Sütün içeriğindeki enzimlerin, kilo kontrolü sağlayarak özellikle diyet dönemlerinde sağlıklı kilo kaybına yol açtığı belirtildi.
ŞANLIURFA - Sağlık Bakanlığı, Hacettepe Üniversitesi, Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Derneği işbirliği ve Tetra Pak A.Ş’nin desteğiyle osteoporoza (kemik erimesi) karşı başlatılan “Osteoporozdan korunmak için... Sağlık için... Sağlıklı süt için” kampanyasıyla ilgili bilgilendirme çalışmaları, Kütahya’nın ardından Şanlıurfa’da devam etti.
“Hayata karşı hep dimdik durun, sağlıklı süt için” sloganıyla yürütülen kampanya kapsamında Şanlıurfa Devlet Hastanesi Konferans Salonunda, 136 kişilik sağlık ocağı personeline bir günlük eğitim verildi.
Eğitim çalışmasının ardından yapılan yazılı açıklamada, kemiklerin güçlü ve sağlam kalması için ihtiyaç duyulan kalsiyumun ilerleyen yaşlarda büyük bir kısmının kaybolması anlamına gelen osteoporozun, genellikle ileri yaşlarda görülse de temelinin çocukluk ve ergenlik dönemine dayandığı belirtildi.
Osteoropozun sağlıklı süt tüketimi, sağlıklı beslenme ve düzenli egzersiz ile önlenebilen bir hastalık olduğuna işaret edilen açıklamada, bu hastalığın en çok menopoz dönemindeki kadınları etkilediği bildirildi.
Çocuk ve gençlerde kemik kütlesini maksimuma çıkarma, yetişkinlerde kemik kütlesini koruma ve menopoz döneminde kemik kütlesindeki kaybı azaltmanın en önemli yolunun sağlıklı süt tüketimi olduğuna işaret edilen açıklamada, osteoporozdan korunmak için hayatın her döneminde yeterli ve dengeli beslenme ve düzenli olarak sağlıklı süt içmek gerektiğine değinildi.
“KİLO KONTROLÜNÜ DE SAĞLIYOR”
Osteoporozun, Türkiye’de özellikle ileri yaştaki kadınlarda sıklıkla görülen ve 8 milyon kişinin yaşam kalitesini son derece olumsuz etkileyen, ancak önlenebilen bir kemik hastalığı olduğuna işaret edilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
“Bu hastalığın tedavisi devlet bütçesinde önemli bir yer teşkil ediyor. Kemik sağlığını korumanın ve osteoporozla savaşmanın en önemli yolu dengeli beslenme ve düzenli süt tüketimidir. Çünkü süt, kemik sağlığı için gerekli olan kalsiyumun en önemli kaynağıdır. Bu hastalıktan korunmak için her gün yetişkin bireylerin 2 su bardağı, çocukların, ergen dönemi gençlerin, gebe ve emzikli kadınlar ile menopoz sonrası kadınların 2 ile 4 bardak sağlıklı süt içmeleri gerekiyor. Sütün içeriğindeki enzimler, kilo kontrolü sağlayarak, özellikle diyet dönemlerinde sağlıklı kilo kaybına yol açıyor. Günde 1 litre sağlıklı sütün vücuda katkısını 17 kilogram elma, 3 kilogram çavdar ekmeği veya 13,5 kilo sığır eti sağlayabiliyor.”
TÜRKİYE’DE SÜT TÜKETİMİ
Türkiye’nin süt tüketiminde kişi başına yıllık 24 litre ile dünya ortalamasının gerisinde yer aldığının belirtildiği açıklamada, bu tüketimin sadece 10 litresinin işlenmiş veya paketlenmiş sağlıklı süt, geri kalan 14 litresi ise açıkta satılan sütlerin oluşturduğu kaydedildi.
Avrupa ülkelerinde kişi başına yıllık süt tüketiminin 100 litrenin üzerinde olduğu belirtilen, sağlıklı sütün, protein, riboflavin, A vitamini, B12 vitamini, kalsiyum, fosfor, potasyum ve magnezyum gibi önemli temel besin ögelerini içerdiğine değinildi.
Erken yaşlarda yüksek kemik yoğunluğunun hayatın ilerleyen yıllarında kemik sağlığını arttırdığı belirtilerek, 50 yaşında bir kadının hayat boyu kalçasını kırma riskinin yüzde 17 olduğu, kalçasını kıran kadınların dörtte birinin bir daha hiç ayağa kalkamadığı kaydedildi.
Kampanya, bundan sonraki dönemde Ankara, Mersin, Nevşehir, Çankırı, Afyon, Isparta, Hatay, Kütahya, Kayseri ve Tokat’ta da devam edecek.
23 Kasım 2007 Cuma
Sağlık İçin Sağlıklı Süt İçin
Diyet Hapları Çok Fazla Kilo Kaybı Sağlayamıyor
Diyet hapları kilo vermede sanılanın aksine, çok etkili değil. Hapları çok düşük kilo kaybına yol açıyor, sağlık sorunlarını azaltmaya da yardımcı olmuyor...
Kanada’da yapılan bir araştırma diyet haplarının çok az kilo kaybına yol açtığını ve uzun vadede beklenen faydaları sağlamadığını gösterdi.
Üç diyet hapının incelendiği araştırmaya göre, çoğu yüz kilonun üzerinde olan obez hastalar haplarla yüzde 5 ila 10 oranında kilo kaybı sağlasalar da, bu obeziteyle yol açtığı sağlık sorunlarının aşılmasında yeterli olmuyor.
Hapların,, uzun vadede özellikle kalp üzerindeki yan etkileri de düşünüldüğünde uzmanlar, “az yemek bol egzersiz” formülünü öneriyor.
19 Kasım 2007 Pazartesi
Şarap Baş Ağrıtır mı?
"California Üniversitesi'nde araştırmacılar, kırmızı şarapta 'baş ağrısına neden olan' kimyasalların miktarını tespit edecek bir cihaz üretti."
Araştırmacılar, şarap, peynir, çikolata, zeytin gibi fermente edilmiş ya da salamura gıdalarda doğal olarak bulunan 'biyojen amin' adlı kimyasal maddenin oranını kolayca ölçecek pratik bir cihaz geliştirdi.
Vücut kimyası ile ilişkili
Sonuçları, Analitik Kimya dergisinde yayımlanan araştırmayı yürüten Richard Mathies, "yenilen gıdaların, vücut kimyasıyla inanılmayacak derecede ilişkisi olduğunu" belirtti.
Bilim adamları, şarap içtikten sonra baş ağrısı çeken kişilerin, aminoranı yüksek gıdalardan uzak durması gerektiğini belirterek, bu gıdaların yüksek tansiyon, kalp çarpıntısı ve adrenalin seviyesinde yükselme gibi etkiler de yaratabileceği uyarısında bulundu.
5 dakikada sonuç alınıyor
Prototipi küçük bir evrak çantası boyutunda olan yeni cihazın, bir damla şaraptaki amin oranını beş dakika içinde tespit edebildiği belirtiliyor.
Cihazın, kişisel kullanıma uygun olacak ve taşınabilecek boyutlara indirilmesi için çalışmaların sürdüğü kaydediliyor.
En yüksek oran kırmızı şarapta
Diyetisyenler ve uzmanlar, şimdilik sadece sıvılar için kullanılan yeni cihazın, amin hassasiyeti olan kişiler için kolaylık sağlayabileceğini belirtiyor. Araştırmacılar, en yüksek amin oranının kırmızı şarap ve Japon rakısında (sake), en düşüğünün birada olduğunu belirtiyor.
Yağlı Beslenme Ritmi Bozar
"Yağ bakımından fazla zengin beslenme tarzının biyolojik ritmi bozduğu bildirildi."
Amerikan "Hücre Metabolizması" adlı tıp dergisinde yayınlanan araştırmaya göre, kalbe iyi gelmediği zaten bilinen yağlı yiyecekler, zincirleme reaksiyona sebebiyet vererek biyolojik saatin arızalanmasına yol açıyor.
Doymuş yağ kararında olmalı
Fareler üzerinde yapılan deneylere göre, organizmanın sahip olduğu 24 saat dilimine ayarlı iç saat, bazı metabolizma süreçlerinin ritmiyle sıkı sıkıya bağlı bulunuyor. Doymuş yağ bakımından zengin beslenme şekli, bu saati bozabiliyor, dahası şeker ve şişmanlama riskini artırabiliyor.
Araştırma ekibinden Joe Bass, durumu değerlendirirken, "ritm ve metabolizma birlikte evrilip tek bir sistem teşkil ediyor. Bu ikisi arasındaki nazik dengenin bozulması, zararlı sonuçlara yol açıyor" ifadesini kullandı.
Domates Sindirime Yardımcı
"Vitaminleri, mineralleri ve faydalı organik asitleri ile domates, damarları yumuşatıyor."
Domatesin C ve E vitaminleri içerdiğini, zengin bir potasyum kaynağı olduğunu ve çok az miktarda tuz bulunduğunu söyleyen uzmanlar, yüksek kan basıncını düşürmeye yardımcı olduğunu ve vücudun su tutmasını engellediğini ifade ediyor.
Hazmı kolaylaştırıyor
Domatesin hazmı kolaylaştırdığını, özellikle nişastalı yiyeceklerin (hamur işleri, kuru erzak) kolay sindirilmesini sağladığını vurgulayan uzmanlar, kabuk ve çekirdekleriyle bağırsakları harekete geçirdiğini ve pekliği giderdiğini belirtiyor.
Yeterli Folik Asit Alıyor musunuz?
"Folik asit, vücudun birçok farklı sistemi için çok önemli görevleri olan bir vitamin. Özellikle gebelikte folik asit desteği çok önemli."
Folik asit nedir?
Aslında çok alışıldık bir isim olmasa da "asit" olarak ifade edilse de folik asit, bir vitaminin ismi. Bu vitaminin vücudun birçok farklı sistemi için çok önemli görevleri var.
Gebelik öncesinde de kullanılmalı
Folik asit yetersizliğinde büyüme geriliği, üreme güçlüğü ve anemi (kansızlık) görülür. Folik asitten yetersiz beslenen anne adaylarının bebeklerinde "sinir tüp bozukluğu" hastalığı (nöral tüp defekti) görülebilmektedir. Gebelik öncesinden itibaren, gebelik süresince folik asit desteği alınması önemlidir.
Folik asitten yetersiz beslenen insanların kan homosistein düzeyinin yüksek olduğu, bunun da koroner kalp hastalığı için risk oluşturduğu bildirilmiştir. Bu gruptaki kişiler de dışardan takviye olarak folik asit alabilir. Folik asit yardımcı enzimi, kan hücrelerinin yapımı ve hücre çoğalması için gereklidir. Ayrıca, bağışıklık sisteminde lenfositlerin işlevleri ve antikor oluşumu için de folik asit eksikliğinin bulunmaması önemlidir.
Isı etkisiyle kolay parçalanır
Folik asit düzeyi düşük kişilerde, dedresyona benzer belirtiler görülebilmektedir. Serotonin hormonu yetersiz olan kişilerin, aynı zamanda folik asit düzeylerinde de düşüklük görülür. Bu hastaların diyetine folik asit eklendiği zaman ise hem serotonin düzeyleri yükselir, hem de psikolojik durumlarında düzelme olur.
Isı etkisiyle kolayca parçalanır
Folik asit, ısı etkisiyle kolayca parçalanır. Sulu ısıda parçalanma, kuru ısıdan daha çoktur. Isının artması ve ısıtma süresinin uzaması, vitamin kaybını artırır. Aynı şekilde, pişirme suyunun miktarı fazlalaştıkça vitamin kaybı artar. Pişirme suyunun atılması da önemli bir vitamin kaybı sebebidir. Folik asit, ışığa ve oksidasyona da duyarlıdır.
Günlük folik asit gereksinimi; kadın ve erkek için 400 mikrogram (mcg), gebelik dönemi için 600 mcg ve emzirme dönemi için 500 mcg’dır. Marul, ıspanak, kuşkonmaz, şalgam, dana ciğeri, maydanoz, lahana, brokoli, portakal, yeşillikler, karnabahar, pancar ve mercimek folik asidin kaynaklarındandır.Folik asit nasıl pişirilir, saklanır veya işlenir? Pişirmeyle yaklaşık olarak folik asidin yüzde 40’ında kayıp söz konusudur. İşlenmiş tahıllarda ve unda yaklaşık yüzde 70 oranında kayıptan söz edilebilir.
Hangi belirtiler yüksek folat içeren besinlerinden almaya ihtiyaç duyulduğunu gösterir?
• Sinirlilik, huzursuzluk
• Unutkanlık, karışıklık veya zihinsel yorgunluk,
• Depresyon,
• Uykusuzluk,
• Kas yorgunluğu
• Diş eti iltihabı veya periodontal hastalıklar
Bazı besinlerin yenebilen kısımlarının ortalama folik asit değerleri (mcg/100 g)
• Karaciğer 276
• Kuru fasulye 125
• Mercimek 107
• Ceviz 77
• Ispanak 75
• Badem 45
• Tam buğday ekmek 30
• Pirinç- kabuğu ayrılmış 16
• Beyaz ekmek 15
• Peynir 13
• Yumurta 5
Günde ne kadar folik asit tüketmelisiniz?
Bir porsiyon kıymalı sebze yemeği, bir porsiyon mercimek yemeği, bir porsiyon bulgur pilavı, bir yumurta, bir bardak süt, bir porsiyon sebze yemeği, bir porsiyon salata, bir adet meyve, altı orta dilim ekmekten oluşan bir günlük diyette, 200 mikrogram civarında folik asit alınmış olur.
Aklınızda bulunsun
Alkoliklerin yüzde 60’ında folik asit yetersizliği görülür. Bu nedenle, alkol alımında folik asit ihtiyacı artar. Pişirme ile sebzelerdeki folik asit miktarında önemli kayıplar olmaktadır. En çok kayıp, bol suda pişirilen sebzenin suyunun atılması ile olur. Bu gibi pişirme yöntemlerinde kayıp oranı yüzde 90-95’e yükselir. Bu yöntemde, sebzelerdeki C vitamini de kaybolduğundan, folik asidin kullanılma oranı daha da düşer. Kısa sürede, az suda, suyunu atmadan pişirme sürecinde, folik asit kaybı azdır. Mayalandırma, besinin folik asit değerini artırır. Örneğin, yoğurtta süttekinin üç katı folik asit olduğu bildirilmiştir.
Folik asit içeriği yüksek besinlerin yararları neler?
Kırmızı kan hücreleri üretimini destekler ve anemiden korunmada yardımcı olur.
Kanınızdaki homosisteinin artmasına önlemeye yardım eder. Özellikle cilt hücrelerindeki hücre üretimini destekler. Sinir fonksiyonlarının uygun şekilde olmasına izin verir. Osteoporoza bağlı kemik kırılmalarının önlenmesinde yardımcıdır.
Alzheimer hastalığıyla da ilişkili olan bunamanın önlenmesinde yardımcıdır.
Dilara Koçak / Milliyet
Kuru Fasulye Diyeti
"İngiltere’nin Suffolk bölgesinde 28 yaşında bir marangoz, 6 aydır uyguladığı "kuru fasulye diyeti"yle 38 kilo verdi."
Haverhill kentinde yaşayan James Skeates, günde en az iki büyük konserve kuru fasulye yiyerek 133 kilodan 95 kiloya inmeyi başardı. Skeates, martta yerel bir zayıflama kuruluşuna yazılan ve aç kalmadan ayda 6 kilo vererek hedef kilosuna ulaştı.
Günde iki büyük kutu kuru fasulye açtığını, bunları işte ve evde fırınlanmış kabuklu patates, kepekli ekmek ve makarna ile yediğini belirten genç marangoz, "Hiç aç kalmadım, ama kilo vermeye devam ettim. Sürekli kuru fasulye yemek bende bir soruna neden olmadı, ancak kısa süre önce biraz gaz sıkıntısı çektim" diye konuştu.