0ME1L8" wmode="transparent" width="450" height="404" name="player" type="application/x-shockwave-flash" allowScriptAccess="always" allowNetworking="all" /&gt;&lt;/object&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-2912024654474163410?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/2912024654474163410/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=2912024654474163410' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/2912024654474163410'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/2912024654474163410'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2007/12/diyet-sonras-yeniden-kilo-almamak-iin.html' title='Diyet sonrası yeniden kilo almamak için ne yapabiliriz'/><author><name>Sessiz</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-164832651876145923</id><published>2007-12-31T06:34:00.002-08:00</published><updated>2007-12-31T06:35:48.830-08:00</updated><title type='text'>Mide balonu çıkartıldığında tekrar kilo alma olasılığı ne kadardır</title><content type='html'>Mide balonu çıkartıldığında tekrar kilo alma olasılığı ne kadardır?&lt;br /&gt;Laparoskopik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Halil Coşkun&lt;span class="fullpost"&gt; &lt;br /&gt;&lt;object width="450" height="404"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.uzmantv.com/getswf/nTrMVTCLT0b" /&gt;&lt;param name="WMode" value="Transparent"&gt;&lt;param name="allowNetworking" value="all"/&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"/&gt;&lt;embed src="http://www.uzmantv.com/getswf/nTrMVTCLT0b" wmode="transparent" width="450" height="404" name="player" type="application/x-shockwave-flash" allowScriptAccess="always" allowNetworking="all" /&gt;&lt;/object&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-164832651876145923?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/164832651876145923/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=164832651876145923' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/164832651876145923'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/164832651876145923'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2007/12/mide-balonu-kartldnda-tekrar-kilo-alma.html' title='Mide balonu çıkartıldığında tekrar kilo alma olasılığı ne kadardır'/><author><name>Sessiz</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-8135209644855006707</id><published>2007-12-31T06:34:00.001-08:00</published><updated>2007-12-31T06:34:55.573-08:00</updated><title type='text'>Metabolizması yavaş çalışanlar daha mı kolay kilo alır</title><content type='html'>Metabolizması yavaş çalışanlar daha mı kolay kilo alır?&lt;br /&gt;Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Çağatay  &lt;span class="fullpost"&gt; &lt;br /&gt;&lt;object width="450" height="404"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.uzmantv.com/getswf/Z0rMTr0V2_Y" /&gt;&lt;param name="WMode" value="Transparent"&gt;&lt;param name="allowNetworking" value="all"/&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"/&gt;&lt;embed src="http://www.uzmantv.com/getswf/Z0rMTr0V2_Y" wmode="transparent" width="450" height="404" name="player" type="application/x-shockwave-flash" allowScriptAccess="always" allowNetworking="all" /&gt;&lt;/object&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-8135209644855006707?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/8135209644855006707/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=8135209644855006707' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/8135209644855006707'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/8135209644855006707'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2007/12/metabolizmas-yava-alanlar-daha-m-kolay_31.html' title='Metabolizması yavaş çalışanlar daha mı kolay kilo alır'/><author><name>Sessiz</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-1290981853958309829</id><published>2007-12-31T06:33:00.000-08:00</published><updated>2007-12-31T06:34:00.846-08:00</updated><title type='text'>Diyet yaparken bir ayda ne kadar kilo vermek idealdir</title><content type='html'>Diyet yaparken bir ayda ne kadar kilo vermek idealdir?&lt;br /&gt;Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Çağatay&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="450" height="404"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.uzmantv.com/getswf/edTPQQQMoWK" /&gt;&lt;param name="WMode" value="Transparent"&gt;&lt;param name="allowNetworking" value="all"/&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"/&gt;&lt;embed src="http://www.uzmantv.com/getswf/edTPQQQMoWK" wmode="transparent" width="450" height="404" name="player" type="application/x-shockwave-flash" allowScriptAccess="always" allowNetworking="all" /&gt;&lt;/object&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-1290981853958309829?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/1290981853958309829/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=1290981853958309829' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/1290981853958309829'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/1290981853958309829'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2007/12/diyet-yaparken-bir-ayda-ne-kadar-kilo_31.html' title='Diyet yaparken bir ayda ne kadar kilo vermek idealdir'/><author><name>Sessiz</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-6648940485318698771</id><published>2007-12-31T06:32:00.000-08:00</published><updated>2007-12-31T06:33:12.972-08:00</updated><title type='text'>Kilo problemi olan kadınlar neleri giymekten kaçınmalı</title><content type='html'>Kilo problemi olan kadınlar neleri giymekten kaçınmalı?&lt;br /&gt;İmaj Danışmanı Ayla Tezcan &lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="450" height="404"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.uzmantv.com/getswf/nTVMVT1UITi" /&gt;&lt;param name="WMode" value="Transparent"&gt;&lt;param name="allowNetworking" value="all"/&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"/&gt;&lt;embed src="http://www.uzmantv.com/getswf/nTVMVT1UITi" wmode="transparent" width="450" height="404" name="player" type="application/x-shockwave-flash" allowScriptAccess="always" allowNetworking="all" /&gt;&lt;/object&gt;  &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-6648940485318698771?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/6648940485318698771/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=6648940485318698771' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/6648940485318698771'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/6648940485318698771'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2007/12/kilo-problemi-olan-kadnlar-neleri_31.html' title='Kilo problemi olan kadınlar neleri giymekten kaçınmalı'/><author><name>Sessiz</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-6639030478799405199</id><published>2007-12-31T06:31:00.000-08:00</published><updated>2007-12-31T06:32:21.537-08:00</updated><title type='text'>Hangi durumlarda diyetten sonra hızla kilo alınır</title><content type='html'>Hangi durumlarda diyetten sonra hızla kilo alınır?&lt;br /&gt;Obezite Danışmanı Bilim Doktoru Haluk Saçaklı&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="450" height="404"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.uzmantv.com/getswf/ZTVQVPP4CC9" /&gt;&lt;param name="WMode" value="Transparent"&gt;&lt;param name="allowNetworking" value="all"/&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"/&gt;&lt;embed src="http://www.uzmantv.com/getswf/ZTVQVPP4CC9" wmode="transparent" width="450" height="404" name="player" type="application/x-shockwave-flash" allowScriptAccess="always" allowNetworking="all" /&gt;&lt;/object&gt;  &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-6639030478799405199?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/6639030478799405199/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=6639030478799405199' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/6639030478799405199'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/6639030478799405199'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2007/12/hangi-durumlarda-diyetten-sonra-hzla_31.html' title='Hangi durumlarda diyetten sonra hızla kilo alınır'/><author><name>Sessiz</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-3590169959970756288</id><published>2007-12-31T06:30:00.000-08:00</published><updated>2007-12-31T06:31:36.222-08:00</updated><title type='text'>Kilo sorunu olan kadınlar hangi mayoları tercih etmeli</title><content type='html'>Kilo sorunu olan kadınlar hangi mayoları tercih etmeli? &lt;br /&gt;Mayo ve Bikini Tasarımcısı Fulya Tekin &lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="450" height="404"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.uzmantv.com/getswf/qrTrPPVPpd1" /&gt;&lt;param name="WMode" value="Transparent"&gt;&lt;param name="allowNetworking" value="all"/&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"/&gt;&lt;embed src="http://www.uzmantv.com/getswf/qrTrPPVPpd1" wmode="transparent" width="450" height="404" name="player" type="application/x-shockwave-flash" allowScriptAccess="always" allowNetworking="all" /&gt;&lt;/object&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-3590169959970756288?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/3590169959970756288/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=3590169959970756288' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/3590169959970756288'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/3590169959970756288'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2007/12/kilo-sorunu-olan-kadnlar-hangi-mayolar_31.html' title='Kilo sorunu olan kadınlar hangi mayoları tercih etmeli'/><author><name>Sessiz</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-6520131978796729738</id><published>2007-12-31T06:29:00.000-08:00</published><updated>2007-12-31T06:30:45.084-08:00</updated><title type='text'>Liposuction'dan sonra tekrar yağlanma veya sarkma olur mu</title><content type='html'>Liposuction'dan sonra tekrar yağlanma veya sarkma olur mu?&lt;br /&gt;Estetik Plastik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Teoman Doğan &lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="450" height="404"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.uzmantv.com/getswf/drTrT000Pj0" /&gt;&lt;param name="WMode" value="Transparent"&gt;&lt;param name="allowNetworking" value="all"/&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"/&gt;&lt;embed src="http://www.uzmantv.com/getswf/drTrT000Pj0" wmode="transparent" width="450" height="404" name="player" type="application/x-shockwave-flash" allowScriptAccess="always" allowNetworking="all" /&gt;&lt;/object&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-6520131978796729738?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/6520131978796729738/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=6520131978796729738' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/6520131978796729738'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/6520131978796729738'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2007/12/liposuctiondan-sonra-tekrar-yalanma_31.html' title='Liposuction&apos;dan sonra tekrar yağlanma veya sarkma olur mu'/><author><name>Sessiz</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-111930200453265528</id><published>2007-12-31T06:28:00.002-08:00</published><updated>2007-12-31T06:29:47.829-08:00</updated><title type='text'>İdeal kilo nasıl hesaplanır</title><content type='html'>İdeal kilo nasıl hesaplanır? &lt;br /&gt;Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Çağatay &lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="450" height="404"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.uzmantv.com/getswf/qTVT000dlk2" /&gt;&lt;param name="WMode" value="Transparent"&gt;&lt;param name="allowNetworking" value="all"/&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"/&gt;&lt;embed src="http://www.uzmantv.com/getswf/qTVT000dlk2" wmode="transparent" width="450" height="404" name="player" type="application/x-shockwave-flash" allowScriptAccess="always" allowNetworking="all" /&gt;&lt;/object&gt; &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-111930200453265528?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/111930200453265528/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=111930200453265528' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/111930200453265528'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/111930200453265528'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2007/12/ideal-kilo-nasl-hesaplanr_31.html' title='İdeal kilo nasıl hesaplanır'/><author><name>Sessiz</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-4039777002844148398</id><published>2007-12-31T06:28:00.001-08:00</published><updated>2007-12-31T06:28:53.166-08:00</updated><title type='text'>Metabolizmayı kontrol altına almak mümkün mü</title><content type='html'>Metabolizmayı kontrol altına almak mümkün mü?&lt;br /&gt;Obezite Danışmanı Bilim Doktoru Haluk Saçaklı &lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="450" height="404"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.uzmantv.com/getswf/qTrPTVdE11R" /&gt;&lt;param name="WMode" value="Transparent"&gt;&lt;param name="allowNetworking" value="all"/&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"/&gt;&lt;embed src="http://www.uzmantv.com/getswf/qTrPTVdE11R" wmode="transparent" width="450" height="404" name="player" type="application/x-shockwave-flash" allowScriptAccess="always" allowNetworking="all" /&gt;&lt;/object&gt; &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-4039777002844148398?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/4039777002844148398/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=4039777002844148398' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/4039777002844148398'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/4039777002844148398'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2007/12/metabolizmay-kontrol-altna-almak-mmkn-m.html' title='Metabolizmayı kontrol altına almak mümkün mü'/><author><name>Sessiz</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-6287473180696922129</id><published>2007-12-31T06:26:00.000-08:00</published><updated>2007-12-31T06:28:01.554-08:00</updated><title type='text'>Akupunktur ile zayıflama yöntemi kimlere uygulanabilir</title><content type='html'>Akupunktur ile zayıflama yöntemi kimlere uygulanabilir? &lt;br /&gt;Akupunktur Uzmanı Dr. Faruk Öncel&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="450" height="404"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.uzmantv.com/getswf/qrT0PQPQMD8" /&gt;&lt;param name="WMode" value="Transparent"&gt;&lt;param name="allowNetworking" value="all"/&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"/&gt;&lt;embed src="http://www.uzmantv.com/getswf/qrT0PQPQMD8" wmode="transparent" width="450" height="404" name="player" type="application/x-shockwave-flash" allowScriptAccess="always" allowNetworking="all" /&gt;&lt;/object&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-6287473180696922129?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/6287473180696922129/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=6287473180696922129' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/6287473180696922129'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/6287473180696922129'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2007/12/akupunktur-ile-zayflama-yntemi-kimlere.html' title='Akupunktur ile zayıflama yöntemi kimlere uygulanabilir'/><author><name>Sessiz</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-853208536472155548</id><published>2007-12-13T14:35:00.000-08:00</published><updated>2007-12-13T14:37:25.196-08:00</updated><title type='text'>Metabolizması yavaş çalışanlar daha mı kolay kilo alır?</title><content type='html'>Metabolizması yavaş çalışanlar daha mı kolay kilo alır?&lt;br /&gt;Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Çağatay &lt;br /&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="450" height="404"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.uzmantv.com/getswf/Z0rMTr0V2_Y" /&gt;&lt;param name="WMode" value="Transparent"&gt;&lt;param name="allowNetworking" value="all"/&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"/&gt;&lt;embed src="http://www.uzmantv.com/getswf/Z0rMTr0V2_Y" wmode="transparent" width="450" height="404" name="player" type="application/x-shockwave-flash" allowScriptAccess="always" allowNetworking="all" /&gt;&lt;/object&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-853208536472155548?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/853208536472155548/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=853208536472155548' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/853208536472155548'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/853208536472155548'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2007/12/metabolizmas-yava-alanlar-daha-m-kolay.html' title='Metabolizması yavaş çalışanlar daha mı kolay kilo alır?'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-2004331945673458544</id><published>2007-12-13T14:34:00.000-08:00</published><updated>2007-12-13T14:35:35.749-08:00</updated><title type='text'>Diyet yaparken bir ayda ne kadar kilo vermek idealdir?</title><content type='html'>Diyet yaparken bir ayda ne kadar kilo vermek idealdir?&lt;br /&gt;Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Çağatay &lt;br /&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="450" height="404"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.uzmantv.com/getswf/edTPQQQMoWK" /&gt;&lt;param name="WMode" value="Transparent"&gt;&lt;param name="allowNetworking" value="all"/&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"/&gt;&lt;embed src="http://www.uzmantv.com/getswf/edTPQQQMoWK" wmode="transparent" width="450" height="404" name="player" type="application/x-shockwave-flash" allowScriptAccess="always" allowNetworking="all" /&gt;&lt;/object&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-2004331945673458544?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/2004331945673458544/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=2004331945673458544' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/2004331945673458544'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/2004331945673458544'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2007/12/diyet-yaparken-bir-ayda-ne-kadar-kilo.html' title='Diyet yaparken bir ayda ne kadar kilo vermek idealdir?'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-3562748308781479467</id><published>2007-12-13T14:33:00.000-08:00</published><updated>2007-12-13T14:34:28.160-08:00</updated><title type='text'>Kilo problemi olan kadınlar neleri giymekten kaçınmalı?</title><content type='html'>Kilo problemi olan kadınlar neleri giymekten kaçınmalı?&lt;br /&gt;İmaj Danışmanı Ayla Tezcan &lt;br /&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="450" height="404"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.uzmantv.com/getswf/nTVMVT1UITi" /&gt;&lt;param name="WMode" value="Transparent"&gt;&lt;param name="allowNetworking" value="all"/&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"/&gt;&lt;embed src="http://www.uzmantv.com/getswf/nTVMVT1UITi" wmode="transparent" width="450" height="404" name="player" type="application/x-shockwave-flash" allowScriptAccess="always" allowNetworking="all" /&gt;&lt;/object&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-3562748308781479467?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/3562748308781479467/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=3562748308781479467' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/3562748308781479467'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/3562748308781479467'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2007/12/kilo-problemi-olan-kadnlar-neleri.html' title='Kilo problemi olan kadınlar neleri giymekten kaçınmalı?'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-8467898313505481755</id><published>2007-12-13T14:32:00.000-08:00</published><updated>2007-12-13T14:33:32.667-08:00</updated><title type='text'>Hangi durumlarda diyetten sonra hızla kilo alınır?</title><content type='html'>Hangi durumlarda diyetten sonra hızla kilo alınır?&lt;br /&gt;Obezite Danışmanı Bilim Doktoru Haluk Saçaklı &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="450" height="404"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.uzmantv.com/getswf/ZTVQVPP4CC9" /&gt;&lt;param name="WMode" value="Transparent"&gt;&lt;param name="allowNetworking" value="all"/&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"/&gt;&lt;embed src="http://www.uzmantv.com/getswf/ZTVQVPP4CC9" wmode="transparent" width="450" height="404" name="player" type="application/x-shockwave-flash" allowScriptAccess="always" allowNetworking="all" /&gt;&lt;/object&gt; &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-8467898313505481755?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/8467898313505481755/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=8467898313505481755' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/8467898313505481755'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/8467898313505481755'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2007/12/hangi-durumlarda-diyetten-sonra-hzla.html' title='Hangi durumlarda diyetten sonra hızla kilo alınır?'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-8725279721205054339</id><published>2007-12-13T14:30:00.000-08:00</published><updated>2007-12-13T14:32:05.796-08:00</updated><title type='text'>Kilo sorunu olan kadınlar hangi mayoları tercih etmeli?</title><content type='html'>Kilo sorunu olan kadınlar hangi mayoları tercih etmeli? &lt;br /&gt;Mayo ve Bikini Tasarımcısı Fulya Tekin &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="450" height="404"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.uzmantv.com/getswf/qrTrPPVPpd1" /&gt;&lt;param name="WMode" value="Transparent"&gt;&lt;param name="allowNetworking" value="all"/&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"/&gt;&lt;embed src="http://www.uzmantv.com/getswf/qrTrPPVPpd1" wmode="transparent" width="450" height="404" name="player" type="application/x-shockwave-flash" allowScriptAccess="always" allowNetworking="all" /&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-8725279721205054339?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/8725279721205054339/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=8725279721205054339' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/8725279721205054339'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/8725279721205054339'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2007/12/kilo-sorunu-olan-kadnlar-hangi-mayolar.html' title='Kilo sorunu olan kadınlar hangi mayoları tercih etmeli?'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-16075966450415888</id><published>2007-12-13T14:29:00.000-08:00</published><updated>2007-12-13T14:30:54.087-08:00</updated><title type='text'>Liposuction'dan sonra tekrar yağlanma veya sarkma olur mu?</title><content type='html'>Liposuction'dan sonra tekrar yağlanma veya sarkma olur mu?&lt;br /&gt;Estetik Plastik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Teoman Doğan&lt;br /&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="450" height="404"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.uzmantv.com/getswf/drTrT000Pj0" /&gt;&lt;param name="WMode" value="Transparent"&gt;&lt;param name="allowNetworking" value="all"/&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"/&gt;&lt;embed src="http://www.uzmantv.com/getswf/drTrT000Pj0" wmode="transparent" width="450" height="404" name="player" type="application/x-shockwave-flash" allowScriptAccess="always" allowNetworking="all" /&gt;&lt;/object&gt; &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-16075966450415888?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/16075966450415888/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=16075966450415888' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/16075966450415888'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/16075966450415888'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2007/12/liposuctiondan-sonra-tekrar-yalanma.html' title='Liposuction&apos;dan sonra tekrar yağlanma veya sarkma olur mu?'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-2054265849076693219</id><published>2007-12-13T14:27:00.000-08:00</published><updated>2007-12-13T14:29:55.118-08:00</updated><title type='text'>İdeal kilo nasıl hesaplanır?</title><content type='html'>İdeal kilo nasıl hesaplanır? &lt;br /&gt;Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Çağatay&lt;span class="fullpost"&gt;  &lt;br /&gt;&lt;object width="450" height="404"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.uzmantv.com/getswf/qTVT000dlk2" /&gt;&lt;param name="WMode" value="Transparent"&gt;&lt;param name="allowNetworking" value="all"/&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"/&gt;&lt;embed src="http://www.uzmantv.com/getswf/qTVT000dlk2" wmode="transparent" width="450" height="404" name="player" type="application/x-shockwave-flash" allowScriptAccess="always" allowNetworking="all" /&gt;&lt;/object&gt; &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-2054265849076693219?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/2054265849076693219/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=2054265849076693219' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/2054265849076693219'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/2054265849076693219'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2007/12/ideal-kilo-nasl-hesaplanr.html' title='İdeal kilo nasıl hesaplanır?'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-7880167472922308920</id><published>2007-12-08T18:45:00.001-08:00</published><updated>2007-12-08T18:46:46.472-08:00</updated><title type='text'>İştahımızı Nasıl Kontrol Altına Alabiliriz?</title><content type='html'>İştahımızı nasıl kontrol altına alabiliriz?&lt;br /&gt;Obezite Danışmanı Bilim Doktoru Haluk Saçaklı&lt;span class="fullpost"&gt; &lt;br /&gt;&lt;object width="450" height="404"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.uzmantv.com/getswf/edQQd0VE1Nz" /&gt;&lt;param name="WMode" value="Transparent"&gt;&lt;param name="allowNetworking" value="all"/&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"/&gt;&lt;embed src="http://www.uzmantv.com/getswf/edQQd0VE1Nz" wmode="transparent" width="450" height="404" name="player" type="application/x-shockwave-flash" allowScriptAccess="always" allowNetworking="all" /&gt;&lt;/object&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-7880167472922308920?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/7880167472922308920/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=7880167472922308920' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/7880167472922308920'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/7880167472922308920'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2007/12/itahmz-nasl-kontrol-altna-alabiliriz.html' title='İştahımızı Nasıl Kontrol Altına Alabiliriz?'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-5403722143792008534</id><published>2007-11-26T16:23:00.000-08:00</published><updated>2007-11-26T16:24:49.393-08:00</updated><title type='text'>Hangi Sebze, Neye İyi Geliyor?</title><content type='html'>Doğanın bir eczane olduğunu savunan uzmanlar, hastalıklarla doğal savaş programı hazırladı. Program, hangi hastalığa karşı neler yenmesi gerektiği konusunda rehberlik ediyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cilde Urfa’nın acı pul biberi, mideye hardal, depresyona avokado, tansiyona muz iyi geliyor. Hamsi, omega-3 yağı zenginliğiyle kolesterol seviyesini düşürüyor, kanın pıhtılaşmasını önleyerek damar tıkanıklığı, kalp krizi, felç geçirme riskini düşürüyor.&lt;br /&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;Tahıl, sebze ve meyvelerde bulunan çeşitli maddeler ve vitaminlerin, depresyondan tansiyona birçok hastalığa iyi geldiği belirtilirken, bunların kaynağı doğa, bir eczane olarak nitelendirildi. Urfa’nın acı pul biberinin cilde yararlı ve teni Estetik ameliyatleştiren maddeler içerdiğini, ilaçta aspirin neyse, yiyecekler içinde elmanın da o olduğunu belirten Londra Üniversitesi uzmanları, bu düşünceyle doğal savaş programı hazırladı. Program, hangi hastalığa karşı neler yenmesi gerektiği konusunda rehberlik ediyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türk Enfeksiyon web sitesi www.enfeksiyon.org’da yayınlanan habere göre, satsuma yani küçük portakal, içerdiği folik asit ve C vitamini sayesinde gribe iyi gelirken, kan pıhtılaşmasına karşı en etkin doğal yiyecek özelliği nedeniyle ileri yaşlarda felç ya da kalp krizi riskini de azaltıyor. Yemeklere giren E-coli bakterisinin vücutta yayılmasını engelleyen tarçın, mideyi düzene sokuyor, kusmayı engelliyor. Bir çay kaşığından fazla alınmaması gereken Hardal ise singrin maddesi sayesinde, sindirim sistemini düzenliyor ve mide ağrılarını gideriyor. Nanenin içerdiği mentolse, grip mikrobuna karşı savaştığı gibi, ileri yaşlarda ülsere yakalanma riskini azaltıyor. Nane çayı, baş ağrısı, grip, stres gibi hastalıkların yanı sıra mide yanmasına da bire bir geliyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DEPRESYONA AVOKADO&lt;br /&gt;Uzmanlar, sindirimi çok rahat olan avokadoyu, özellikle bebeklerin ilk maması olarak tavsiye ediyorlar. Bu meyvenin içerdiği E vitamini, kalbe iyi gelirken, yüksek potasyumu depresyona sebep olan uyuşukluluğu engelliyor. Ama yağ oranı bir çikolata kadar yüksek olduğu için zayıflamak isteyenlere önerilmiyor. Uzmanlara göre, çikolatanın da doğal bir antidepresan görevi bulunuyor. Kolesterol oranı birçok balığın iki katı olan istiridye ise içindeki demir sayesinde, sperm sayısını ve seks gücünü artırıyor. Elmanın ve kepekli ekmeğin de dozu aşılmadığı sürece idrar söktürücü özelliğe sahip bulunduğunu beliren uzmanlara göre, aynı alanda olumlu etkileri bulunuyor. Sistit hastalığına karşı da kuşkonmaz tavsiye ediliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ALERJİ&lt;br /&gt;Kayısının içindeki betakarotene adlı madde, hücrelere saldıran molekülleri kontrol altına alarak, kanseri önlüyor. Kuru kayısıya rengi bozulmasın diye eklenen sülfürdioksit de, astım gibi alerjilere iyi geliyor. Basur tedavisinde fazlası kullanılmadıkça Hindistan cevizinin iyi bir tedavi yöntemi olduğu uzmanlarca belirtiliyor. Cynarine adlı madde sayesinde en sert yiyeceklerin dahi sindirimine yardımcı olan enginar, karaciğer hastalarının yanı sıra romatizma, arterit ve gut hastalığına yakalananlarla, hamilelere tavsiye ediliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TANSİYON&lt;br /&gt;Yüksek miktarda karbonhidrat içeren ve zengin bir potasyum kaynağı olan muz, kalbin düzenli olarak çalışmasını ve tansiyonun düzenli olmasını sağlıyor. Rezene ve tahıl da aynı amaca hizmet veriyor. İçindeki kalsiyum ve potasyum gibi mineraller ile B vitamininin vücuda direnç kazandırdığı arpayla ilgili ABD’de yapılan bir araştırma, 6 ay boyunca her gün bu çeşit üründen tüketilmesinin, kolesterol oranını yüzde 15 düşürdüğünü kanıtladı. Kilo kaybına karşı ise çikolatalı puding öneriliyor. İngiliz estetik cerrahi Bakanlığı, kilo kaybı sorunu olanların günde 3 kez 1 hafta boyunca puding yemesini tavsiye ediyor. Günde 2 top vanilyalı dondurma tüketimi ise vücudun günlük protein ihtiyacının yüzde 20’sini karşılıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MENOPOZ&lt;br /&gt;Sebze hormonu “fitoöstrojen” içeren nohut ile içinde elajik asit bulunan üzümün, menopozun olumsuz etkilerine karşı koruyucu özellikleri bulunuyor. Sadece iki-üç adet kuru erik yemenin bile vücudun ihtiyacı olan antioksidanları karşıladığı, idrar yolları kaslarını rahatlattığı, bunun da kolon kanserine karşı koruduğu bildiriliyor. Ayrıca, yüksek orandaki bor minerali ile menopozdaki Estetiklarda östrojen seviyesini dengede tutuyor. Banyoda sürüldüğü zaman romatizma ağrılarını büyük oranda azaltan kekik yağının yanı sıra zencefilin de aynı alanda olumlu etkileri bulunuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DİYABET&lt;br /&gt;Lif açısından zengin bir besin olan kuru fasulye, diyabet riskini büyük oranda azaltıyor. Mercimek de çözünebilir lif içermesi sayesinde diyabet ve kalp hastaları için kaçınılmaz bir besin olarak değerlendiriliyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karadeniz’in ünlü hamsisi, Omega-3 yağı zenginliğiyle kolesterol seviyesini düşürüyor, kanın pıhtılaşmasını önleyerek damar tıkanıklığı, kalp krizi, dolayısıyla felç geçirme riskini düşürüyor. Uzmanlar, hamsinin haftada en az 1 kez yenmesini, kalp hastaları içinse bu miktarın haftada 3-4 porsiyona çıkarılmasını öneriyorlar. Omega-3 yağı içeren midye ise selenyum minerali sayesinde tiroit bezlerinin normal işleyişi için gerekiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PROSTAT HASTALIĞINA KARŞI BEZELYE&lt;br /&gt;Araştırmalara göre, haftada 10 porsiyon domatesli bezelye yemeği yiyen bir erkeğin, yemeyene oranla prostat kanserine yakalanma riski yüzde 35 daha az. B vitamini ve protein deposu olan bezelye, kalp için de önemli etkiye sahip. Salatalığın da kalbi güçlendirdiği, ancak kabuğunun soyulmaması gerektiği belirtiliyor. Günde iki bardak çay, 4 elma, 5 soğan, 7 portakal yerine geçiyor. Bu şekilde kalp dostu antioksidan madde alındığını belirten uzmanlar, özellikle çocukların haftada en az 6 bardak sütlü çay içmesini öneriyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yapılan 40 araştırma, havuç tüketimi arttıkça kanser riskinin azaldığını ortaya koydu. Eski çağlarda kanserli hücrelerin tedavisinde kullanılan incir ise, modern tıp tarafından da kansere karşı koruyucu olarak öneriliyor. Her gün yenilen bir avuç fındık ise kansere ve kırışıklıklara karşı koruyucu özelliğe sahip. Zeaksantin adlı bitkisel bileşim içeren mısır tüketimi, yaşa bağlı gelişen görme bozukluklarını azaltıyor. estetik cerrahilı gözler için betakaroten içerikli ıspanak da gerekiyor. Ama pişirildikten sonra hemen tüketilmezse içindeki yararlı maddeler, toksik maddelere dönüşebiliyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada meyan kökünün, SARS’a (Akut Solunum Yetmezliği Sendromu) karşı beklenmedik olumlu etkisinin bulunabileceği bildirildi. Laboratuvar ortamındaki yeni bir araştırma, bitkinin köklerinin bir özünün, kasım ayından beri 800’den fazla insanın ölümüne yol açan SARS virüsünün hücre içinde üremesini engellediğini gösterdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaynak: AA   &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-5403722143792008534?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/5403722143792008534/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=5403722143792008534' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/5403722143792008534'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/5403722143792008534'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2007/11/hangi-sebze-neye-iyi-geliyor.html' title='Hangi Sebze, Neye İyi Geliyor?'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-6526753844813379893</id><published>2007-11-25T14:19:00.000-08:00</published><updated>2007-11-25T14:21:32.097-08:00</updated><title type='text'>Kolesterol Düşüren Gıdaların Yan Etkisi</title><content type='html'>&lt;strong&gt;Kolesterol düşüren gıda vitamin kaybına da yol açıyor...&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;İSTANBUL - Kandaki kolesterol oranını düşüren süt, yoğurt ve margarin gibi gıdaların yan etkileri ortaya çıktı. Türk Kardiyoloji Derneği’nin kongresinde; bu tip ürünlerin kolesterolü yüzde 15 oranında düşürdüğü, ancak beta karoten gibi yağda eriyen vitaminlerle ve likopen gibi antioksidanların da kaybına neden olduğu açıklandı. &lt;span class="fullpost"&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Avrupa’da 3 milyar dolarlık bir pazara ulaşan fonksiyonel gıdalar Türkiye’de de hızla gelişiyor. Bunlardan biri de içerdiği bitki kimyasallarıyla bağırsaklardan kolesterolün emilimini azaltan ve kandaki düzeyini düşüren gıdalar. Piyasada süt, yoğurt ve margarin formunda satılan kolesterol düşüren gıdalar Türk Kardiyoloji Derneği’nin Antalya’da yapılan kongresinin de önemli tartışma maddelerinden biri oldu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KOLESTEROL DÜŞÜRÜCÜ GIDALARIN KULLANIMI &lt;br /&gt;İçerdikleri bitki kimyasallarıyla kandaki kolesterol düzeyini düşüren gıdaları kalp hastaları kullanmalı mı kullanmamalı mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sorunun yanıtı uluslararası araştırmaların ışığında Ulusal Türk Kardiyoloji Derneği kongresi’nde verildi. Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Aksoy, bu aşamada halka kolesterol düşürmek için bu tip ürünleri önermediklerini belirterek, “Halka bunu şu anda önermiyoruz. Kolestrolü düşürüyor ama ar kalp sağlığımızı ne kadar koruduğu henüz kesin değil. Kolesterolü düşürmesi kalp sağlığını koruduğu anlamına gelmiyor. Bunla ilgili yeterli veri henüz yok” dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;YAĞDA ERİYEN VİTAMİNLERİN KAYBINA YOL AÇIYOR&lt;br /&gt;Kardiyoloji Kongresi’nde kolesterol düşüren gıdaların yan etkileriyle ilgili bilgi veren Prof. Dr. Mehmet Aksoy , bu tip gıdaların iki haftada kolesterolü yüzde 15 oranında düşürdüğünü ancak beta karoten gibi yağda eriyen vitaminlerle, likopen gibi kansere karşı koruyucu özelliği bilinen antioksidanların da kaybına yol açtığı uyarısında bulundu: &lt;br /&gt;“Şu ana kadar bildiğimiz kanda bazı vitaminlerin azalmasına yol açabileceği bunların bağırsaktan emilmesini azaltabileceği şeklinde bazı yan etkileri var. Özellikle beta karotenin ve bazı antioksidanların azalmasına yol açabiliyor. Bu azalma yüzde 20-40 arasında değişiyor. Bu vitaminlerin ve antioksidanların azalmasının sonuçlarını şu an bilemiyoruz. Ama bizler bu vitaminleri azalttığından dolayı, hamilelerin, emziren kadınların ve 5 yaş altındaki çocukların bu tip ürünlerin kullanmamasını istiyoruz.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KOLESTEROL YÜKSEKSE İLAÇ TEDAVİSİ ŞART &lt;br /&gt;Bilim adamlarına göre kolesterol eğer çok yüksekse, bu tip gıdalar ilaç kullanılmadan yeterli olmuyor. 20 yaşın üstündeki herkesin her yıl düzenli olarak kolesterol düzeylerine ve kan yağlarına baktırmasını öneren Prof. Dr. Mehmet Aksoy, kolesterolü orta ve yüksek düzeyde olan kişilerin bu tip gıdalardan yarar görmeyeceğini belirterek şöyle konuşuyor:&lt;br /&gt;“Kolesterolü yüksek hastalarda biz kalp sağlığı için ortalama yüzde 30-40 oranında düşüş sağlamayı hedefleriz. Bu oranın kolesterol düşüren gıdalarla sağlanamayacağı ortada. İlaç kullanılması gerekiyor. Bir de şöyle bir kolaycılık olmamalı. Biz egzersiz yapmayalım, güzel güzel kebap yiyelim, üzerine de bir yoğurt yeriz sorun çözülür şeklinde düşünülmemesi gerekiyor. Ancak ilaca, diyete ve egzersize rağmen yeterli düzeyde kolesterol düzeyi düşmemişse, ek katkı olarak bu gıdalar kullanılabilir.”&lt;br /&gt;  &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-6526753844813379893?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/6526753844813379893/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=6526753844813379893' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/6526753844813379893'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/6526753844813379893'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2007/11/kolesterol-dren-gdalarn-yan-etkisi.html' title='Kolesterol Düşüren Gıdaların Yan Etkisi'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-5623986250160333524</id><published>2007-11-25T14:18:00.000-08:00</published><updated>2007-11-25T14:19:54.287-08:00</updated><title type='text'>Yemekte Konuşmak Gaz Sorununa Yol Açıyor</title><content type='html'>&lt;strong&gt;Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Faruk Yorulmaz, “Yemeği acele ve hızlı yemek, yemek sırasında çok konuşmak, daha fazla hava yutulmasına yol açar. Bu da kişide gaz sorununa neden olur” dedi.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;EDİRNE - Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Faruk Yorulmaz, oğunlukla korunması ve çözümü çok zor olmayan bir sorun olan mide bağırsak gazının, herkesin her zaman yaşadığı ve toplumda en sık rastlanan şikayetlerden biri olduğunu söyledi. &lt;span class="fullpost"&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında her sağlıklı midenin içinde üst kısmında hava olduğunu ifade eden Prof. Dr. Faruk Yorulmaz, gazın, yenen gıdaların sindirilemeyen kısımlarının kalın bağırsaktaki mikroplar tarafından parçalanması sırasında ortaya çıktığını söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;STRES VE ÜZÜNTÜ DE GAZ YAPIYOR&lt;br /&gt;Özellikle fazla yenen ağır bir yemekten sonra görülen ve çok önemsenmeyen gaz sorununun kullanılan bir ilacın yan etkisi ya da şeker hastalığı da içinde olmak üzere pek çok nedeni olabildiğini ifade eden Prof. Dr. Faruk Yorulmaz, şunları kaydetti:&lt;br /&gt;“En sık neden, beslenme sorunlarıdır. Yemeği acele ve hızlı yemek, yemek sırasında çok konuşmak, daha fazla hava yutulmasına yol açar. Bu da kişide gaz sorununa neden olur. Ayrıca öğün atlama ve diğer öğünde fazla yemek yeme, liften fakir beslenme, gıda alerjisi, sigara ve alkol kullanımı, hareketsiz hayat da gazın oluşmasında rol oynamakta. Kadınların adet dönemleri ve gebelik, mide çıkışını daraltan sorunlar, midenin sarkması, mide fıtığı, midenin fazla genişlemiş olması, sindirim salgılarının yetersizliği, mide barsak enfeksiyonları, bağırsakların gıdalara hassas olması, ülser, reflü gibi hastalıklara bağlı olarak da bu sorun ortaya çıkabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şeker hastalığı da midenin boşalmasında gecikme gibi sorunlara neden olarak şişkinliğe neden olur. Bazı ishal ilaçları gibi mide ve barsak hareketlerini etkileyen ilaçlar da bu soruna yol açabilir. Stres, üzüntü gibi psikolojik faktörler de gaz sorununa neden olabilmektedir. Bunların yanında üşüme tüm vücudu etkilediği gibi bağırsakları da etkiler ve gaza neden olabilir. Sıkı giysiler de karın içindeki basıncı artırarak karında gaz ve gerginliğe neden olmaktadır. “&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;YENİLEN GIDALARA DİKKAT&lt;br /&gt;Prof. Dr. Faruk Yorulmaz, kola, kebap, hamburger gibi yağlı gıdalar ve soğan, lahana, baklagiller, bezelye, mercimek, lahana, turp, soğan, brokoli, lahana, karnabahar, lahana turşusu, kayısı, muz, erik ve erik suyu, üzüm, tam tahıllı buğday ekmeği ve kepekli tahıllar, süt gibi sindirimi güç gıdaların daha fazla gaza neden olduğunu bildirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şişkinlik şikayetiyle başvuran hastaların çoğunun fazla kilolu olduğunu ve zayıfladıklarında çoğunlukla bu şikayetlerinin kaybolduğunu belirten Prof. Dr. Yorulmaz, gaz şikayeti olanların sağlıklı beslenme alışkanlığı kazanması gerektiğini kaydetti.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-5623986250160333524?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/5623986250160333524/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=5623986250160333524' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/5623986250160333524'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/5623986250160333524'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2007/11/yemekte-konumak-gaz-sorununa-yol-ayor.html' title='Yemekte Konuşmak Gaz Sorununa Yol Açıyor'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-1879233516697659754</id><published>2007-11-24T16:01:00.001-08:00</published><updated>2008-12-11T02:55:51.947-08:00</updated><title type='text'>Biraz Kilolu Olmak Kötü Olmayabilir</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/R0i7cBrPGeI/AAAAAAAABK0/q-ClnWbBgKI/s1600-h/3.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5136561465176562146" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/R0i7cBrPGeI/AAAAAAAABK0/q-ClnWbBgKI/s200/3.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;ABD’de yapılan bir araştırmada, kilolu olanların kanser ve kalp rahatsızlığından ölme riskinin obez ve zayıf olanlara göre daha düşük olduğu, biraz fazla kilonun bazı hastalıklara karşı koruyucu olabileceği ortaya çıktı.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ANKARA - Binlerce ABD’li hakkındaki hükümet verilerinin analizini yapan Atlanta’daki Hastalıkları Kontrol ve Önleme Merkezi’nin elde ettiği bulgulara göre, &lt;span class="fullpost"&gt; kilolu olmak bazı riskleri de beraberinde getirirken, tehlikeleri, uzmanların düşündüğünden daha az olabilir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2004’ten bu yana ölen 2,3 milyon Amerikalının ölüm nedenleriyle ilgili verileri de inceleyen araştırmacılar, aşırı şişman olmayan ancak kilolu olanların sadece diyabet ve böbrek rahatsızlığından ölüm riskinin yüksek olduğunu, kanser ve kalp rahatsızlığından yüksek ölüm oranına bu grupta rastlanmadığını tespit ettiler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Obezlerin, kalp, diyabet ve böbrek hastalıkları ile aşırı kiloya bağlı göğüs, bağırsak ve pankreas kanseri gibi bazı rahatsızlıklardan ölüm riskinin epeyce yüksek olduğunu ortaya çıkaran araştırmacılar, ayrıca biraz kilolu olmanın, tüberküloz, amfizem, zatürre, Alzheimer ve yaralanmalar gibi diğer ölüm nedenlerine karşı da açıkça koruyucu bir etkisinin bulunduğunu belirlediler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Araştırmanın başında yer alan Katherine Flegal, başka araştırmaların gösterdiğine göre, fazla kilonun vücudun hastalıklarla savaşması ve iyileşmesi için yaşamsal depo vazifesi gibi bir görevi bulunabileceğini belirterek, “Fazla kilolu olabilirsiniz, ama daha yağsız bir vücut hacminiz, daha kemikli ve kaslı bir yapınız olabilir. Bu da sizin için iyi olabilir” diye konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Araştırma sonuçlarına bazı çevreler karşı çıkarken, Kuzey Carolina Üniversitesi’nden Barry Popkin, araştırmanın, sağlık ve hastalıkla ilgili değil, ölüm hakkında olduğunu, sonuçların ciddiye alınmaması gerektiğini savundu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ABD’de iki yıl önce federal araştırmacılar ilk kez fazla kilodan ölümün abartıldığı sonucuna varmışlardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ABD’de araştırmacılar, “fazla kilolu” ile “obez” arasındaki farkı vücut kütlesi endeksine (BMI) göre belirliyorlar. Buna göre, 25 ila 29,9 BMI fazla kilolu, 30 ve üzeri BMI obez olarak değerlendiriliyor.&lt;/span&gt; &lt;br /&gt;Kaynak : AA&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-1879233516697659754?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/1879233516697659754/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=1879233516697659754' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/1879233516697659754'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/1879233516697659754'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2007/11/biraz-kilolu-olmak-kt-olmayabilir.html' title='Biraz Kilolu Olmak Kötü Olmayabilir'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/R0i7cBrPGeI/AAAAAAAABK0/q-ClnWbBgKI/s72-c/3.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-8475351713596066745</id><published>2007-11-23T18:46:00.000-08:00</published><updated>2008-12-11T02:55:52.027-08:00</updated><title type='text'>Sağlık İçin Sağlıklı Süt İçin</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/R0eQ9hrPGdI/AAAAAAAABKs/Av83NJLa2sY/s1600-h/2.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5136233286725474770" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/R0eQ9hrPGdI/AAAAAAAABKs/Av83NJLa2sY/s200/2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;Sütün içeriğindeki enzimlerin, kilo kontrolü sağlayarak özellikle diyet dönemlerinde sağlıklı kilo kaybına yol açtığı belirtildi.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ŞANLIURFA - Sağlık Bakanlığı, Hacettepe Üniversitesi, Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Derneği işbirliği ve Tetra Pak A.Ş’nin desteğiyle osteoporoza (kemik erimesi) karşı başlatılan “Osteoporozdan korunmak için... Sağlık için... Sağlıklı süt için” kampanyasıyla ilgili bilgilendirme çalışmaları, Kütahya’nın ardından Şanlıurfa’da devam etti. &lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Hayata karşı hep dimdik durun, sağlıklı süt için” sloganıyla yürütülen kampanya kapsamında Şanlıurfa Devlet Hastanesi Konferans Salonunda, 136 kişilik sağlık ocağı personeline bir günlük eğitim verildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğitim çalışmasının ardından yapılan yazılı açıklamada, kemiklerin güçlü ve sağlam kalması için ihtiyaç duyulan kalsiyumun ilerleyen yaşlarda büyük bir kısmının kaybolması anlamına gelen osteoporozun, genellikle ileri yaşlarda görülse de temelinin çocukluk ve ergenlik dönemine dayandığı belirtildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Osteoropozun sağlıklı süt tüketimi, sağlıklı beslenme ve düzenli egzersiz ile önlenebilen bir hastalık olduğuna işaret edilen açıklamada, bu hastalığın en çok menopoz dönemindeki kadınları etkilediği bildirildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuk ve gençlerde kemik kütlesini maksimuma çıkarma, yetişkinlerde kemik kütlesini koruma ve menopoz döneminde kemik kütlesindeki kaybı azaltmanın en önemli yolunun sağlıklı süt tüketimi olduğuna işaret edilen açıklamada, osteoporozdan korunmak için hayatın her döneminde yeterli ve dengeli beslenme ve düzenli olarak sağlıklı süt içmek gerektiğine değinildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“KİLO KONTROLÜNÜ DE SAĞLIYOR”&lt;br /&gt;Osteoporozun, Türkiye’de özellikle ileri yaştaki kadınlarda sıklıkla görülen ve 8 milyon kişinin yaşam kalitesini son derece olumsuz etkileyen, ancak önlenebilen bir kemik hastalığı olduğuna işaret edilen açıklamada, şunlar kaydedildi:&lt;br /&gt;“Bu hastalığın tedavisi devlet bütçesinde önemli bir yer teşkil ediyor. Kemik sağlığını korumanın ve osteoporozla savaşmanın en önemli yolu dengeli beslenme ve düzenli süt tüketimidir. Çünkü süt, kemik sağlığı için gerekli olan kalsiyumun en önemli kaynağıdır. Bu hastalıktan korunmak için her gün yetişkin bireylerin 2 su bardağı, çocukların, ergen dönemi gençlerin, gebe ve emzikli kadınlar ile menopoz sonrası kadınların 2 ile 4 bardak sağlıklı süt içmeleri gerekiyor. Sütün içeriğindeki enzimler, kilo kontrolü sağlayarak, özellikle diyet dönemlerinde sağlıklı kilo kaybına yol açıyor. Günde 1 litre sağlıklı sütün vücuda katkısını 17 kilogram elma, 3 kilogram çavdar ekmeği veya 13,5 kilo sığır eti sağlayabiliyor.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TÜRKİYE’DE SÜT TÜKETİMİ&lt;br /&gt;Türkiye’nin süt tüketiminde kişi başına yıllık 24 litre ile dünya ortalamasının gerisinde yer aldığının belirtildiği açıklamada, bu tüketimin sadece 10 litresinin işlenmiş veya paketlenmiş sağlıklı süt, geri kalan 14 litresi ise açıkta satılan sütlerin oluşturduğu kaydedildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Avrupa ülkelerinde kişi başına yıllık süt tüketiminin 100 litrenin üzerinde olduğu belirtilen, sağlıklı sütün, protein, riboflavin, A vitamini, B12 vitamini, kalsiyum, fosfor, potasyum ve magnezyum gibi önemli temel besin ögelerini içerdiğine değinildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erken yaşlarda yüksek kemik yoğunluğunun hayatın ilerleyen yıllarında kemik sağlığını arttırdığı belirtilerek, 50 yaşında bir kadının hayat boyu kalçasını kırma riskinin yüzde 17 olduğu, kalçasını kıran kadınların dörtte birinin bir daha hiç ayağa kalkamadığı kaydedildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kampanya, bundan sonraki dönemde Ankara, Mersin, Nevşehir, Çankırı, Afyon, Isparta, Hatay, Kütahya, Kayseri ve Tokat’ta da devam edecek.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-8475351713596066745?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/8475351713596066745/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=8475351713596066745' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/8475351713596066745'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/8475351713596066745'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2007/11/salk-iin-salkl-st-iin.html' title='Sağlık İçin Sağlıklı Süt İçin'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/R0eQ9hrPGdI/AAAAAAAABKs/Av83NJLa2sY/s72-c/2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-8702346043555238194</id><published>2007-11-23T18:42:00.000-08:00</published><updated>2008-12-11T02:55:52.038-08:00</updated><title type='text'>Diyet Hapları Çok Fazla Kilo Kaybı Sağlayamıyor</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/R0eQXhrPGcI/AAAAAAAABKk/1yHbG1FmsTM/s1600-h/4.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5136232633890445762" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/R0eQXhrPGcI/AAAAAAAABKk/1yHbG1FmsTM/s200/4.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;Diyet hapları kilo vermede sanılanın aksine, çok etkili değil. Hapları çok düşük kilo kaybına yol açıyor, sağlık sorunlarını azaltmaya da yardımcı olmuyor...&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kanada’da yapılan bir araştırma diyet haplarının çok az kilo kaybına yol açtığını ve uzun vadede beklenen faydaları sağlamadığını gösterdi. &lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üç diyet hapının incelendiği araştırmaya göre, çoğu yüz kilonun üzerinde olan obez hastalar haplarla yüzde 5 ila 10 oranında kilo kaybı sağlasalar da, bu obeziteyle yol açtığı sağlık sorunlarının aşılmasında yeterli olmuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hapların,, uzun vadede özellikle kalp üzerindeki yan etkileri de düşünüldüğünde uzmanlar, “az yemek bol egzersiz” formülünü öneriyor. &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-8702346043555238194?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/8702346043555238194/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=8702346043555238194' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/8702346043555238194'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/8702346043555238194'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2007/11/diyet-haplar-ok-fazla-kilo-kayb.html' title='Diyet Hapları Çok Fazla Kilo Kaybı Sağlayamıyor'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/R0eQXhrPGcI/AAAAAAAABKk/1yHbG1FmsTM/s72-c/4.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-3678950867201361033</id><published>2007-11-19T16:10:00.000-08:00</published><updated>2008-12-11T02:55:52.049-08:00</updated><title type='text'>Şarap Baş Ağrıtır mı?</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_gfEn_0SnK9s/R0ImVBSENQI/AAAAAAAAABU/LjRiyrzHYU0/s1600-h/19.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5134708667719103746" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_gfEn_0SnK9s/R0ImVBSENQI/AAAAAAAAABU/LjRiyrzHYU0/s200/19.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;"California Üniversitesi'nde araştırmacılar, kırmızı şarapta 'baş ağrısına neden olan' kimyasalların miktarını tespit edecek bir cihaz üretti."&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Araştırmacılar, şarap, peynir, çikolata, zeytin gibi fermente edilmiş ya da salamura gıdalarda doğal olarak bulunan 'biyojen amin' adlı kimyasal maddenin oranını kolayca ölçecek pratik bir cihaz geliştirdi. &lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vücut kimyası ile ilişkili&lt;br /&gt;Sonuçları, Analitik Kimya dergisinde yayımlanan araştırmayı yürüten Richard Mathies, "yenilen gıdaların, vücut kimyasıyla inanılmayacak derecede ilişkisi olduğunu" belirtti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilim adamları, şarap içtikten sonra baş ağrısı çeken kişilerin, aminoranı yüksek gıdalardan uzak durması gerektiğini belirterek, bu gıdaların yüksek tansiyon, kalp çarpıntısı ve adrenalin seviyesinde yükselme gibi etkiler de yaratabileceği uyarısında bulundu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5 dakikada sonuç alınıyor&lt;br /&gt;Prototipi küçük bir evrak çantası boyutunda olan yeni cihazın, bir damla şaraptaki amin oranını beş dakika içinde tespit edebildiği belirtiliyor.&lt;br /&gt;Cihazın, kişisel kullanıma uygun olacak ve taşınabilecek boyutlara indirilmesi için çalışmaların sürdüğü kaydediliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En yüksek oran kırmızı şarapta&lt;br /&gt;Diyetisyenler ve uzmanlar, şimdilik sadece sıvılar için kullanılan yeni cihazın, amin hassasiyeti olan kişiler için kolaylık sağlayabileceğini belirtiyor. Araştırmacılar, en yüksek amin oranının kırmızı şarap ve Japon rakısında (sake), en düşüğünün birada olduğunu belirtiyor.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-3678950867201361033?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/3678950867201361033/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=3678950867201361033' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/3678950867201361033'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/3678950867201361033'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2007/11/arap-ba-artr-m.html' title='Şarap Baş Ağrıtır mı?'/><author><name>Sessiz</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_gfEn_0SnK9s/R0ImVBSENQI/AAAAAAAAABU/LjRiyrzHYU0/s72-c/19.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-2927662669458105613</id><published>2007-11-19T16:08:00.000-08:00</published><updated>2008-12-11T02:55:52.154-08:00</updated><title type='text'>Yağlı Beslenme Ritmi Bozar</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_gfEn_0SnK9s/R0Il2RSENPI/AAAAAAAAABM/xWjE9jCRVsk/s1600-h/18.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5134708139438126322" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_gfEn_0SnK9s/R0Il2RSENPI/AAAAAAAAABM/xWjE9jCRVsk/s200/18.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;strong&gt;"Yağ bakımından fazla zengin beslenme tarzının biyolojik ritmi bozduğu bildirildi."&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Amerikan "Hücre Metabolizması" adlı tıp dergisinde yayınlanan araştırmaya göre, kalbe iyi gelmediği zaten bilinen yağlı yiyecekler, zincirleme reaksiyona sebebiyet vererek biyolojik saatin arızalanmasına yol açıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doymuş yağ kararında olmalı&lt;br /&gt;Fareler üzerinde yapılan deneylere göre, organizmanın sahip olduğu&lt;span class="fullpost"&gt; 24 saat dilimine ayarlı iç saat, bazı metabolizma süreçlerinin ritmiyle sıkı sıkıya bağlı bulunuyor. Doymuş yağ bakımından zengin beslenme şekli, bu saati bozabiliyor, dahası şeker ve şişmanlama riskini artırabiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Araştırma ekibinden Joe Bass, durumu değerlendirirken, "ritm ve metabolizma birlikte evrilip tek bir sistem teşkil ediyor. Bu ikisi arasındaki nazik dengenin bozulması, zararlı sonuçlara yol açıyor" ifadesini kullandı.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-2927662669458105613?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/2927662669458105613/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=2927662669458105613' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/2927662669458105613'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/2927662669458105613'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2007/11/yal-beslenme-ritmi-bozar.html' title='Yağlı Beslenme Ritmi Bozar'/><author><name>Sessiz</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_gfEn_0SnK9s/R0Il2RSENPI/AAAAAAAAABM/xWjE9jCRVsk/s72-c/18.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-5878442272407729143</id><published>2007-11-19T16:04:00.000-08:00</published><updated>2008-12-11T02:55:52.176-08:00</updated><title type='text'>Domates Sindirime Yardımcı</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_gfEn_0SnK9s/R0IkyRSENOI/AAAAAAAAABE/4ZnUcXnN5fY/s1600-h/17.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5134706971207021794" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_gfEn_0SnK9s/R0IkyRSENOI/AAAAAAAAABE/4ZnUcXnN5fY/s200/17.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;"Vitaminleri, mineralleri ve faydalı organik asitleri ile domates, damarları yumuşatıyor."&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Domatesin C ve E vitaminleri içerdiğini, zengin bir potasyum kaynağı olduğunu ve çok az miktarda tuz bulunduğunu söyleyen uzmanlar, yüksek kan basıncını düşürmeye yardımcı olduğunu ve vücudun su tutmasını engellediğini ifade ediyor. &lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hazmı kolaylaştırıyor&lt;br /&gt;Domatesin hazmı kolaylaştırdığını, özellikle nişastalı yiyeceklerin (hamur işleri, kuru erzak) kolay sindirilmesini sağladığını vurgulayan uzmanlar, kabuk ve çekirdekleriyle bağırsakları harekete geçirdiğini ve pekliği giderdiğini belirtiyor.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-5878442272407729143?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/5878442272407729143/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=5878442272407729143' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/5878442272407729143'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/5878442272407729143'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2007/11/domates-sindirime-yardmc_19.html' title='Domates Sindirime Yardımcı'/><author><name>Sessiz</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_gfEn_0SnK9s/R0IkyRSENOI/AAAAAAAAABE/4ZnUcXnN5fY/s72-c/17.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-1830972762152252610</id><published>2007-11-19T16:02:00.000-08:00</published><updated>2008-12-11T02:55:52.209-08:00</updated><title type='text'>Yeterli Folik Asit Alıyor musunuz?</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_gfEn_0SnK9s/R0IkWxSENNI/AAAAAAAAAA8/KgulJWWBJtA/s1600-h/16.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5134706498760619218" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_gfEn_0SnK9s/R0IkWxSENNI/AAAAAAAAAA8/KgulJWWBJtA/s200/16.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;"Folik asit, vücudun birçok farklı sistemi için çok önemli görevleri olan bir vitamin. Özellikle gebelikte folik asit desteği çok önemli."&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Folik asit nedir?&lt;br /&gt;Aslında çok alışıldık bir isim olmasa da "asit" olarak ifade edilse de folik asit, bir vitaminin ismi. Bu vitaminin vücudun birçok farklı sistemi için çok önemli görevleri var.&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gebelik öncesinde de kullanılmalı&lt;br /&gt;Folik asit yetersizliğinde büyüme geriliği, üreme güçlüğü ve anemi (kansızlık) görülür. Folik asitten yetersiz beslenen anne adaylarının bebeklerinde "sinir tüp bozukluğu" hastalığı (nöral tüp defekti) görülebilmektedir. Gebelik öncesinden itibaren, gebelik süresince folik asit desteği alınması önemlidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Folik asitten yetersiz beslenen insanların kan homosistein düzeyinin yüksek olduğu, bunun da koroner kalp hastalığı için risk oluşturduğu bildirilmiştir. Bu gruptaki kişiler de dışardan takviye olarak folik asit alabilir. Folik asit yardımcı enzimi, kan hücrelerinin yapımı ve hücre çoğalması için gereklidir. Ayrıca, bağışıklık sisteminde lenfositlerin işlevleri ve antikor oluşumu için de folik asit eksikliğinin bulunmaması önemlidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Isı etkisiyle kolay parçalanır&lt;br /&gt;Folik asit düzeyi düşük kişilerde, dedresyona benzer belirtiler görülebilmektedir. Serotonin hormonu yetersiz olan kişilerin, aynı zamanda folik asit düzeylerinde de düşüklük görülür. Bu hastaların diyetine folik asit eklendiği zaman ise hem serotonin düzeyleri yükselir, hem de psikolojik durumlarında düzelme olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Isı etkisiyle kolayca parçalanır&lt;br /&gt;Folik asit, ısı etkisiyle kolayca parçalanır. Sulu ısıda parçalanma, kuru ısıdan daha çoktur. Isının artması ve ısıtma süresinin uzaması, vitamin kaybını artırır. Aynı şekilde, pişirme suyunun miktarı fazlalaştıkça vitamin kaybı artar. Pişirme suyunun atılması da önemli bir vitamin kaybı sebebidir. Folik asit, ışığa ve oksidasyona da duyarlıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günlük folik asit gereksinimi; kadın ve erkek için 400 mikrogram (mcg), gebelik dönemi için 600 mcg ve emzirme dönemi için 500 mcg’dır. Marul, ıspanak, kuşkonmaz, şalgam, dana ciğeri, maydanoz, lahana, brokoli, portakal, yeşillikler, karnabahar, pancar ve mercimek folik asidin kaynaklarındandır.Folik asit nasıl pişirilir, saklanır veya işlenir? Pişirmeyle yaklaşık olarak folik asidin yüzde 40’ında kayıp söz konusudur. İşlenmiş tahıllarda ve unda yaklaşık yüzde 70 oranında kayıptan söz edilebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hangi belirtiler yüksek folat içeren besinlerinden almaya ihtiyaç duyulduğunu gösterir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Sinirlilik, huzursuzluk&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Unutkanlık, karışıklık veya zihinsel yorgunluk,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Depresyon,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Uykusuzluk,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Kas yorgunluğu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Diş eti iltihabı veya periodontal hastalıklar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazı besinlerin yenebilen kısımlarının ortalama folik asit değerleri (mcg/100 g)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Karaciğer 276&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Kuru fasulye 125&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Mercimek 107&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Ceviz 77&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Ispanak 75&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Badem 45&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Tam buğday ekmek 30&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Pirinç- kabuğu ayrılmış 16&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Beyaz ekmek 15&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Peynir 13&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Yumurta 5&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günde ne kadar folik asit tüketmelisiniz?&lt;br /&gt;Bir porsiyon kıymalı sebze yemeği, bir porsiyon mercimek yemeği, bir porsiyon bulgur pilavı, bir yumurta, bir bardak süt, bir porsiyon sebze yemeği, bir porsiyon salata, bir adet meyve, altı orta dilim ekmekten oluşan bir günlük diyette, 200 mikrogram civarında folik asit alınmış olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aklınızda bulunsun&lt;br /&gt;Alkoliklerin yüzde 60’ında folik asit yetersizliği görülür. Bu nedenle, alkol alımında folik asit ihtiyacı artar. Pişirme ile sebzelerdeki folik asit miktarında önemli kayıplar olmaktadır. En çok kayıp, bol suda pişirilen sebzenin suyunun atılması ile olur. Bu gibi pişirme yöntemlerinde kayıp oranı yüzde 90-95’e yükselir. Bu yöntemde, sebzelerdeki C vitamini de kaybolduğundan, folik asidin kullanılma oranı daha da düşer. Kısa sürede, az suda, suyunu atmadan pişirme sürecinde, folik asit kaybı azdır. Mayalandırma, besinin folik asit değerini artırır. Örneğin, yoğurtta süttekinin üç katı folik asit olduğu bildirilmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Folik asit içeriği yüksek besinlerin yararları neler?&lt;br /&gt;Kırmızı kan hücreleri üretimini destekler ve anemiden korunmada yardımcı olur.&lt;br /&gt;Kanınızdaki homosisteinin artmasına önlemeye yardım eder. Özellikle cilt hücrelerindeki hücre üretimini destekler. Sinir fonksiyonlarının uygun şekilde olmasına izin verir. Osteoporoza bağlı kemik kırılmalarının önlenmesinde yardımcıdır.&lt;br /&gt;Alzheimer hastalığıyla da ilişkili olan bunamanın önlenmesinde yardımcıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dilara Koçak / Milliyet&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-1830972762152252610?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/1830972762152252610/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=1830972762152252610' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/1830972762152252610'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/1830972762152252610'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2007/11/yeterli-folik-asit-alyor-musunuz.html' title='Yeterli Folik Asit Alıyor musunuz?'/><author><name>Sessiz</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_gfEn_0SnK9s/R0IkWxSENNI/AAAAAAAAAA8/KgulJWWBJtA/s72-c/16.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-1046516152266927530</id><published>2007-11-19T15:59:00.000-08:00</published><updated>2008-12-11T02:55:52.238-08:00</updated><title type='text'>Kuru Fasulye Diyeti</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_gfEn_0SnK9s/R0IjpBSENMI/AAAAAAAAAA0/mKXtskFA1qE/s1600-h/15.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5134705712781604034" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_gfEn_0SnK9s/R0IjpBSENMI/AAAAAAAAAA0/mKXtskFA1qE/s200/15.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;"İngiltere’nin Suffolk bölgesinde 28 yaşında bir marangoz, 6 aydır uyguladığı "kuru fasulye diyeti"yle 38 kilo verdi."&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haverhill kentinde yaşayan James Skeates, günde en az iki büyük konserve kuru fasulye yiyerek 133 kilodan 95 kiloya inmeyi başardı. Skeates, martta yerel bir zayıflama kuruluşuna yazılan ve aç kalmadan ayda 6 kilo vererek hedef kilosuna ulaştı.&lt;span class="fullpost"&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günde iki büyük kutu kuru fasulye açtığını, bunları işte ve evde fırınlanmış kabuklu patates, kepekli ekmek ve makarna ile yediğini belirten genç marangoz, "Hiç aç kalmadım, ama kilo vermeye devam ettim. Sürekli kuru fasulye yemek bende bir soruna neden olmadı, ancak kısa süre önce biraz gaz sıkıntısı çektim" diye konuştu.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-1046516152266927530?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/1046516152266927530/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=1046516152266927530' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/1046516152266927530'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/1046516152266927530'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2007/11/kuru-fasulye-diyeti.html' title='Kuru Fasulye Diyeti'/><author><name>Sessiz</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_gfEn_0SnK9s/R0IjpBSENMI/AAAAAAAAAA0/mKXtskFA1qE/s72-c/15.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-989796541593773712</id><published>2007-11-19T15:57:00.000-08:00</published><updated>2008-12-11T02:55:52.251-08:00</updated><title type='text'>Yaşam Kaynağı Su</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_gfEn_0SnK9s/R0IjVBSENLI/AAAAAAAAAAs/tdS60Zy7a5Q/s1600-h/14.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5134705369184220338" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_gfEn_0SnK9s/R0IjVBSENLI/AAAAAAAAAAs/tdS60Zy7a5Q/s200/14.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;"Su yaşam için vazgeçilmezlerden biri. İnsan yemek yemeden haftalarca yaşayabilirken, susuzluğa ancak birkaç gün dayanabiliyor."&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yemek yemeden haftalarca yaşayabilirsiniz ama susuzluğa ancak birkaç gün dayanabilirsiniz. Sağlıklı bir hayat sürdürmek için her gün 2,5-3 litre su içmelisiniz.&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Su yaşam için vazgeçilmezdir. İnsan yemek yemeden haftalarca yaşayabilirken, susuzluğa ancak birkaç gün dayanabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vücudumuzun büyük kısmı su&lt;br /&gt;İnsan vücudunun büyük bir kısmı (yüzde 50-60'ı) sudan oluşmuştur. Bu oran yaşa ve cinsiyete göre değişir. Su oranı yaşa paralel olarak azalır, yerini yağ dokusu alır. Kas dokusuyla vücuttaki su oranı arasında pozitif bir ilişki vardır. Çizgili kaslar diğer doku ve kaslardan daha fazla su içerir. Kanın yüzde 92'si, kemiklerin yüzde 22'si, beynin yüzde 75'i ve kasların yüzde 75'i sudur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Su dengesi&lt;br /&gt;Yetişkin bir insan bir kısmı yiyeceklerden karşılanmak üzere günde 2-3 litre suya ihtiyaç duyar. Kalori ve besin değeri olmamasına rağmen su beslenme açısından çok önemlidir. Yüzde 2'lik azalma ısı dengesinin değişmesine neden olurken, yüzde 7'lik azalma aşırı yorgunluğa, yüzde 10'luk azalma ise dolaşım ve böbrek yetmezliğiyle ölüme neden olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsan bedeninin kemik, deri, bağ dokusu ve yağ dışındaki tüm öğeleri vücut suyu içinde çözelti halindedir. Vücudun yaşamsal en küçük birimi hücrelerdir. Hücrelerdeki yaşam için gerekli olan bütün biyokimyasal tepkimeler bu çözelti içinde oluşur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hücrelerin yaşamsal faaliyetleri ve bu sayede vücut fonksiyonlarının yerine getirilmesi su dengesinin korunması ile mümkündür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Az su ile denge bozulur&lt;br /&gt;Vücudun su dengesi içilen su, içecekler ve yiyecekler içindeki su miktarları ile solunum yoluyla, idrarla, terle ve dışkıyla kaybedilen su miktarları arasındaki dengeyle sağlanır. Vücut ihtiyacı olduğundan daha az suya sahip olduğunda denge bozulur, bu ödemlerin oluşmasına neden olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kahve, çay ve kola gibi kafeinli içecekler, verdiklerinden fazla su atımına neden oldukları için, vücudun sıvısını azaltır. Alkollü içecekler de aynı şekildedir. Su vücudun sıvı ihtiyacının karşılayan en iyi öğedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sıcak havalarda fazla fiziksel aktivite yapıldığında, fazla proteinli ve tuzlu besinler tüketildiğinde, terleme ve idrarla, vücut ısısını artıran ateşli hastalıkların geçirildiği durumlarda, özellikle yaz aylarında sık görülen bağırsak enfeksiyonu ve ishal gibi hastalık durumlarında sıvı kaybı artar. Bu durum vücudun su gereksinmesinde de artışa neden olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne kadar su?&lt;br /&gt;Su temiz, sağlığı bozmayan kaynaklardan karşılanmalı. Dolayısıyla içilen suyun hijyenik olmasına dikkat edilmeli.&lt;br /&gt;Vücudun büyüklüğü, ne kadar aktif olunduğu, iklim, hastalık gibi çeşitli etkenlere bağlı olarak su ihtiyacı değişiklik gösterir. Kilo başına 35 mililitre su alımı önerilmekle birlikte genel olarak, sağlıklı bir kişi her gün kaybedilen vücut sıvılarını yeniden yerine koymak için 2,5-3 litre su içmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Taylan Kümeli /Milliyet&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-989796541593773712?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/989796541593773712/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=989796541593773712' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/989796541593773712'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/989796541593773712'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2007/11/yaam-kayna-su.html' title='Yaşam Kaynağı Su'/><author><name>Sessiz</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_gfEn_0SnK9s/R0IjVBSENLI/AAAAAAAAAAs/tdS60Zy7a5Q/s72-c/14.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-1789955362433701088</id><published>2007-11-19T15:56:00.000-08:00</published><updated>2008-12-11T02:55:52.300-08:00</updated><title type='text'>Hayatımızı Değiştiren Tahıllar</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_gfEn_0SnK9s/R0Ii5hSENKI/AAAAAAAAAAk/AdTPPhJyOX4/s1600-h/13.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5134704896737817762" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_gfEn_0SnK9s/R0Ii5hSENKI/AAAAAAAAAAk/AdTPPhJyOX4/s200/13.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;"Bugün sofralarımızda tükettiğimiz birçok besin ve adetin aslında mutfağının ve kültürünün bize çok uzak ülkelerden geldiğini öğrenmek sizi şaşırtacak."&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kültürleri oluşturan tüm besin ve yemekler coğrafi keşifler, ülkeler-kıtalar arası alışveriş yoluyla ülkelerden ülkelere taşınmış. Geçen yıllarla birlikte her ülke tarafından benimsenmiş ve kendine aitmiş gibi özümsenmiştir. &lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beslenme alışkanlıkları muhtelif&lt;br /&gt;Beslenme alışkanlıkları coğrafi bölgelere, dinlere, iklime ve benzeri birçok faktöre göre değişim ve gelişim göstermektedir. Toplumlar sanayileşme nedeniyle beslenme kültürlerinde ciddi erozyonlar yaşamış olsalar da özlerine en yakın beslenme kültürlerini kamufle etmeyi başarabilmişlerdir. İşte beslenme alışkanlıklarımızın neredeyse temelini oluşturan bazı tahılların tüm dünyayı kapsayan serüvenleri ve belki de hiç duymadığınız farklı kullanımları:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buğday&lt;br /&gt;Buğday dünyada en fazla tüketilen ve ticareti en fazla yapılan tahıldır ve bu alanda mısır ve pirinçten önce gelmektedir. Bugünkü İran, Irak, Türkiye, Suriye, Lübnan, İsrail ve Filistin'i kapsayan yay biçimindeki Verimli Hilal adı verilen bölge, başta buğday ve arpa olmak üzere pek çok tahılın yabani atalarının merkezi olarak kabul edilmektedir. Başlangıçta insanlar yabani olarak topladıkları buğday ve türlerini zamanla kendileri ekip biçmeye başlamışlardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşlem görmüş buğday vitaminlerin ve mineral içeriğinin en az yüzde 80'nini ve lifin yüzde 75'ini kaybetmektedir. Kepekli diye tabir edilen ekmek ve unlar eğer uygun şekilde üretildiyseler mineral, vitamin ve özellikle de posa açısından rafine edilmişlere göre çok daha zengindirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mısır&lt;br /&gt;Amerika yerlileri yaklaşık beş bin yıl önce teosint denilen bir buğdaygili besin maddesi haline getirmişler ve buna mahiz adını vermişlerdir. Bu besin XVI. yüzyıldan başlayarak dünyaya yayılmıştır. Aztekler temel malzemesini kızarmış ve öğütülmüş mısırın oluşturduğu izquiatl adını verdikleri bir içki üretmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Patlamış mısır ise Kanada yerlilerinden gelen bir yiyecektir. Meksikalılar mısırı tortilla adını verdikleri bir çeşit ekmek olarak tüketmektedirler. Meksika kişi başı yılda 120 kilodan fazla mısır tüketimi ile dünya rekorunu elinde tutmaktadır. Mısır unu çorbası ise İtalyan köy mutfağının temel yemeğidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mısır yağının dolaşım sistemi ve kanser üzerindeki olumlu etkileri üzerine yapılan birçok bilimsel makale olduğu yadsınamaz bir gerçektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pirinç&lt;br /&gt;Pirinç Güneydoğu Asya'da Çinliler tarafından beş bin yıl öncesinde yetiştirilmeye başlandı. Bazı tarihçilere göre Avrupa'da Romalılardan beri, bazılarına göre ise Araplardan beri tanınmaktadır. İspanya, Japonya, Endonezya gibi ülkelerin kültürlerinde pirinç yemekleri ulusal yemek olarak kabul edilmektedir. İtalya ve Çin gibi bazı ülkelerde ise pirinç yemekleri bölgesel mutfağın bir ifadesidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zengin bir protein kaynağı olan pirinç vücuda gerekli olan sekiz amino asitin tamamını sağlayarak diğer tahıl cinslerine kıyasla daha dengeli beslenmemize izin vermektedir. Kepekli pirincin beyaz pirince göre besleyici ve bağırsak hareketlerini arttırıcı özellikleri oldukça fazladır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaynaklar&lt;br /&gt;1- "Dünya Mutfakları Atlası" / Gilles Fumey-Olivier Etcheverria&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2- "Türkiye'nin Beslenme Bülteni -Bilinmeyen Yönleriyle Tahıl Tüketimi" / Serkan Yimsel&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3- "Anadolu Uygarlıklarının İzinde Buğdayın Kökleri" / Dr. Hatice Bilgiç&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Taylan Kümeli / Milliyet&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-1789955362433701088?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/1789955362433701088/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=1789955362433701088' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/1789955362433701088'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/1789955362433701088'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2007/11/hayatmz-deitiren-tahllar.html' title='Hayatımızı Değiştiren Tahıllar'/><author><name>Sessiz</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_gfEn_0SnK9s/R0Ii5hSENKI/AAAAAAAAAAk/AdTPPhJyOX4/s72-c/13.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-299446361276448338</id><published>2007-11-19T15:52:00.000-08:00</published><updated>2008-12-11T02:55:52.382-08:00</updated><title type='text'>Fazlası Deva Değil!</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_gfEn_0SnK9s/R0IiMRSENJI/AAAAAAAAAAc/0oqs-xdVano/s1600-h/12.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5134704119348737170" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_gfEn_0SnK9s/R0IiMRSENJI/AAAAAAAAAAc/0oqs-xdVano/s200/12.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;"Fazla miktarda meyve ve sebze yemek, meme kanserine yeniden yakalanma riskini azaltmıyor."&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ABD’de yapılan bir araştırma, doktorun önerdiğinden fazla meyve ve sebze yemenin, daha önce meme kanseri tedavisi görmüş kadınların yeniden meme kanserine yakalanma riskini azaltmadığını ortaya koydu. &lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Araştırmalar doğruluyor&lt;br /&gt;ABD’nin Stanford Üniversitesi’nden bilim adamlarının 3 bin 100 kadın üzerinde yaptığı araştırmada, sebze, meyve ve lifli yiyecekler bakımından fazla zengin bir beslenme alışkanlığının meme kanserinin yeniden ortaya çıkmasını engellediğine dair bir bulguya rastlanmadı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Amerikan Tıp Derneği’nin (JAMA) yayın organında çıkan makaleye göre bilim adamları, meme kanseri tanısı konduğunda 18-70 yaşında olan ve tedavi görmüş 3 bin 088 kadının beslenme alışkanlığını inceledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Hayal kırıklığı yarattı"&lt;br /&gt;Araştırmaya katılan kadınların yarısı doktorların önerdiği miktardan iki kat fazla sebze, meyve yiyerek, lifli ve az yağlı yiyeceklerle beslendi. Diğer yarısıysa sebze, meyvenin ve lifli yiyeceklerin olduğu normal bir diyet uyguladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dr. Marcia Stefanick, "Sonuçlara gerçekten şaşırdım ve biraz hayal kırıklığına uğradım. İki kat fazla meyve, sebzeyle ve lifli yiyeceklerle beslenmenin, yağlı yiyecekleri azaltmanın meme kanserine yeniden yakalanma oranında farklılık yaratmasını bekliyorduk. Her iki grupta da oran, yaklaşık yüzde 17 idi" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaynak:ekolay.net&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-299446361276448338?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/299446361276448338/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=299446361276448338' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/299446361276448338'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/299446361276448338'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2007/11/fazlas-deva-deil.html' title='Fazlası Deva Değil!'/><author><name>Sessiz</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_gfEn_0SnK9s/R0IiMRSENJI/AAAAAAAAAAc/0oqs-xdVano/s72-c/12.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-164535318042954130</id><published>2007-11-19T15:48:00.001-08:00</published><updated>2008-12-11T02:55:52.474-08:00</updated><title type='text'>Cilt Kanserine Karşı Kahve</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_gfEn_0SnK9s/R0Ig7hSENII/AAAAAAAAAAU/9A8spotjhVQ/s1600-h/11.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5134702732074300546" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_gfEn_0SnK9s/R0Ig7hSENII/AAAAAAAAAAU/9A8spotjhVQ/s200/11.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;"Kahve, güneş ışınlarının neden olduğu cilt kanserinden koruyor. Kafein, DNA'ları UVB tarafından bozulan kanserli hücreleri ortadan kaldırıyor."&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ABD'de yapılan bir araştırmada, egzersiz ve kahvenin, güneş ışınlarının neden olduğu cilt kanserinden koruduğu ortaya çıktı. New Jersey'deki Rutgers Üniversitesi'nde yapılan araştırmaya göre, fiziksel egzersizle birlikte ölçülü kahve tüketimi, güneşi ultraviyole B (UVB) ışınlarının yol açtığı kanserojen etkileri ortadan kaldırabiliyor.&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Araştırmalarında özellikle güneş ışınlarına karşı hassas tüysüz fareleri inceleyen Rutgers Üniversitesi'nde bilim insanları, fareler üzerinde yaptıkları deneylerde, egzersizle birlikte alınan kafeinin, DNA'ları UVB tarafından bozulan kanserli hücreleri ortadan kaldırarak, UVB ışınlarının yıkıcı etkisini yok ettiğini belirlediler.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-164535318042954130?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/164535318042954130/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=164535318042954130' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/164535318042954130'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/164535318042954130'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2007/11/cilt-kanserine-kar-kahve.html' title='Cilt Kanserine Karşı Kahve'/><author><name>Sessiz</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_gfEn_0SnK9s/R0Ig7hSENII/AAAAAAAAAAU/9A8spotjhVQ/s72-c/11.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-4578256135325620448</id><published>2007-11-19T15:41:00.000-08:00</published><updated>2008-12-11T02:55:52.492-08:00</updated><title type='text'>Şifalı Otlar Çeşit Çeşit</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_gfEn_0SnK9s/R0IgVhSENHI/AAAAAAAAAAM/pMo8i3PznYc/s1600-h/10.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5134702079239271538" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_gfEn_0SnK9s/R0IgVhSENHI/AAAAAAAAAAM/pMo8i3PznYc/s200/10.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;"Anadolu topraklarındaki pek çok bitkinin halk tarafından gerek ilaç, gerek boya, gerekse gıda olarak tüketildiği bir gerçek."&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazı semt pazarlarında şifalı ot satan kişilerin ellerindeki otları, şifalı bitkiler kitaplarındaki fotoğraflara bakarak topladıkları, bunun da insan sağlığı açısından büyük risk oluşturabileceği vurgulandı.&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Hikayeleri topluyoruz"&lt;br /&gt;Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Kültür Sektörü Projesi Etnobotanik Çalışmaları Danışmanı Dr. Füsun Ertuğ, Türkiye’de vatandaşların bitkilere ilişkin bilgilerini derlemek üzere farklı bilim dallarından insanların çalışma yürüttüğünü söyledi. Bilim adamlarının insan ile bitki arasındaki ilişkiyi inceledikleri dala "etnobotanik" adının verildiğini belirten Ertuğ, etnobotanikte, bitkinin halk tarafından ne şekilde isimlendirildiği, hangi alanlarda kullanıldığı ve bitkilerle ilgili halk arasındaki hikaye ve deyimlerin derlendiğini ifade etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anadolu topraklarındaki pek çok bitkinin halk tarafından gerek ilaç, gerek boya, gerekse gıda olarak tüketildiğine dikkati çeken Füsun Ertuğ, köyden kente göçün hızlanmasıyla bu bitkilere ilişkin bilgilerin de kaybolma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu söyledi. Ertuğ, şöyle konuştu:&lt;br /&gt;“Bugün nüfusun üçte ikisi büyük kentlerde yaşıyor. Dolayısıyla insanımız her geçen gün doğadan, tarımdan, bitkilerden kopuyor. Dolayısıyla bitkilerle ilgili, kuşaktan kuşağa aktarılan bilgide çok ciddi kopuşlar oluyor. Yararlı bitkiler eğer onu bilenler yaşamıyorsa, arsız ot olmaktan öteye geçemiyorlar. Çok değerli bir boya bitkisi, ondan nasıl boya yapıldığının reçetesi kaybolmuşsa, onu kullanan insanlar artık yoksa, arsız ot olarak yok edilmesi gereken bir bitkiye dönüşüyor.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Türkiye tam bir botanik cenneti"&lt;br /&gt;Füsun Ertuğ, Türkiye’de bulunan 10 binin üzerindeki bitkiden üçte birinin Türkiye’ye özgü, endemik bitki olduğunu vurguladı. Bu bitkilerin kaçının halk tarafından kullanıldığının henüz tespit edilemediğini ifade eden Ertuğ, “Türkiye, üç coğrafi kuşağa ait bitki zenginliğine sahip olmasının yanında, tam bir botanik cenneti” diye konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Etnobotanik çalışmaları çerçevesinde, bitkileri toplayan, kurutan ve kullanan kişilerle de görüştüklerini anlatan Füsun Ertuğ, bu çalışmalarda aktarlar, ocak adı verilen iyileştiriciler, sağlık memurları ve ziraatçıların bilgisine başvurduklarını söyledi. Füsun Ertuğ, bitkilerin yararları konusunda son yıllarda yayınlanan kitap sayısında da artış olduğuna dikkati çekerek, “Bugünlerde piyasada çok sayıda şifalı bitki kitabı var ama bilimsel olarak bunların bazıları derleme, bazıları çeviri yayınlardır. Her birinin başucu kaynak kitap olma özelliği ne yazık ki yok” diye konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Satıştaki ot çeşitlerinde artış var&lt;br /&gt;Halkın sağlık konusundaki bilincinin artmasıyla birlikte şehir pazarlarında satılan ot çeşidinde de artış olduğuna işaret eden Füsun Ertuğ, tıbbi bitkilerin sağlık amacıyla kullanılmasında ise dikkatli olmak gerektiğini vurguladı. Ertuğ, şunları söyledi:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Tıbbi bitkiler sağlık amacıyla hem hayvanlar, hem de insanlar için binlerce yıldır kullanılmış. Son yıllarda daha çok şehirlerde gördüğümüz artış bir yerde iyi, bir yerde kötü. Çünkü bu bitkiler riskli bir alana da sahip olabiliyorlar. Şu anda tıbbi bitkileri derleyenlerin çok dikkatli olmaları lazım. Bazı pazarlarda şifalı ot satan kişiler, ellerindeki otları, şifalı bitkiler kitaplarındaki fotoğraflara benzeterek toplayıp getiriyorlar. Bu kişilere sorduğunuz her bitki kanser tedavisi için... Halbuki eskiden bu kadar kanser vakası yoktu. Bu durum sağlık açısından risk oluşturabilir." &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-4578256135325620448?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/4578256135325620448/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=4578256135325620448' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/4578256135325620448'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/4578256135325620448'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2007/11/ifal-otlar-eit-eit.html' title='Şifalı Otlar Çeşit Çeşit'/><author><name>Sessiz</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_gfEn_0SnK9s/R0IgVhSENHI/AAAAAAAAAAM/pMo8i3PznYc/s72-c/10.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-1657483063677286559</id><published>2007-11-15T18:03:00.000-08:00</published><updated>2008-12-11T02:55:52.651-08:00</updated><title type='text'>KADIN, ERKEK ve ÇOCUKTA SAĞLIKLI BESLENME</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/Rzz6whrPGRI/AAAAAAAABIQ/i4XSJJom_60/s1600-h/9.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5133253386875902226" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/Rzz6whrPGRI/AAAAAAAABIQ/i4XSJJom_60/s400/9.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Her konu hepimizi ilgilendirmez ama yemek kesinlikle herkesi ilgilendiren bir konudur. Hayatın başlıca zevklerinden biridir ve aynı zamanda hayat veren bir temeldir. Vücudumuzdaki gıdalar sürekli yenilenmese, ölürdük. Yiyecek o kadar önemlidir ki, çok eski zamanlardan beri her toplumda ritüellerin temelini oluşturmuştur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birbirimizi değerlendirdiğimiz temellerin çoğu görünüşümüze dayanır ve bu dolaylı da olsa yiyecekle bağlantılıdır. Bir toplumun başarısı geleneksel olarak yiyeceklerinin bolluğu ve kalitesiyle -ya da kalite eksikliğiyle- ölçülmüştür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Amerikan toplumu geliştikçe, zengin ve çeşitli yiyeceklere sahip olmak gibi ulusal bir amaç edindi. Dünyadaki herkesi besleyebilmeyi ulusal bir gurur haline getirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha 50 yıl önce, beslenme araştırmasının odak noktası, temel gıdaların eksikliğinden kaynaklanan kötü beslenme ve hastalıklarla mücadele etmekti. Bugün, herşey tersine döndü ve aşırı tüketim Amerika"nın temel beslenme sorunu olarak gıda eksikliğinin yerini aldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buna yanıt olarak, Başkan Ronald Reagan döneminde Genel Sağlık Servisi Başhekimi Dr. C. Everett Koop, ülke sağlığı üzerine bir rapor hazırladı. Rapor, AiDS"in yayılmasını sınırlama ve sigarayı bertaraf etmekle birlikte, Amerikalı"lann sağlık gündeminde beslenmeyi üst sıralara yerleştirmektedir. Rapor yıllarca süren araştırmalara dayanan sağlam kanıtlar sunmaktadır. Aşırı bir şekilde sigara ya da içki içmeyen üç kişiden ikisi için, uzun dönemli sağlık durumumuzu en fazla etkileyen seçimlerin diyetle ilgili olduğu ileri sürülmektedir. Rapor, Amerikalıların daha iyi bir sağlık için diyetlerini nasıl değiştirmeleri gerektiği konusunda tavsiyelerde bulunmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu tavsiyeler, vücudumuzun gıdaları nasıl kullandığına ilişkin temel bilgilerle birlikte bu bölümde ele alınmaktadır, izleyen sayfalarda aynca ağırlık kontrolü ve hastalık durumunda nasıl yemek gerektiği tartışması da yer almaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sayfalarda ele alınanların dışında, bir beslenme sorunuyla ilişkili özel tavsiyelere ihtiyacınız varsa, bir beslenme uzmanıyla görüşün. Bu unvanı almak için, kişinin güvenilir bir yüksek okul ya da üniversitedeki 4 yıllık bir gıda bilimi ve beslenme programından lisans diploması alması gerekir. Beslenme durumunuzu incelemek ya da düzeltmek için başka insanlar da yardımcı olabilir. Bazı doktorlar beslenmeye özel bir önem vermektedirler. Ev ekonomicileri genellikle yemek planlaması, gıda koruma ve yemek hazırlama konusunda iyi bir bilgi kaynağı oluştururlar, afina belirli bir kişinin beslenme ihtiyaçları konuşunda tavsiyede bulunma açısından bir diyetisyenden daha az ehliyetlidirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beslenme uzmanı terimi özel olarak tanımlanmamıştır ve ne yazık ki bazen gerçek bir beslenme eğitimi olmayan ve diyet ekleri ya da zayıflama programlan satmaya çalışan insanlar tarafından kullanılmaktadır. Bazıları pek az anlam ifade eden bir diploma ya da sertifika bile gösterebilmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;ZAYIFLIK (YETERSİZ KİLO PROBLEMİ)&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Öncelikle kilo durumunuzu doğru bir şekilde saptamanız gerekir, bunun için birçok web sayfasındaki hesaplama araçlarından yararlanabilirsiniz. Bu hesaba göre zayıf olduğunuz saptandı ise ve hekim tarafından başka bir rahatsızlığınız olmadığı size söylendi ise burada yazılanlar sizin içindir. Şişmanlık özellikle gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde önemli bir problemdir ve hemen tüm yazılı ve görsel maedya araçları zaman zaman insanların zayıflamasına yarsımcı olacağını iddia ettikleri yöntemlerden ve diyetlerden bahsederler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak ne yazık ki toplumun az bir kısmını ilgilendiren zayıflık problemi konusunda yeterli çaba harcanmamaktadır. Bununla birlikte zayıf insanların sağlıklı bir şekilde kilo almaları sanıldığı kadar kolay bir olay da değildir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bol miktarda kızartma, hamurişi, tatlı gibi bol kalorili şeyleri günboyu yiyerek sağlıklı bir şekilde kilo alamazsınız, tüm temel besin maddelerinden yeterli ve dengeli düzeyde almanız gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sebze ve meyvelerden her gün 5 porsiyon yememiz gerekir. Bunlar doğal olmalıdır, yani dondurulmuş veya konserve olmamalıdır. Sebze ve meyvelerde bulunan antioksidanlar sizi hayat boyu bir çok rahatsızlıktan ve kanserden koruyacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Süt ve süt ürünleri, özellikle kalsiyum, protein ve vitamin açısından son derece zengin besinlerdir; bunun yanı sıra süt içerek aldığınız kalori miktarını en kolay şekilde arttırabilirsiniz. Eğer sütü sevmiyorum diyorsanız içerisine bir kaşık meyve püresi, meyveli yoğurt gibi şeyler katın. Eğer bol miktarda süt içmeye karar verdi iseniz, az yağlı sütü tercih edin aksi taktirde vücuttaki yağ dengeniz bozulabilir. Süt ürünlerinde de özellikle az yağlı peyniri bol miktarda tüketebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kanınızla ilgili her hangi bir problem yaşamamak için her gün iki porsiyon et (kırmızı, balık, tavuk) tüketin. Et demir içeriği açısından en zengin besindir. Ancak iki porsiyondan daha fazla et tüketmeyin. Et yerine yumurta, kuru baklagiller yiyebilirsiniz. Ancak salam, sosis, sucuk, hamburger gibi yağlı ve bol kalorili yiyecekleri en az düzeyde tüketin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ara öğünleriniz olsun, bu kilo almanıza yardımcı olur. Ancak yine bu öğünlerde bol kalorili, yağlı ve şekerli yiyecekleri az yüketin. Belki de en önemlileri; öğün atlamayın, iştahlı ve göz zevkinize hitap edecek şekilde yiyeceklerinizi hazırlayın, yerken zevk almaya çalışın ve DÜZENLİ OLARAK EGZERSİZ YAPIN.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ara öğünleriniz olsun, bu kilo almanıza yardımcı olur. Ancak yine bu öğünlerde bol kalorili, yağlı ve şekerli yiyecekleri az yüketin. Belki de en önemlileri; öğün atlamayın, iştahlı ve göz zevkinize hitap edecek şekilde yiyeceklerinizi hazırlayın, yerken zevk almaya çalışın ve DÜZENLİ OLARAK EGZERSİZ YAPIN.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;TEMEL KONULARA DEĞİNDİKTEN SONRA KİLO ALMANIZA YARDIM EDECEK İPUÇLARI&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Yiyeceklerinizi seçerken bol kalorili olmalarına dikkat edin.&lt;br /&gt;2. Günde 4-6 öğün yemek yiyin (hepsi de bol kalorili)&lt;br /&gt;3. Bol karbonhidrat ve protein alın. Ancak unutmayın kalorinizin çoğunluğunu daima karbonhidratlar oluşturmalıdır, proteinler değil.&lt;br /&gt;4. Su için. Şişmanlara sorun, su içsek yarıyor diyeceklerdir, gerçekten de su esinlerin kullanılabilmesi için teml bir besin maddesidir ve kilo kazanmak istiyorsanız bol miktarda içmelisiniz.&lt;br /&gt;5. Geceleri yatmadan 2-3 saat önce yemek yiyin. Böylece kaloriniz az harcanacaktır.&lt;br /&gt;6. Yo-Yo diyeti uygulayın. Bu en iyi kilo alma yöntemlerinden birisidir. 4 gün boyunca yüksek kalorili bir diyet yapın, sonra 3 gün süresince daha çok kalori içeren yiyecekler yiyin. Bu durum zayıflamak isteyen şişmanların başına sık sık gelen bir durumdur. Zayıflamak için diyet uygularlarken, birden kendilerini kaybedip daha çok yemeye başlarlar, ancak siz bunu bilinçli yapacaksınız.&lt;br /&gt;7. Biraz daha fazla sodyum alın. Bu vücudunuzun suyu tutmasını sağlayacaktır. Bu durum da zamanla kas mikarınızın artmasına neden olacaktır.&lt;br /&gt;8. Kırmızı et diğer etlere göre daha fazla kilo almanıza neden olur. Ancak bunu sürekli olarak tüketmeyin, arada başka protein kaynakları da tüketin.&lt;br /&gt;9. Protein ve aminoasit içeren içecekler için, bunlar eczanelerden bulunulabilir. Ayrıca bu amaçla sütün içerisine blendırda parçalnmış hurma koyarak iebilirsiniz.&lt;br /&gt;10. Yiyin ve istirahat edin.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-1657483063677286559?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/1657483063677286559/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=1657483063677286559' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/1657483063677286559'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/1657483063677286559'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2007/11/kadin-erkek-ve-ocukta-salikli-beslenme.html' title='KADIN, ERKEK ve ÇOCUKTA SAĞLIKLI BESLENME'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/Rzz6whrPGRI/AAAAAAAABIQ/i4XSJJom_60/s72-c/9.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-3427608477279188034</id><published>2007-11-15T17:59:00.000-08:00</published><updated>2008-12-11T02:55:52.672-08:00</updated><title type='text'>Besin Grupları</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/Rzz6VxrPGQI/AAAAAAAABII/6rr7BKz5JQI/s1600-h/8.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5133252927314401538" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/Rzz6VxrPGQI/AAAAAAAABII/6rr7BKz5JQI/s400/8.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; 1950"lerde dört temel gıda grubu kavramı geliştirildi. Amaç insanlara dengeli, sağlıklı bir diyetin temelini oluşturmak için uygun türleri ve miktarları seçmelerine yardımcı olmaktı. Bu gruplar şunlardır:&lt;br /&gt;- Süt ve süt ürünleri&lt;br /&gt;- Et, balık ve kümes hayvanları&lt;br /&gt;- Sebze ve meyvalar&lt;br /&gt;- Tahıllar (ekmek ve hububat gibi)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kalori tüketimini arttırmak isteyen insanlar için beşinci bir grup da vardır. Bu grup yağlar, şekerler ve alkolden oluşur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yiyeceklerinizi bu dört temel gruptan seçerseniz ve tavsiye edilen günlük miktarlarda alırsanız, dengeli, sağlıklı bir diyete ulaşırsınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Süt ve Süt ürünleri&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;Süt grubu her türden süt ürünlerinden oluşur. Süt, her tür peynir, yoğurt, dondurma gibi süt ürünleri, protein, karbonhidrat, yağ, vitamin ve mineral sağlarlar. Tereyağ dışındaki süt ürünleri kemiklerin büyümesi ve bakımı için önemli bir besleyici olan kalsiyumun olağanüstü kaynaklarıdırlar. Sütte çeşitli oranlarda tam yağlı (%2), kaymağı alınmış ya da kısmen yağı alınmış ( %1) D vitamini vardır, ortalama yetişkin, günde iki bardağa ihtiyaç duyar, süt aynı zamanda temel kalsiyum kaynaklarından biridir. Kadınlar, özellikle hamile ve emziren kadınlar ve büyümekte olan çocuklar günde iki bardaktan fazlasına ihtiyaç duyarlar. Margarin, A Vitaminiyle kuvvetlendirilmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Etler&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Et grubu, tüm etleri, kümes hayvanlarını ve balıkları ve ayrıca bazı bitkisel gıdaları içerir, Bu grup vücut dokularının oluşumu ve korunmasında önemli olan biyolojik kaliteye sahip prptejn açısından zengindir. Bu gruptaki gıdalar pajı vitaminler ve mineraller açısından da zengindir. Her gün en az 120 ilâ 180 gram et ya da dengi bir ürün yiyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Meyvalar ve Sebzeler&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Sebzeler ve meyvalar, gerekli vitaminlerin, minerallerin ve karbonhidratların yanısıra lif de sağlarlar. Elmada ve turunçgillerde, işlenmemiş yulaf ürünlerinde, kuru fasulye, bezelye ve mercimekte bulunan lifin çoğu çözülebilir liftir. Çözülebilir lif, sindirim sisteminizden geçerken suyu emerek ve daha büyük ve yumuşak dışkılar üreterek bir sünger görevi görür. Çözülmeyen lif, vücudunuzdan çabucak geçer ve dışkılama gibi vücut fonksiyonlarında düzeni korur. Çözülmeyen lif işlenmemiş buğday ürünlerinde ve birçok sebzede bulunur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son zamanlarda, çözülebilir lif kolesterol üretimini düzenlemeye ya da dengelemeye yardımcı olma konusundaki muhtemel etkililiği nedeniyle ün kazanmıştır, iyi çözülebilir lif kaynaklan arasında, yulaf ürünleri, kuru fasulye, bezelye, mercimek, elma ve turunçgiller bulunmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bezelye ve fasulye gibi sebzeler yüksek miktarlarda protein içerirler. Bu protein biçimi, yumurta ya da etteki proteine göre daha düşük bir biyolojik kaliteye sahiptir ve tam bir protein oluşturabilmesi için aynı yemeğin içinde mısır, buğday ya da pirinç gibi bazı tahıllarla birleştirilmesi gerekir. Her gün dört ya da daha fazla meyva ve sebze porsiyonu tavsiye ediyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Tahıllar&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Ekmek ve hububat gibi tahıl ürünleri büyük ölçüde karmaşık karbonhidratlardan oluşurlar. Ayrıca sağlıklı dozda vitaminler, mineraller ve lif sağlarlar. "Zenginleştirilmiş" unda tahılın öğütülmesi sırasında kaybedilen bir takım vitaminler vardır. Bu tür gıdalar her tür ekmeği buğday, mısır, pirinç, yulaf ve pirinç, arpa ve mısır gibi tahılları içerir. Her gün, dört ya da daha fazla porsiyon tahıl ürünü yiyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Su&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;Hemen hemen hiçbir gıda değeri olmadığı için diyet tartışmalarında genellikle sudan söz edilmez, vücudumuz haftalarca gıdasız yaşayabilir, ama su içmeyi bırakırsak birkaç gün içinde ölürüz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vücudunuz ancak sınırlı miktarda su depolayabilir, çünkü su her hücrenin işleyişinde sürekli olarak kullanılır. Susama ve oluşan idrar miktarını düzenleyen mekanizmalar hep vücudunuzun dokularındaki su miktarını dar sınırlar içinde tutacak şekilde hareket ederler. Besinler, artık ürünler, antikorlar, hormonlar ve diğer elementler su içinde vücut hücrelerine girer ve çıkarlar. Su sindirim sürecinin de zorunlu bir parçasıdır, vücut ısısının düzenlenmesine yardımcı olur ve atıkları uzaklaştırır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Su, içtiğiniz her şeyde ve bir dereceye kadar yediğiniz gıdalarda mevcuttur. Yeterli su içip içmediğinizi anlamak genellikle çok zor değildin susuzluk, ihtiyacınız olan su miktarının bir göstergesidir, susuzluğunuzu her zaman giderin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bol su tüketimi kabızlığın önlenmesine yardımcı olabilir (bkz. Kronik Kabızlık) ve ağzınızı serbest bir tükürük akışıyla nemli tutarak ağız temizliğini kolaylaştırır ve nefes kokusu riskini azaltır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-3427608477279188034?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/3427608477279188034/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=3427608477279188034' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/3427608477279188034'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/3427608477279188034'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2007/11/besin-gruplar.html' title='Besin Grupları'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/Rzz6VxrPGQI/AAAAAAAABII/6rr7BKz5JQI/s72-c/8.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-6090151301585856756</id><published>2007-11-13T17:16:00.000-08:00</published><updated>2008-12-11T02:55:52.749-08:00</updated><title type='text'>Brokoli Sağlık Kaynağı</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/RzpMoqN1HwI/AAAAAAAABHM/w8uiWXjbZNo/s1600-h/3.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5132498986752876290" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/RzpMoqN1HwI/AAAAAAAABHM/w8uiWXjbZNo/s200/3.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ferhat Odabaş, brokolinin besin değerlerinin tespit edilmesi için çok sayıda araştırma yapıldığını belirterek, brokolinin, faydaları anlaşıldıkça tüketiminin de arttığına dikkati çekti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Düşük kalorili&lt;br /&gt;"Brokoli, yüksek vitamin içeriği ve lifli olmasının yanı sıra düşük kalorisi nedeniyle beslenme açısından çok değerli bir sebzedir" diyen Odabaş, brokolinin içerdiği besin değerleri nedeniyle birçok hastalığın oluşumunu engellediğini belirtti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Orta boy bir brokolinin, bir kişinin günlük C vitamini ihtiyacının yüzde 220'sini, A vitamini ihtiyacının ise yüzde 15'ini karşıladığını ifade eden Odabaş, yapılan araştırmalarda brokolinin içerdiği antikanserojen maddeler nedeniyle vücutta kanser oluşumunu engellediğinin tespit edildiğini bilirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sofradan eksik etmeyin&lt;br /&gt;Odabaş, brokolinin düşük kalorili olması ve yüksek oranda lif içermesi nedeniyle dengeli beslenme için sofralardan eksik edilmemesi gerektiğini de ifade ederek, "Çağımızda önemli bir hastalık olarak karşımıza çıkan obeziteye karşı da etkili bir sebzedir" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Taze tüketilmeli&lt;br /&gt;Brokolinin faydalarının saymakla bitmeyeceğini ifade eden Odabaş, sebzenin aynı zamanda kalp hastalıklarına iyi geldiğini kaydetti. Odabaş, tüm yeşil yapraklı sebzelerde olduğu gibi brokolinin de taze ve çok fazla ısıya maruz bırakılmadan tüketilmesi önerisinde bulundu.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-6090151301585856756?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/6090151301585856756/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=6090151301585856756' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/6090151301585856756'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/6090151301585856756'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2007/11/brokoli-salk-kayna.html' title='Brokoli Sağlık Kaynağı'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/RzpMoqN1HwI/AAAAAAAABHM/w8uiWXjbZNo/s72-c/3.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-1926002591074708518</id><published>2007-11-13T17:14:00.000-08:00</published><updated>2008-12-11T02:55:52.785-08:00</updated><title type='text'>Lezzeti Renginde Saklı</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/RzpMM6N1HvI/AAAAAAAABHE/NzbLoXypc9k/s1600-h/2.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5132498510011506418" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/RzpMM6N1HvI/AAAAAAAABHE/NzbLoXypc9k/s200/2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Renkler sadece yiyecekleri hoş göstermez. Renklerine göre özel besleyicilikleri vardır. İşte renklerine göre gıdaların yararları... Unutulmaması gereken ise, bir yiyeceğin rengi daha koyuysa daha fazla besleyici olduğu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kırmızı&lt;br /&gt;Kırmızı renkli yiyecekler likopen bakımından zengin ve kanser riskini azaltıyor.&lt;br /&gt;Kırmızı renkli yiyeceklerin başında domates, karpuz, pembe greyfurt sayılabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mor&lt;br /&gt;Mora yakın yiyecekler de, aynı özelliğe sahiptir. Üzüm, kırmızı şarap, böğürtlen, ahududu ve kırmızı elma bu tür yiyeceklerin başında gelir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Portakal sarısı&lt;br /&gt;Bu tür yiyecekler alfa ve beta keroten içeriyor, kanserin yayılmasını önyeici ve hücreleri yenileyici... Havuç, mango, kış meyveleri ve tatlı patates.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sarı ve portakal sarısı&lt;br /&gt;Bu tür yiyecekler başta C vitamini olmak üzere hücreleri koruyor ve beta-kriptoksin gibi bir çok bağışıklıkla ilgili mineraller içeriyor. Portakal, yeşil fasulye ve avakado bu grupta anılıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sarı ve yeşil&lt;br /&gt;Bu tür yiyecekler lutein, keraten içeriyor ve göz sağlığı için yararlı.&lt;br /&gt;Ispanak ve diğer yeşil sebzeler, taze mısır, yeşil fasulye, taze baklagiller ve avakado bu tür yiyeceklere örnek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeşil&lt;br /&gt;Yeşil renkli yiyecekler ise, genlerin bozulmasını engelliyor, kemik kanserine ve diğer kanserlere karşı önleyici özellik taşıyor. Brokoli, brüksel lahanası, karnıbahar, lahana bu tür besinlerin başında geliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beyaz/Yeşil&lt;br /&gt;Bu tür yiyecekler hücrelerin ince zarını koruyor. Soğan, sarımsak, kereviz, armut, beyaz şarap bu grupta yer alıyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-1926002591074708518?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/1926002591074708518/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=1926002591074708518' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/1926002591074708518'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/1926002591074708518'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2007/11/lezzeti-renginde-sakl.html' title='Lezzeti Renginde Saklı'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/RzpMM6N1HvI/AAAAAAAABHE/NzbLoXypc9k/s72-c/2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-419245214775938968</id><published>2007-11-13T17:00:00.001-08:00</published><updated>2008-12-11T02:55:52.835-08:00</updated><title type='text'>Domates Sindirime Yardımcı</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/RzpIw6N1HuI/AAAAAAAABG8/8oEhzQDkXp4/s1600-h/1.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5132494730440285922" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/RzpIw6N1HuI/AAAAAAAABG8/8oEhzQDkXp4/s320/1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; Domatesin C ve E vitaminleri içerdiğini, zengin bir potasyum kaynağı olduğunu ve çok az miktarda tuz bulunduğunu söyleyen uzmanlar, yüksek kan basıncını düşürmeye yardımcı olduğunu ve vücudun su tutmasını engellediğini ifade ediyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hazmı kolaylaştırıyor&lt;br /&gt;Domatesin hazmı kolaylaştırdığını, özellikle nişastalı yiyeceklerin (hamur işleri, kuru erzak) kolay sindirilmesini sağladığını vurgulayan uzmanlar, kabuk ve çekirdekleriyle bağırsakları harekete geçirdiğini ve pekliği giderdiğini belirtiyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-419245214775938968?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/419245214775938968/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=419245214775938968' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/419245214775938968'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/419245214775938968'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2007/11/domates-sindirime-yardmc.html' title='Domates Sindirime Yardımcı'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/RzpIw6N1HuI/AAAAAAAABG8/8oEhzQDkXp4/s72-c/1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-7543807720084023087</id><published>2007-11-02T17:46:00.002-07:00</published><updated>2007-11-02T17:47:57.206-07:00</updated><title type='text'>Kilo Vermek Kadar Almak da Çok Zor</title><content type='html'>Kilo vermek kadar almak da çok zor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çoğu insan zayıflamak için haftalarca diyet ve spor yaparken; kimileri var ki, ne yerse yesin bir türlü kilo alamıyor. Bu gruptakilerin birkaç kilo için bile çok büyük uğraş verdiğini söyleyen Dyt. Fatmagül Yılmaz, 'Sabır isteyen bu süreçte haftada yarım kilo aldırmak bile başarı' dedi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birçok insan kilo vermeye çalışırken, öyle bir grup var ki, ne yaparsa yapsın şişmanlayamıyor. Kilolu olanların imrenerek baktığı bu insanlar birkaç kilo almakiçin çırpınırken, zayıflığın getirdiği çeşitli sağlık problemleri yaşıyor. Yaşı ve boyuna göre kilosu düşük kadınlarda adet düzensizliği görüldüğünü söyleyen Diyetisyen Fatmagül Yılmaz, "Yaktığı enerjiden daha az enerji alanların kilo alması mümkün değildir" diyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BİRÇOK NEDEN VAR &lt;br /&gt;Bunun dışında kilo almanın önündeki bir engelin de dışkıda parazit sorunu olduğunu belirten Yılmaz, "Ayrıca tiroit bezimiz normalden fazla çalışıyorsa (Hipertireodi) kişinin metabolizmasının daha fazla yakmasına ve kilo vermesine yol açar. Bunları eleyebilmek için kişi doktor kontrolüne yönlendirilir" şeklinde konuşuyor. Bunlardan hiç biri yoksa da kişinin beslenme düzeyini toparlamak gerekiyor. Kilo almak, kilo vermekten daha zorlu bir süreçtir ve sabır ister. Diyetisyen Yılmaz, tedavi sürecinde hastaya haftada yarım kilo aldırdıklarında kendilerini başarılı saydıklarını vurguluyor. Birden bire çok hızlı kilo alımları da sağlıklı olmuyor. Hızlı kilo almak ciltte yırtılmalara yol açıyor ki; bu yırtıkların tedavisi yoktur. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BESİN ÇEŞİTLİLİĞİ &lt;br /&gt;Kilo alma programında yavaş yavaş kişinin günlük beslenme düzeyine eklemeler yapılır. Diyetin yağ, protein ve karbonhidrat dengesi önemlidir. Sadece yağ değil, kişinin kas kazanması da gereklidir. Bu nedenle; öğünlerinizde besin çeşitliliğine önem verin. 4 temel besin grubunu (et ve türevleri, süt ve süt ürünleri, tahıl grubu, sebze ve meyveler) bir arada tüketin. Az ve sık öğünler olabilir. Bu nedenle öğün atlamamak önemlidir. Mide bulantıları olmaması için bir öğünü kendi içinde ikiye bölebilirsiniz. Diyetisyen Fatmagül Yılmaz'ın bu konudaki önerileri ise şöyle: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ÖNEMLİ ÖNERİLER&lt;br /&gt;* Mümkünse süt- yoğurt miktarı biraz artabilir. Süte kakao, şeker, bal veya tercihen pekmez ya da nesquik ilave edilebilir. Tadı ve kokusu değiştiği için daha rahat tüketilebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Şekerli limonata veya taze sıkılmış meyve suyu da kilo almaya yardımcı olmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Fındık, yerfıstığı, badem, ceviz ve kuru meyveler kilo alma konusunda oldukça önemlidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Makarnanın üzerine sos, peynir, yoğurt, kıyma gibi ilaveler yapılması kilo almaya yardımcı olabilmektedir. Makarnanın kendisinden çok sosları kilo almayı sağlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Şeker, kolesterol, tansiyon yüksekliği, karaciğer yağlanması veya safra kesesinin alınması gibi bir probleminiz yoksa her gün bir adet haşlanmış yumurta veya omletler tüketilebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Öğünlerde yağda kızartılmış, çok yağlı yemekler yer almamalıdır çünkü bunlar mide bulantılarını artırır. Ayrıca sağlıklı kilo alımı sağlamaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Etleri sağlıklı olması için haşlama, ızgara yapma, buğulama veya fırında pişirme yöntemleri ile hazırlayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Katı margarinlerden uzak durulması gerekir. Tercihen zeytinyağı, mısırözü yağı, soya yağı, bitkisel karışım yağlar veya fındık yağı gibi bitkisel sıvı yağlar kullanılmalıdır. Kolesterol sorununuz yoksa tereyağı da, kahvaltı da ya da yemeklerde karışım halinde kullanılabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Zayıflığın bir nedeni de psikolojik olduğu için ferah, rahat ve temiz bir ortamda yemek yenilmesi gerekmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Yemek yavaş yenmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Yemekle birlikte çok fazla sıvı almayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Sigara içiyorsanız bırakın.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-7543807720084023087?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/7543807720084023087/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=7543807720084023087' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/7543807720084023087'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/7543807720084023087'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2007/11/kilo-vermek-kadar-almak-da-ok-zor.html' title='Kilo Vermek Kadar Almak da Çok Zor'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-2174286644778980802</id><published>2007-11-02T17:46:00.001-07:00</published><updated>2007-11-02T17:46:23.954-07:00</updated><title type='text'>Kilo Alma İle İlgili Ürünler</title><content type='html'>uygulamak ve kilo vermede olduğu gibi yavaş kilo alınmasını hedeflemek önemlidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Araştırmalara göre bir sporcunun kilo kazanması haftada 300-600 gr civarında olmalıdır. Bunun aşağısı veya yukarısı pek iyi sonuçlar vermemektedir. Bunun için temelde, genel olarak günlük enerji gereksinimine ilave edilecek 1000 kalori fazlalık yeterli olacaktır. Egzersiz programlarında çalışma açısından da, her kas grubu için az hareket, az set ve tekrarlar uygulanacaktır. Beslenmeye gereğinden fazla yer vermek ise, gereksiz yağ birikme sorunu yaratacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Burada amaç kas kütlesinin artmasını sağlamaktır. Bu nedenle kilo artışı, uygulanmakta olan sporla birlikte yürütülürse sağlıklı ve verimli olacaktır. Aksi halde fazla kalori alımından dolayı sağlanan kilo artımı yağlanma sorunu yaratacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kilo verme programlarında olduğu gibi, kilo alma çalışma ve tekniklerinde de önemli olan temel unsur öğün sıklığı ve beslenme maddelerinin çeşididir. Mutlaka iyi bir kahvaltı ile güne başlanmalı ve 3 ana öğün dışında iki kez de ara öğün alınmalıdır. Bu öğünler de genellikle çeşitli besinlerden alınan kaliteli protein ve karbonhidrat içeren yiyeceklerden oluşmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bitkisel proteinlerde, vücut için hayati önemi olan amino asitler bulunmadığından, hayvansal proteinlerce zengin bir beslenme uygulanmalıdır. Ancak maddi sorunlar nedeniyle, hayvansal proteinlere ağırlık verilememesi durumunda, beslenmeyi en azından günde 1 kilo kadar sütle takviye edip, buna 1 yumurta ilavesi ile bu eksiklik giderilebilir. Vejeteryenler'in ise sportif aktiviteleri bu nedenle sorun olabilir. Bunu gidermek için, fındık, ceviz gibi kuru yemişleri, tahıl, baklagiller ve çeşitli kök bitkileri birarada beslenme programlarına alarak, eksik amino asitleri tamamlayıcı bir, çeşitli gıda uygulamasına gidebilirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Büyüme çağında spor yapanlarda ise beslenme daha çok önem kazanmaktadır. Aileler genellikle çocuklarının spor yaptığını düşünerek düzgün ve çeşitli besinler içeren sofralar hazırlarlar. Fakat aile yaşantısı düzenli olmayan yetişme çağındaki sporcular tek yönlü dengesiz beslenme alışkanlıkları ile karşı karşıya kalırlar. Örneğin sandviçler, hamburger, lahmacun, tost vb. gibi yiyecekler temel besin haline gelmektedir. Hatta normal aile yaşantısı olanlar dahi bu tür beslenme alışkanlıklarını sürdürmektedirler. Bu durumlarda dahi beslenme mutlaka protein içeren yiyeceklerle takviye edilerek, eğitici ve yöneticilerin de konuyu takip etmek suretiyle, beslenmenin normal hudutlar içine alınmasını sağlamaya çalışarak takip etmesi mümkündür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunların dışında yiyeceklerin mutlaka temiz ve beklememiş olması, vitamin içeriğinin de korunmuş olması çok önemlidir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-2174286644778980802?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/2174286644778980802/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=2174286644778980802' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/2174286644778980802'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/2174286644778980802'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2007/11/kilo-alma-ile-ilgili-rnler.html' title='Kilo Alma İle İlgili Ürünler'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-4763907271815693930</id><published>2007-10-30T17:38:00.000-07:00</published><updated>2008-12-11T02:55:52.892-08:00</updated><title type='text'>Kilo Alamamak 'da Dert</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/RyfO36RXbvI/AAAAAAAAA8A/NNqUXA_0LK4/s1600-h/img_show.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5127294160714821362" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/RyfO36RXbvI/AAAAAAAAA8A/NNqUXA_0LK4/s400/img_show.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Pek çok kişi zayıflamak için elinden geleni yaparken, kilo almak için çabalayanlar da var. Daha çok genç erkeklerin kilo almaya çalıştığını belirten diyetisyen Dilara Koçak "Zayıflamak isteyenlerin işi daha kolay" diyor&lt;br /&gt;Diyet yapanların ne kadar sıkıntı çektiğini yapan da çevresinde olanlar da bilir. Sporla ya da az kalorili diyet reçeteleriyle kendini perişan edenlerin, her duyduğu diyeti uygulayanların sayısı az değil. Ancak diyetisyenlerin kapısını aşındıranlar sadece kilo vermek isteyenler değil. Pek çok kişinin zayıflamak için verdiği mücadelenin tam tersini kilo almak için verenler de var.&lt;br /&gt;"Kilo alma programları"yla diyetisyenlere giden, zayıflıktan mustarip bu azınlığın işi ise kilo vermek isteyenlerden daha zor! Bir zayıflama diyetinde ayda dört-altı kilo verilebilirken, kilo alma programlarında ayda iki kilo almak başarı olarak kabul ediliyor.&lt;br /&gt;Uzman diyetisyen Dilara Koçak, kilo alma problemi yaşayanların vücut yağı çok az olduğu için hızlı metabolizmaya sahip olduklarını ve yediklerini çabuk yakıp kilo almakta zorlandıklarını söylüyor. Az kilonun sosyal ve psikolojik sorunlara neden olabildiğini belirten Koçak, şöyle diyor:&lt;br /&gt;"Normal kilosunun altında olmak özellikle genç erkek ve kadınlarda beğenilme ve kıyafet seçiminde tahmin edilenden çok daha fazla stres yaratıyor. Başvuran hastalarımın çoğu istediği kıyafeti giyememekten şikayetçi, hatta erkekler için yaz ayları ayrı bir kabus. Çünkü mayo giymek istemiyorlar."&lt;br /&gt;"Çok zayıf olmak az besin tüketimine bağlıysa veya çok yemeye rağmen kilo alınamıyorsa farklı sorunların habercisi olabilir" diyen Koçak, aşırı zayıflarda, özellikle vücut yağı çok düşük olan kadınlarda kadınlık hormonunun bu durumdan etkilenebildiğini, bu durumun adet düzensizliklerine neden olabildiğini belirtiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En çok genç erkekler şikayetçi!&lt;br /&gt;Kendisine başvuran yaklaşık 100 kişiden 2-3'ünün "kilo alamama" sorunu olduğunu belirten Koçak, daha çok genç erkeklerin kilo almak istediğini söylüyor. Kilo alamayan kişilerde saç dökülmesi, tırnak kırılması, uyku hali, sinirlilik, üşüme gibi sorunların ortaya çıkabildiğini belirten Koçak, sözlerine şöyle devam ediyor: "Yaşıtlarına göre daha az kilo alan, özellikle ergenlik çağındaki erkeklerde bu sorun psikolojik bir baskı oluşturuyor, komplekse girmesine yol açıyor. Genç kızlar ise zayıf kalmaktan mutlu olduğu için erkekler kadar çok gelmiyor. Erkeklerde atletik olma gibi bir merak olduğundan başvuranların çoğunu onlar oluşturuyor."&lt;br /&gt;Diyetisyen kontrolünde yapılmadığı takdirde alınan kiloların vücutta orantısız dağıldığını, göbeklenmeye yol açtığını kaydeden Dilara Koçak, kilo alma programlarında neden daha çok zorluk çekildiğini şu cümlelerle özetliyor:&lt;br /&gt;"Kilo kazanımında ayda iki kilo almak başarılı kabul ediliyor. Yedirmek zor. Her öğünün yenmesi lazım, 'Öğün atladım, telafi ederim' demekle olmuyor. Özellikle yatmadan önce yenen öğünün çok büyük avantajı var. Bu kişiler genelde yağlı, şekerli yiyeceklerden hoşlanmıyor. Çeşit bulmakta güçlük çekiyoruz. O yüzden sevdiği-sevmediği yiyecekleri çok iyi bilip çok daha yaratıcı olmak zorundasınız. Zayıflamak isteyenlerin çok fazla seçenekleri var. Her şeyin light'ı var. Ama kilo almak isteyenler için sınırlı sayıda ürün var. Üstelik bunların fiyatları çok daha yüksek, herkes alamıyor."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günde altı öğün beslenmek ve ağırlık çalışması yapmak şart&lt;br /&gt;Kilo alma programlarının temel amacının harcadığından fazla kalori almak olduğunu kaydeden Koçak, sözlerini şöyle sürdürüyor: "Bu her şeyi yemek veya ne bulursan atıştırmak anlamına gelmiyor. Disiplin ve programlı beslenmek önemli. En az altı öğün beslenmek ve takip eden öğünler arasında iki-üç saati geçmemek önemlidir. Yağlı tohum tüketimi (fındık, fıstık, ceviz, badem) küçük hacim içerisinde çok fazla enerji bulundurması ve faydalı yağlar içermesi açısından büyük avantaj sağlar. Ayrıca sağlıklı kilo ve kas hacmi artışı için haftada iki-üç kez mutlaka ağırlık çalışması yapılmalı."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başarılı bir kilo alma programı için...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kalorisi yoğun olan besinleri seçin. Böylece daha az hacimli besin midenizde daha az yer kaplar fakat daha fazla enerji sağlar. Kuru meyveler, süte süt tozu eklenmesi, salatalara enerji değerini artırıcı zeytin veya avokado ilavesi, patates ile ekşi krema veya mayonezli salata yapılması gibi.&lt;br /&gt;Daha sık yemek yiyin. Az ve sık beslenerek midenizin daha fazla yemek almasına müsaade edin, iştahınızı zorlayın.&lt;br /&gt;Sıvı gıda ve içecekleri yemekle birlikte değil, yemekten 30 dakika önce veya sonra tüketin. Böylece yemeklere midenizde daha çok yer kalır.&lt;br /&gt;Besin değeri yüksek içecekleri tercih edin. Diyet içecek, soda yerine meyve suyu, süt veya milk shake için.&lt;br /&gt;Yatmadan önce mutlaka ara öğün yiyin. Hazmı zor olmayan enerji değeri ve karbonhidrat içeriği yüksek yumuşak besinler tercih edin (Muzlu-ballı süt veya meyveli, ballı, cevizli yoğurt gibi).&lt;br /&gt;Midede hacim oluşturacak sulu gıdaları, çorbaları, salataları çok tüketmeyin.&lt;br /&gt;Sebze-meyve yanında mutlaka ekmek, makarna veya pilav yiyin.&lt;br /&gt;Yağa yüklenmeyin. Aşırı yağlı yemek, tokluk hissi verebildiğinden bir sonraki öğünde acıkmayı engeller. Yağ dikkatli tüketilmezse kolesterolün yükselmesine yol açar. Her gün fast food, patates kızartması yemeyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İştahsızlıkla baş etmenin yolları&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Renkli yemekleri tercih edin. Pizza içerdiği yoğun enerji, renk ve malzeme çeşitliliği ile iyi bir örnek.&lt;br /&gt;Yalnız yemek yerine arkadaşlarınızla birlikte yiyin.&lt;br /&gt;Yemeklerinizin taze ve aromalı olmasına özen gösterin. Taze ekmek veya kek kokusu iştahınızı açabilir.&lt;br /&gt;Yemek sırasında iş, sınav, eski sevgili gibi stres yaratabilecek konuları konuşmayın.&lt;br /&gt;Sevdiğiniz besinleri elinizin altında bulundurun; arabada, ofiste veya evde kolayca görebileceğiniz yerlere yerleştirin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bol kalorili içecek tarifi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüksek enerji almak için besinleri ezin, karıştırın veya farklı tarifler geliştirin. Milkshake gibi içecekler için. Masaya 1 bardak süt, 8 bisküvi, 10 fındık, 1 yemek kaşığı bal, 1 külah dondurma servisi yapıldığında hepsini bitirmek çok zor gelebilir ancak bunları mikserde karıştırarak bir su bardağına sığdırabilir, böylece bir defada çok yoğun enerji içeren besini kolayca tüketmiş olursunuz (yaklaşık 750 kalori). Gece yatmadan önce tercih edilebilir!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-4763907271815693930?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/4763907271815693930/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=4763907271815693930' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/4763907271815693930'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/4763907271815693930'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2007/10/kilo-alamamak-da-dert.html' title='Kilo Alamamak &apos;da Dert'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/RyfO36RXbvI/AAAAAAAAA8A/NNqUXA_0LK4/s72-c/img_show.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-5889571972990227952</id><published>2007-10-30T17:37:00.001-07:00</published><updated>2008-12-11T02:55:52.985-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hamilelik Öncesi İdeal Kiloya Ulaşın'/><title type='text'>Hamilelik Öncesi İdeal Kiloya Ulaşın</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/RyfObaRXbuI/AAAAAAAAA74/9ySZY4Gumao/s1600-h/img_show.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5127293671088549602" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/RyfObaRXbuI/AAAAAAAAA74/9ySZY4Gumao/s400/img_show.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;AŞIRI zayıflık ya da şişmanlık kısırlığa neden olabiliyor. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum uzmanı Prof. Dr. Hakan Yaralı, kadınların son yıllarda uyguladığı diyet ve ağır sporların, bünyelerindeki yağ oranını tükenmeye yakın hale getirdiğini, bunun da adet düzensizliklerine neden olduğunu söyledi. Hamilelikte az kilo almak da sakıncalı. En az 8, en fazla 20 kilo alınması en ideali. Türkiye'de gebe kalmadan önce kadınların muayeneden geçme alışkanlığının olmadığını ifade eden Prof. Dr. Hakan Yaralı, ''Gebelik planlanmalı. Planlama sayesinde Hepatit B aşıları tamamlanabilir, vücudun ihtiyaç duyduğu folik asit gibi vitaminlerin takviyesi yapılabilir ve şeker hastalığı kontrol edilebilir'' dedi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-5889571972990227952?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/5889571972990227952/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=5889571972990227952' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/5889571972990227952'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/5889571972990227952'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2007/10/hamilelik-ncesi-ideal-kiloya-ulan.html' title='Hamilelik Öncesi İdeal Kiloya Ulaşın'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/RyfObaRXbuI/AAAAAAAAA74/9ySZY4Gumao/s72-c/img_show.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-8360162347491195666</id><published>2007-10-30T17:35:00.000-07:00</published><updated>2007-10-30T17:37:06.956-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kilo Almak İçin'/><title type='text'>Kilo Almak İçin</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.afiyetle.com/img_show.php?imgid=593"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand" alt="" src="http://www.afiyetle.com/img_show.php?imgid=593" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Kilo almaya yardımcı ürünler var mı? Evet, kilo almaya yardımcı ürünler var; aminasit preparatları gibi. Ancak, bu tür tabletler bilinçli bir şekilde kullanılmalı. Ayrıca, arı poleni veya kişideki eksikliğe bağlı olarak doğru mineral ve vitamin takviyeleri de kullanılabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Kilo alırken bunun orantılı olması için nelere dikkat edilmeli? Bu tamamen kişinin kemik ve kas yapısıyla ilgili. Doğru kilo alımlarında yağ dokusunun artmasının yerine, aynı oranda kas yapısının artması ve vücut yağının da normal seviyeye gelmesi önemli. Hafif egzersizler alınan kilonun dengeli dağılımına yardımcı olur. Ama kişinin fizyolojik özellikleri, genetik yapısı, hareketliliği de bu konuda bir etken olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Kilo aldıran özel bir karışım var mı? Her kişinin vücut yapısı nasıl kilo verirken farklı ise, kilo almada da kişiye özeldir. Bu nedenle, kişiye özgü hazırlanmış bir program ile başarıya ulaşılabilir. Hazır meyve suyu yerine taze sıkılmış bir meyve suyunu tüketmek, hazır reçel yerine ev yapımı doğal bir reçel tüketmek kişi için daha besleyici olacaktır. Tatlı olarak sütlü veya meyveli tatlılar tüketilebilir. Bu tatlıların üzerine ceviz, badem veya fındık eklenebilir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-8360162347491195666?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/8360162347491195666/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=8360162347491195666' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/8360162347491195666'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/8360162347491195666'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2007/10/kilo-almak-iin.html' title='Kilo Almak İçin'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-6897184135011796955</id><published>2007-10-27T19:27:00.000-07:00</published><updated>2007-10-27T19:29:05.507-07:00</updated><title type='text'>İDEAL KİLO</title><content type='html'>İdeal kilonuzu bulun!&lt;br /&gt;Bilimadamları artık sağlıklı ve uzun yaşamın sırlarını verirken ideal kiloyu korumanın önemini özellikle vurguluyor. Özellikle orta yaşlardan itibaren ideal kiloyu korumak ve sabit tutmak pek çok sağlık problemini de önlemeyi sağlıyor. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Dediğimiz gibi düzenli spor yapmak, sigaradan uzak durmak, stresten kaçınmak ve ideal kilonuzu korumak çok önemli. Her insanın vücut yapısı farklı olduğundan, ideal kilo hakkında kesin önerilerde bulunmak mümkün değil. Ancak kilonuzun boyunuza uygun olup olmadığı konusunda bir fikir sahibi olabilirsiniz. Vücut Kütle İndeksi (VKİ) adı verilen bir ölçüm tablosuna göre, kilonuzun sağlıklı aralıkta bulunup bulunmadığını öğrenmek mümkün. Bunun için kilonuzu boyunuzun santim cinsinden karesine bölüyorsunuz. Elde ettiğiniz değer sizin VKİ değeriniz oluyor. 20-40 arasında ifade edilen bu değere göre az kilolu veya obez olup olmadığınızı öğreniyorsunuz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-6897184135011796955?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/6897184135011796955/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=6897184135011796955' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/6897184135011796955'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/6897184135011796955'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2007/10/ideal-kilo.html' title='İDEAL KİLO'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-4698678915269359843</id><published>2007-10-21T17:26:00.000-07:00</published><updated>2007-10-21T17:27:26.507-07:00</updated><title type='text'>ŞİŞMANLAMAK İSTİYORUM</title><content type='html'>Bedenize uygun kıyafet bulamıyorsunuz. Hem de fazla kilolardan değil!! Çünkü giydiğiniz herşey üstünüzden düşüyor. Herkes diyetle, egzersizle zayıflamaya çalışırken , siz kilo almak için çabalıyorsunuz.. Ancak ne yaparsanız yapın kilo alamıyormusunuz.. öyleyse bu yazı tam sizin için.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vücudun, normal ağırlığının 10-15 kilo altında olamsına zayıflık, 15- 20 kilonun altında olmasına ciddi zayıflık deniyor. Örneğin  1.60 cm. Boyundaki bir kişinin ideal kilosu 54 kg. Olarak değerlenriliyor. Bu boydaki kişi 46- 48 kilo arasında bir kiloya sahipse zayıf, 43- 46 kilo arasında hafif zayıf, 42 kilonun altındda ise ciddi zayıf olarak değerlendiriliyor. Beslenme Uzmanı Dr. Feryal Erverdi “ Kişinin normal kilosunun 10 kilo altındaki ağırlığı, eğer bir sağlık problemi yaratmıyorsa biz doktorlarca sakıncalı bulunmuyor” diyor. Zayıflık çocuklarda görülüyorsa gelişim olumsuz yönde etkilenebilir eğer yetişkinlikte görülüyorsa iş verimi düşüyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genelde zayıflığın kaynakları genetik olarak söylenebilir. Bunun yanında Hormonal düzensizlikte çok önemli.Hayati organların çalışmasını ifade eden bazal metabolizmanın hormonlar sağlıyor. Bu hormonlar tiroid bezinden salgılanan T3 ve T4 hormonları . Zayıf ikşilerin bazal metabolizmalarının daha hızlı çalışmasının en önemli nedeni bu hormonlarınb fazla salgılanması, bu da metabolizmanın hızlanmasına, dolyasıyla besinlerin daha hızlı yakılmasına nedne oluyor. Sonuçta kilo alınamıyor.Vücut bileşenleri de zayıflığın  ya da şişmanlığın nedenlerinden. Yani iki kişi aynı yiyeceklere yese bile biri kilo alırken diğeri kilosunu koruyabiliyor ya da zayıf kalabiliyor. Bunda vücut bileşenlerinin etkisi büyük. Kimi kişilerin vücudunda yağlı doku ya da yağ depolayan hücreler fazlayken, kimilerinde az olabiliyor. Buna göre yağ depolayan hücre sayısı fazla olan kişilerin kilo almasaı da o derece kolaya diyebiliriz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zayıflığın Etkileri..&lt;br /&gt;Kötü görünüm: Belki manken gibi zayıf bir görünüm bir sınıra kafar hoş olabilirç Ancak hayati çizgi aşıldığında ortaya hiç de hoş olmayan bir vücut çıkıyor. Giyilrn hiçbir şey uygun olmuyor, bedene göre kıyafet bulunmuyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ciltte kırışıklık: Aşırı derecede zayıflık cildin kırışmasına ve daha çabuk yaşlanmasına neden oluyor. Çünkü yeterli beslenilmediği için cildi canlı tutan  E ve C vitaminleri alınamıyor, bunun yüzünden  cilt beslenemiyor, gerekli nemi besinlerden ya da sıvılardan alamadığı için  cilt kırışık görünüyor. Ayrıca ciltte kuruluk , gevşeklik diğer olumsuz etkilerden. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çabuk yorulma: Yeterli  beslenilmediği için  bağırsaklardan kana geçen  besin maddeleri organlar için de yeterli olmuyor. Bunun için metabolizma  kendini güvence altına alıyor. Daha az enerji harcamak için hareketler daha yavaş yapılıyor. Ani hareketler , tempolu yaşam karşısında metabolizma bu eforu karşılayamadığından kişiler çok çabuk yoruluyor, bu da sosyal yaşamı engelliyor. &lt;br /&gt;Baş dönmesi: Özellikle  ani kalkışlar da göz kararması ve baş dönmesi meydana geliyor. Yeterli ve dengeli beslenilmediği için dolaşımdaki kan, ağırlığını hayati organlarda yoğunlaştırıyor. Ani kalkışlar ve hareketlerde baş dönmesi ve göz kararması ortaya çıkıyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anemi: Kansızlık, yeterli beslenmemenin getirdiklerinden. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İshal: Metabolizmanın hızlı çalışmasına bağlı olarak ishal görülüyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adet düzensizliği: Yine metabolizmanın hızlı çalışmasına ve dengesiz beslenmesine bağlı olarak adet kanamalarında düzensizlik oluşuyor. Özellikle tiroid hormonlarının fazla salgılanması durumunda zayıflıkla birlikte adet düzensizliği en sık görülen belirtilerden. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nabız atışında bozukluk: Bredikardi ve taşikardi, yani nabız atışının hızlı ya da yavaş olması zayıflığın etkilerinden. &lt;br /&gt;Kalp- damar- hastalıkları riski: Eğer zayıf kişi sigara veya alkol kullanıyorsa, kalp-damar hastalıklarına yakalanma riski yükseliyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sinirlilik: Obes yani şişman insanlar neşelidirler. Ama zayıf insanlar aksine çabuk kızan bir yapıya sahiptirler. Bunda yetrsiz beslenmenin etkisi çoktur . Vücut gerekli vitaminleri ve mineralleri karşılamadığında sinir sisteminde bozukluklar , yorgunluk ortaya çıkıyor. Bazı vitaminlerin insanı rahatlatıcı ve sakinleştirici etkisinin olduğu artık bir gerçek . Bünyedeki vitamin dengesizliği kişinin sinir sistemi etkileniyor. Ayrıca T3 ve T4 hormonları zayıf kişilerde fazla salgılandığı için sinrlilik, el titremesi, terleme, ishal, yorgunluk, adet düzensizilği gözükür. Bağışıklık sisteminin zayıflaması: Zayıf kişiler immün sistemi yani bağışıklık sistemi de zayıftır. Bu nedenle hastalıklara daha çabuk yakalanıyorlar. Dış etkenlere karşı dirençlerinin düşük olması yüzünden hastalıkları diğer hastalara oranla daha ağır geçiyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nasıl Kilo Alınır?&lt;br /&gt;Öncelikle zayıflığın nedenini anlamak gerekiyor. Eğer hormonal nedenlerden dolayı zayıflık meydan agelmişse, hormon tedavisi olmak yeterli oluyor. Parazit gibi asalaklardan dolayı ise ağızdan alınan ialçlarla tedavi yapılıyor. Parazit ya da kurt gibi asalak canlılar ortadan kaldırıldığında kendiliğinden kilo alınabiliyor. Ancak eğer beslenmeden kaynaklanıyorsa beslenme alışkanlıklarının düzenlenmesi gerekiyor. Bir de kilo alınırken bu ister istemez yağ olarak depolanıyor. Yani kilo alınırken yağlanmak kaçınılmaz. Ancak iyi bir beslenme düzeniyle en aza indirmek mümkün . Zayıf kişiler için sofra düzeni yemeğin ısısı, mönü çok önemlidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kişinin günlük enerjisi saptandıktan sonra + 1000 kalorilik enerji eklenerek bir tedavi uygulanılır. Bu yüzden ilk önce beslenme alışkanlığı saptanır. Öğünler artırılır ve üç ara üç ana öğün olarak düzenlenir. Ara öğünlerin içeriği besin değeri yüksek yiyeceklerden oluşmalıdır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Enerji daha çok karbonhidratların çoğaltılmasıyla sağlanmalıdır. Yağlarda yapılan artış bulantıya sebep olmaktadır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diyet proteini 1,5 gr\kg şeklinde ayarlanmalıdır. Proteini daha yüksek vermek mümkün olmakla beraber bazı amino asitlerin serotonini arttırmalarıyla iştahsızlık oluşur. Bu yüzden proteini daha fazla arttırmak olumsuz etki yapar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diyetin vitamin ve mineral içeriği zengin olmalıdır. Özellikle B grubu vitaminler yoğun verilmelidir. Bu gruptaki vitaminler iştah artışı sağlarlar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diyetin en önemli özelliklerinden biriside hacim yönünden az besin kalitesi yönünden zengin besinlerden oluşturulmasıdır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mükemmel Sofra&lt;br /&gt;Dr. Feryal Erverdi “ Bunun için sofranın düzeni, yemeklerin ısısı, seçilen menü yani yemekle ilgili herşey mükemmel olmalı” diyor. Akşam yatmadan  birkaç saat önce ise mutlaka birşeyler atıştırmakta fayda var. Çünkü gece uykudayken metabolizma yavaşlıyor. Yani yatmadan önce tenilen yemekler kilo olarak geri dönüyor. Bir de yağlı yiyeceklerden çok proteinli yiyeceklere yönelmek gerekiyor. Tabi ki enerji açısından karbonhidratlı yiyeceklerin de menü de  olması lazım. Özellikle mısır, pirin., yulaf, buğday, ve bu ürünlerden yapılmış yiyeceklere yönelmke gerekiyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-4698678915269359843?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/4698678915269359843/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=4698678915269359843' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/4698678915269359843'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/4698678915269359843'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2007/10/imanlamak-istiyorum.html' title='ŞİŞMANLAMAK İSTİYORUM'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-3108804835671085042</id><published>2007-10-17T18:11:00.000-07:00</published><updated>2007-10-17T18:12:48.182-07:00</updated><title type='text'>Vücudumuzun 7 Enerji Kaynağı - Vitaminler</title><content type='html'>&lt;strong&gt;B-2 VİTAMİNİ:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Gerçek bir enerji deposu olan B-2 vitamini kanda alyuvarların oluşmasını sağladığı için derinin, özellikle de gözlerin sağlığı açısından çok önemlidir. Aşırı alkol, bu vitaminin en büyük düşmanıdır. Ayrıca antibiyotikler ve sakinleştiricilerin de vücutta B-2’yi azalttığı unutulmamalıdır. B-2 vitaminini en çok el edebileceğimiz besinlere gelince: Et, tavuk eti, balık, süt ve süt ürünleri, turp, ıspanak, yumurta, mısır ve beyaz undan yapılmış ekmek bu gıdalardan bazılarıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;B-6 VİTAMİNİ (PYRİDOXİNE):&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;Bağışıklık ve sinir sistemimizin en büyük destekçisi olan B-6 vitamini, vücudumuzun proteinleri ve yağları öğütmesine yardımcı olur. Bilindiği gibi vücuda oksijeni dağıtan hemoglobin yine B-6 vitamini sayesinde meydana gelir. En önemli işlevlerinden biri de mekanizmamızın depresyona karşı direnmesini sağlayan serotonini oluşturuyor olmasıdır. B-6 vitamini bakımından da aşırı alkol, sigara ve kan basıncı düşüren ilaçlar oldukça sakıncalıdır. Tavuğun göğüs eti, böbrek, karaciğer, yumurta, pirinç, soya fasulyesi, yulaf, fındık, fıstık, muz, patates, avokado ve somon balığı en fazla B-6 vitamini içeren besinler arasında yer almaktadır. Fazla oranda ve uzun süre kullanılması sinirlere zarar verebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;FOLİK ASİT:&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;Hücre oluşumunu sağlayan Folik Asit sağlığımız açısından oldukça önemli bir yere sahiptir. Öyle ki Folik Asit’in vücutta azalması kanser ve kansızlık riskini gündeme getireceğinden, ihmal edilmemesi gereken unsurlardan bir tanesidir. Folik Asit yetersizliği doğacak bebeklerin özürlü olma tehlikesine neden olduğundan anne adayları bu konuya daha fazla dikkat etmelidirler. Çok fazla aspirin kullanmak, kolestrol düşürücüler, doğum kontrol hapları, sara ilaçları ve alkol de vücuttaki folik asit miktarını azaltır. Aynı zamanda yaşlılık Folik Asit depolarını eriten bir başka etken olarak gösterilebilir. Folik Asit bakımından; karaciğer, yumurta sarısı, ıspanak, yeşil yapraklı sebzeler, brokkoli, portakal ve portakal suyu oldukça zengindirler. Folik Asit’in fazlası B-12 vitaminin eksikliğinin ortaya çıkmasını önler, bu da sinirlere zarar verebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;KALSİYUM:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Kalsiyum vücudumuzun en önemli destekçilerinin başında gelir. Çünkü kemiklerin ve dişlerin güçlenmesi, alınan kalsiyum miktarıyla doğru orantılıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kalsiyum ayrıca kaslar ve sinirler için de oldukça önemli bir mineraldir. Kanın pıhtılaşmasını sağlar ve kalın bağırsak kanserine karşı en güçlü silahtır. Hamilelik, emzirme ve menapoz dönemleri ayrıca kafeinli içecekler vücuttaki kalsiyumu azaltacağından, bu gibi dönemlerde alınan gıdalara daha özen gösterilmesi gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Süt ve süt ürünleri, mısır, sardalya balığı, kalamar, ıstakoz ve brokoli bol miktarda kalsiyum içeren besinlerdir. Gereğinden fazla alınan kalsiyum; demir, çinko, fosfor ve magnezyumun emilmesini engelleyebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;MAGNEZYUM:&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;Magnezyum, vücut sağlığı açısından çok önemli rolü olan bir mineraldir. Proteinlerin kana karışmasını, kasların ve sinirlerin düzenli bir şekilde çalışmasını sağlayan yine magnezyumdur. Yaşlılar, diyet yapanlar ve alkollü içki kullananlar magnezyum takviyesine ihtiyaç duyan kesim arasında yer alır. Magnezyum yetersizliği iştah kaybına, depresyona, kasların zayıflamasına ve zaman zaman göz kararmasına sebep olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;DEMİR:&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;Kanın, oksijeni vücuda dağıtmasına sağlayan hemoglobin, demir sayesinde oluşur. Regl ve hamilelik dönemleri vücuttaki demir seviyesini azaltan faktörlerdendir. Aynı zamanda yaşlılar, diyet yapanlar, vejeteryanlar da önlem almalıdırlar çünkü demir eksikliği anemi (kansızlık) hastalığına neden olur. Kırmızı et, balık türleri, kuru fasulye, kurutulmuş meyve, yumurta sarısı ve yeşil yapraklı sebzeler, demir içeren besinlerden bir kaçıdır. Yüksek dozda alınan demir, kalp risklerini çoğaltır. Küçük çocuklarda çeşitli semptomlara hatta ölüme bile neden olabileceğinden dozajı konusunda dikkatli olunmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;ÇİNKO:&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;Çinko, bağışıklık sisteminin sağlıklı bir şekilde çalışabilmesi bakımından bolca ihtiyaç duyulan bir mineraldir. Çinko eksikliği vücudu enfeksiyonlara karşı dirençsiz kılacak, ayrıca tat ve koku duyularını da zayıflatacaktır. Özellikle diyabet ve böbrek hastaları çinko eksikliği tehlikesiyle karşı karşıyadırlar. Kırmızı et, yumurta, deniz ürünleri, fasulye, bezelye ve fındık bol miktarda çinko içerir. Yüksek oranda alınması ishal, saç dökülmesi, tırnak kırılması, yorgunluk, sinir sisteminde istem dışı hareketlere gibi belirtilere neden olabilir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-3108804835671085042?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/3108804835671085042/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=3108804835671085042' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/3108804835671085042'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/3108804835671085042'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2007/10/vcudumuzun-7-enerji-kayna-vitaminler.html' title='Vücudumuzun 7 Enerji Kaynağı - Vitaminler'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-7912543771149912563</id><published>2007-10-15T17:10:00.000-07:00</published><updated>2007-10-15T17:11:02.464-07:00</updated><title type='text'>Yemek Seçerken Midenizi de Düşünün</title><content type='html'>Pek çok kişi midesindeki yanma hissinden şikayetçidir. Ancak bazı noktalara dikkat ederek bu problemi azaltmanız mümkün. Yediklerinize dikkat eder, sindirimi kolaylaştıran, yanma  hissini azaltan yiyecekleri daha çok tüketirseniz bu sorunu büyük ölçüde ortadan kaldırabilirsiniz. Yemekleri az miktarla ama sık aralıklarla tüketmek ve iyi çiğneyerek, yavaş yemek de mide sağlığınız için önemlidir. Aynı şekilde, yiyecek ve içeceklerinizin çok sıcak veya çok soğuk olmamasına, karında basıncı arttıran sıkı kemer kullanmamaya, yemeklerden hemen sonra uzanıp yatmamaya, alkol ve sigaradan da mümkün olduğunca uzak durmaya dikkat etmelisiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Midenize Dost Olan Yiyecekler Neler?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karnabahar: Haşlanmış karnabahar, mideyi asit saldırılarından korur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lahana: Lahanayı çiğ olarak yemeyi tercih edin. İnce şeritler halinde doğrayıp salata yapın. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Patates: Çiğ patates suyu mide yanmasının doğal ilacıdır. Patatesi soyup katı meyve presinde suyunu  sıkın. Su, havuç suyu ya da kereviz suyu ile karıştırıp için.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elma sirkesi: Salatalarda ya da mezelerde elma sirkesi kullanın.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maden suyu: Mide asidinin büyük bir bölümünü etkisiz hale getiriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ispanak: Ispanağı buharda pişirin ya da haşlayarak tüketin. Taze yapraklarını salata olarak yiyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zeytinyağı: Çiğ olarak kullanıldığında besinlerin midede kalma süresini azaltıyor ve yağların  sindirimi için safra salgısını artırıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Muz: Mideyi seven meyvelerin başında geliyor. Ara öğünlerde birer muz yemek, midedeki yanma hissini  ortadan kaldırabilir. Muz, mide enzimleri ve hücrelerinin üretimini de artırıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kızarmış ekmek: Midenin salgıladığı aşırı asidi kurutarak yanma hissini gideriyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-7912543771149912563?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/7912543771149912563/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=7912543771149912563' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/7912543771149912563'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/7912543771149912563'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2007/10/yemek-seerken-midenizi-de-dnn.html' title='Yemek Seçerken Midenizi de Düşünün'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-8304264055748588829</id><published>2007-10-15T17:09:00.000-07:00</published><updated>2007-10-15T17:10:08.786-07:00</updated><title type='text'>Brokoli ve Brüksel Lahanasını Haşlamadan Yiyin</title><content type='html'>Brokoli ve brüksel lahanasının kansere karşı faydalı olduğu biliniyor. Ancak uzmanlar, bu sebzelerin kaynatılarak pişirilmesi durumunda içindeki kanserle savaşan maddelerin büyük bölümünün yok olduğunu belirtiyorlar.&lt;br /&gt;Kansere karşı faydalı olduğu bilinen “glucosinolates” adlı maddeleri içeren brokoli ve brüksel lahanasının kaynatılarak pişirilmeleri halinde, bu sebzelerde bulunan kansere karşı savaşan maddelerin yaklaşık yüzde 80’i suya geçerek heba oluyor. &lt;br /&gt;Daily Mail’in internet sitesinde yer alan habere göre, Warwick üniversitesi'nden bir grup bilimadamı, pişirme yöntemlerinin bu sebzelerdeki glucosinolates seviyelerini nasıl etkilediğini araştırdılar. Araştırma sonucunda, brokolinin 30 dakika haşlanması halinde glucosinolates miktarının yüzde 77, 10 dakika haşlanması durumunda ise yarısının azaldığını tespit ettiler.&lt;br /&gt;Yarım saat haşlanan karnabaharda yararlı maddelerin yüzde 75’inin, lahanada yüzde 65’inin, brüksel lahanasında yüzde 58’inin kaybolduğu belirlendi. Bu sonuçlar doğrultusunda sebze tüketiminden azami faydayı sağlanabilmesi için kaynatmaktan vazgeçilmesi gerektiğini belirten uzmanlar, sebzelerin buharda, mikrodalgada veya kızgın yağda pişirilmesini öneriyorlar. Uzmanlar, bu sebzeleri dondurmanın da yararlı maddelerin seviyesinin azalmasına yol açtığını vurguluyorlar.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-8304264055748588829?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/8304264055748588829/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=8304264055748588829' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/8304264055748588829'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/8304264055748588829'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2007/10/brokoli-ve-brksel-lahanasn-halamadan.html' title='Brokoli ve Brüksel Lahanasını Haşlamadan Yiyin'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-8120731735871265302</id><published>2007-10-15T17:07:00.000-07:00</published><updated>2007-10-15T17:09:09.252-07:00</updated><title type='text'>Sütü Neden ve Nasıl İçmek Gerekli?</title><content type='html'>Sağlıklı ve dengeli beslenme, uzun zamandır en çok konuşulan ve üzerinde durulan konular arasında yer alıyor. Sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmek için yediğimize, içtiğimize artık daha çok dikkat ediyoruz. Peki, sağlıklı bir beslenmenin temel unsurlarından olan sütü neden ve nasıl tüketmeniz gerektiğini biliyor musunuz?&lt;br /&gt;Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü'nden Prof. Dr. Tanju Besler'in verdiği bilgilere göre;, beslenme, insanın büyümesi, gelişmesi, sağlıklı ve üretken olarak uzun süre yaşaması için gerekli olan enerji, su ve besin öğelerinin (karbonhidrat, protein, yağ, vitamin ve mineralleri) gerektiği miktarlarda (RDA) gün içersinde düzenli olarak alınması eylemidir.  Sağlıklı beslenme için vücuda ihtiyacı olan temel besin öğelerini dengeli ve yeterli bir şekilde kazandırmak gerekiyor. Süt ve süt ürünleri tam da bu noktada önem kazanıyor. &lt;br /&gt;Tüm beslenme uzmanlarının ve doktorların fikir birliği içinde oldukları konu, sütün sağlıklı beslenmenin temel unsuru olduğudur.  Bunu söylemek yanlış olmaz çünkü süt, özellikle protein, yağ, vitamin (C vitamini hariç) ve mineraller (başta kalsiyum ve fosfor olmak üzere) gibi beslenmede çok önemli olan besin öğelerini bünyesinde bulunduruyor. &lt;br /&gt;Bol bulunan ve kolaylıkla tüketilebilen, tek başına bireyin gelişim sürecinden başlayarak hayatının tüm aşamalarında besin gereksinimi büyük oranda karşılayan sütün ülkemizde, bilinçli ve verimli bir şekilde tüketildiğini söylemek güç. Düşük tüketim rakamları, ağırlıklı olarak açıkta, sağlıksız koşullarda satılan sütlerin tercih edilmesi, süt tüketimi konusunda toplumun güçlü bir bilince sahip olmadığını ortaya koyuyor.  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne Kadar Süt İçmeli?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öncelikle bir bardak sütün besin değerini inceleyerek, günde içilmesi gereken yeterli süt miktarı bilgisine ulaşalım. Bir bardak sütte 6 yaşındaki bir çocuğun ihtiyacı olan yüzde 52 kalsiyum, yüzde  30 potasyum, yüzde 35 protein, yüzde 11 B1 vitamini, yüzde 9 A vitamini, yüzde 44 B2 vitamini, yüzde 12 folat, yüzde 14 B6 vitamini, yüzde 18 magnezyum, yüzde 12 çinko, yüzde 55 fosfor, yüzde 6 enerji ve yüzde 6 niasin gereksinimini karşılar. Bu listeyi uzatmak mümkün olacaktır.&lt;br /&gt;Yaşamın ilk altı ayında (0-6 ay) bebeğe anne sütünden başka hiçbir ilave besin verilmemelidir.  Bunun dışında bir yaşından sonra tüm yaş grupları için süt tüketiminin en az iki su bardağı olacak şekilde düşünülmelidir. Ancak bu süt tüketimi özellikle 6-16 yaş grubunda daha da artırılabilir ve dört su bardağına kadar çıkabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nasıl Tüketmeli?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Süt tüketirken dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, açıkta satılan süt yerine, sağlıklı ambalajda satılan sütü tercih etmektir. En son Hacettepe Üniversitesi’nden bazı öğretim üyelerinin 2001 yılında gerçekleştirdiği altı hafta süren saha araştırması sonuçları, neden açıkta satılan sütlerin tüketilmemesi gerektiğini ortaya koymaktadır.&lt;br /&gt;Araştırmada, Ankara’nın 39 semtinden toplanan 150 sokak sütü, 109 UHT süt ve 41 pastörize süt örneği incelenmiştir. Uluslararası standartlarda, 1 mililitre sütte kabul edilebilir bakteri miktarı 5 bin ile 50.000 bin iken, incelenen tüm açık süt örneklerinde bu sayının 100 binden fazla olduğu tespit edilmiştir. Yapılan analizlerde, pastörize ve UHT Uzun Ömürlü Süt’lerin ise insan sağlığı açısından tüm standartlara uygun özellikler taşıdığını gördük. &lt;br /&gt;Yine Hacettepe Üniversitesi öğretim üyeleri tarafından gerçekleştirilen “Türkiye’deki Açık Sütün Kimyasal Kalitesi: Vitaminler” başlıklı çalışmada da, açıkta satılan sokak sütünün zaten düşük olan vitamin değerinin, kaynatıldıktan sonra daha da düştüğü ortaya çıktı. 15 dakika kaynatılmasının ardından çiğ sütteki Tiamin yüzde 66, Riboflavin ve Folik Asit yüzde 50, Niacin yüzde 12 oranında azalırken, B12 vitaminindeki kayıp da 15 dakika sonunda yüzde 30’a varıyor. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sütün Isıl İşlemden Geçirilmiş Olması Şart!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sağlıklı tüketim için sütün mutlaka ısıl işlemden geçmiş, yani pastörize ya da UHT Uzun Ömürlü süt olması gerekiyor. Sokak sütleri, kaynağı bilinmeyen sütler kesinlikle satın alınmamalı ve kullanılmamalıdır. Isıl işlemden geçmiş sütlerin ambalajlarının orijinal, kesinlikle hasar görmemiş olmasına dikkat etmek önem taşıyor. Pastörize sütlerin mutlaka soğuk zincirde korunması gerekiyor. UHT sütler, uygulanan işlem gereği açılıncaya kadar üzerinde belirtilen tarihe kadar  oda sıcaklığında tazeliğini koruyabiliyor.&lt;br /&gt;UHT ve aseptik ambalajlama teknolojileri sıvı gıda ürünlerinin kısa bir süre ısıtılarak süratle oda sıcaklığına soğutulması ve işlenen gıdaların dolumunun tamamen kapalı ortamda gerçekleştirilmesi esasına dayanıyor. Ürünler 2- 6 saniye süreyle 135-150oC arasında ısıya tabi tutuluyor. Daha sonra hızla oda sıcaklığına soğutuluyor. Modern bir UHT tesisinde ürünlerin dolum işlemi kapalı bir sistemde, aseptik ortamda gerçekleştiriliyor. Aseptik ambalaj altı katmanlı yapısı sayesinde gıda ürünlerinin hava ve ışık gibi dış etkenlerle temasını önlüyor. Son derece hızlı bir süreç olan UHT işlemi ürünün tadında, görünümünde ve besin değerinde herhangi bir değişikliğe yol açmıyor.&lt;br /&gt;Daha sağlıklı bir toplum için, işleme ve ambalajlama teknolojilerinin de desteği ile her an kolaylıkla ulaşabildiğimiz temel besinimiz sütü hak ettiği gibi tüketmeliyiz. Süt içmek, bir ömrü sağlığımız bozulmadan, kaliteli bir şekilde yaşayabilmek için alabileceğimiz en basit önlemlerden biridir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-8120731735871265302?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/8120731735871265302/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=8120731735871265302' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/8120731735871265302'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/8120731735871265302'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2007/10/st-neden-ve-nasl-imek-gerekli.html' title='Sütü Neden ve Nasıl İçmek Gerekli?'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-3016688482317860310</id><published>2007-10-10T19:02:00.000-07:00</published><updated>2008-12-11T02:55:53.132-08:00</updated><title type='text'>Ofis Yaşamı Kilo Aldırıyor</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/Rw2EbRQHUJI/AAAAAAAAA3I/muvb3QCVNp0/s1600-h/ofis(1).jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5119893955412447378" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/Rw2EbRQHUJI/AAAAAAAAA3I/muvb3QCVNp0/s400/ofis(1).jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Pek çok insan çalışırken doğru beslenmeye fırsat bulamadığından yakınır. Fazla kiloların yegane suçlusu da çoğunlukla uzun süren çalışma saatleri olarak gösterilir. Oysa çalışırken de doğru beslenmek ve kilo almak yerine fazla kilolardan kurtulmak mümkün. Memorial Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Dyt. Seçil Kenar, “Ofis yaşamında sağlıklı beslenmenin yolları” hakkında bilgiler verdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ofiste de Olsa Hareketsiz Kalmayın&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son yıllarda obezitenin görülme sıklık artışının en büyük nedenlerinden biri de egzersiz yapma alışkanlıklarında ve günlük hareketlerimizde azalmadır. Teknolojinin gelişimi ile özellikle iş yerlerimizde masa başında geçirdiğimiz zaman artmaktadır. Özellikle uzun çalışma saatlerini masa başında geçiren ofis çalışanlarında obezite görülme sıklığı her geçen gün artıyor. Ofis çalışanlarında obezite görülme sıklığının artış nedenleri arasında başta uzun süre hareketsiz masa başında oturmanın yanı sıra, özellikle toplu çalışma alanlarında aralarda atıştırılan abur-cubur besinlerin birbirine ikramları, öğle yemeğini masada fast food tarzı yağlı ve kalorili besinlerden oluşan bir mönüyle yapma, masada su yerine sürekli çay, kahve, meşrubat tarzı besinleri tüketme, ofis içerisinde ara öğün bulundurmama, toplantıların sık ve uzun saatler alması sonucunda ara veya ana öğünleri atlama gibi birçok neden sayılabilir. Bu belirtilen konularda ofis çalışanlarının önlem alması gereklidir;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;· Mümkünse öğle yemeğinizi telefon ile sipariş etmeyiniz, yakın bir restorana giderek öğle yemeği saatinde hareketimizi arttırmış oluruz.&lt;br /&gt;· Öğle yemeğinde ofis dışına çıkamıyorsak, telefonda vereceğimiz yemek siparişinde yemeklerin yüksek yağ ve kalori içermemesine dikkat edelim, kepekli sandviç, ton balıklı salata, ızgara köfte salata, kepekli tost ayran tarzında mönüler tercih ediniz, pizza, hamburger tarzı yemekler hem yüksek kalorilidir hem de öğleden sonra iş veriminizi düşürür.&lt;br /&gt;· Her 15 dk bir omuz, kol ve bacaklarınızı hareket ettiriniz, mümkünse ofiste yapılabilecek egzersizleri gün içerisinde birkaç kez uygulayınız.&lt;br /&gt;· Çay, kahve, meşrubat tarzı içecekleri tüketmek yerine masanıza şık bir sürahi alınız ve bol bol su tüketiniz. Çay ve kahve yerine ise bitki çaylarını tercih ediniz. Özellikle stresi azalttığı için rezene ve bağışıklık sisteminiz için adaçayı, ıhlamur tercih ediniz&lt;br /&gt;· Evrak v.b bir şey gerekli olduğunda masadan kalkarak siz alınız, telefonla halledeceğiniz şeyleri masadan kalkarak kendiniz arkadaşınıza söyleyiniz. Bu tarz davranışlar gün içerisinde harcadığınız enerjinin artmasına sebep olacaktır.&lt;br /&gt;· İş yerine gelip-giderken varsa özel aracınızı değil servisi kullanınız ve servisten evinize 2-3 durak önce inip-bininiz, bu tür 15-20 dk yürüyüşler günlük egzersizimizin artmasına sebep olacaktır.&lt;br /&gt;· Çekmecenize kuru kayısı, incir, grisini, kepekli bisküvi, ceviz, fındık tarzı bozulmayan ve koku yapmayan gıdalar koyunuz. Metabolizma hızının hızlanması ve çok acıkıp bir sonra ki ana öğünde fazla miktarda yememizi engelleyen ara öğünlerdir, bu yüzden bu tür besinler elinizin altında olsun ve 3-4 saatte bir bu tür besinleri atıştırınız.&lt;br /&gt;· Toplantı esnasında veya ofiste yiyecek bir şeyler yemeniz mümkün değilse ara öğün olarak tam sütten yapılmış kafeinsiz kahve tercih edebilirsiniz.&lt;br /&gt;· İş arkadaşlarınızın size çikolata, bisküvi v.b ikramlarını geri çeviremediğinizi düşünüyorsanız onları size ikramda bulunmamaları ve sizi sağlıklı beslenme konusunda desteklemeleri konusunda uyarabilirsiniz.&lt;br /&gt;· Öğle yemeğiniz şirkette servis yapılıyorsa karbonhidratlı, ağır gıdalar yerine hafif ve düşük kalorili yemekleri tercih ediniz. Özellikle salata ve protein içeren bir besin sizi uzun süre tok tutacak, atıştırmanızı engelleyecek ve öğleden sonra daha verimli çalışmanıza sebep olacaktır.&lt;br /&gt;· Öğle yemeğinde kan şekerini hızla yükselten glisemik indeksi yüksek gıdalardan uzak durunuz, örneğin makarna yerine bulgur pilavı, beyaz ekmek yerine kepek ekmek v.b tercihler yapınız&lt;br /&gt;· Tatlı özellikle hamurlu tatlıları tüketmeyiniz, tatlı yemek isterseniz 1-2 bisküvi veya meyve tarzı besinlerle tatlı isteğinizi geçiştiriniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ofis Çalışanları İçin Örnek Mönü&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sabah&lt;br /&gt;1 adet kepekli tost+bitki çayı&lt;br /&gt;veya&lt;br /&gt;6-7 kaşık buğday gevreği+1 bardak süt+2 adet ceviz&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ara&lt;br /&gt;3 adet kuru kayısı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öğle&lt;br /&gt;100 gr ızgara et/tavuk/balık&lt;br /&gt;1 tatlı kaşığı zeytinyağlı mevsim salatası&lt;br /&gt;2-3 kaşık zeytinyağlı sebze yemeği&lt;br /&gt;1-2 dilim kepek ekmek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;veya&lt;br /&gt;1 tatlı kaşığı zeytinyağlı ton balıklı/tavuklu veya peynirli salata&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;veya (ofiste yemek zorundaysanız)&lt;br /&gt;2 porsiyon meyve+1 kase yoğurt veya Ton balıklı/peynirli/tavuklu kepekli sandviç+ayran&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ara&lt;br /&gt;1-2 porsiyon meyve veya 3-4 kepekli bisküvi+1 dilim peynir&lt;br /&gt;veya 1/2 simit +ayran veya 1 kepekli tost&lt;br /&gt;veya 1 bardak süt+1-2 grisini&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akşam:&lt;br /&gt;1 tabak sebze yemeği veya kurubaklagil yemeği veya sebzeli et sote&lt;br /&gt;4-5 kaşık bulgur pilavı veya 1 dilim kepek ekmek&lt;br /&gt;bol salata&lt;br /&gt;1 kase yoğurt&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gece&lt;br /&gt;1-2 porsiyon meyve&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-3016688482317860310?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/3016688482317860310/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=3016688482317860310' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/3016688482317860310'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/3016688482317860310'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2007/10/ofis-yaam-kilo-aldryor.html' title='Ofis Yaşamı Kilo Aldırıyor'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/Rw2EbRQHUJI/AAAAAAAAA3I/muvb3QCVNp0/s72-c/ofis(1).jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-99122928979060794</id><published>2007-10-10T19:01:00.000-07:00</published><updated>2008-12-11T02:55:53.237-08:00</updated><title type='text'>Meyveleri Kabuklarıyla Tüketin</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/Rw2EJRQHUII/AAAAAAAAA3A/eF86FhoW-30/s1600-h/meyve(2).jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5119893646174802050" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/Rw2EJRQHUII/AAAAAAAAA3A/eF86FhoW-30/s400/meyve(2).jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Sıkça duyduğumuz "meyvelerin asıl vitamini kabuklarında" sözü gerçeği yansıtıyor. Uzmanlar, elma, armut, incir gibi kabuklu meyvelerin, güneşten sağladıkları renk maddelerindeki vitamin değerleri dolayısıyla kabuklarıyla tüketilmesi gerektiğini belirtiyor.&lt;br /&gt;Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Mühendislik Mimarlık Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Arsan Bilişli, meyvelerin renk maddelerinin oluşması için güneş ışığı görmesi gerektiğini, bu sayede vitamin C ve glikozun oluştuğunu söyledi.&lt;br /&gt;Meyvelerdeki renk maddelerinin tümünün, antikanserojen olduğu için kabuğuyla tüketilmesinin önemli olduğunu vurgulayan Bilişli, şu bilgileri veriyor:&lt;br /&gt;"Kabukları, meyvelerin doğal koruyucu unsurudur. Organik asitler yönünden çok zengindirler. Ancak, meyveler ne kadar yıkanırsa yıkansın zirai ilaç kalıntısı olabilir. Bu nedenle gıda güvenliği açısından kabuğunu soymak zorunda kalıyoruz. Elma, armut, incir gibi meyveler, güneşten sağladıkları renk maddelerindeki vitamin değerleri dolayısıyla kabuklarıyla tüketilmelidir."&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-99122928979060794?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/99122928979060794/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=99122928979060794' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/99122928979060794'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/99122928979060794'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2007/10/meyveleri-kabuklaryla-tketin.html' title='Meyveleri Kabuklarıyla Tüketin'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/Rw2EJRQHUII/AAAAAAAAA3A/eF86FhoW-30/s72-c/meyve(2).jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-7682377376322127497</id><published>2007-10-05T20:34:00.001-07:00</published><updated>2007-10-05T20:34:54.797-07:00</updated><title type='text'>Kilo Almanın Sebepleri ve Mekanları Belirlendi</title><content type='html'>Kilo almanın sebepleri ve mekanları belirlendi. Ne yediğimiz değil, nerede ve nasıl yediğimiz de önemli. Newsweek dergisi sağlık editörü, “Bu mekanlarda yemek yemek şişmanlatır” diyerek 7 maddelik bir liste yayınladı. İşte kilo aldıran mekanlar ve nedenleri:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Mutfakta atıştırmak&lt;br /&gt;Buzdolabının önünde yada yemek yaparken bir şeyler atıştırmak daha fazla yemenize neden olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. İş yerinde yemek&lt;br /&gt;Araştırmaya göre, ofiste atıştırılan yiyecekler genelde yüksek kalorili oluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. Aceleyle yemek&lt;br /&gt;Aynı pastayı 9 dakikada tüketenler 646 kalori alırken, 20 dakikada tüketenlerin 579 kalori aldığı gözlemlendi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4. Karanlıkta yemek&lt;br /&gt;Işık seviyesi azaldıkça iştah artıyor. Geceleri canımızın daha çok abur cubur çekmesi de buna bağlanıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5. Az çiğneyerek yemek&lt;br /&gt;Çalışmalar, yeterince çiğnemenin sindirimi kolaylaştırdığını; gazı, şişkinliği ve ekşimeyi önlediğini gösteriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6. Restoranda yemek&lt;br /&gt;Dışarıda yemek yiyenlerde obezite ve yağ oranı daha yüksek oluyor. Haftada 6-13 kez dışarda yemek yiyen kadınlar günde 290 kalori daha fazla alıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7. Televizyon karşısında yemek&lt;br /&gt;Ekran başında tüketilen yiyecekler çifte tehlike oluşturuyor. Çünkü kişi hem hareketsiz kalıyor hem de ne kadar yediğini fark edemiyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-7682377376322127497?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/7682377376322127497/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=7682377376322127497' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/7682377376322127497'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/7682377376322127497'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2007/10/kilo-almann-sebepleri-ve-mekanlar.html' title='Kilo Almanın Sebepleri ve Mekanları Belirlendi'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-302353209024415771</id><published>2007-09-27T16:43:00.001-07:00</published><updated>2008-12-11T02:55:53.366-08:00</updated><title type='text'>Sağlıklı Beslenme Piramidi</title><content type='html'>&lt;span style="color:#3366ff;"&gt;Sağlıklı büyüme ve gelişme için 40’dan fazla besin öğesine ihtiyacımız vardır.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Sağlıklı olmanın sırrı, yediklerimizin çeşitleri kadar miktarlarına da dikkat etmekten ve vücudumuz için gerekli olan besin öğelerini doğru tüketebilmekten geçiyor.Besin öğelerini 6 ana grupta toplayabiliriz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/RvxANatR2cI/AAAAAAAAAzw/gV-d8rMKdMI/s1600-h/imageMagic.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5115033876037753282" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/RvxANatR2cI/AAAAAAAAAzw/gV-d8rMKdMI/s400/imageMagic.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#3366ff;"&gt;Karbonhidratlar:&lt;/span&gt; Ekmek, makarna, pirinç, tahıl ürünleri ve kuru baklagillerde yüksek miktarda bulunur. Şekerler de karbonhidratlar grubunda yer alır. Şekerler, bildiğimiz çay şekeri (sukroz), meyve şekeri (fruktoz) ve süt şekeri (laktoz) olarak gruplara ayrılır. Karbonhidrat vücudumuz için iyi bir enerji kaynağıdır. Günlük alınan enerjinin %55-60’ının karbonhidratlardan sağlanması gerekir. Burada önemli olan şekerli besinlerden çok, diğer karbonhidrat kaynaklarını tüketmektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#3366ff;"&gt;Proteinler:&lt;/span&gt; Et, süt ve ürünleri ile yumurta ve kuru baklagillerde yüksek miktarda bulunur. Hücrelerin gelişmesi, dokuların yenilenmesi için gereklidir. Günlük alınan enerjinin %10-12’sinin proteinlerden sağlanması gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#3366ff;"&gt;Yağlar:&lt;/span&gt; Et, süt, peynir, margarin, tereyağı ve kuruyemişlerde yüksek miktarda bulunur. Günlük alınan enerjinin % 25-30’unun yağlardan sağlanması gerekir. Burada önemli olan bu miktarın en fazla %10’unun doymuş yağlardan (Et, süt, yumurta gibi hayvansal kaynaklı ürünlerde bulunur. Aşırı tüketimi kolesterol seviyesinin yükselmesine sebep olur) %10’unun tekli doymamış yağlardan (zeytinyağı, kanola yağında bulunur.) ve %10’unun çoklu doymamış yağlardan (Ayçiçeği, soya fasulyesi, tahıl ürünleri, balık ve ürünleri, ıspanak, brokolide bulunur) karşılanmasıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#3366ff;"&gt;Vitamin ve Mineraller:&lt;/span&gt; Vitamin ve mineraller vücudumuzda gerçekleşen tüm işlemlerde anahtar rol oynar ve vücut fonksiyonlarının normal olarak sürdürülmesini sağlarlar. Vitaminler vücutta düzenleyici olarak çalışırken, mineraller de kemik ve diş sağlığında çok önemli bir role sahiptir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#3366ff;"&gt;Su:&lt;/span&gt; Su, yaşamak için oksijenden sonra gelen en önemli öğedir. Yetişkin insan vücudunun yaklaşık %59'u sudur. Su, vücutta besinlerin sindirimi, emilimi ve hücrelere taşınmasında ve vücut ısısının denetiminde önemli rol oynar. Bunun için günlük 2 litre su içilmelidir. Çay, kahve gibi sıvılar suyun işlevlerini yerine getiremez.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-302353209024415771?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/302353209024415771/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=302353209024415771' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/302353209024415771'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/302353209024415771'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2007/09/salkl-beslenme-piramidi.html' title='Sağlıklı Beslenme Piramidi'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/RvxANatR2cI/AAAAAAAAAzw/gV-d8rMKdMI/s72-c/imageMagic.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-11199110958588234</id><published>2007-09-24T18:03:00.000-07:00</published><updated>2008-12-11T02:55:53.383-08:00</updated><title type='text'>Anne Sütü ile Beslenme Tekniği</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/RvhfEatR2SI/AAAAAAAAAyQ/mrGhh2per5k/s1600-h/bebek.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5113941906372548898" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/RvhfEatR2SI/AAAAAAAAAyQ/mrGhh2per5k/s200/bebek.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;Anne Sütü ile Beslenme Tekniği&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bebeğe doğar doğmaz verilecek ilk gıda anne sütü olmalıdır. Bebek bu şekilde ilk aşısını almış olur. Çünkü anne sütü içinde mikroplara karşı koruyucu maddeler vardır ve bebeğin tüm bağırsaklarını kaplayarak bazı hastalıklara karşı korunmasını sağlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bebek doğumdan sonra ağladıkça emzirilmelidir. Emzirme aralarının üç saati geçmemesine dikkat edilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emzirmeden önce annenin göğüslerini temizlemesine gerek yoktur. Önemli olan annenin emzirmeden önce el temizliğine dikkat etmesidir. Emzirirken bebeğin ağzını kocaman açarak bir ağız dolusu memeyi kavraması meme başı çatlaklarının gelişmemesi için önemlidir. Her emzirmede ilk verilen göğüs iyice boşaltıldıktan sonra diğerine geçilmesine dikkat edilmelidir. Her emzirmeye bir önceki emzirmede en son verilen meme ile başlanmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emzirmeden sonra annenin bir miktar sütünü sıkıp göğüs uçlarına sürmesi temizlik için yeterlidir. Emziren kadınların bolca bir sütyen kullanması ya da göğüslerinin aşağıya sarkmasını önleyecek şekilde eşarpla sıkmadan kaldırması uygun olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bebeğini geçici olarak emziremeyen kadınların göğüslerini üç saatte bir elle ya da pompa (süt çeker) ile sağmaları gerekir. Sağılan sütler oda ısısında 6 saat, buzdolabında (0-4 derecede) 24 saat bozulmadan saklanabilir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-11199110958588234?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/11199110958588234/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=11199110958588234' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/11199110958588234'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/11199110958588234'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2007/09/anne-st-ile-beslenme-teknii.html' title='Anne Sütü ile Beslenme Tekniği'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/RvhfEatR2SI/AAAAAAAAAyQ/mrGhh2per5k/s72-c/bebek.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-1479841537500634896</id><published>2007-09-24T17:58:00.000-07:00</published><updated>2007-09-24T18:02:20.533-07:00</updated><title type='text'>Yenidoğan ve Süt Çocukluğu Dönemi</title><content type='html'>&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;Yenidoğan ve süt çocukluğu dönemi&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;Bebeklerin sağlıklı bir şekilde doğması annenin yeterli ve dengeli bir şekilde beslenmesi ile mümkündür. Gebelikte artan enerji ve protein ihtiyacının karşılanamaması sonucu annede ağırlık alımında düşüklük, kansızlık, diş çürükleri, kemik erimesi (osteomalazi), ödem ve yüksek tansiyon görülür. Emziren bir annenin de kendi fizyolojik ihtiyaçlarını karşılayacak, vücuttaki besin yedeğini dengede tutarak salgılanan sütün gerektirdiği enerji ve besin öğelerini alması gerekmektedir. Annenin salgıladığı süt, aldığı besinlerin bir ürünüdür. Gebe kadınlara folik asit ve demir desteği yapılmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bebek doğar doğmaz ilk bir saat içinde anne göğsüne koyularak emzirilmeleri sağlanmalıdır. Böylece bebeğin kendisini hastalıklardan koruyacak kolostrumu (ağız) alması sağlanır. Bununla birlikte ülkemizde bebeklerimizin sadece yarısı ilk bir saat içinde emzirilmektedir. Bebeklerimizin sadece % 85'i ilk gün anne sütü almaktadır. Bu nedenle hastanelerimizin tamamının "Bebek Dostu Hastane" olması, anne ve bebeklerin 24 saat aynı odada tutularak emzirilmelerinin teşvik edilmesi gerekmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünya Sağlık Örgütü bebeklerin doğumdan itibaren ilk 4-6 ay sadece anne sütü almalarını (başka ek gıda ve su verilmeden) önermektedir. Su dördüncü ayda verilirken, ek gıdalar 4-6. aylar arasında başlanmalıdır. Baş-boyun kontrolünun tamamlayan (Bebeğin başını dik tutması), oturabilen, el ve göz koordinasyonunun gelişen, oyuncaklarını ağzına götüren, dil çıkartma refleksinin kaybolan, kaşıktan yiyecekleri alabilen, ağzını açması ve yutma ve çiğneme koordinasyonu gelişen bebeklere ek besin başlanabilir. Bununla birlikte, 0-3 aylık bebeklerimizden sadece % 9,4'ü tek başına anne sütü almaktadır. Bu da bebeklerin anne sütünden yeterince faydalanmalarını engellemekte, sık enfeksiyon geçirmelerine neden olmakta ve anne sütünün erken kesilmesine neden olmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anne sütüne iki yaşına kadar devam edilmelisi önerilirken ülkemizde ortanca emzilme süresi 12 aydır.&lt;br /&gt;İnek sütü, demir içeriğinin yeterli olmaması, içerdiği demirin yararlanılabilirliğinin düşük olması, barsakta gizli kanama yapması, allerjen proteinler içermesi nedeni ile bir yaşından küçük çocuklara verilmemelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ek gıdalara geçiş döneminde uygun ek gıdaların verilmemesi sonucu bu dönemde anemi sık görülmektedir. Süt çocukluğu döneminde görülen ve üç aydan uzun süren kansızlığın tedavi edilse bile okul çocuğunun başarısını etkilediği gösterilmiştir. Bu nedenle dördüncü aydan itibaren demir desteği önerilmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yenidoğan bebeklerin tamamına doğar doğmaz vitamin K verilmelidir. Anne sütü D vitamini yetersizdir. Bu nedenle 15. günlükten itibaren bir yaşına kadar bebeklere 400 IU D vitamini verilmelidir. Aynı zamanda çocukların sabah saat 11:00 veya akşam saat 16:00'da bir saat güneşe çıkarılmaları gerekmektedir. Yeterli vitamin D almayan ve güneşe çıkmayan çocuklarda raşitizm görülmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İçme sularındaki florür miktarı 0.3 ppm’in altında ise diş çürüklerinin önlenmesi için, çocuklara altıncı aydan sonra 0.25 mg/gün florür verilmesi gerekmektedir. Bu uygulamanın yaygınlaştırılması için Türkiye florür haritasının çıkması ve florürü bakımından fakir bölgelerin saptanması gerekmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Süt çocukluğundaki ve çocukluk çağındaki hatalı beslenme hipertansiyon, obesite, besin allerjisi ve atheroskleroz (damar sertliği) gibi erişkin döneminin bazı kronik hastalıklarına neden olmaktadır. Ek gıdalara başlanma döneminde çocuğun tuz ihtiyacı yoktur ve tuzsuz besinleri kolayca alabilir. Bu nedenle ilk bir yıl içinde bebeğin yiyeceklerine tuz katılmaması önerilir. Bu dönemde tuzlu besin alan çocukların hayatlarının ileri dönemlerinde de aşırı miktarda tuzlu besin tükettikleri bulunmuştur. Ailede allerji öykü olan bebeklerde emzirme döneminde annenin diyetinden allerjen besinlerin çıkartılmalı ve çocuğa da bu besinler geç başlanmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuğun büyümesinin izlenmesi çok önemlidir. Annelerin çocuğun belli aralıklarla tartılması gerekliliği, nasıl tartılacağı ve grafik üzerine nasıl işaretleneceği konusunda eğitilmesi gereklidir. Çocuğun büyümesinde duraklama olduğu anda doktora başvurulmalıdır. Hekim, ilgili sağlık personeli ve anne ile beraber sonucu değerlendirmelidir. Büyüme duraklaması erken tespit edilmezse malnütrisyon gelişebilir. Çocuğun ilk altı ay içinde her ay, ikinci altı ayda 2 ayda bir, ikinci yıldan sonra 3-4 ayda bir tartılmalıdır. Ayrıca her sağlık kuruluşuna başvuruda vücut ağırlığı, boy ve baş çevresi alınmalıdır. Dengeli beslenen ve büyümesi izlenen bir çocuk ilerki yaşamında sağlıklı bir erişkin olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaynak : Doç Dr. S. Songül Yalçın,&lt;br /&gt;Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları AD Sosyal Pediatri Ünitesi&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-1479841537500634896?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/1479841537500634896/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=1479841537500634896' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/1479841537500634896'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/1479841537500634896'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2007/09/yenidoan-ve-st-ocukluu-dnemi.html' title='Yenidoğan ve Süt Çocukluğu Dönemi'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-6067575720295948065</id><published>2007-09-24T17:55:00.000-07:00</published><updated>2008-12-11T02:55:53.473-08:00</updated><title type='text'>Ramazanda Sağlıklı Beslenme</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/Rvhc5KtR2QI/AAAAAAAAAyA/OMS15h8jVeY/s1600-h/ramazan(2).jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5113939514075764994" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/Rvhc5KtR2QI/AAAAAAAAAyA/OMS15h8jVeY/s400/ramazan(2).jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;Ramazanda Sağlıklı Beslenme&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;Ramazan ayında bu beslenme şekli tamamen değişmektedir. Oruç tutarken 14-16 saat süren açlık, metabolizmayı olumsuz etkiler. Sağlıklı olan her kişi oruç tutabilir. Fakat oruç tutmaya sağlığı elvermeyen kişilerin bu konuya hassaslıkla eğilmeleri gerekir. Özellikle kalp-damar, böbrek, diabet, mide, yüksek tansiyon sorunu olanların belirli aralıklarla ilaç kullanma zorunlulukları vardır. Bu gibi kişilerin özel diyet uygulamaları gerekmektedir. Ayrıca hamileler, gelişim çağındaki çocukların ve aşırı yaşlıların da oruç tutmaları tehlikelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oruç Nasıl Açılmalıdır?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geleneğimizde olan zeytin veya hurma ile oruç açılabilir. Üzerine 1 bardak oda sıcaklığındaki su içilmeli ve biraz dinlenmeye çekilmelidir. Böylelikle midemizin rahat etmesini de sağlayabiliriz. Sonra çok sıcak olmayan katı yağlardan uzak yapılmış bir kase çorba yavaş yavaş içilmeli. Üstüne etli sebze yemeği, yoğurt, salata, zeytinyağlı (gene ılık) sebze yemeği yenmelidir. Tatlılardan mümkün olduğunca uzak durulmalı, mümkünse tatlıları yemekten 1-2 saat sonra tüketmeli çeşidi de hafif olan sütlü tatlılardan olmalıdır.&lt;br /&gt;Meyve yemekten 2-3 saat sonra ara öğün olarak alınmalıdır. Ara öğün olarak ayrıca değişiklik yapmak gerekirse bitki çayı ile tahıl grubu (galeta, grisini, kurabiye vs.) tüketilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sahur Nasıl Olmalıdır?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kesinlikle sahura kalkılmalıdır. Çünkü bu hem kan şekerinin aşırı düşmesine engel olmakta hem de metabolizmanın daha iyi çalışmasını sağlamaktadır. Sahurda en uygun mönü bizim için kahvaltılıklardır. Bunlardan şarküteri ürünlerinden kaçınılmalıdır. Nedeni hem susuzluk hissini arttırması hem de yağ oranının yüksek olmasıdır.&lt;br /&gt;Bunların yerine proteinden zengin yumurta, peynir gibi besinler süt ile birlikte tüketilirse daha iyi tokluk sağlar. C Vitaminini de eksik etmemek için söğüş domates, salatalık veya meyve yenmesi gerekir. Bazı günlerde bu mönüden sıkılanlar için çorba, 1 kase yoğurt ve börek de (fırında yapılmış) yenilebilir. Sahurda tatlı yenilirse susamayı erkene alır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Su Tüketimi Nasıl Olmalıdır?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Su ihtiyacımız olan günlük 8-10 bardak hakkımızı bu araya sığdırmamız gerekir. Bu çay+su+meyve suyu şeklinde olabilir. Sahurda çok su içme idrar miktarını arttıracağı için şişkinlik ve uykunun kaçmasına neden olur.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-6067575720295948065?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/6067575720295948065/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=6067575720295948065' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/6067575720295948065'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/6067575720295948065'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2007/09/ramazanda-salkl-beslenme.html' title='Ramazanda Sağlıklı Beslenme'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/Rvhc5KtR2QI/AAAAAAAAAyA/OMS15h8jVeY/s72-c/ramazan(2).jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-7582998923645029500</id><published>2007-09-19T18:08:00.001-07:00</published><updated>2007-09-19T18:08:28.203-07:00</updated><title type='text'>Kilo Almanın Yolları</title><content type='html'>Bu güne kadar hep kilo vermekten bahsettim. Şöyle bir düşündüm de kilo almak isteyenler için hiçbir öneride bulunmamışım. Bugün bu açığı kapatmak için kilo almaktan bahsedeceğim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İstenilen şekilde kilo almak öyle düşünüldüğü gibi çok yemek yemekle olmaz. Tabii öyle de kilo alınır ama sonuç insanı hayal kırıklığına uğratabilir. Kilo almanın en etkili ve doğru yolu, kas geliştirme çalışmaları yapmaktır. Artan kas kütlesi hem görünümü dolgunlaştıracak hem de kiloda belli bir artışa neden olacak. Bu çalışmaların doğru yapılması kadar alınan besinlerin de doğru seçilmesi gerekiyor. Basit bir hesapla yoğun kas geliştirme egzersizi yapan bir insanın vücudunun kilogramı başına ortalama 1.8 gram protein alması gerekiyor. Burada karşılaşılan en büyük yanılgı örneğin 50 kiloluk bir insanın 90 gram et yediğinde protein ihtiyacını karşılamış olacağıdır. Maalesef durum biraz farklı. Et içersinde bulunan su, yağ ve posa da gramajı etkiler. Yani kitaptan aktaracak olursam 100 gram kırmızı ette 19 gram protein vardır. Geri kalan ağırlık saydığım maddelerden kaynaklanır. Ne yani şimdi yarım kilo et mi yememiz gerekiyor diyebilirsiniz. Hemen söyleyeyim, yediğimiz besinlerin neredeyse tümü az miktarda da olsa protein içermektedir. Başka bir deyişle, normal beslenme planımız içinde süt ve süt ürünleri, kurubaklagiller ve et ürünlerinde yapacağımız küçük bir artış yeterli olacaktır. E tabii ki normal bir beslenme planımız varsa. Eğer kilo almakta kararlıysanız bana mail atın. Daha detaylı bilgiyi yollayayım.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-7582998923645029500?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/7582998923645029500/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=7582998923645029500' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/7582998923645029500'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/7582998923645029500'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2007/09/kilo-almann-yollar.html' title='Kilo Almanın Yolları'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-2824375802788280678</id><published>2007-09-19T18:04:00.001-07:00</published><updated>2007-09-19T18:04:32.781-07:00</updated><title type='text'>Dengeli Beslenme Önerileri</title><content type='html'>Doymuş yağ (tere yağ, kuyruk yağı) oranı yüksek besinleri daha az tüketin.Yeterli miktarda doymamış yağ (ay çiçek, mısırözü, soya, fındık, zeytin yağı) almaya dikkat edin. Yarım yağlı süt, yağsız yoğurt tüketin.Yağlı kırmızı et yerine yağsız et, kuru baklagiller (nohut, mercimek, fasulye gibi) balık ve tavuk tercih edin. Süt ve süt ürünleri de (yoğurt, peynir vb.) tüketilmeli fakat bunlarında az yağlı olmalarına dikkat edilmeli.Yemeklerinizi haşlama, fırında pişirme veya ızgarada pişirme yöntemleriyle pişirirseniz yemeğe eklenecek yağıda azaltmış olursunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşırı şekerli gıdalardan kaçınmalı ve hatta çay, kahve gibi içecekler şekersiz içilmeli veya şeker miktarı azaltılmalıdır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Gıdalardan aldığımız günlük tuz miktarı 6 gr.ı (bir tatlı kaşığı)  geçmemelidir. Bu miktara yemeklerden, ekmekten, içeceklerden aldığımız tuz miktarı dahildir. Tuz tüketimi ile yüksek tansiyon arasında ilişki bulunmaktadır. Yüksek tansiyonu olanlar doktorlarının tavsiyesine göre ya hiç tuz kullanmamalı yada miktarını azaltmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güne kahvaltınızı yaparak başlayın. Gece boyu gıda alımı olmadığından beyninizin sabah kalkınca enerjiye ihtiyacı vardır. Daha sonra gıda alımınızı kahvaltıdan başlayarak gün içine yaymanız daha etkin kalori yakmanıza neden olur.Öğünlerinizi önceden belirleyiniz.Mümkünse yediklerinizi 3 ana öğün, 3ara öğüne bölün az ve sık beslenin.Bol su için, yiyecekleri iyice çiğneyin. Her yemek yediğinizde midenin 1/3’ünü boş bırakın. Tam olarak dolu mide sağlığımızın zaman içinde bozulmasına ,erken yaşlanmaya neden olur.Midenizi katı gıdalarla doldurmayın .Katı gıdalarla dolu mide içeriğinin gerekli öz suyu her tarafa dengeli ulaştırması güçleşir ve sindirim zorlaşır. Düzenli yemek yiyenler daha dengeli ve sağlıklı beslenmekte ve ideal kilolarını korumaktadırlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zihinsel faaliyetlerin gerektirdiği enerji kaynaklarının en önemlilerinden biride meyvelerdir. Beynin oksijen dışındaki tek enerjisi glikozdur. Glikoz meyvelerde hazır halde bulunur. Diğer gıdalarla alınan şeker midede yakılarak glikoza çevrilir. Bu nedenle meyveleri aç karnına yemeliyiz.Meyveler yemeklerden 30 dakika önce veya 3 saat sonra alınmalıdır.Mide doluyken alınan meyveler midede kalıp besin değeri kaybolup orada mayalanacağı için bütün sindirim sistemimizi yorar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Vücudumuzda dakikada 10 milyon hücre ölür ve bir o kadarı da yenilenir. Ortalama 100 günde (beyin ve sinir hücreleri hariç) bütün vücudumuz yenilenir.Düzensiz kötü beslenme yenileme sistemini aksatır. Cildiniz canlılığını, tazeliğini kaybeder ve en önemlisi hastalıklara açık olursunuz. Yorgunluk, çabuk yorulma, baş ağrısı olabilir. Düşünce ve hafıza sistemi bulanıklaşır.Bu nedenlerden dolayı düzenli ve sağlıklı beslenmeye dikkat etmeli ve yemek için yaşamamalı sadece yaşamak için yemeli görüşünü benimsemeliyiz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-2824375802788280678?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/2824375802788280678/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=2824375802788280678' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/2824375802788280678'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/2824375802788280678'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2007/09/dengeli-beslenme-nerileri.html' title='Dengeli Beslenme Önerileri'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-1749647238108754037</id><published>2007-09-16T06:21:00.000-07:00</published><updated>2008-12-11T02:55:53.542-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Vejetaryen Beslenme'/><title type='text'>Vejetaryen Beslenme</title><content type='html'>Hayat tarzı olarak vejetaryen beslenme &lt;br /&gt;Vejetaryen beslenme genel olarak et yememek olarak bilinse de kendi içinde bir çok çeşide ayrılır &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;  &lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/Ru0uHMMnxTI/AAAAAAAAAqw/wELMIHlD88E/s1600-h/2.jpg"&gt;&lt;img style="cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/Ru0uHMMnxTI/AAAAAAAAAqw/wELMIHlD88E/s400/2.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5110791853203506482" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Nedir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vejetaryen beslenme genel olarak et yememek olarak bilinse de kendi içinde bir çok çeşide ayrılır. Veganlar hayvansal hiç bir gıdayı yemezler, bunlara süt, peynir ve bal gibi gıdalar da dahildir. Lakto-, ovo-, lakto-ovo vejetaryenlerin yiyecek grupları Latince kelimelerden anlaşılır. Lakto süt, ovo ise yumurta demektir. Lakto vejetaryenler süt ürünleri, ovo vejetaryenler yumurta, lakto-ovo vejetaryenler ise süt ürünleri ve yumurtayı birlikte tüketebilirler. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Makrobiotik beslenme Çin tedavi yöntemleri ile aynı felsefeyi paylaşır. Makrobiotik olarak beslenen insanlar işlenmemiş yiyecekleri tüketir ki bunlara un ve tatlandırıcılar da dahildir. Diğer bir vejetaryen sınıfı fruteryen olarak adlandırılır. Bu kişiler sadece bitkisel kaynaklı, bitkiye zarar vermeden elde edilmiş ürünleri yerler. Bu çeşit beslenmede yenebilecek ürünlere bir kaç örnek meyve, kuruyemişler ve çekirdeklerdir. Bunlara ek olarak zaman zaman vejetaryen beslenmeyi seçenler de vardır. Gittikçe artan vejetaryen yanlısı sağlık haberlerinin bu gelişmede büyük payı olduğu kaçınılmaz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayat tarzı olarak vejetaryen beslenme:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer vejetaryen olmak istiyorsanız ve çeşidine karar veremiyorsanız, neden vejetaryenliği çekici bulduğunuza karar vermeniz gerekir. Her yeni vejetaryen motivasyonlarını düşünüp hayat tarzına en uygun düşeni seçmeye dikkat etmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vejetaryen beslenmede en önemli problem alınan protein miktarında azalma olarak dile getirilir. Hayvansal gıdalardaki proteinler tam proteinler olarak adlandırırlar ve insan vücudu için gerekli olan bütün amino asitleri içerirler. Bitkisel proteinler ise gerekli olan amino asitlerin hepsini içermezler. Bu yüzden bir kaç bitkisel gıdanın birleşimiyle gerekli protein bütünlüğü sağlanır. Bu tür birleşimin klasik örneği arpa, çavdar, yulaf gibi tahıllar mercimek, fasulye ve bezelye gibi baklagillerle eşleştirilir ve böylece tam protein elde edilmiş olur.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-1749647238108754037?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/1749647238108754037/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=1749647238108754037' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/1749647238108754037'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/1749647238108754037'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2007/09/vejetaryen-beslenme.html' title='Vejetaryen Beslenme'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/Ru0uHMMnxTI/AAAAAAAAAqw/wELMIHlD88E/s72-c/2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-3804904748797748880</id><published>2007-09-16T06:20:00.000-07:00</published><updated>2008-12-11T02:55:53.672-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Diyabetik Beslenme'/><title type='text'>Diyabetik Beslenme</title><content type='html'>Diyabet hastalığı karbonhidrat metabolizmasındaki aksaklıktan ortaya çıkmaktadır. &lt;br /&gt;Vücuda alınan besinlerin kırılıp vücudun ana enerji kaynağı olan glikoza çevrilmesi gerekmektedir. &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;  &lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/Ru0tz8MnxSI/AAAAAAAAAqo/BI_MaNMi7Os/s1600-h/1.jpg"&gt;&lt;img style="cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://2.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/Ru0tz8MnxSI/AAAAAAAAAqo/BI_MaNMi7Os/s400/1.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5110791522491024674" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Glikozun, hücrelere nüfuz edebilmesi için pankreastaki beta hücrelerinin salgıladığı insülin hormonuna ihtiyacı vardır. Diyabet hastalarının pankreasları ya çok az insülin salgılar ya da hiç salgılamaz veya vücut, salgılanan insüline tepki vermez ve glikoz kanda kalır, hücrelere aktarılamaz. Hücrelere aktarılamayan bu glikozun kanda dolaşımı kalp, göz, böbrek ve sinir hastalıklarına yol açabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diyabet hastalarının beslenmesi aslında düşünülenin aksine hiç de o kadar zor değildir. Yapmaları gereken hepimizin yapması gerekenden çok da farklı değildir; kendilerine dikkat etmek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diyabet hastalığının tedavisinde dikkat edilmesi gereken belli başlı dört husus vardır. Zaten bunlar sağlıklı bir yaşam için herkesin göz önünde bulundurması gereken hususlardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1) İdeal vücut kilosunun korunması:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Büyükten küçüğe, kadın erkek herkesin dikkat etmesi gereken genel geçer sağlık kuramı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2) Diyabetik bir diyet uygulamak:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğru diyeti uygulamak, diyabet hastaları için çok önemlidir. Hastaların uygulayacakları diyet kişiye göre değişebilir. Diyetin yapısını değiştirebilecek hususlar kişinin yaşı, cinsiyeti, fiziksel ve zihinsel aktivite miktarı, mevcut kilosu ve vücut yapısı olarak sıralanabilir. Genelde vücuda alınan karbonhidrat miktarı %50 civarında olmalıdır. Diyabet hastalarının aldıkları karbonhidrat miktarına dikkat etmeleri gerekir çünkü vücuda alınacak karbonhidratlar kandaki şeker miktarıyla doğru orantılıdır. Alınan karbonhidrat ne kadar düşük olursa kandaki şeker miktarı da o kadar düşük olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diyabet hastaları arzu ettikleri zaman istedikleri kadar soda, çay, kahve ve light veya şekersiz içeceklerden içebilirler. Şeker yerine tatlandırıcı kullanılmış şekerlerden yiyip, şekersiz veya tatlandırıcılı sakız çiğneyebilirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3) Düzenli egzersiz:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Düzenli egzersiz yapmak, günün belli saatlerini kendimize ayırıp formumuzu korumamız, zihinsel ve bedensel dinginliğimiz için çok önemlidir. Bu kural diyabet hastaları için de geçerlidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4) Gerek duyulduğunda insülin tedavisi:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazı diyabet hastalarının insülin tedavisine de ihtiyaçları vardır ama bu tüm diyabet hastaları için gerekli değildir. İnsülin direkt deri altına enjekte edilir; hap şeklinde alınması mümkün değildir; çünkü midedeki sindirim enzimleri vücuda alımı gerçekleşmeden insülini parçalar.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-3804904748797748880?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/3804904748797748880/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=3804904748797748880' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/3804904748797748880'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/3804904748797748880'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2007/09/diyabetik-beslenme.html' title='Diyabetik Beslenme'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/Ru0tz8MnxSI/AAAAAAAAAqo/BI_MaNMi7Os/s72-c/1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-5417522240349333780</id><published>2007-09-16T06:19:00.001-07:00</published><updated>2008-12-11T02:55:53.778-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Çalışırken Beslenme'/><title type='text'>Çalışırken Beslenme</title><content type='html'>Güne enerjik başlayın!&lt;br /&gt;Kahvaltı gün içinde alınan öğünler içinde en önemlisidir. Kahvaltıyı ne olursa olsun atlamayın. Gün içinde kendinizi iyi hissetmeniz sadece yediklerinize değil ne kadar hareketli olduğunuza da bağlıdır. Ofis içinde hareket etmeyi unutmayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/Ru0tgsMnxRI/AAAAAAAAAqg/_xhxy-h4Onk/s1600-h/9.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5110791191778542866" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/Ru0tgsMnxRI/AAAAAAAAAqg/_xhxy-h4Onk/s400/9.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Güne enerjik başlayın:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşe çok mu geç kaldınız? Bir kase mısır gevreği hazırlamak ne kadar vaktinizi alacaktır? Ya da diyelim ki sabah kahvaltı hazırlamaya vaktiniz olmuyor, ne yapabilirsiniz? Kahvaltı sofrasını akşam yatmadan hazırlayın, veya hiç olmadı akşamdan haşladığınız yumurtaları dolaba atıp, sabah afiyetle yemeyi deneyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öğlen ne yemeli?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Porsiyonları küçük tutmaya özen gösterin. İşyerinizde zaten belli bir yemek çıkıyorsa fazla alternatifiniz olmayacaktır. Ama dışarıda öğle yemeği imkanınız varsa leziz bir salata sizi kendinize getirecektir. Daha fazla enerjiye ihtiyaç duyuyorsanız, ızgara et veya tavuk yiyebilirsiniz. Formunuza dikkat ediyorsanız ve canınız tatlı yemek istiyorsa, kesinlikle salata tercih etmelisiniz. Böylece kendinizi tatlıyla şımartmak için bir fırsat yaratmış olacaksınız!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ara öğünleri abartmamakta fayda var:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok mu bir şey yemek istiyorsunuz? Yanınızda acil durumlar için meyve bulundurun. Salatalıklar ve küçük domatesler de imdadınıza yetişecektir. Yok “Benim canım abur cubur yemek istiyor, şöyle bir kek ya da tuzlu çubuk yiyeyim” diyorsanız; Ülker Mavi-Yeşil Light ürünleri size zaten bu fırsatı tanıyor!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada, gün içinde bol bol su içmeyi ihmal etmeyin, bir şeyler yemek istediğinizi sandığınız an aslında vücudunuzun suya ihtiyaç duyduğu an olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gün boyu enerjinizi korumanız için birkaç öneri:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hareket edin, günde en az yarım saat yürüyüş yapın, düzenli yürüyüşlerin sizi nasıl daha dinamik hale getirdiğine siz de şaşıracaksınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gözlerinizi dinlendirin. Bunun için gözlerinizi kapatmanıza da gerek yok. Bilgisayarda çalışıyorsanız, bir süre kendinize izin verin, bir iş arkadaşınızla sohbet edin ya da kısa bir telefon görüşmesi yapın; size pozitif enerji verecek bir arkadaşınızı arayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oturmaktan yorulan bedeninizi esnetin. Bedeninizi oturduğunuz yerde öne doğru eğebilir ya da ayakta sağa sola esneyebilirsiniz. O an kendinizi yenilenmiş hissedeceksiniz!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-5417522240349333780?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/5417522240349333780/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=5417522240349333780' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/5417522240349333780'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/5417522240349333780'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2007/09/alrken-beslenme.html' title='Çalışırken Beslenme'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/Ru0tgsMnxRI/AAAAAAAAAqg/_xhxy-h4Onk/s72-c/9.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-9185421364620271727</id><published>2007-09-16T06:18:00.001-07:00</published><updated>2008-12-11T02:55:53.838-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Menopozda Beslenme'/><title type='text'>Menopozda Beslenme</title><content type='html'>Yeni bir başlangıç&lt;br /&gt;Menopoz süresince vücut daha duyarlı bir hale geldiği için, bu dönemde ne yediğimize ve spor yapmaya daha fazla özen göstermeliyiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/Ru0tPMMnxQI/AAAAAAAAAqY/8JSZcIxzLGE/s1600-h/6.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5110790891130832130" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/Ru0tPMMnxQI/AAAAAAAAAqY/8JSZcIxzLGE/s400/6.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Menopoz hayatımızda açılan yeni bir sayfa; hayatın getirdiği yeniliklerle başa çıkabilmek için artık daha çok deneyime sahip olduğumuz bir dönem. Hayatla ilgili bilmemiz gereken her şeyi artık az çok bildiğimiz, kendimize olan güvenimizi tam olarak elde ettiğimiz, vücudumuzu, ruhumuzu daha iyi tanıdığımız bir dönem.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nelere dikkat etmeliyiz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha fazla kalsiyum, yeterli miktarda egzersiz... Aslında doğru beslenme ve düzenli egzersiz hayatın her aşamasında önemlidir, ancak menopoz süresince vücut daha duyarlı bir hale geldiği için, bu dönemde ne yediğimize ve yaptığımız sporlara daha fazla özen göstermeliyiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kalsiyum miktarı yüksek olan besinler nelerdir? Süt, yoğurt, peynir ve diğer süt ürünleri, istiridye, sardalye ve somon balığı ve koyu yeşil, lifli sebzeler, ıspanak ve brokoli.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yağ ve kolesterol oranı düşük gıdalar almaya özen gösterin; yağlar karbonhidrat ve proteinlere göre daha fazla kalori içerir. Günlük diyetinizde aldığınız yağ oranı diğer besin bileşenlerine göre %30’un altında olmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Soya Mucizesi:&lt;br /&gt;Menopoz sonrası kadınlarda kalp hastalığına yakalanma riski artar. İşte soya proteini burada devreye girer; çünkü soya proteininin kolesterolü düşürdüğü kanıtlanmış bir gerçektir. Soya ürünleri sağlıklı beslenme açısından büyük önem taşır. Besin değerleri içerdikleri protein, antioksidan ve kalsiyum açısından zengin olduğu için, vücuda çok yararlıdır. Soya ürünleri, kolesterolün düşürülmesinde, kemik yapısının güçlendirilmesinde ve sıcak ataklarının azalmasında etkilidir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-9185421364620271727?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/9185421364620271727/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=9185421364620271727' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/9185421364620271727'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/9185421364620271727'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2007/09/menopozda-beslenme.html' title='Menopozda Beslenme'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/Ru0tPMMnxQI/AAAAAAAAAqY/8JSZcIxzLGE/s72-c/6.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-2638452438987208902</id><published>2007-09-16T06:16:00.000-07:00</published><updated>2007-09-16T06:18:06.875-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hamilelikte Beslenme'/><title type='text'>Hamilelikte Beslenme</title><content type='html'>Hamilelikte düzenli ve dengeli beslenme anne ile bebeğin sağlığı açısından büyük önem taşır. Anne adayının hamileliği süresince fast food, dondurulmuş hazır yiyecekler, gazlı içecekler ve hazır eriştelerin tüketiminden kaçınması gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Hamilelikte Neler Yiyebiliriz?&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Soya sütü:&lt;/strong&gt; Tercihe göre çikolatalı, sade ya da vanilyalı olabilir. Bir kutu küçük soya sütünü her zaman çantanızda bulundurun. Böylelikle hamilelik sırasında ihtiyacınız olan günlük kalsiyum ve D vitamini ihtiyacınızı kolaylıkla karşılayabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Bir avuç kuru üzüm:&lt;/strong&gt; Atıştırma ihtiyacınızı da giderecek kuru üzüm, günlük almanız gereken demirin dörtte birini ve protein miktarının da bir kısmını karşılar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Yoğurt:&lt;/strong&gt; Kaçınılmaz, hafif, doyurucu...Günlük kalsiyum ihtiyacınızın %25’ini karşılayan bu lezzetli süt ürünü; protein, çeşitli vitamin ve mineraller açısından da besleyicidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Hazırlanması kolay tahıl gevrekleri:&lt;/strong&gt; Hazırları da bulunan müslileri yulaf ezmesi, kuru meyveler ve badem kullanarak kendiniz de hazırlayabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;İyice yıkanmış salata:&lt;/strong&gt; Dışarıda olduğunuz zamanlarda kafe ve restoranların birbirinden lezzetli salatalarıyla kendinizi ve büyümekte olan bebeğinizi şımartın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Havuç dilimleri:&lt;/strong&gt; İnce ince doğrayacağınız havuçları, limonlu sos eşliğinde veya yoğurtla günün her vaktinde yiyebilirsiniz. Karnıbahar, brokoli ve ıspanak gibi sebzeleri akşam yemeğine saklayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Az yağlı dil peyniri:&lt;/strong&gt; Yağ oranı düşük, aynı zamanda lezzetli ve besleyici...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Portakal suyu:&lt;/strong&gt; Günlük C vitamini ihtiyacınızın yarısını bol bol portakal suyu içerek karşılamış olursunuz. Aynı zamanda kalsiyum ihtiyacınızın da %15’i portakal suyuyla karşılanmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Mısır gevrekleri:&lt;/strong&gt; Ama bunların şeker kaplı olanlarından kaçının, doğal olanlarını tercih edin. İçinizin ezildiğini hissettiğiniz anlar için, bir dakika içinde hazırlayıp tadını çıkarabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Az yağlı peynir çeşitleri:&lt;/strong&gt; Günlük protein ve kalsiyum ihtiyacınızı karşıladığınızdan emin olun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Kaçınılması Gereken Yiyecekler:&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Marketlerde satılan hazır erişteler:&lt;/strong&gt; Yağ ve tuz oranları yüksek olduğu için kaçının.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Gazlı İçecekler:&lt;/strong&gt; Midenizi kalorisiz sıvılarla doldurduğunuzda, besleyici içeceklere yer kalmayacaktır. Bunun yerine az yağlı süt ve meyve suyu içmeyi tercih edin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Hazır yiyecekler:&lt;/strong&gt; Bu yiyeceklerin fast food’dan daha iyi olduğu kesin ama içerdikleri koruyucu maddeler yüzünden kaçınılması gerekenler arasında.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Dondurulmuş hazır yiyecekler&lt;/strong&gt;: Bunlarda yağ ve tuz oranı çok yüksektir. Bunun yerine fırına atacağınız bir patatesi, eritilmiş peynir eşliğinde yiyebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Göbek salata:&lt;/strong&gt; Canınız salata çektiğinde daha besleyici olan marulu tercih edin.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-2638452438987208902?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/2638452438987208902/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=2638452438987208902' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/2638452438987208902'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/2638452438987208902'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2007/09/hamilelikte-beslenme.html' title='Hamilelikte Beslenme'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-5079154636765787381</id><published>2007-09-16T06:13:00.000-07:00</published><updated>2008-12-11T02:55:53.956-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gençlikte Beslenme'/><title type='text'>Gençlikte Beslenme</title><content type='html'>Gençlikte beslenme, çocukluktakinden farklılıklar gösterir.&lt;br /&gt;Vücudun ihtiyacı olan enerjinin karşılanmasında, güne kahvaltıyla başlayıp, gün sonuna kadar düzenli olarak üç öğün beslenmek önemlidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/Ru0sYMMnxPI/AAAAAAAAAqQ/g32Z_20o3Rs/s1600-h/55.jpg"&gt;&lt;img style="cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/Ru0sYMMnxPI/AAAAAAAAAqQ/g32Z_20o3Rs/s400/55.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5110789946238026994" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Artık vücut yavaş yavaş gelişimini tamamlamaya başlamaktadır; bu gelişimi desteklemek için de ekstra besin takviyesine ihtiyaç duyulmaktadır. Genç kızlarda 10–11 yaşlarında başlayan ergenlik süreci, yoğun olarak 12 yaşında kendini gösterir ve süreç genelde 15 yaşında tamamlanır. Genç erkeklerde bu süreç biraz daha farklıdır; ergenlik sürecine 12–13 yaşlarında giren erkek çocukları, süreci en yoğun 14 yaşında hissederler ve bu süreç onlar için 19 yaşında tamamlanır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaş ilerledikçe çocuklarda kalori ihtiyacını belirleyen yaş faktörüne bir yenisi eklenir; cinsiyet. Cinsiyet faktörü, genel olarak erkek çocukların kız çocuklara oranla daha fazla kaloriye ihtiyaç duyması şeklinde açıklanır. Bunların yanı sıra, gelişme döneminde gençlerin alması gereken kalori miktarını etkileyen faktörler arasında, gencin vücut ölçülerini ve fiziksel aktivitelerde harcadığı kalori miktarını da sayabiliriz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erkek Günlük ortalama kalori ihtiyacı&lt;br /&gt;11-14 yaş 2500 kalori&lt;br /&gt;15-18 yaş 3000 kalori&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kız Günlük ortalama kalori ihtiyacı&lt;br /&gt;11-14 yaş 2200 kalori&lt;br /&gt;15-18 yaş 2200 kalori&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ergen vücut bu yoğun gelişme sürecinden geçerken, ana besin gruplarının yanı sıra yeterli miktarda demir ve kalsiyuma da ihtiyaç duyacaktır. Kemiklerde gerekli miktarda kalsiyum stokunu sağlamak için, 9-18 yaş arası gençlerin kalsiyum içeren besinler tüketmesi teşvik edilmelidir. Süt ve süt ürünlerinin günde üç porsiyon alınması, gereken kalsiyum ihtiyacını sağlayacaktır. Süt ve süt ürünlerini tercih etmeyenler, kalsiyum ihtiyaçlarını yeşil sebzelerden, soya ürünlerinden ve diğer kalsiyum takviyeli yiyecek ve içeceklerden karşılayabilirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vücudun ihtiyacı olan enerjinin karşılanmasında, güne kahvaltıyla başlayıp, gün sonuna kadar düzenli olarak üç öğün beslenmek önemlidir. Yapılan araştırmalar kahvaltının bilişsel ve fiziksel performans üzerinde ne denli etkili olduğunu göstermektedir. Kahvaltısını edip okula giden öğrencinin, kahvaltı etmeden okula giden bir diğer öğrenciye kıyasla okulda daha aktif olduğu, dersi daha iyi anladığı ve gün içerisinde katıldığı sportif ve diğer fiziksel aktivitelerde daha iyi performans sergilediği gözlenmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gençlerin beslenme alışkanlıklarında ana öğünler kadar ara öğünler de yer tutmaktadır. Çocuklukta ara öğün ihtiyacı; bir oturuşta gereken oranda besin tüketilememesinden ve bir sonraki öğüne kadar tekrar acıkılmasından doğmaktadır. Gençlerde durum çocukluktakinden daha farklıdır. Hızla gelişmekte olan, aktif gençler çok fazla enerjiye ihtiyaç duyabilirler. Günlük enerji ihtiyaçlarını karşılamak için düzenli olarak aldıkları doyurucu öğünlerin yanında, öğün aralarında ekstra enerji alma ihtiyacı hissedebilirler.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-5079154636765787381?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/5079154636765787381/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=5079154636765787381' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/5079154636765787381'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/5079154636765787381'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2007/09/genlikte-beslenme.html' title='Gençlikte Beslenme'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/Ru0sYMMnxPI/AAAAAAAAAqQ/g32Z_20o3Rs/s72-c/55.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3185026503249380888.post-4877081971567953313</id><published>2007-09-16T06:01:00.000-07:00</published><updated>2008-12-11T02:55:54.045-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Çocuklukta Beslenme'/><title type='text'>Çocuklukta Beslenme</title><content type='html'>Çocukken kazandığımız alışkanlıklar, bizleri ilerleyen yıllarda yalnız bırakmaz.  &lt;br /&gt;Ailemizin bize küçük yaşlarda kazandırdığı alışkanlıklar, bizlere öğrettikleri doğrular, üzerinden ne kadar zaman geçerse geçsin, aklımızın bir köşesinde her zaman var olacaktır. Yemeğe oturmadan ellerimizi yıkarız, çünkü bu bize zamanında öğretilmiş doğru bir davranıştır. Tehlikeli durumlardan kaçınmaya çalışırız, gerektiğinde kendimizi savunuruz, çünkü bu da bize öğretilmiştir. &lt;br /&gt;  &lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/Ru0rCMMnxOI/AAAAAAAAAqI/75u793gRyd0/s1600-h/imageMagic.jpg"&gt;&lt;img style="cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/Ru0rCMMnxOI/AAAAAAAAAqI/75u793gRyd0/s400/imageMagic.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5110788468769277154" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;Soğuk havalarda kalın giyinir, sıcakladığımızda ise üzerimizdekileri çıkarırız. Uyku saatlerimizin belli bir düzeni vardır; erken kalkmak için erken yatmamız gerektiğini biliriz. Peki ya yemek yeme alışkanlıklarımız, bu konuda bize öğretilenler, olması gerekenler?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocukların beslenmesi, iki, üç yaşı geride bıraktıktan sonra, ailenin diğer üyelerinin beslenme davranışlarıyla paralel özellikler taşımaya başlar; gün içinde düzenli olarak alınan üç ana öğün ve iki ara öğündür olması gereken. Çocukların farklı besinlerle tanıştırılması, sağlıklı beslenme alışkanlıklarının oluşturulması, bu yaşlarda başlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nelerden kaçınmak faydalıdır bu süreçte? Yavaş yavaş biberon kullanımı azaltılmalı, hatta bırakılmalıdır. Çocuklara gereğinden fazla tatlı, meyve suyu, asitli içecekler, şeker ve cips verilmemelidir, çünkü bu yiyeceklerin besin değerleri düşüktür. Çocuklukta edinilen beslenme alışkanlıkları, ileride oluşacak hastalıkları da etkileyecektir. Doğru beslenme bizlere sağlıklı bir yaşamın kapılarını açacaktır. Çocuklukta kazanılan doğru beslenme alışkanlıkları, ileride fazla kilolu olmayı, kemiklerin zayıf olmasını ve zamanla ortaya çıkacak şeker hastalığını engelleyecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuklara doğru beslenme alışkanlıkları nasıl kazandırılabilir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki çocuklarımıza doğru beslenme alışkanlığını nasıl kazandırabiliriz? Öncelikle onlara farklı besinleri sevdirmemiz gerekecektir. Tükettikleri besini fiziksel aktiviteyle dengelemelerini sağlamalıyız. Diyetlerinde çeşitli tahıl gruplarına yer vermeli, onları değişik sebze ve meyve çeşitleriyle tanıştırmalıyız. Yağ oranı yüksek yiyeceklerle beslenmelerini engellemeliyiz. Onlar için seçtiğimiz besinlerdeki şeker ve tuz oranının dengeli olmasına dikkat etmeliyiz. Ayrıca bedensel gelişimlerini tamamlamaları için aldıkları besinlerin kalsiyum ve demir oranlarının gereken miktarda olmasına özen göstermeliyiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğru örnek doğru sonuç&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dikkat etmemiz gereken bir diğer konu da çocuğumuza nasıl örnek olduğumuzdur. Ailenin diğer fertlerinin de doğru şekilde beslenmesi, çocuk üzerinde olumlu bir etki yaratacak, ve doğru beslenme alışkanlıklarını daha kolay kazanmasını sağlayacaktır. Farklı konularda, çocuğunuza onun yanında olduğunuzu hissettirdiğiniz gibi, beslenmeyle ilgili konularda da onu yalnız bırakmadığınızda sonuç; başarı olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kalori hesabı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kalori hesabı yapmak dengeli beslenme için atılması gereken adımların başında gelir. Her ne kadar çocuklukta yapılacak kalori hesabı, ilerleyen yaşlarda yapılması gereken kalori hesabı kadar önemli olmasa da, bu değerlerin bilinmesinde fayda vardır. Çocuklar genelde gün içerisinde harcadıkları kaloriyle bu dengeyi sağlarlar ama yolunda gitmeyen bir şeyler olduğunda, tedbiri elden bırakmamak gerekir. Çocuklukta kalori cetveli çocuğun yaşına bağlı olarak değişir. Aşağıda çocukların yaşlarına göre alması gereken günlük kalori miktarını görebilirsiniz. Unutulmaması gereken bunun ortalama bir tablo olduğu ve çocuktan çocuğa farklılıklar gösterebileceğidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaş           Günlük ortalama kalori ihtiyacı&lt;br /&gt;0-5 ay        650 kalori&lt;br /&gt;6-12 ay      850 kalori&lt;br /&gt;1-3 yaş      1300 kalori&lt;br /&gt;4-6 yaş      1800 kalori&lt;br /&gt;7-10 yaş    2000 kalori&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3185026503249380888-4877081971567953313?l=kiloalmak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kiloalmak.blogspot.com/feeds/4877081971567953313/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3185026503249380888&amp;postID=4877081971567953313' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/4877081971567953313'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3185026503249380888/posts/default/4877081971567953313'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kiloalmak.blogspot.com/2007/09/ocuklukta-beslenme.html' title='Çocuklukta Beslenme'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/Ru0rCMMnxOI/AAAAAAAAAqI/75u793gRyd0/s72-c/imageMagic.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
