19 Kasım 2007 Pazartesi

Cilt Kanserine Karşı Kahve

"Kahve, güneş ışınlarının neden olduğu cilt kanserinden koruyor. Kafein, DNA'ları UVB tarafından bozulan kanserli hücreleri ortadan kaldırıyor."

ABD'de yapılan bir araştırmada, egzersiz ve kahvenin, güneş ışınlarının neden olduğu cilt kanserinden koruduğu ortaya çıktı. New Jersey'deki Rutgers Üniversitesi'nde yapılan araştırmaya göre, fiziksel egzersizle birlikte ölçülü kahve tüketimi, güneşi ultraviyole B (UVB) ışınlarının yol açtığı kanserojen etkileri ortadan kaldırabiliyor.

Araştırmalarında özellikle güneş ışınlarına karşı hassas tüysüz fareleri inceleyen Rutgers Üniversitesi'nde bilim insanları, fareler üzerinde yaptıkları deneylerde, egzersizle birlikte alınan kafeinin, DNA'ları UVB tarafından bozulan kanserli hücreleri ortadan kaldırarak, UVB ışınlarının yıkıcı etkisini yok ettiğini belirlediler.

Devamını okuyun >>>

Şifalı Otlar Çeşit Çeşit

"Anadolu topraklarındaki pek çok bitkinin halk tarafından gerek ilaç, gerek boya, gerekse gıda olarak tüketildiği bir gerçek."

Bazı semt pazarlarında şifalı ot satan kişilerin ellerindeki otları, şifalı bitkiler kitaplarındaki fotoğraflara bakarak topladıkları, bunun da insan sağlığı açısından büyük risk oluşturabileceği vurgulandı.

"Hikayeleri topluyoruz"
Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Kültür Sektörü Projesi Etnobotanik Çalışmaları Danışmanı Dr. Füsun Ertuğ, Türkiye’de vatandaşların bitkilere ilişkin bilgilerini derlemek üzere farklı bilim dallarından insanların çalışma yürüttüğünü söyledi. Bilim adamlarının insan ile bitki arasındaki ilişkiyi inceledikleri dala "etnobotanik" adının verildiğini belirten Ertuğ, etnobotanikte, bitkinin halk tarafından ne şekilde isimlendirildiği, hangi alanlarda kullanıldığı ve bitkilerle ilgili halk arasındaki hikaye ve deyimlerin derlendiğini ifade etti.

Anadolu topraklarındaki pek çok bitkinin halk tarafından gerek ilaç, gerek boya, gerekse gıda olarak tüketildiğine dikkati çeken Füsun Ertuğ, köyden kente göçün hızlanmasıyla bu bitkilere ilişkin bilgilerin de kaybolma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu söyledi. Ertuğ, şöyle konuştu:
“Bugün nüfusun üçte ikisi büyük kentlerde yaşıyor. Dolayısıyla insanımız her geçen gün doğadan, tarımdan, bitkilerden kopuyor. Dolayısıyla bitkilerle ilgili, kuşaktan kuşağa aktarılan bilgide çok ciddi kopuşlar oluyor. Yararlı bitkiler eğer onu bilenler yaşamıyorsa, arsız ot olmaktan öteye geçemiyorlar. Çok değerli bir boya bitkisi, ondan nasıl boya yapıldığının reçetesi kaybolmuşsa, onu kullanan insanlar artık yoksa, arsız ot olarak yok edilmesi gereken bir bitkiye dönüşüyor.”

"Türkiye tam bir botanik cenneti"
Füsun Ertuğ, Türkiye’de bulunan 10 binin üzerindeki bitkiden üçte birinin Türkiye’ye özgü, endemik bitki olduğunu vurguladı. Bu bitkilerin kaçının halk tarafından kullanıldığının henüz tespit edilemediğini ifade eden Ertuğ, “Türkiye, üç coğrafi kuşağa ait bitki zenginliğine sahip olmasının yanında, tam bir botanik cenneti” diye konuştu.

Etnobotanik çalışmaları çerçevesinde, bitkileri toplayan, kurutan ve kullanan kişilerle de görüştüklerini anlatan Füsun Ertuğ, bu çalışmalarda aktarlar, ocak adı verilen iyileştiriciler, sağlık memurları ve ziraatçıların bilgisine başvurduklarını söyledi. Füsun Ertuğ, bitkilerin yararları konusunda son yıllarda yayınlanan kitap sayısında da artış olduğuna dikkati çekerek, “Bugünlerde piyasada çok sayıda şifalı bitki kitabı var ama bilimsel olarak bunların bazıları derleme, bazıları çeviri yayınlardır. Her birinin başucu kaynak kitap olma özelliği ne yazık ki yok” diye konuştu.

Satıştaki ot çeşitlerinde artış var
Halkın sağlık konusundaki bilincinin artmasıyla birlikte şehir pazarlarında satılan ot çeşidinde de artış olduğuna işaret eden Füsun Ertuğ, tıbbi bitkilerin sağlık amacıyla kullanılmasında ise dikkatli olmak gerektiğini vurguladı. Ertuğ, şunları söyledi:

"Tıbbi bitkiler sağlık amacıyla hem hayvanlar, hem de insanlar için binlerce yıldır kullanılmış. Son yıllarda daha çok şehirlerde gördüğümüz artış bir yerde iyi, bir yerde kötü. Çünkü bu bitkiler riskli bir alana da sahip olabiliyorlar. Şu anda tıbbi bitkileri derleyenlerin çok dikkatli olmaları lazım. Bazı pazarlarda şifalı ot satan kişiler, ellerindeki otları, şifalı bitkiler kitaplarındaki fotoğraflara benzeterek toplayıp getiriyorlar. Bu kişilere sorduğunuz her bitki kanser tedavisi için... Halbuki eskiden bu kadar kanser vakası yoktu. Bu durum sağlık açısından risk oluşturabilir."

Devamını okuyun >>>

15 Kasım 2007 Perşembe

KADIN, ERKEK ve ÇOCUKTA SAĞLIKLI BESLENME

Her konu hepimizi ilgilendirmez ama yemek kesinlikle herkesi ilgilendiren bir konudur. Hayatın başlıca zevklerinden biridir ve aynı zamanda hayat veren bir temeldir. Vücudumuzdaki gıdalar sürekli yenilenmese, ölürdük. Yiyecek o kadar önemlidir ki, çok eski zamanlardan beri her toplumda ritüellerin temelini oluşturmuştur.

Birbirimizi değerlendirdiğimiz temellerin çoğu görünüşümüze dayanır ve bu dolaylı da olsa yiyecekle bağlantılıdır. Bir toplumun başarısı geleneksel olarak yiyeceklerinin bolluğu ve kalitesiyle -ya da kalite eksikliğiyle- ölçülmüştür.


Amerikan toplumu geliştikçe, zengin ve çeşitli yiyeceklere sahip olmak gibi ulusal bir amaç edindi. Dünyadaki herkesi besleyebilmeyi ulusal bir gurur haline getirdi.

Daha 50 yıl önce, beslenme araştırmasının odak noktası, temel gıdaların eksikliğinden kaynaklanan kötü beslenme ve hastalıklarla mücadele etmekti. Bugün, herşey tersine döndü ve aşırı tüketim Amerika"nın temel beslenme sorunu olarak gıda eksikliğinin yerini aldı.

Buna yanıt olarak, Başkan Ronald Reagan döneminde Genel Sağlık Servisi Başhekimi Dr. C. Everett Koop, ülke sağlığı üzerine bir rapor hazırladı. Rapor, AiDS"in yayılmasını sınırlama ve sigarayı bertaraf etmekle birlikte, Amerikalı"lann sağlık gündeminde beslenmeyi üst sıralara yerleştirmektedir. Rapor yıllarca süren araştırmalara dayanan sağlam kanıtlar sunmaktadır. Aşırı bir şekilde sigara ya da içki içmeyen üç kişiden ikisi için, uzun dönemli sağlık durumumuzu en fazla etkileyen seçimlerin diyetle ilgili olduğu ileri sürülmektedir. Rapor, Amerikalıların daha iyi bir sağlık için diyetlerini nasıl değiştirmeleri gerektiği konusunda tavsiyelerde bulunmaktadır.

Bu tavsiyeler, vücudumuzun gıdaları nasıl kullandığına ilişkin temel bilgilerle birlikte bu bölümde ele alınmaktadır, izleyen sayfalarda aynca ağırlık kontrolü ve hastalık durumunda nasıl yemek gerektiği tartışması da yer almaktadır.

Bu sayfalarda ele alınanların dışında, bir beslenme sorunuyla ilişkili özel tavsiyelere ihtiyacınız varsa, bir beslenme uzmanıyla görüşün. Bu unvanı almak için, kişinin güvenilir bir yüksek okul ya da üniversitedeki 4 yıllık bir gıda bilimi ve beslenme programından lisans diploması alması gerekir. Beslenme durumunuzu incelemek ya da düzeltmek için başka insanlar da yardımcı olabilir. Bazı doktorlar beslenmeye özel bir önem vermektedirler. Ev ekonomicileri genellikle yemek planlaması, gıda koruma ve yemek hazırlama konusunda iyi bir bilgi kaynağı oluştururlar, afina belirli bir kişinin beslenme ihtiyaçları konuşunda tavsiyede bulunma açısından bir diyetisyenden daha az ehliyetlidirler.

Beslenme uzmanı terimi özel olarak tanımlanmamıştır ve ne yazık ki bazen gerçek bir beslenme eğitimi olmayan ve diyet ekleri ya da zayıflama programlan satmaya çalışan insanlar tarafından kullanılmaktadır. Bazıları pek az anlam ifade eden bir diploma ya da sertifika bile gösterebilmektedir.

ZAYIFLIK (YETERSİZ KİLO PROBLEMİ)

Öncelikle kilo durumunuzu doğru bir şekilde saptamanız gerekir, bunun için birçok web sayfasındaki hesaplama araçlarından yararlanabilirsiniz. Bu hesaba göre zayıf olduğunuz saptandı ise ve hekim tarafından başka bir rahatsızlığınız olmadığı size söylendi ise burada yazılanlar sizin içindir. Şişmanlık özellikle gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde önemli bir problemdir ve hemen tüm yazılı ve görsel maedya araçları zaman zaman insanların zayıflamasına yarsımcı olacağını iddia ettikleri yöntemlerden ve diyetlerden bahsederler.

Ancak ne yazık ki toplumun az bir kısmını ilgilendiren zayıflık problemi konusunda yeterli çaba harcanmamaktadır. Bununla birlikte zayıf insanların sağlıklı bir şekilde kilo almaları sanıldığı kadar kolay bir olay da değildir.

Bol miktarda kızartma, hamurişi, tatlı gibi bol kalorili şeyleri günboyu yiyerek sağlıklı bir şekilde kilo alamazsınız, tüm temel besin maddelerinden yeterli ve dengeli düzeyde almanız gerekir.

Sebze ve meyvelerden her gün 5 porsiyon yememiz gerekir. Bunlar doğal olmalıdır, yani dondurulmuş veya konserve olmamalıdır. Sebze ve meyvelerde bulunan antioksidanlar sizi hayat boyu bir çok rahatsızlıktan ve kanserden koruyacaktır.

Süt ve süt ürünleri, özellikle kalsiyum, protein ve vitamin açısından son derece zengin besinlerdir; bunun yanı sıra süt içerek aldığınız kalori miktarını en kolay şekilde arttırabilirsiniz. Eğer sütü sevmiyorum diyorsanız içerisine bir kaşık meyve püresi, meyveli yoğurt gibi şeyler katın. Eğer bol miktarda süt içmeye karar verdi iseniz, az yağlı sütü tercih edin aksi taktirde vücuttaki yağ dengeniz bozulabilir. Süt ürünlerinde de özellikle az yağlı peyniri bol miktarda tüketebilirsiniz.

Kanınızla ilgili her hangi bir problem yaşamamak için her gün iki porsiyon et (kırmızı, balık, tavuk) tüketin. Et demir içeriği açısından en zengin besindir. Ancak iki porsiyondan daha fazla et tüketmeyin. Et yerine yumurta, kuru baklagiller yiyebilirsiniz. Ancak salam, sosis, sucuk, hamburger gibi yağlı ve bol kalorili yiyecekleri en az düzeyde tüketin.

Ara öğünleriniz olsun, bu kilo almanıza yardımcı olur. Ancak yine bu öğünlerde bol kalorili, yağlı ve şekerli yiyecekleri az yüketin. Belki de en önemlileri; öğün atlamayın, iştahlı ve göz zevkinize hitap edecek şekilde yiyeceklerinizi hazırlayın, yerken zevk almaya çalışın ve DÜZENLİ OLARAK EGZERSİZ YAPIN.


Ara öğünleriniz olsun, bu kilo almanıza yardımcı olur. Ancak yine bu öğünlerde bol kalorili, yağlı ve şekerli yiyecekleri az yüketin. Belki de en önemlileri; öğün atlamayın, iştahlı ve göz zevkinize hitap edecek şekilde yiyeceklerinizi hazırlayın, yerken zevk almaya çalışın ve DÜZENLİ OLARAK EGZERSİZ YAPIN.

TEMEL KONULARA DEĞİNDİKTEN SONRA KİLO ALMANIZA YARDIM EDECEK İPUÇLARI

1. Yiyeceklerinizi seçerken bol kalorili olmalarına dikkat edin.
2. Günde 4-6 öğün yemek yiyin (hepsi de bol kalorili)
3. Bol karbonhidrat ve protein alın. Ancak unutmayın kalorinizin çoğunluğunu daima karbonhidratlar oluşturmalıdır, proteinler değil.
4. Su için. Şişmanlara sorun, su içsek yarıyor diyeceklerdir, gerçekten de su esinlerin kullanılabilmesi için teml bir besin maddesidir ve kilo kazanmak istiyorsanız bol miktarda içmelisiniz.
5. Geceleri yatmadan 2-3 saat önce yemek yiyin. Böylece kaloriniz az harcanacaktır.
6. Yo-Yo diyeti uygulayın. Bu en iyi kilo alma yöntemlerinden birisidir. 4 gün boyunca yüksek kalorili bir diyet yapın, sonra 3 gün süresince daha çok kalori içeren yiyecekler yiyin. Bu durum zayıflamak isteyen şişmanların başına sık sık gelen bir durumdur. Zayıflamak için diyet uygularlarken, birden kendilerini kaybedip daha çok yemeye başlarlar, ancak siz bunu bilinçli yapacaksınız.
7. Biraz daha fazla sodyum alın. Bu vücudunuzun suyu tutmasını sağlayacaktır. Bu durum da zamanla kas mikarınızın artmasına neden olacaktır.
8. Kırmızı et diğer etlere göre daha fazla kilo almanıza neden olur. Ancak bunu sürekli olarak tüketmeyin, arada başka protein kaynakları da tüketin.
9. Protein ve aminoasit içeren içecekler için, bunlar eczanelerden bulunulabilir. Ayrıca bu amaçla sütün içerisine blendırda parçalnmış hurma koyarak iebilirsiniz.
10. Yiyin ve istirahat edin.

Devamını okuyun >>>

Besin Grupları

1950"lerde dört temel gıda grubu kavramı geliştirildi. Amaç insanlara dengeli, sağlıklı bir diyetin temelini oluşturmak için uygun türleri ve miktarları seçmelerine yardımcı olmaktı. Bu gruplar şunlardır:
- Süt ve süt ürünleri
- Et, balık ve kümes hayvanları
- Sebze ve meyvalar
- Tahıllar (ekmek ve hububat gibi)

Kalori tüketimini arttırmak isteyen insanlar için beşinci bir grup da vardır. Bu grup yağlar, şekerler ve alkolden oluşur.

Yiyeceklerinizi bu dört temel gruptan seçerseniz ve tavsiye edilen günlük miktarlarda alırsanız, dengeli, sağlıklı bir diyete ulaşırsınız.

Süt ve Süt ürünleri
Süt grubu her türden süt ürünlerinden oluşur. Süt, her tür peynir, yoğurt, dondurma gibi süt ürünleri, protein, karbonhidrat, yağ, vitamin ve mineral sağlarlar. Tereyağ dışındaki süt ürünleri kemiklerin büyümesi ve bakımı için önemli bir besleyici olan kalsiyumun olağanüstü kaynaklarıdırlar. Sütte çeşitli oranlarda tam yağlı (%2), kaymağı alınmış ya da kısmen yağı alınmış ( %1) D vitamini vardır, ortalama yetişkin, günde iki bardağa ihtiyaç duyar, süt aynı zamanda temel kalsiyum kaynaklarından biridir. Kadınlar, özellikle hamile ve emziren kadınlar ve büyümekte olan çocuklar günde iki bardaktan fazlasına ihtiyaç duyarlar. Margarin, A Vitaminiyle kuvvetlendirilmiştir.


Etler
Et grubu, tüm etleri, kümes hayvanlarını ve balıkları ve ayrıca bazı bitkisel gıdaları içerir, Bu grup vücut dokularının oluşumu ve korunmasında önemli olan biyolojik kaliteye sahip prptejn açısından zengindir. Bu gruptaki gıdalar pajı vitaminler ve mineraller açısından da zengindir. Her gün en az 120 ilâ 180 gram et ya da dengi bir ürün yiyin.


Meyvalar ve Sebzeler
Sebzeler ve meyvalar, gerekli vitaminlerin, minerallerin ve karbonhidratların yanısıra lif de sağlarlar. Elmada ve turunçgillerde, işlenmemiş yulaf ürünlerinde, kuru fasulye, bezelye ve mercimekte bulunan lifin çoğu çözülebilir liftir. Çözülebilir lif, sindirim sisteminizden geçerken suyu emerek ve daha büyük ve yumuşak dışkılar üreterek bir sünger görevi görür. Çözülmeyen lif, vücudunuzdan çabucak geçer ve dışkılama gibi vücut fonksiyonlarında düzeni korur. Çözülmeyen lif işlenmemiş buğday ürünlerinde ve birçok sebzede bulunur.


Son zamanlarda, çözülebilir lif kolesterol üretimini düzenlemeye ya da dengelemeye yardımcı olma konusundaki muhtemel etkililiği nedeniyle ün kazanmıştır, iyi çözülebilir lif kaynaklan arasında, yulaf ürünleri, kuru fasulye, bezelye, mercimek, elma ve turunçgiller bulunmaktadır.

Bezelye ve fasulye gibi sebzeler yüksek miktarlarda protein içerirler. Bu protein biçimi, yumurta ya da etteki proteine göre daha düşük bir biyolojik kaliteye sahiptir ve tam bir protein oluşturabilmesi için aynı yemeğin içinde mısır, buğday ya da pirinç gibi bazı tahıllarla birleştirilmesi gerekir. Her gün dört ya da daha fazla meyva ve sebze porsiyonu tavsiye ediyoruz.

Tahıllar
Ekmek ve hububat gibi tahıl ürünleri büyük ölçüde karmaşık karbonhidratlardan oluşurlar. Ayrıca sağlıklı dozda vitaminler, mineraller ve lif sağlarlar. "Zenginleştirilmiş" unda tahılın öğütülmesi sırasında kaybedilen bir takım vitaminler vardır. Bu tür gıdalar her tür ekmeği buğday, mısır, pirinç, yulaf ve pirinç, arpa ve mısır gibi tahılları içerir. Her gün, dört ya da daha fazla porsiyon tahıl ürünü yiyin.


Su
Hemen hemen hiçbir gıda değeri olmadığı için diyet tartışmalarında genellikle sudan söz edilmez, vücudumuz haftalarca gıdasız yaşayabilir, ama su içmeyi bırakırsak birkaç gün içinde ölürüz.

Vücudunuz ancak sınırlı miktarda su depolayabilir, çünkü su her hücrenin işleyişinde sürekli olarak kullanılır. Susama ve oluşan idrar miktarını düzenleyen mekanizmalar hep vücudunuzun dokularındaki su miktarını dar sınırlar içinde tutacak şekilde hareket ederler. Besinler, artık ürünler, antikorlar, hormonlar ve diğer elementler su içinde vücut hücrelerine girer ve çıkarlar. Su sindirim sürecinin de zorunlu bir parçasıdır, vücut ısısının düzenlenmesine yardımcı olur ve atıkları uzaklaştırır.


Su, içtiğiniz her şeyde ve bir dereceye kadar yediğiniz gıdalarda mevcuttur. Yeterli su içip içmediğinizi anlamak genellikle çok zor değildin susuzluk, ihtiyacınız olan su miktarının bir göstergesidir, susuzluğunuzu her zaman giderin.

Bol su tüketimi kabızlığın önlenmesine yardımcı olabilir (bkz. Kronik Kabızlık) ve ağzınızı serbest bir tükürük akışıyla nemli tutarak ağız temizliğini kolaylaştırır ve nefes kokusu riskini azaltır.

Devamını okuyun >>>

13 Kasım 2007 Salı

Brokoli Sağlık Kaynağı

Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ferhat Odabaş, brokolinin besin değerlerinin tespit edilmesi için çok sayıda araştırma yapıldığını belirterek, brokolinin, faydaları anlaşıldıkça tüketiminin de arttığına dikkati çekti.

Düşük kalorili
"Brokoli, yüksek vitamin içeriği ve lifli olmasının yanı sıra düşük kalorisi nedeniyle beslenme açısından çok değerli bir sebzedir" diyen Odabaş, brokolinin içerdiği besin değerleri nedeniyle birçok hastalığın oluşumunu engellediğini belirtti.

Orta boy bir brokolinin, bir kişinin günlük C vitamini ihtiyacının yüzde 220'sini, A vitamini ihtiyacının ise yüzde 15'ini karşıladığını ifade eden Odabaş, yapılan araştırmalarda brokolinin içerdiği antikanserojen maddeler nedeniyle vücutta kanser oluşumunu engellediğinin tespit edildiğini bilirdi.

Sofradan eksik etmeyin
Odabaş, brokolinin düşük kalorili olması ve yüksek oranda lif içermesi nedeniyle dengeli beslenme için sofralardan eksik edilmemesi gerektiğini de ifade ederek, "Çağımızda önemli bir hastalık olarak karşımıza çıkan obeziteye karşı da etkili bir sebzedir" dedi.

Taze tüketilmeli
Brokolinin faydalarının saymakla bitmeyeceğini ifade eden Odabaş, sebzenin aynı zamanda kalp hastalıklarına iyi geldiğini kaydetti. Odabaş, tüm yeşil yapraklı sebzelerde olduğu gibi brokolinin de taze ve çok fazla ısıya maruz bırakılmadan tüketilmesi önerisinde bulundu.

Devamını okuyun >>>

Lezzeti Renginde Saklı

Renkler sadece yiyecekleri hoş göstermez. Renklerine göre özel besleyicilikleri vardır. İşte renklerine göre gıdaların yararları... Unutulmaması gereken ise, bir yiyeceğin rengi daha koyuysa daha fazla besleyici olduğu...

Kırmızı
Kırmızı renkli yiyecekler likopen bakımından zengin ve kanser riskini azaltıyor.
Kırmızı renkli yiyeceklerin başında domates, karpuz, pembe greyfurt sayılabilir.

Mor
Mora yakın yiyecekler de, aynı özelliğe sahiptir. Üzüm, kırmızı şarap, böğürtlen, ahududu ve kırmızı elma bu tür yiyeceklerin başında gelir.

Portakal sarısı
Bu tür yiyecekler alfa ve beta keroten içeriyor, kanserin yayılmasını önyeici ve hücreleri yenileyici... Havuç, mango, kış meyveleri ve tatlı patates.

Sarı ve portakal sarısı
Bu tür yiyecekler başta C vitamini olmak üzere hücreleri koruyor ve beta-kriptoksin gibi bir çok bağışıklıkla ilgili mineraller içeriyor. Portakal, yeşil fasulye ve avakado bu grupta anılıyor.

Sarı ve yeşil
Bu tür yiyecekler lutein, keraten içeriyor ve göz sağlığı için yararlı.
Ispanak ve diğer yeşil sebzeler, taze mısır, yeşil fasulye, taze baklagiller ve avakado bu tür yiyeceklere örnek.

Yeşil
Yeşil renkli yiyecekler ise, genlerin bozulmasını engelliyor, kemik kanserine ve diğer kanserlere karşı önleyici özellik taşıyor. Brokoli, brüksel lahanası, karnıbahar, lahana bu tür besinlerin başında geliyor.

Beyaz/Yeşil
Bu tür yiyecekler hücrelerin ince zarını koruyor. Soğan, sarımsak, kereviz, armut, beyaz şarap bu grupta yer alıyor.

Devamını okuyun >>>

Domates Sindirime Yardımcı

Domatesin C ve E vitaminleri içerdiğini, zengin bir potasyum kaynağı olduğunu ve çok az miktarda tuz bulunduğunu söyleyen uzmanlar, yüksek kan basıncını düşürmeye yardımcı olduğunu ve vücudun su tutmasını engellediğini ifade ediyor.

Hazmı kolaylaştırıyor
Domatesin hazmı kolaylaştırdığını, özellikle nişastalı yiyeceklerin (hamur işleri, kuru erzak) kolay sindirilmesini sağladığını vurgulayan uzmanlar, kabuk ve çekirdekleriyle bağırsakları harekete geçirdiğini ve pekliği giderdiğini belirtiyor.

Devamını okuyun >>>