Omega Yağ Asitleri
Yağların, sağlığımız üzerindeki etkilerini inceleyen pek çok araştırma yapıldı. Sonuç olarak sağlıklı ve uzun bir yaşam için yağlara ve genç kalmak için de yağ asitlerine ihtiyacımız olduğu ortaya çıktı.
Yağlar, uzun yıllar kilo aldırmaktan tutun da cilt sorunlarına, kalp hastalıklarına ve kanser gibi ölümcül hastalıklara kadar pek çok sağlık sorununun sorumlusu olarak suçlu sandalyesine oturtuldu. Bu nedenle bize söylenen hep sağlıklı ve uzun yaşamak için yağ tüketimini en aza indirgememiz hatta formda kalabilmek için tamamen uzak durmamız oldu.
Oysa yaşam için ihtiyacımız olan en önemli besin kaynaklarından biri, yağlar. Yağlar olmadığı takdirde vücudumuz sağlık için çok gerekli olan A, D, E ve K vitaminlerini özümseyemiyor. Yağlar, önemli enerji kaynağı. 1 gram yağ, protein ve karbonhidratların iki katı kadar enerji sağlıyor ve vücudun enerji kıtlığında depolanabiliyor. Ayrıca sinir sistemi, beyin ve cinsiyet gibi hayati vücut işlevleri ve vücut ısısını dengeliyor. Yağların bir diğer artısı da kalp, böbrek ve sinirler gibi yaşamsal organların etrafını sararak zedelenmelerini önlemeleri. Yağlar ayrıca vücudumuzda yapılamayan ve ancak besinler yoluyla alınan "omega" denilen yağ asitlerinin vücuda alımını sağlıyor.
Omega nedir?
'Omega' adı akla bilim kurguyu getiriyor. Oysa ismini kimyasal yapısından almış. Halk arasında "balıkyağı" olarak bilinen Omega-3 ile bitkisel yağlarda bulunan Omega-6 yağ asitleri döllenme anından başlayarak anne karnından itibaren yaşam boyunca vücudumuzdaki doku hücrelerinin önemli yapı taşlarını oluşturuyorlar. Bağışıklık sistemini güçlendirerek kalp, kanser, romatoit artrid ve sedef hastalıklarından koruma sağlıyor.
Bilim adamlarının benzersiz ve güçlü ilaç olarak adlandırdıkları Omega-3 yağ asitleri olmadan "beden çöker" demek hiç de abartılı olmaz. Çünkü bu yağ asitleri hücrelerin davranışını kontrol ediyor ve her hücre nasıl işliyorsa, bedenin tümü de öyle işliyor. Hücrelerin her birindeki en ufak bir yağ asidi dengesizliği, onların çıldırmalarına ve tüm bedende kaos ortamı oluşturmalarına yol açıyor.
Omega-3, retina, beyin ve sperm hücrelerinin işlevlerini hatasız olarak yerine getirmeleri açısından gerekli. Eksikliği, retinada görme fonksiyonunun azalmasına yol açabiliyor. Ayrıca, ruh hali, konsantrasyon, bellek, dikkat ve davranış bozukluklarına neden olabiliyor.
Omega-3 doğanın en harika çok yönlü ilaçlarından biri. Kolesterol düşürücü ilaçlar kadar etkili. Yüksek trigliseridler için bilinen en iyi ilaç. Ayrıca damar sertliği ve tıkanıklılığı, enfeksiyon hastalıkları ve davranış bozuklukları üzerinde olumlu etkilere sahip.
Gerek Omega-3 gerekse Omega-6 yağ asitlerinin dengeli alımı, sağlığımız için temel olan ideal kan dolaşımını sağlıyor. Ayrıca beynin gelişimine, sağlıklı büyümeye ve bağışıklık sisteminin güçlenmesine yardımcı oluyor. Cildin nemini koruyarak, genç görünmesine ve tüm cilt hücrelerinin işlevlerini düzenlenmesine yardımcı oluyor.
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından önerilen ideal denge, her 5-10 gram Omega-6 yağ asidine karşılık 1 gram Omega-3 yağ asidi şeklinde. Aşırı Omega-6 yağ asiti alımı Omega-3 yağ asitlerinin yararını baltalayabiliyor.
Omega-3 ve Omega-6 yağ asitleri vücutta görevleri gereği kendi aralarında sürekli rekabet halindedirler. Omega-3, kanın akışkanlığını sağlarken, Omega-6 pıhtılaşmayı artırıyor. Omega-6, büyüme ve cilt için gerekli, Omega-3 ise sağlıklı ve uzun bir ömrün anahtarı. Aşırı Omega-6 alımı kanı pıhtılaştırmanın yanı sıra kolesterol plaklarının oluşumunu kolaylaştırıp, alerji ve iltihaba bağlı hastalıkların gelişimine yol açıyor.
Omega-3 ise tam tersini yani kanın pıhtılaşmasını, kolesterolün yükselmesini ve iltihabi hastalıkların oluşumunu engelliyor.
Omega-6 en çok bitkisel sıvıyağlarda, Omega-3 ise en çok yağlı balıklarda bulunuyor. Balıklar bu maddeyi yosun ve planktonlardan elde ediyorlar.
Omeganın Yararları
* Omega yağlarının dengeli alımı vücudu pek çok hastalıklardan koruyor.
* Kalp hastalıklarına karşı koruyor
* Kötü kolesterolü düşürüp, iyi kolesterolü artırıyor.
* Düşük kolesterol seviyesini normal değere çıkartıyor.
* Kalp krizinde etken bir rol oynayan trigliserid seviyesini azaltıyor.
* Kanın akışkanlığını sağlayarak, kalp tarafından kolayca pompalanmasına yardımcı oluyor.
* Böylece damar tıkanıklığı (tromboz) ya da damarlara yağ birikimini (arterioskelerosis) önlüyor.
* Kalp krizi riskini en aza indirgiyor.
* Kalp hastalıklarının bir sebebi de ırsidir. Bu nedenle ailesinde kalp hastalığı olanların küçük yaşlardan itibaren dengeli omega yağı almaları ileriki yaşlarda kalp riskini azaltabiliyor.
Kansere karşı etkili
Vücudumuzda bulunan kötü huylu hücreleri baskı altında tutabilmek ve yok edebilmek için bağışıklık sistemi omega yağlarından güç alıyor. Yapılan araştırmalarda göğüs, prostat ve kolon kanseri başta olmak üzere pek çok kanser türünde omega yağ asitlerinin yararlı olduğu gözlendi.
Kangreni önlüyor
Kanı inceltip damarları koruyor ve pıhtılaşmayı önlüyor. Kanın tüm vücutta dolaşmasını sağlayarak parmak ucu hissizleşmesini, el ve ayak parmaklarının dolaşıma bağlı üşümesini önlüyor veya azaltıyor.
Diyabeti geciktiriyor
Yapılan son araştırmalar balıkta bulunan Omega-3 yağ asitlerinin insülinin işlevini artırarak ve diyabette özellikle de tip II diyabetlilerde hastalığı geciktirdiği ortaya çıktı.
Yaşlanmayı durduruyor
Omega yağ asitleri serbest radikallere karşı savaşarak cilt hücrelerinin yaşlanmasını engelliyor. Hücreleri yenileyip cildi güzelleştiriyor.
Migrene iyi geliyor
Kanın beyin damarlarında rahatça dolaşmasını sağlayarak migren tipi ağrıları önlüyor.
İltihabi hastalıkları önlüyor
Güçlü bir bağışıklık sistemi için omega yağları çok önemli. Başta gribal enfeksiyonlar olmak üzere, sedef, romatoit artartrit, astım ve alerji gibi hastalıkların tedavisinde önemli rol oynuyor.
Depresyonu tetikliyor
Yeni Zelanda, Kanada ve Almanya gibi Omega-3 yağının Omega-6 yağına oranla daha az tüketildiği toplumlarda depresyon vakaları, dengeli Omega-3 yağı tüketen Japonya'dan 5 kat daha fazla.
12 Eylül 2007 Çarşamba
Omega Yağ Asitleri
Gönderen
Admin
zaman:
16:07
0
yorum
Etiketler: Omega Yağ Asitleri
Beslenme İle İlgili Tavsiyeler
Beslenme İle İlgili Tavsiyeler
1- Daha çok Protein yeyin :
Kasın yapılaşması ve fonksiyonlarını yerine getirebilmesi açısından ilave olarak alınan protein, kandaki şeker seviyesi düştüğünde ağırlık antremanlarında metabolizma tarafından yakıt olarak kullanılır.Tavuk,hindi,balık,yağsız et,yumurta beyazı ve yağsız süt gibi düşük yağlı hayvansal gıdalar seçin.En iyi sonuçlar için, antremandan sonraki bir saat içinde 30-40 gr protein tüketin.
Vücudun protein ihtiyacını tam manası ile karşılamak için temel amino asitleri bünyesinde fazlası ile bulunduran hayvansal kaynaklı proteinler tercih edin.Eğer vejeteryan iseniz, gereken proteini çeşitli besinlerden sağlayabilirsiniz.Bu arada sadece hayvansal kaynaklı besinlerde bulunan B12 vitaminini de ihtiyacınız kadar almaya özen gösterin.
2- Antremandan sonra daha çok Karbonhidrat tüketin :
Ağırlık kaldırdığınızda vücudunuz yakıt olarak karbonhidrat şekeri kullanır. Antremandan sonra kanbonhidrat alımını arttırmanız kaslara tekrar glikojen yüklenmesini hızlandırır.Bu size günün geri kalanı için enerji sağlar.
3- Bir antremandan sonra basit şeker tüketin :
Basit şekerler (fruktoz=meyve şekeri) etkili insülin salgılayıcılarıdırlar.Dinlenme anında, yüksek insülin seviyesi daha fazla yağ depolanması anlamına gelmektedir.Fakat egzersizden hemen sonra yüksek insülin seviyeleri, daha hızlı iyileşmeye ve daha fazla kas gelişimine imkan sağlarlar.
4- Bir günde üç büyük öğün yerine altı küçük öğün yeyin :
Bu sağlam bir besin desteği sağlar ve yağ depolamasını hızlandıracak aşırı yüklemeyi önler.
5- Her öğünde Lifli birşeyler yeyin :
Lifli besinler, daha az insülin ve daha fazla yağ kaybına sebep olacak karbonhidratlardan gelen şeker sindirimini yavaşlatır. Bu ayrıca yağ emilimini sınırlandıran sindirim sürecinide yavaşlatır. Düşük kalorili lifli besinler; baklagiller ve sebzelerdir.
6- Günün son öğününde karbonhidrat alımını yarıya indirin :
Vücudunuzun karbonhidratlara tepki olarak geceleyin insülin salımını arttırır.Yüksek insülin seviyesi yağ depolanmasıyla doğru orantılıdır.
7- Son öğününüzden kıstığınız karbondihidratları ya günün ilk öğününde yada antreman sonrası öğünde alın :
Bu iki öğün ki günün en önemli öğünleridir, karbondihidratların yağa dönüşme olasılığının en az olduğu zamanlardır.
8- Kafein, L-Carnitin ve Hidroksisitrik asit'i deneyin :
İlk ikisi yağ yakımını hızlandırır, üçüncüsü ise yağ depolanmasını durdurur;
Kafein :
Dokulara daha çok oksijen sağlayarak aerobik dayanıklılığı arttırır ; Ayrıca metabolizmanın ilk adımı olan doğal andrenalin salgılanma oranını arttırır Aerobik çalışmasından önce bir fincan kahve için.
(150 - 300 mg kafein)
L-Carnitine :
Vücudunuza yağı yakmasında yardımcı olan bir katelizördür. Aerobik egzersizleri boyunca karbondihidrat depolarının azalması sonucu yağ hücreleri kana yağ asitleri salar.Bunlar kas dokusuna L-Carnitine ile taşınır ve yakıt olarak kullanılır. Kardio egzersizinden önce 1000 mg L-Carnitine alın.
Hidroksisitrik asit :
Meyvelerden elde edilen doğal bir bileşiktir bir seferde çok fazla karbondihidrat tüketmek ATP-Sitrat lyase olarak adlandırılan ve vücut yağının oluşmasına yardımcı olan bir enzimin salgılanmasına sebep olur.HCA yağ depolanmasını zorlaştırarak geçici olarak bu enzimi engeller.Her öğünden 20 dak. önce 1000 mg alın.
Yeterli Miktarda Sıvı Almanın Kolay Yolları :
1- Egzersizden 30 dakika evvel 2-3 bardak su için ve egzersiz sırasında her 30 dakikada bir bardak su için.Egzersizden hemen sonra 2-3 bardak daha için.
2- Sıvı alımını bir güne yayın.
3- Her gün 2 bardaktan fazla çay yada kahve içmeyin.Kafein su kaybını ve dehidrasyonu artırır.
4- Bir günde iki kutudan fazla gazlı içecek tüketmeyin.Bunlar extra kafein içerirler ve içlerindeki şeker su emilimini engeller.
Aktif Bir İnsanın Besin Piramidi
Yağ: %10-%35
Kaynaklar: Et çeşitleri, tereyağı, tüm yağlar (balıklardan elde edilen omega-3 yağ asitleri dahil)
Protein: %25-%35
Kaynaklar: Yumurta beyazı, tavuk göğsü, hindi göğsü, balık, yağsız biftek, düşük yağlı günlük besinler.
Karbonhidrat: %50-%65
Kaynaklar: Yulaf ezmesi, lifli besinler, pirinç, tahıl, meyve ve sebzeler.
Gönderen
Admin
zaman:
16:05
0
yorum
Etiketler: Beslenme İle İlgili
10 Eylül 2007 Pazartesi
Kilo Almak İçin Yapılması Gerekenler
Yiyecek tercihleri yapilirken kaloriden çok karbonhidrat, protein, yag, vitamin, mineral ve lif dengesinin kurumus olasina dikkat edilmeli. karbonhidrat kaynagi olarak ekmek, meyve, sebzeler ve un, unlu gidalar; protein kaynaklari olarak et çesitleri, yumurta, süt, yogurt ve peynir veya % 53 protein içeren Otaci soya kimasi ve eti(hiç kolesterol ve doymus yag
içermez); yag kaynagi olarak da ayçiçek, misirözü ve zeytin yag karisik olarak kullanilabilir.
Lifli ürün destegi alin
Bu dengenin kuruldugu bir beslenme programinda vitamin ve mineral dengesi de kurulmus olur. günlük lif ihtiyacini karsilamak için de Otaci'nin lifli ürünlerinden tarçinli veya çikolatali brunchindan destek alinabilir. Aslinda bu farki kapatabilmek için size
özel profesyönel bir yardim almanizda fayda var.
Ögün sirasinda fazla sivi almayin
Günlük tüketilen lif miktari yüksek dogal besinler çogu zaman ihtiyaci karsillayamiyor ve barsak sisteminde problemler yasanabiliyor. Bu da metabolimzanin düzenini bozuyor. sorun yasamadan önlem almakta fayda var. Istahinizin kapanmasini önlemek amaciyla ögünler sirasinda sivi tüketmemekte ve çok yagli olan kizartmalari tercih etmemekte fayda var.
Gönderen
Admin
zaman:
15:00
0
yorum
Etiketler: Kilo Almak İçin Yapılması Gerekenler
3 Eylül 2007 Pazartesi
Kilo Almak İçin
Kilo almaya yardımcı ürünler var mı? Evet, kilo almaya yardımcı ürünler var; aminasit preparatları gibi. Ancak, bu tür tabletler bilinçli bir şekilde kullanılmalı. Ayrıca, arı poleni veya kişideki eksikliğe bağlı olarak doğru mineral ve vitamin takviyeleri de kullanılabilir.
* Kilo alırken bunun orantılı olması için nelere dikkat edilmeli? Bu tamamen kişinin kemik ve kas yapısıyla ilgili. Doğru kilo alımlarında yağ dokusunun artmasının yerine, aynı oranda kas yapısının artması ve vücut yağının da normal seviyeye gelmesi önemli. Hafif egzersizler alınan kilonun dengeli dağılımına yardımcı olur. Ama kişinin fizyolojik özellikleri, genetik yapısı, hareketliliği de bu konuda bir etken olacaktır.
* Kilo aldıran özel bir karışım var mı? Her kişinin vücut yapısı nasıl kilo verirken farklı ise, kilo almada da kişiye özeldir. Bu nedenle, kişiye özgü hazırlanmış bir program ile başarıya ulaşılabilir. Hazır meyve suyu yerine taze sıkılmış bir meyve suyunu tüketmek, hazır reçel yerine ev yapımı doğal bir reçel tüketmek kişi için daha besleyici olacaktır. Tatlı olarak sütlü veya meyveli tatlılar tüketilebilir. Bu tatlıların üzerine ceviz, badem veya fındık eklenebilir.
Şifalı Bitkiler
ADAÇAYI ( SALVİA OFFİCİNALİS)
Antiseptik,bellek güçlendirici,yorgunluk ve stres giderici,uyarıcı,güç verici, midevi özelliktedir.Östrojenik özelliği nedeni ile menapoz sıkıntıları ve ağrılı period dönemlerinde kullanılır.Nefes açıcıdır ve üst solunum enfeksiyonlarında antibaktariyel özelliği vardır. Gargara yapılarak,larenjit,bademcik,boğaz ağrılarında,ağız ve dişeti ülserinde antiseptik olarak kullanılır.Ter kesicidir. Ayrıca baharat olarak kullanılır.
Adaçayı ismi latincede “iyileştirme” anlamına gelen “salvare” sözcüğünden ortaya çıkmıştır. Geçmiş çağlardan beri tüm dünyaca kullanılan bir bitkidir.
Adaçayının sinirleri uyarıcı, mikrop öldürücü, ateş düşürücü özellikleri vardır.
Hormon salgılarını uyarıcı (özellikle östrojen) özellikleri vardır. Suyu gargara yapılırsa dişetlerine ve bohaz iltihaplarına faydası vardır. Tansiyon düşüklüğüne iyi gelir. Aşırı terlemelerde kullanılır. Tansiyonu yüksek olan kişiler uzun süre kullanmamalıdır.
ANASON(FRUCTUS ANİSİ)
Anason genellikle gaz söktürücü olarak kullanılmaktadır. Süt artırıcı etkisi de vardır. Sinirleri rahatlatıcı uyku verici etkisi vardır. Adet ağrılarında ve menapoz dönemlerinde kullanılabilir. Havanda 1 çay kaşığı anason hafifçe ezilerek 1 su bardağı kaynar suda 10 dakika demlenerek içilebilir.
ALTIN OTU (HERBA CETERACHİ)
Altın otunun idrar söktürücü ve antiseptik özellikleri vardır. Böbrek taşlarında ve hemoroid sorunlarında kullanılabilir. Nefes darlığında da kullanıldığı bilinmektedir. İdrar yolu enfeksiyonlarında kullanılabilir.
ARDIÇ TOHUMU(FRUCTUS JUNİPERİ)
Ardıç tohumu idrar artırıcı, terlemeyi hızlandıran, antiseptik özelliği olan bir tohumdur. İdrar yolları hastalıklarında kullanılabilir. Aşırı dozda kullanılmamalıdır, böbrekleri tahriş edebilir.
AYRIK KÖKÜ(RHİZOMA GRAMİNİZ)
Ayrık kökünün idrar artırıcı ve taş düşürücü özelliği vardır. Mısır püskülü ve avakado yaprağı ile birlikte kaynatılarak suyu içilirse böbrek taşlarında çok daha etkili kullanılmaktadır.
BİBERİYE(FOLİUM ROSMARİNİ)
Biberiye bitkisinin yaprağı ve yaprağından elde edilen uçucu yağının birçok faydası vardır. Kan dolaşımını hızlandırıcı etkisi vardır. Düşük tansiyonu biraz yükseltir. Yüksek tansiyonu olanların dikkatli kullanması gerekmektedir. Hazmı kolaylaştırıcı, safra artırıcı özellikleri vardır.
Yağları eritici, kolesterolü düşürücü etkileri vardır. Damar tıkanıklıklarında kullanılabilir. Toksinlerin atılmasını sağlar. Bazı kanser türlerinde de kullanmaktayım. Biberiye yağı haricen romatizma tedavisinde de kullanılır.
CİVANPERÇEMİ(HERBA ACHİLLE MİLLEFOLİİ)
Civanperçemi de birçok rahatsızlıkta kullanılan etkili bir bitkidir. Yara kapatıcı, damar büzücü etkisi vardır. Dahilen ve haricen hemoroid tedavisinde kullanılabilir. Ülser ve gastrid de faydalıdır. Adet söktürücüdür ve adet sancılarına iyi gelir. Menapoz dönemlerinde faydalıdır. Mesane (İdrar kesesi) sarkmalarında kullanılabilir. Kanser tedavisinde de yer alması gereken bitkilerdendir.
ÇAM SAKIZI(TEREBENTHİNA)
Çam türlerinin gövdelerini yaralayarak elde edilen özdür. Yara kapatıcı ve antiseptik özelliği vardır. İdrar yolları sorunlarında kullanılır. Ülser ve gastridi tedavi edici özelliği vardır. Üst solunum yolu enfeksiyonlarında etkilidir. Tüberküloz tedavisinde kullanılabilir. Akciğerdeki sigara gibi zararlı maddelerin bıraktığı artıkların balgamla atılmasını sağlar.
DEFNE(FOLİUM LAURİ)
Defne yaprağının antiseptik özelliği vardır. Aynı zamanda midevi özelliklerinden dolayı çok kullanılan bir baharattır. Sinirleri rahatlatıcı etkisi vardır. Sinir sistemi rahatsızlıklarında kullanılabilir. Yaprağından elde edilen uçucu yağı buğu halinde teneffüs edilerek sinirsel rahatlık sağlar ve bronşite de faydalıdır.
Defne tohumundan elde edilen yağın cilde faydası vardır. Sabun yapımında da kullanılır. Yaprağından ve tohumundan elde edilen yağlar karıştırılarak romatizmada haricen kullanılır.
FUNDA YAPRAĞI(HERBA ERİCAE)
Funda yaprağı iyi bir böbrek çalıştırıcı ve idrar söktürücüdür. Piyasada bulunan birçok zayıflama çayının içerisinde bulunur. Yemeklerden sonra 1 su bardağı kadar içilirse yağların eritilmesinde yardımcı olur. İdrar yolları enfeksiyonlarında etkilidir.
HATMİ(FLOS ALTHAEA)
Kış aylarında kuşburnu ve ıhlamur ile birlikte gün içerisinde bolca içilmesi gereken bir bitkidir. Öksürüğe ve soğuk algınlığına iyi gelir. Ekşi tadı ve kırmızı renk verdiği için piyasada kuşburnu ile karıştırılarak satılmaktadır.
HİNDİBA (FOLİUM CİCHORİİ)
Hindiba çok eski dönemlerden beridir kullanılan, İbni Sina nın da üzerinde önemle durduğu bir bitkidir. Karaciğer hastalıklarında, kolesterol yüksekliğinde kullanılabilir. İdrar artırıcı ve gaz söktürücü özelliği de vardır.
IHLAMUR(FLOS TİLİAE)
Ihlamur herkesin bildiği ve özellikle kışın çok kullanılan bir bitkidir. Soğuk algınlıklarında ve öksürükteki faydaları artık kesinleşmiştir.
Fakat kullanırken birkaç ayrıntıya dikkat etmek gerekir. Ihlamurun yaprakları 4-5 dakika kaynatılarak suyu içilmelidir. Öksürük ve soguk alğınlığında kullanılan, göğüs yumuşatıcı etkisi yapraklarından kaynaklanmaktadır.
Çiçeği daha çok sinirsel rahatlık sağlamaktadır. Çiçeklerinin kaynatılmadan, yani kaynar suda 15 dakika kadar demlenerek içilmesi daha uygundur.
ISIRGAN(SEMEN URTİCAE)
Isırgan bitkisi herkesin zaman zaman çok defa ismini duyduğu bir bitkidir. Kullanım alanı çok geniş olan bir bitkidir. İçeriğinde potasyum tuzları, formik asit gibi organik asitler, histamin, asetilkolin ve c vitamini bulunmaktadır.
Kan temizleyici, idrar artırıcı etkileri vardır. Tohumunun ve yaprağının vücutta zararlı yeni oluşumları engelleyici etkisi vardır. Yani kanser veya zararsız tümörlerin oluşumunu önler. Fakat abartıldığı gibi ileri derecedeki kanserli bir hastayı iyileştirmez. Böbrek yetmezliği olan kişilerin fazla kullanmaması tavsiye edilir.
KANTARON(HERBA CENTAURİİ)
Kantaronu kırmızı ve sarı kantaron olarak ikiye ayırabiliriz. Sarı kantaron sinir sistemi üzerine etkilidir. Uykusuzluğa iyi gelir. Kaynar suda demleyerek içilebilir. Veya alkolde 1 hafta bekletilerek süzülüp içilebilir.
Kırmızı kantaron ise daha çok mide, bağırsak sorunlarında kullanılır. Mide ülseri ve gastrit sorunlarında çok etkilidir. Piyasada satılan kantaron yağları kantaronun zeytinyağında bekletilmiş halidir.
KARABAŞ OTU(FLOS LAVANDULAE ROMANAE)
Karabaş otu benim birçok rahatsızlıkta kullandığım bitkilerdendir. Karabaş otu bir lavanta türüdür. Sinir sistemi rahatsızlıklarında kullanılabilir. Kalp damar sorunlarında, kolesterol ve trigliserit i düşürücü olarak kullanılabilir.
Antiseptik özelliği vardır. Sara, migren ve astım hastalığında kullanılabilir. Sedef ve egzama terkiplerimde de yer almaktadır. İdrar yolları iltihaplarında da kullanılır.
KEKİK(HERBA THYMİ)
Kekik halk arasında bolca kullanılan bir bitkidir. Şekeri dengeliyici özelliği vardır. Kanı ve karaciğeri temizleyici etkisi vardır. Antiseptik özelliği vardır. İshali keser. Yağının bağırsak parazitlerini düşürücü etkisi de vardır.
Yüksek kolesterolde faydalıdır.
Yüksek tansiyon sorunu olanlar fazla kullanmamalıdır.
KETEN TOHUMU(SEMEN LİNİ)
Keten tohumu yan etkisi olmayan çok faydalı bir bitkidir. Yemeklerden önce 1 yemek kaşığı keten tohumu su ile içilirse bağırsakları çalıştırır.
Halk arasında çok sık kullanılan sinemaki yerine keten tohumu kullanılmasını tavsiye ederim.
Kansızlık tedavisinde kullanılabilir.
Keten tohumunda bulunan yağlar kalp damar sorunlarında çok faydalıdır. Kolesterolü düşürücü etkisi de vardır.
Tohum halinde alınıp ezilerek yenebilir.
MEYAN KÖKÜ(RADİKX LİQUORİCE)
Türkiye de farklı bölgelerde yetişmektedir. Daha çok Güneydoğu ve Ege de yetişmektedir. Taşıdığı glikozit yapısındaki maddelerden dolayı şekerden daha tatlı bir tadı vardır. Akciğer hastalıklarında kullanılabilir, balgam söktürücüdür, sindirim sistemine faydalıdır, ülser ve gastritte etkilidir, idrar söktürücüdür.
Kortizona benzer etkiler gösteren şekerler, flavonoidler, kumarinler ve östrojene benzer bitki kimyasalları içerir.
Meyankökünde bulunan glirizin adlı madde, erkeklerde testosteron hormonunun prostat kanserine neden olan zararlı bir maddeye dönüşümünü engeller. Bağışıklığı güçlendirir. Ancak fazla alındığında şekeri ve tansiyonu yükseltebilir.
OĞUL OTU(MELİSSA OFFİCİNALİS)
Yurdumuzda çoğunlukla Akdeniz bölgesinde yetişir. Bileşiminde tanen, sitral, sitronellol, linelol bulunur.
Başlıca etkisi yatıştırıcı özelliğidir. Uykusuzlukta, sinirlilik durumlarında, sinirsel kalp çarpıntılarında ve tüm sinirsel kökenli rahatsızlıklarda kullanılabilir. Yan etkisi yoktur diyebiliriz. Bu bitki halk arasında “kalp damar tıkanıklığına iyi geliyor” diye bilinir fakat etkisi sadece sinirsel kalp çarpıntısını engellemesidir.
PAPATYA(FLOS CHAMOMİLLE)
Dünyanın birçok yerinde yaygın olarak yetişir.
Çayı sinirsel rahatlık sağlar. Vücuttaki tüm ağrılara , adet sancılarına iyi gelir.
Spastik kolit hastalığında kullanılabilir.
Suyu saçlara parlaklık vermek için kullanılabilir. Kaynatılarak saçlar yıkanabilir.
SARISABIR(ALOE VERA)
Son günlerde bir hayli ismi duyulan bu bitkinin başlıca 2 etkisi vardır. Birincisi çok iyi bir nemlendirici olmasıdır. Bu yüzden yanık tedavisinde kullanılabilir. Yaraların mikrop kapmasını engeller ve daha kolay kapanmasını sağlar. İkinci faydası ise mide bağırsak sistemine çok faydalıdır. Bağırsaklardaki mukozayı güçlendirir. Ülser, gastrit ve spastik kolit de faydalı olabilir.
Bazı firmaların bu bitkiyi her derde (kanser, siroz, sedef, vitiligo gibi) deva olarak sattığını duymaktayım. Bu yanlıştır, abartmamak gerekir. Az önce bahsettiğim sağlık sorunlarında kullanılması daha doğru olur.
REZENE (Foeniculum Vulgare)
Anason benzeri olup,daha çok aynı amaçlarla çocuklarda yada daha küçük bebeklerde tercih edilir.
KUŞBURNU (Rosa Canina)
Portakal ve limondan 10 kat daha fazla vitamin C içerir. Ayrıca B vitamini içermektedir. Bağışıklığı güçlendirici,gaz giderici,diüretik,tonik,astringent ve midevi özelliktedir. Böbrek taşları ve kumların oluşmasını önler,birikmiş olan ürik asidi vücuttan atar, gut ve romatizmada kullanılır.
ELMA (Fructus Mali)
Diyetik lifli (pektin), sindirim sistemini güçlendirici, bağırsak temizleyici ve hareketlerini düzenleyicidir.
ALIÇ (Crataegus monogyna)
Yörsel Adları: Yemişen, Edran, Geviş, Akdiken
Kullanım Alanları: Kalp hastalıkları, kalp ritim bozukluğu, kalp kasları zafiyeti, kalp krizi sonrası yüksek kan basıncı.
Not: Tıbbî tedaviyi destekleyici olarak da kullanılabilir. Sürekli kullanımda bile hiçbir yan etkisi yoktur, bağımlılık oluşturmaz.
ATKUYRUĞU (Equisetum arvense)
Yörsel Adları: Kırkkilitotu, Zemberekotu.
Kullanım Alanları: Romatizma, gut, kronik öksürük, bacak ödemleri, idrar yolları ve böbrek iltihabı, akciğer hastalıkları, dişeti ve ağız iltihabı.
Not: Ödem çözücü niteliğinden ötürü ağır kalp ve böbrek hastaları, doktora danışarak kullanılmalıdır. Bilinen hiçbir yan etkisi yoktur.
KÜÇÜK ÇİÇEKLİ YAKIOTU: (Hypericum perforatum)
Kullanım Alanları: Prostat büyümesinden kaynaklanan idrar zorluğa karşı.
Not: Uzun süreli aralıksız kullanımlarda, bazı bünyelerde kabızlığa yol açabilir. Bilinen başka bir yan etkisi yoktur.
MELİSA: (Melissa officinalis)
Yörsel Adları: Oğulotu, Kovanotu, Limonnanesi.
Kullanım Alanları: Uyku bozuklukları, sinirsel rahatsızlıklar, işlevsel kalp rahatsızlıkları, sinilsel kaynaklı mide ve bağırsak rahatsızlıkları, organizmanın dengelenmesi ve savunma gücünün yükseltilmesi.
Not: Bilinen hiçbir yan etkisi yoktur.
ÖKSEOTU: (Viscum album)
Yörsel Adları: Çekem, Burç, Gevele, Gövelek, Gökçe.
Kullanım Alanları: Yüksek kan basıncı, alçak kan basıncı, hormon dengesi, elipsi, kronik kramplar, histeri, atardamar sertliği, kalp yetmezliği, kalp ritim bozukluğu, menapoz sıkıntılarının tümü, kalp krizine karşı önlem, kalp krizi sonrası önlem.
Not: Albümine karşı duyarlı kişilerin ve tüberkiloz hastalarının kullanması doğru olmaz. Önerilen dozajlarda kullanıldığında bilinen hiçbir yan etkisi yoktur.
MAYIS PAPATYASI: (Chamomilla recutita)
Yörsel Adları:Yörsel Adları: Tıbbî papatya, Babunç.
Kullanım Alanları: Bebeklerin ve küçük çocukların rahatsızlıklarına karşı, kramp çözücü, yatıştırıcı, gaz söktürücü, tüm mide rahatsızlıkları, safrakesesi kaynaklı mide rahatsızlıkları, sinirsel kaynaklı mide rahatsızlıkları, üst solunum yolları tahriş ve iltihabı, zor iyileşen yaralar, anal ve vajinal bölge tahriş ve iltihabı, kronik nezle, kronik ağız içi iltihabı, sinirsel rahatsızlıklar.
Not: Papatya çayı ile göz banyosu yapılmamalıdır. Konjoktivit'e yol açabilir. Önerilen dozlara uyulduğunda, bilinen hiçbir yan etkis yoktur.
SİNAMEKİ: (Cassia angustifolia)
Kullanım Alanları: Genel anlamda kabızlık.
Not: Kanyatılarak demlenip içilen çay, dışkıyı sulandırarak ishal benzeri dışkılamaya sebep olur ve böylece, bağırsak dengesi olumsuz etkilenebilir. Sinameki çayı, kaynar suyla haşlanarak demlenip, ılıklaşınca içildiğinde, dışkıyı yumuşatır ve dışkılamayı kolaylaştırır. Soğuk suda 10-12 saat bekletilerek de demlenilebilir.
AYNISAFA: (Calendula Officinalis)
Kullanım Alanları: Lokal deri problemlerinin dıytan tedavisinde kullanılan en önemli bitkidir. Tüm yüzeysel yarala, ezikler, güneş yanıklarına karşı etkilidir. Mide ve oniki parmak bağırsağı ülserine karşı kullanılabilir. Merhemi, mantar rahatsızlıklarında (Özellikle kaşıntılı ayak mantarı) çok etkilidir.
Not: Bilinen hiçbir yan etkisi yoktur. Alerjilere çok ender rastlanır.
KEDİOTU KÖKÜ: (Valleriana officinalis)
Yörsel Adları: Kırmızı Kantaron, Kırmızı Mahmuz Çiçeği.
Kullanım Alanları: Sinirsel kalnaklı tüm rahatsızlıklar ve ağrılar, stres kaynaklı gerginlik, endişe, korku ve sinirlilik halleri, uyku bozuklukları, baş ağrısı, migren, sinirsel kalp çarpıntısı, histeri, dişilik organı ağrıları, sinirsel kaynaklı mide şişkinlikleri ve ağrıları, menepoz rahatsızlıkları.
Kediotu yatıştırır ve rahatlatıcı bir canlılık kazandırır.
Not: Bilinen hiçbir yan etkisi yoktur.
FRENK KİMYONU: (Carum cavri)
Yörsel Adları: Karaman Kimyonu, Nemse Kimyonu, Ermeni Kimyonu.
Kullanım Alanları: Mide şişkinliği, kramplı mide ve bağırsak rahatsızlıkları, sinirsel mide ve kalp rahatsızlıkları, bebek, çocuk ve yetişkinlerde gaz söktürücü, mideyi güclendirici, safrakesesi salgılarının dengelenmesi, genç kızlarda ağrılı âdet görme ve salçalı ağır et yemeklerinde, sindirimi kolaylaştırıcı baharat olarak.
Not: Bilinen hiçbir yan etkisi yoktur.
EĞİR KÖKÜ: (Acorus calamus)
Yörsel Adları: Hazanbel, Azakeğeri.
Kullanım Alanları: Sindirim sistemini güçlendirici, mide asitlerini yatıştırıcı, iştah açıcı, sindirim sistemini uyarıcı, vejetatif sinir sistemi kaynaklı mide ve bağırsak hastalıkları, kötü karakterli bağırsak hastalıkları, ısınmayan el ve ayaklar.
Not: Anne adaylarının kullanması doğru olmaz, Uzun süre aralıksız kullanılmamalıdır. Dozajlara uyularak uygulanan 2-3 haftalık tedavi sürelerinde hiçbir yan etki oluşturmaz.
Sağlıklı Kilo Alma Ürünleri
Sağlıklı kilo almak isteyen insan önce çok fazla çay, kahve, sigara kullanıyorsa mutlaka azaltmalı veya bırakmalıdır.
Gerekli Olanlar :
Saf Arı Poleni
Soya Sütü (Çocuklar ve Menopoz dönemindeki bayanlar için Kalsiyum Katkılı)
İyi cins gerçek süzme bal
Dut Pekmezi,Keçiboynuzu(Harnup) pekmezi,Üzüm pekmezi
Tahin
Pirinç Sütü
Yulaf Sütü
Kullanım Şekli :
Saf arı poleninden sabah kahvaltıda ve akşam yemeğinden sonra 1 tatlı kaşığı yenecek veya su ile içilecek.Bal ile de karıştırılıp yenebilir.(Poleni sıcak yiyecek ve içeceklerle karıştırılarak kullanmayınız)
Öğün aralarında günde birer bardak Soya Sütü, Pirinç Sütü ve Yulaf sütü içilecek.
Kahvaltıda Dut, Üzüm ve Harnup Pekmezi tahin ile karıştırılarak yenecektir.
Bal, günde 2-3 yemek kaşığı yenmelidir.
Sağlıklı olarak kilo almak isteyen insanlar, düzenli olarak beslenmelidirler.Yani kahvaltıda yumurta, peynir gibi besinleride tüketmelidirler.Beyaz ekmek yerine kepekli ekmek veya tam tahıl ekmeği tercih edilmelidir.Beyaz undan yapılmış ekmeğin besleyici değeri yok denecek kadar azdır.Halk arasında kepekli ekmek sanki bir zayıflama ürünüymüş gibi görünsede aslında vitamin içeriği yüksek olan bir ekmektir.Beyaz ekmek çok daha çabuk enerjiye dönüşür ve anında yakılamadığı için vücutta yağ olarak depolanır.Kepekli ekmek veya tam buğday ekmeği daha lifli olduğundan hem bağırsakları çalıştırır hem daha yavaş enerjiye dönüşür. İçeriğinde özellikle B grubu vitaminler beyaz ekmeğe oranla daha fazla olduğu için kansızlığa da faydalıdır. O yüzden beyaz ekmeği pek faydası olmayan, tokluk hissi yaratan vitamin eksikliği yaratabilen ve neredeyse boş bir besin olarak niteleyebiliriz. Ekmek yapımında kullanılan un beyaz hale gelinceye kadar faydalı kısımlarının % 90'ı ayrışmaktadır.Simitte beyaz undan yapılmış bir mamül olduğu için faydalı bir yiyecek değildir.
Kırmızı et, tavuk eti veya balık eti günde 1 öğün yenmelidir.
Her gün mevsim meyvelerinden az miktarda da olsa tüketilmelidir.Kahvaltıda veya gün içerisinde çay kahve yerine en iyi içecek kuşburnu,Üzüm suyu ve diğer meyve sularıdır.
Merkezimizde satışa sunduğumuz Soya sütü,Yulaf Sütü ve pirinç sütü Almanya'dan Tarım ve Köy işleri Bakanlığı'nın izni ile ithal edilmektedir.
Eğer kişinin ciddi bir rahatsızlığı yoksa bu tavsiyelerimize uyarak mutlaka sağlıklı bir şekilde kilo alabilirler.
Önemle belirtmek isterizki herhangi bir bitkisel maddenin faydalı olabilmesi için saf ve doğal olması gerekmektedir. Piyasadaki Bal ve pekmezlerin bir çoğu maalesef şeker, Glikoz (Mısır Şurubu) dan üretilmektedir.Dolayısı ile hiçbir faydası olmadığı gibi karaciğer üzerine yük olacaktır.
Kilo Alma
Kilo alma çabaları da aynı kilo verme kuralları gibidir. Burada da bilimsel kuralları uygulamak ve kilo vermede olduğu gibi yavaş kilo alınmasını hedeflemek önemlidir.
Araştırmalara göre bir sporcunun kilo kazanması haftada 300-600 gr civarında olmalıdır. Bunun aşağısı veya yukarısı pek iyi sonuçlar vermemektedir. Bunun için temelde, genel olarak günlük enerji gereksinimine ilave edilecek 1000 kalori fazlalık yeterli olacaktır. Egzersiz programlarında çalışma açısından da, her kas grubu için az hareket, az set ve tekrarlar uygulanacaktır. Beslenmeye gereğinden fazla yer vermek ise, gereksiz yağ birikme sorunu yaratacaktır.
Burada amaç kas kütlesinin artmasını sağlamaktır. Bu nedenle kilo artışı, uygulanmakta olan sporla birlikte yürütülürse sağlıklı ve verimli olacaktır. Aksi halde fazla kalori alımından dolayı sağlanan kilo artımı yağlanma sorunu yaratacaktır.
Kilo verme programlarında olduğu gibi, kilo alma çalışma ve tekniklerinde de önemli olan temel unsur öğün sıklığı ve beslenme maddelerinin çeşididir. Mutlaka iyi bir kahvaltı ile güne başlanmalı ve 3 ana öğün dışında iki kez de ara öğün alınmalıdır. Bu öğünler de genellikle çeşitli besinlerden alınan kaliteli protein ve karbonhidrat içeren yiyeceklerden oluşmalıdır.
Bitkisel proteinlerde, vücut için hayati önemi olan amino asitler bulunmadığından, hayvansal proteinlerce zengin bir beslenme uygulanmalıdır. Ancak maddi sorunlar nedeniyle, hayvansal proteinlere ağırlık verilememesi durumunda, beslenmeyi en azından günde 1 kilo kadar sütle takviye edip, buna 1 yumurta ilavesi ile bu eksiklik giderilebilir. Vejeteryenler'in ise sportif aktiviteleri bu nedenle sorun olabilir. Bunu gidermek için, fındık, ceviz gibi kuru yemişleri, tahıl, baklagiller ve çeşitli kök bitkileri birarada beslenme programlarına alarak, eksik amino asitleri tamamlayıcı bir, çeşitli gıda uygulamasına gidebilirler.
Büyüme çağında spor yapanlarda ise beslenme daha çok önem kazanmaktadır. Aileler genellikle çocuklarının spor yaptığını düşünerek düzgün ve çeşitli besinler içeren sofralar hazırlarlar. Fakat aile yaşantısı düzenli olmayan yetişme çağındaki sporcular tek yönlü dengesiz beslenme alışkanlıkları ile karşı karşıya kalırlar. Örneğin sandviçler, hamburger, lahmacun, tost vb. gibi yiyecekler temel besin haline gelmektedir. Hatta normal aile yaşantısı olanlar dahi bu tür beslenme alışkanlıklarını sürdürmektedirler. Bu durumlarda dahi beslenme mutlaka protein içeren yiyeceklerle takviye edilerek, eğitici ve yöneticilerin de konuyu takip etmek suretiyle, beslenmenin normal hudutlar içine alınmasını sağlamaya çalışarak takip etmesi mümkündür.
Bunların dışında yiyeceklerin mutlaka temiz ve beklememiş olması, vitamin içeriğinin de korunmuş olması çok önemlidir.
Kilo almak için beslenme ürünleri :
Weider Mega Mass 2000
Multipower Maximum Weight Gainer
Ultimate Nutrition Massive Whey Gainer
Sporcular İçin Günlük Tüketime Göre Örnek Bir Beslenme Tablosu
Süt Grubu Süt, peynirler, yoğurt (4 bardak süt veya eş değerleri)
Et Grubu Dana ve koyun etleri, kümes hayvanları, balık, kuru fasulye, nohut,mercimek,fındık,ceviz.Günde üç veya daha fazla tabak (Büyük ve zengin bir tabak ve et miktarı da en az 200 gr.)
Sebzeler Koyu yeşil, açık yeşil, sarı sebzeler, patates (Günde üç veya daha fazla tabak)
Meyveler Narenciye, elma, domates vb. (Günde üç veya daha fazla)
Ekmek, tahıl ve hububat Ekmek, makarna, pilav (Günde üç veya daha fazla tabak)
(3 dilim -120 gr- ekmek, bir tabak hububata eşdeğer kabul edilir)